Salı, Haziran 30, 2009

Botoks Yaptirmak

botoks uygulamaBotoks, Kırışıklıklara, ifade çizgilerine ve gençleşmeye yönelik cilt altına uygulanan bir enjeksiyon yöntemi. Lakin uzunca bir süredir yere göğe konulamayan botoksun havası söndü. Botoks haberi patladığı zaman, birçok insan heyecana kapıldı. Neştersiz estetik ameliyatı reklamlarıyla birçok insanın gözleri kamaştı. Hararetli bir şekilde botoksun faydası ve zararları tartışılmaya başlandı. Sanırım artık herkes kabak tadı alıyor. Ünlü Hollywood yıldızları bile botoksa savaş açtı. Şaşırtıcı gerekçeleri ise; botoksun, daha yaşlı göstermesi, doğal hissetmeme ve samimiyetsiz bir ifade vermesi.

15 yıllık güzellik gelişmesi olan botoks çöpe mi gitti? Kesinlikle hayır. Keyfi değil de gerekli olduğu durumlarda botoksa başvurulabilir. Botoks sadece güzellik için değil bazı kas hastalıkları içinde kullanılıyor. botoksun kas hastalıklarında kullanılması Estetikten daha uzun bir geçmişe sahip. Fakat yüz için yapılacak olan botoksun uzman ellerden çıkması gerekiyor. Botoksun sağlık açısından hiçbir zararı yok. Tabi eğer uygulanacak olan toksinin vücudunuza alerjisi yoksa. Alerji; riski çok düşük bir ihtimal olsa da ciddi uzmanların görüşleri alınmadan botoksa kalkışılmamalı. Birde enjeksiyon hatalarından kaynaklanan komplikasyonlar olabilir. Bu durum geçicidir bir süre sonra düzelir. Botoks, 3- 7 gün sonra etkisini göstermeye başlar 3–4 ay bu etkiyi devam ettirir. Belirli aralarla botoks yaptırmak istenilen gençleşme sürecini bir yıla kadar uzatabilir.

Botoks un püf noktası uzman doktor. Bu işin ehli olmayan kişilerin yapacağı botoks, gençleştirmenin güzelleştirmenin aksine sizi çirkin bir kuklaya çevirebilir. Botoks iğnelerine karar vermeden önce kremlerini deneyebilirsiniz. Kremle çözülemeyecek kırışıklıklar mevcutsa uzmanlarla yapacağınız konuşmalar sizi yönlendirebilir.

Pazartesi, Haziran 29, 2009

Antropoz

Erkekler bu dönemde değişik hallere girer. Kimisine gençleşme hevesi gelir kimisi de tembellik için antropozu bahane gösterir. Erkeklerin gençleşmeye çalışması güzel bir şey fakat ne için gençleşmeye çalıştığına bağlı. Antropoz dönemin de çapkınlık, hovardalık yapan erkek tehlikelidir. Hala kadınlar beni beğeniyor, halan onları mutlu edebiliyorum demek onların “yaşlandım mı?” sorusunun cevabıdır.

Uzmanlar, antropoz döneminde ki erkeklerin riskli davranışlar sergilediğini söylüyor. Hızlı araba kullanmak, aşırı spor eğilimi, evlilik dışı ilişkiler, enerji hapları vs… gibi kendilerine yaşlı olmadıklarına ikna etme çabası içindeler. Özellikle cinsellik te azalma, korkuları onların kâbusu gibi.

Erkeklerin doğal yaşlanma süreci. antropoz, her erkekte ortaya çıkmayabilir. İlerleyen yaşlarda ortaya çıkan antropoz kimi erkekte bunalım yaratırken kimi erkek bu dönemi anlamadan atlatır. Erkeklerin hormon seviyesinde ki azalma (antropoz) erkeklerin testosteron hormonlarının bittiği anlamına gelmiyor. Bu hormonlar kadınlarda ki gibi tükenmez, erkeklerde sadece androjen eksikliğinden hormon seviyelerinin düştüğü için anoz dönemi (antropoz) görülür. 40'lı yaşlarla birlikte testesteron hormonu düşmeye başlar. 60’ lı yaşlar başladığında daha da hormon seviyesi birçok belirti göstermeye başlar.

Antropoz Belirtileri

  • Cinsel istekte azalma
  • Güç kaybı
  • Yorgunluk
  • Uykusuzluk
  • Duygusal değişmeler
  • Depresyon
  • Kaslarda erime
  • Kemiklerde erime (osteoporoz)
  • Özellikle göbekte görülen vücut yağlanmaları

40 lı yaşları geçmişseniz ve bu tür belirtileri yaşıyorsanız antropoz dönemi başlamış demektir. Şikâyetlerin giderek artması durumunda uygulanabilecek tedaviler sonuç veriyor. Ağız ile alınan ilaçlar, kas enjeksiyonları, skrotol, deriye yapıştırılan yamalar gibi tedavi şekilleri mevcut. Erkeklik hormonu tükenmediği için tedavi şekli de çok zor değildir. Doğal bitkisel ilaçlarda antropoz için yararlıdır. Halk arasında kuvvet macunu olarak bilinen doğal ve aktar yönetmeliklerine uygun ilaçlar seviyesi düşen erkeklik hormonunu yükseltebilir.

Doğal süreçle gelen antropoz kötü alışkanlıklarla erken çağrılabilir. Sigara ve alkol kullanımı, kalp - damar hastalıkları, solunum rahatsızlıkları, geçirilen operasyonlar ve prostat hastalığı, depresyon ve tansiyon ilaçları antropozu erken getirir. Bu ve benzeri her türlü kötü alışkanlıktan uzak durarak ve sağlıklı beslenerek antropoz önlenebilir ve ya rahat atlatılabilir.

Cuma, Haziran 26, 2009

Cocuklarin Internet Kullanma Yasi Ne Olmalidir?

cocuklar ve internet kullanim yasiBilgisayar istemeyen bir çocuk tanıyor musunuz? Büyüme sürecinde televizyondan sonra en çok dikkatlerini çeken oyuncak bilgisayarlar. Bilgisayar çıktı çıkalı oyuncaklar bir köşeye atıldı. Kendilerini kaybedercesine daldıkları bilgisayar oyunları, çocukları olumsuz etkileri altına almış durumda. Dersler konusunda gösterdikleri ilgisizlik, sandalyeye çakılıp aktivitelerden yoksun kalmak ve kendilerine uygun olmayan bilgisayar oyunları bilgisayarın çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri olarak sayılabilir.

Çocuklar elbette ki bilgisayar kullanmalı. Gülse Birsel’in ttnet reklamın da söylediği gibi. “internette vitamin var.” Fakat aile koruma şifresi şartıyla. Çocuk internet yaşında ve aile koruma şifresi eşliğinde bilgisayar kullanmalı. Bu şekilde, birçok şey öğrenebilir ve internetin olumlu yanlarından faydalanabilir.

Çocuğun internet yaşı kaç olmalı?
7–11 yaşlarındaki çocuklar birçok şeyi öğrenmiş, ailesi tarafından sağlığı için konulan kuralları anlamış olacağından, bu yaştaki çocuklar internet kullanabilir. Aynı yaşlar telefon merakları içinde geçerli.

Çocuklar bilgisayar oyunlarından nasıl etkileniyor?
Çocuklar bilgisayar oyunlarına çok meraklı. Sayısı binlerle ifade edilebilecek bilgisayar oyunlarından çocuğa ve yaşına uygun olanlar seçilmeli. Silah, bomba, kılıç vs… gibi şiddet içeren bilgisayar oyunları kesinlikle çocuklar için uygun değil. Kimi zaman büyüklerin bile etkilendiği bu şiddet içeren bilgisayar oyunları bilinçaltında iz bırakıyor. Bu oyunlar yüzünden çocuğun kişiliğinin etkilenmesi ve psikolojisinin bozulması uzamanlar tarafından açıklanan bir gerçek. Her gün düzenli oynanan bilgisayar oyunları günlük hayatı bile etkiliyor. Çevresine, gördüğü her şeyi oyuna uyarlayarak bakabiliyor. Bu duruma el konulmaması çocuğun ileride gerçekle gerçek olmayanı ayıramama gibi ciddi durumlarla karşılaşmasına sebep olabilir.

Çocukları, bilgisayarların zararlarından nasıl koruyabiliriz?
Öncelikle, onları spora ve ya çeşitli aktivitelere yönlendirmenin sağlıkları açısından faydası büyük olduğunu söyleyelim. Gelişim süreçlerinde oluşan ilgi alanlarının kaderlerini çizdiğini düşünürsek bu konuda daha fazla çaba sarf ederiz. Onları zorlamak ve onlar adına meslekler karar vermek bir ebeveyn yanlışıdır bunu sakın unutmayın. Çocuklara bilgisayarı yasaklamakta bir diğer yanlış. Sadece bilgisayarı nasıl kullanması gerektiğini öğretmeniz yeterli olacaktır. Aile koruma şifresi gibi önlemler, çocuğun aldığı ya da bir şekilde edindiği oyun ve CD leri kontrol etmek çok önemli. Ailesiyle birlikte oynayabileceği zekâ geliştiren oyunlar seçilebilir, merakını kamçılayan şeyleri araştırmasını öğretip birçok bilgi edinmesini sağlayabilirsiniz. Bilgisayar, zararları önlediğinde bir öğretmene dönüşebilir.

Kaynak: Sağlık Bilgileri

Perşembe, Haziran 25, 2009

Menopozda Kolesterol

Kadınların son evresi menopoz. Bu son evre lafının kulağa hoş gelmediğinin farkındayız. Sinir etmek için tekrarlamaya gerek yok ama kadının yaşam evrelerine bakıldığında menopoz gerçekten kadınların son evresi. Menopoz illa yaşın getirdiği doğal yaşlanma süreci değildir. Yani bu şu anlama gelmiyor “Yaşlandın, uzatmaları oynuyorsun”. Daha fazla batmadan sebeplerine girelim. Menopoz genellikle yaşa bağlı gibi bilinse de farklı sebepleri de olabilir. Vücudun hormon sağlısında bir problem, yumurtalık kanseri ve doğal yaşlanma süreci kadınları menopoz sürecine sokabilir. Birçok kadın bunları zaten bildiği için biz menopozun getirebileceği ciddi rahatsızlıklardan özellikle kolesterol ve kolesterolün getirilerinden bahsedeceğiz.


Menopozda Kolesterol
Kalp krizi konusunda kadınlar erkeklere nazaran daha az riske sahiptir. Fakat kadın menopoza girdiğinde bu gerçek değiştiriyor ve sosyal hayatta eşit olamayan kadın - erkek kalp ve damar hastalıkları riski konusunda eşitleniyor. Bunun sebebi ise; menopozun kolesterol dengesini bozması. Menopozda kötü kolesterol yükselmeye ve iyi kolesterol düşmeye başlıyor. Bu dönemde bilinçli olmak çok önemli çünkü menopozda kolesterol kadından kadına değişiyor.

Ciddiye Alınması Gereken Işaretler :
Baş dönmesi, halsizlik, bulantı, baygınlık, soğuk terleme, göğüste sıkıntı, nefes darlığı gibi belirtiler kalpte bir sorun olduğunu anlatıyor olabilir.

Menopozun zararlarını hangi kadınlar yaşıyor?
Bu risk faktörleri fazla değişmiyor zaten sürekli karşımıza çıkan ikazlardan yani klasiklerden. Biz yinede maddeler halinde yazalım:
  • Sigara içen
  • Alkol kullanan
  • Hormon tedavisi gören
  • Depresyon
  • Kilo problemi olan
  • Hareket ve egzersizden yoksun olmak yani hareketsiz yaşam

Bu maddelerin hepsi kolesterolü tetikliyor ve dolayısıyla kalp ve damar hastalıklarına yol açıyor. Kolesterolle ilgili yazımızda neler yapılabileceğini anlatmıştık. Tekrar hatırlatmakta fayda var. Sağlıklı beslenme ve doğal östrojenler menopoz döneminde rahatlık sağlayabilir. Peki başka ne yapmak gerekir?

Yıllık Sağlık Taramaları
Düzenli sağlık taramalarından geçmek şart. Genellikle menopoz dönemindeki kadınlara kemik yoğunluğu ölçümü ve mamografi gibi tetkikler yapılıyor. Oysaki bu tetkiklere kolesterol, şeker ve tansiyon vs. eklenmeli.

Bir sağlık şikâyetiniz olsun olmasın mutlaka düzenli sağlık taramaları yaptırın.

Kaynak: Sağlık Bilgileri

Çarşamba, Haziran 24, 2009

Kolesterol Tedavisi ve Kolesterol Diyeti

KolesterolYapılan tahliller sonucunda kolesterol problemi çıktıysa hemen ilaçlara yönelmek doğru değil. Kendinizin uygulayacağı diyet programları sağlığınızı destekleyip ilaca gerek kalmadan kolesterolünüzü düzenleyebilir.

Genellikle kolesterolün, kalp ve damar hastalıklarında ortaya çıkan bir şikâyet olduğu bilinir. Oysaki alkol ve sigara kullananlar, kilo problemi olanlar, şeker ve tansiyon hastası olanlarda kolesterol şikâyetiyle karşılaşabilir.

Kimler kolesterol ilacı kullanmalı?

Kalp krizi geçirmiş insanlar, geçici beyin atağı, felç, kalp damarlarında kolesterol sebebiyle daralma olan kişiler, stend takılı veya daha önce stend takılmış hastalar, bypass ameliyatı geçirenler, yakın ailesinde kalp krizi geçiren ve diyabetli kişilerin çok olduğu bir ailenin ferdi olanlar ciddi risk grubuna girdiği için kolesterol ilacı kullanabilir.

Kolesterol insana neler yapar?

• Gözaltında oluşan siyah halkalar
• Ağızda acı tat
• Bas ağrısı ve basta ağırlık hissi
• Görmede bulanıklık
• Bas dönmesi
• Hazımsızlık ve iştahsızlık
• Yorgunluk ve stres
• Uykusuzluk
• Sol kolda ve kalp üzerinde hissedilen ağrılar

Kolesterolü Dengeleyen Beslenme

Beslenme şeklinin değiştirilmesi ve uygun bir beslenme planıyla kolesterol sorunundan kurtulabilirsiniz. Doymuş yağlar ve trans yağlardan uzak durulmalı. Düşük yağ oranlarıyla beslenmek kolesterolü dengeler. Zeytinyağı, omega–3 bulunan balık, ceviz ve sebzeler, elma, yulaf gibi tahıllar, süt ve süt ürünleri, sarımsak… Gibi besinler kolesterolü normal değerlere çekiyor.

Kolesterol ilaçları sanıldığı gibi büyük yan etkilere sahip olan ilaçlar değildir. Fakat riskli durumlar hariç, kolesterol ilaçsızda tedavi edilebilir.

Salı, Haziran 23, 2009

Cildin Yaslanmasi

cilt sagligiKaçınılmaz gerçek, cildimiz yaşlanıyor. Duraksatmak elimiz de olsa da durdurmak imkânsız. Cildin yaşlanmasında etken durumlar:

- Coğrafi konum
- Güneş
- Alkol ve sigara
- Aşırı makyaj
- Hormonlar
- Yaşam tarzı ve beslenme
- Cilt bakımsızlığı

Coğrafi konum
Cildin yaşlanmasında coğrafi konumun bile etkisi var. Kuzey ülkelerde ki insanların cildi soğuğun etkisiyle cilt nem oranını kaybettiğinden erken yaşlanmak kaderleri gibi.

Güneş
Güneşin zararları ışınları cildin yaşlanmasına sebep oluyor. Aşırı güneş mağduru insanların ciltlerinde lekeler ve kırışıklıklar meydana gelir.

Alkol ve Sigara
Sadece cildin değil neredeyse tüm organların düşmanıdır. Alkol ve sigara cilt deki gözeneklerin fazla açılmasına ve cilt yapısının bozulmasına yol açıyor.

Aşırı Makyaj
Özellikle televizyon ekranlarındaki insanların ve mankenlerin başına gelen cildin erken yaşlanması durumu, aşırı makyajın ve spot ışıklarının etkisi.

Hormonlar
Farklı hormon ve DNA’lara sahip insanlar ve hormonlarında bozukluk olan insanlar da bu durumla karşılaşabilir. Ayrıca menopozda olan kadınlar vücutta ki östrojen eksiliği yüzünden ciltte erken yaşlanma yaşar.

Yaşam Tarzı ve Beslenme
Yoğun tempolu, stresli iş hayatı ve aşırı gece hayatı da cildin erken yaşlanma sebebi. Sağlıksız beslenme ve kalitesiz yiyeceklerinde erken yaşlanmada rolü var.

Cilt Bakımsızlığı
Yukarıda sayılan tüm maddeleri ve ya bir kısmını yaparken, bir yandan da cildi bakımsız bıraktığınızda karışılacağınız ve hoşlanmayacağınız sonuç ciltteki kırışıklıklar olacaktır.

Ne yapmalı?
Cildin yaşlanmasına sebep olan bu maddelerden uzak durmaya çalışın ve cildinizle ilgilenin. Dermatoloji uzmanlarının fikirlerini alın. Cildiniz icin hem doğal hem de kimyasal ürünlerden faydalanabilirsiniz.


Kaynak: Sağlık Bilgileri

Hormon Ilaclari

hormon ilaclariBir dönem, düşünülmeden içilen hormon ilaçlarının ciddi zararlar verdiği ortaya çıktı. Uzmanların açıklamalarına göre, hormon ilaçları tehlike saçıyor.

Hormon ilaçları neden içilir?

- Yumurtalıkla ilgili hastalıklar
- Troid bezi hastalıkları
- Vücuttaki hormanel dengesizlikler

Yumurtalıkla ilgili hastalıklar:

Yumurtalıklarla ilgili hastalıklar her yaştan kadının başına gelebilir. Uygulanan tedavilerden biride hormon tedavisidir. Belirli periyodlarla alınan hormon ilaçları tedavi etmesinin yanı sıra vucuda büyük zararlar veriyor. Yumurtalıkların görevini yapmamasıyla ortaya çıkan östrojen (kadınlık hormonu) eksikliğinin yol açtığı menopoz, kemik erimesi, vücut sıcaklığının dengesizliği ve erken yaşlanma belirtileri gibi sorunlar hormon ilaçlarıyla tedavi edilme yoluna gidiliyor. Zararları kanıtlanan bu ilaçlar artık kullanılmamalı. Özellikle yumurtalık kanserine yakalanan ve bu hastalığı yenen kadınlar östrojenden tamamen yoksunlar. Yaşadıkları birçok soruna rağmen bu ilaçtan uzak durmalılar. Çünkü yumurtalık kanseri olan ya da bu hastalığı yenen kadınlar hormon ilaçları kullanımında en çok risk altında olan kişiler. Bu kişiler bu ilaçları kullandığı takdirde karşılaşacakları sorun meme kanseri olacaktır.

Troid bezi hastalıkları:

Troid dokusunda faklı çaplarda ki doku büyümeleri. Büyümenin ciddiyetine göre kısa süreli ilaç kullanımı uygun görülebilir fakat ciddi çaptaki büyümeler ameliyatla sonlanmalı.

Vücuttaki hormanel dengesizlikler:

Hormanel dengesizlikler doğuştan, kullanılan bazı ilaçların yan etkilerinden ve sonradan çıkabilen salgı dengesizliklerinden meydana gelebilir. Genellikle vücutta kıllanma, adet düzensizliği ve hamile kalamama gibi belirtiler gösterir.

Hormon ilaçlarının yol açtığı hastalıklar:
  • Meme kanseri, kalp krizi, felç, şişmanlık…
  • Mümkünse bu ilaçlar kullanılmamalı ya da uzun süre kullanımdan kaçılmalı.

Doğal östrojen
Hayıt tohumu ve dereotu doğal östrojen. Bu bitkileri kullanarak hiçbir zarar görmeden vücudunuzun östrojen dengesini kurabilirsiniz.

Kaynak: Sağlık Bilgileri

Pazartesi, Haziran 22, 2009

Meme Kanseri Belirtileri, Teshis ve Tedavisi

Kadınların kâbusu meme kanseri. Akciğer kanserinden sonra 2. sırada bulunan bu kanser türü kulaktan kulağa dolma bilgilerle kadınların aklını kurcalıyor. Anlamak için ne yapmalıyım, ne kadar sıklıklı meme ultrason mamografi çektirmeliyim… gibi soruların cevapları ya akılda kalmıyor ya da bu tetkikler alışkanlık haline getirilemedi.

Erken teşhis meme kanseri için çok önemli. Meme kanseri baştan yakaladığında tedavisi % 98 oranında çok kolay. Bu yüzden hiçbir şikâyetiniz olmasa da düzenli şekilde elinizle kitle kontrolü ve uygun görülen düzende mamografi çektirmeniz gerekmekte.

Meme Kanseri Teşhis
3 yöntem erken teşhis için çok önemli.
  1. Kadınların kendi kendini muayenesi
  2. Kadınların klinikte doktor tarafından muayenesi
  3. Mamografi (meme filmi) çektirilmesi

Meme Kanseri Belirtileri
• Memede hissedilen kitle
• Koltuk altında hissedilen şişlik ya da sertlik
• Memede ağrı
• Meme derisinde ya da şeklindeki değişmeler
• Memede akıntı

Her meme ağrısı kanser değildir hatta ağrı gibi bir belirtide göstermeyebilir. Bu yüzden elle kitle kontrolü asla bırakılmamalı.

Meme Kanserine Yakalanma Riski
Genetik yatkınlığı olanların riski daha fazla olsa bile % 85’lik dilimi bireysel faktörlerle meme kanserine yakalanıyor. Hiçbir riski olmayan kadın, %12’lik meme kanseri olma riskini zaten taşıyor. Kadınların doğum yapmış olsun ya da olmasın bu risk hala mevcut fakat doğum yapmamış ve emzirmemiş kadınların meme kanserine yakalanma riskinin daha fazla olduğu kabul edilen bir gerçek. Meme kanseri her yaşta kadında görülebilir fakat 45–55 yaş arası en sık görüldüğü dönem.

Mamografi çizelgesi nasıl olmalı?

• Yirmi yaşınızdan itibaren ayda bir kez kendi kendinizi muayene edin.

• Yirmi yaşından itibaren kırk yaşına kadar üç yılda bir kez, kırk yaşından itibaren yılda bir kez cerrahi uzmanına meme muayenesi olunuz.

• Kırk yaşından itibaren yılda bir kez mamografi çektiriniz.

Muayeneler ve mamografiler adet dönemlerinin bittiği hafta yapılmalı ve yaptırılmalı.


Kaynak: Sağlık Bilgileri

Pazar, Haziran 21, 2009

Disparoni

Disparoni (ağrılı cinsel ilişki) sebepleriCinsel sorunları anlatmakta çektiğimiz güçlük bize, ağrı, sancı, mutsuzluk olarak geri dönüyor. Hemen yüz asılır, biri sorunca da bir şey yok denilir. Hayattan zevk almayız. Oysa hayatı zindan eden, o anlatılamayan sorunların cevapları çok kolaydır. Biraz cesaret ve bilinçli olmakla üstesinden gelinmeli. Cinsel sorunlar ayıp değil.

Disparoni ( Ağrılı Cinsel İlişki )

İlişki esnasında ağrı duyulması birçok insanın başına gelen bir durum. Sebepleri farklı farklı olabilir fakat çözümleri çok zor sıkıntılar değildir. Maddeler halinde sıralamamız gerekirse:

  • Psikolojik sorunlar
  • Enfeksiyonlar
  • Vajinaya bağlı nedenler
  • Rahim sarkması
  • Kabızlık

Psikolojik sebepler:
Cinsel ilişkiye hazır olmamak ve korku ilişki sırasında ağrı çekmeye sebep olabilir. Bu yüzden kişinin, kendi kendine tedavi etmesi ve otokontrol alışkanlığı edinmesi gerekir.

Enfeksiyonlar:
Vajinada ya da bağırsaklar de bulunan çeşitli enfeksiyonlarda disparoni sebepleri olabilir.

Vajinaya bağlı sebepler:
İlişliye hazır olamamanın verdiği vajinadaki tahrişler çok sık rastlanan bir sebep. Ayrıca kızlık zarının yapısıyla da alakalı olan bu durum genellikle ilk ilişkilerde yaşanan ağrılı cinsel ilişki sebebi. Kızlık zarının çok sert olması kaçınılmaz ağrılara neden oluyor.

Gerilemeye bağlı olarak vajina duvarı sarkması da bir diğer sebep. Bununla birlikte tümör, kitle hem ağrı hem kanamaya sebep olabilir.ss

Rahim sarkması:
Doğum, enfeksiyon, genital kusur gibi sebeplerle rahmin zarar görmesi ve sarkması ameliyat gibi bir müdahale gerektirir. Enfeksiyon dışındaki diğer maddeler ciddi ameliyat sebebiyken, enfeksiyon sorunu kolay çözülebilir.

Enfeksiyon:
Rahime veya vajinaya duyarlılık yaratan kondom gibi maddelerin verdiği alerjik durumdur. İlerlemiş enfeksiyon durumları ilaç tedavileriyle çözüme ulaştırılabilir. Eğer kondom kullanımı enfeksiyonlara yol açıyorsa başka korunma yöntemleri seçilmeli.

Kabızlık:
Kabızlık ve ıkınmak çok görülen bir sebep olmasa da ağrılı ilişkiye sebep olan maddelerden biri. Aynı zamanda idrar kesesinde ki sorunlar ve iltihaplar da ağrılı ilişki (disparoni) sebebi olabilir.

Kaynak: Sağlık Bilgileri

Cocuklar ve Televizyon

cocuk ve televizyonElektromanyetik dalgaların hapsolduğu bu kutu, görsel iletişimin dışında anneler için bir yardımcıdan veya bir dadıdan farksız. Çocukların bakımlarını üstlenirken bir yandan da işlerimizi yapmak için onların bir şeylerle oyalanması gerekiyor. Bu yüzden televizyon, çoğu annenin yardımcısı. Onların iyi ve kötü ayırt etmeksizin sürekli resimleri değişen bu kutudan nasıl etkilenebileceklerini bilmeden bu renkli kutunun önüne terk ediyoruz. Hayat şartları, iş temposu, yorgunluk, hastalık derken kendinizce haklı olarak çocuklarla ilgilenemediğiniz zaman tek çare televizyon.

Çocuklar neden en çok reklamları sever?

Televizyon programları arasında, en çok değişen ve en renkli kareler reklamlardır. Reklamların inişli çıkışlı ses ve müziklerinin çocukların dikkatini çekmemesi imkânsız. Bu yüzden bazen, bebeklerin ve çocukların duyuları şok olabilir, korkabilir.

Çocuklar hangi yaşta ve nasıl etkilenirler?

Bebek, anne karnından itibaren algılamaya başlar bu yüzden 0–3 yaş arası çocukların televizyonla sadece oyalandığını sanmayın. Bu dönem onlar için çok önemli. Televizyonda gördüğü her şeyi öğrenebilir. Saçma ve gereksiz bilgileri de tabi…

Zihinsel, duygusal, alışkanlık hatta sosyal olarak bile etkilenebilirler. Bu yaşlar üzerine karakterini çizecekleri için, 0–3 yaş arası bebek gelişimi açısından çok önemli. Uzmanların açıklamalarına göre televizyonun özellikle 2 yaş altındaki çocuklarda hiçbir olumlu etkisi yok.

Çocuklar hangi yaşta ve nasıl televizyon izlemeli?

0–3 yaş arası riskli dönemi atlatmış çocuklar, genellikler iki yaşından sonra kısıtlı ve uygun programları izleyebilir. Çünkü iki yaşını atlatmış çocuk, belirli bir zihin gelişimini tamamlamış ve konuşmaya başlamış olur. Onlar için düzenlenmiş bir saat planıyla ve seçilmiş özel çocuk programlarıyla, çocukların televizyonla olan ilişkisi sağlıklı hale getirilmiş olur. Aynı zamanda, onlar televizyon izlerken bir yandan algılama kabiliyetleri geliştirebilme adına seyrettikleri programa dair soru sormak gelişimleri açısından büyük önem taşır.

Size en çok ihtiyaçları olduğu zamanda çocuklarınızı o resimli kutuların önüne terk etmeyin…

Cumartesi, Haziran 20, 2009

Dogal, Ucuz, Saglikli Bronzlasma

Doğal, Ucuz, Sağlıklı BronzlaşmaTatile gitme için fırsatınız ya da paranız yoksa ve sağlık riski olmaksızın bronz görünmek istiyorsanız bu yazıyı dikkate alın. Bronzlaşmak için dökülen onca çaba ve para yerine doğal ucuz ve sağlıklı bronzlaşmayı deneyin.

Günümüzün bronzlaşma metotları: Birebir güneş teması, solaryum ve çeşitli bronzlaştırıcılar.

Güneş: Güneşlenmek artık sağlıklı olmadığı için bu metodu en sağlıksız metod olarak seçtik. Güneş'in ultraviyole ışınlarına maruz kalıp bronz teni yakalamak sağlığımız için bir tehdit oluşturuyor. Güneşlenmeyi bırakın güneşte fazla dolaşmak bile bir tehlike.

Solaryum: Bronzlaştırıcı bu elektronik cihazlar, en tutulan çare. Tatile gidemeyen ya da tatile bembeyaz gitmek istemeyenler solaryumu tercih ediyor. Solaryumda bulunan UVA ışınlarının cilt kanserine sebep olduğu son yılların flaş açıklamalarından biri. Cilt kırışlığı ve varisler de bu açıklamaların içinde yer alıyor. Ayrıca solaryum sırasında koruyucu gözlük kullanılmasına karşın gözlere zarar vermesi, ciltte sivilce ve akneler oluşturması da bilinen olumsuz etkileri.

Çeşitli Bronzlaştırıcılar:

Bronzlaştırıcı kremler, yağlar, mendiller ve spreyler gibi maddeler kullanışlı olmamasının yanı sıra sağlıklı da değildirler. Giyilen elbiseye bulaşan bu bronzlaştırıcı maddeleri zaten uygulamak bir dert. Düzgün sürülmediği takdir de ciltte renk dalgalanmaları oluşur. Beyaz ve açık renk elbiselere bulaştığı için koyu renk elbiseler tercih edilmeli. Sürekli siyah giyecek halinizde olmadığına göre ve sağlık tehdidi oluşturduğu için bu maddeyi de eliyoruz.

Kakao - Havuç Yağı

Güneşte fazla kalmanıza gerek kalmadan, maddi olarak bir külfet yüklenmeden, doğal ve sağlıklı bronzlaşmayı kakao veya havuç yağıyla sağlayabilirsiniz. Her aktarda bulabileceğiniz kakao ve havuç yağı size tatlı bir bronzluk verebilir. Yapmanız gereken her gün kakao veya havuç yağını vücudunuza uygulayıp 15 dakika güneşlenmek.

Kakao ve havuç yağıyla bronzlaşırken cildinizi de beslemiş olacaksınız.

Kaynak: Sağlık Bilgileri

Kronik Kabizlik Sikayeti

Kronik Kabizlik SikayetiHerkes kabızlıktan nefret eder. Verdiği şişkinlik ve sanki 5 kilo birden almış hissi çok sinir bozucudur. Kullanılan bazı ilaçların yan etkileri dışında, normalde kabızlık sebebi yanlış beslenme alışkanlığı ve strestir.

Stresin rolünün büyük olduğu kabızlık şikâyeti için birkaç fikir:

Genellikle seyahatler de daha fazla karşılaştığımız kabızlık, normal günlük yaşantımızda ki alışkanlıkların değişmesiyle çok alakalı. İçtiğimiz suyun faklılığı bile bizi etkileyen bir sebep. İçtiğiniz suyu ayırt eden bir yapınız varsa, seyahatlerinizde alışık olduğunuz suyu arayın. Seyahatiniz sırasında faydasını görebileceğiniz probiyotik yoğurtlar, kuru incir, kuru kayısı gibi besinler kullanabilirsiniz.

Kabızlık Konusunda Yapılan Yanlışlar:

Müshil ilaçlarıyla sorun yoluna gidilmesi son derece yanlıştır. Müshil ilaçları sadece kronik kabızlığı olmayan insanların gerektiğinde kullanabileceği bir ilaçtır. Müshil ilaçları, kabızlığı tedavi etmez o an için sizi rahatlatır fakat sürekli doz arttırmak zorunda kalınır. Bir gün 1 tane alırken bir süre sonra 2 tane almak zorunda kalırsınız ve bu miktarlar artarak devam eder, ardından metabolizmanın alıştığı bu ilaçlar fayda etmemeye başlar. Bu yüzden kabızlık müshil ilaçlarıyla tedavi edilemez.

Alternatif tıp da kabızlık konusunda bir takım çareler sunuyor. Uzun zaman sinamekinin kabızlığa çare olduğu bilindi. Sinamekide müshil etkisindedir ve tedavi özelliği yoktur.

İster tıpta ister alternatif tıpta geçici çözümlerleri değil, tedavi yolunu seçin.

Önlenemeyen Kabızlık Nelere Yol Açar?

Ceşitli bağırsak problemleri, mide rahatsızlıkları, kabızlık sebebiyle ıkınmayla ortaya çıkan basur hatta bağırsak kanseri gibi hastalıklar önlenmeyen kabızlığın yol açtığı hastalıklar. Bu yüzden kabızlık yeterince önemsenmeyi hak ediyor.

Cuma, Haziran 19, 2009

Cep Telefonunun Zararlari

cep telefonunun zararlariCep telefonu olmayan yok denecek kadar az. Uzun süredir hayatımızın vazgeçilmez bir parçası oldu bu yüzden vazgeçmek nerdeyse imkânsız. Günlük yaşamı kolaylaştıran bir mucize. Aslında bir cep telefonu telefondan daha fazlası. İnternete girmek, oyun oynamak, müzik dinlemek, fotoğraf ve video çekmek, yön bulmak vs… hepsi mümkün. Mail yazıp telesekreter olarak kullanmakta özellikleri arasında. Bir de olmalı kültürü var tabi. En yeni ve en gelişmiş modeller ilgi alanımız oldu.

Bu kadar düşkün olduğumuz bu teknoloji harikası cep telefonlarının zararlarını biliyor muyuz?

Genetik şifre bozuklukları, kanser, beyin tümörü, yüksek tansiyon, hafıza kaybı gibi sıralanıyor. Kafadan atılmış bilgiler olduğu sanılsa da ciddi kurumların açıklamaları bu yönde. Birçok kar amaçlı şirketin hoşuna gitmeyecek bu açıklamalar artık saklanmıyor.

Uluslar arası kanser araştırma ajansının cep telefonuyla ilgili açıklamaları:

(IARC) uluslararası kanser araştırma ajansı, cep telefonlarından ve baz istasyonlarından maruz kalınan radyo dalgalarını içine alan elektromanyetik alanları, kanserojen içeren 2-B grubu olduğu açıkladı.

İngiltere radyolojik koruma kurulu:

Cep telefonlarının küçük çocuklarda tümör riski yarattığını tüm dünyaya bildirdi.

Bu ve benzeri açıklamaların sayısı bir hayli fazla. Telefondan başka elektronik birçok alet kullanıyoruz. Şüphesiz onlarında zararları mevcut fakat vücudumuz kendini yenileyerek bunların etkisinden kendini kurtarabiliyor. Cep telefonu beynime ve vücudumuza en yakın olan elektronik bir alet. Bu yüzden ondan görülen zarar daha fazla ve kurtulunması daha zor.

Cep telefonu nasıl kullanılmalı?

Mümkün olduğunca az kullanmaya çalışmak gerekiyor. Sürekli üzerimizde boynumuzda kemerimizde takılı olmamalı. Kalp seviyesinde tutulmaması ve başucuna konulup uyunmaması gerekiyor. Şarj edilirken yatak odası dışında bir yerde şarj edilmeli. Konuşurken de mümkün olduğunca kulaklık kullanmakla beyninize daha az zarar vermiş olursunuz.

Konuşurken düşünün, sağlığınız keyfi zarar görmesin…

Kaynak: Sağlık Bilgileri

Folik Asit (Folat)

Folik Asit (Folic Acid) ResmiFolat olarak ta bilinen folik asit, suda çözünür bir B vitamini. Herkesin ve her gün bu vitamine ihtiyacı var. Folik asit, vücutta büyük miktarlarda depolanmıyor. Bu nedenle vücudun işlevini gerektiği şekilde yerine getirebilmesi için her gün gıdalarda ya da ilaç şeklinde alınması gerekiyor. Diğer vitaminler gibi folik asit de eczanelerde kolayca bulabileceğiniz bir vitamin.

Neden her gün Folik Asit (Folat) ?

Folat DNA oluşumuna yardımcı oluyor. Hücrelerin ne tür hücreler olacağına DNA karar verdiği için bunun önemi çok büyük. Büyüme ve gelişmenin doğru şekilde ilerlemesi açısından Folat önemli. Çünkü hücreleri günlük olarak yenilemede vücuda yardımcı oluyor. DNA oluşumunda ki rolü sebebiyle, Folat sağlıklı eritrosit (alyuvar veya kırmızı kan hücreleri) oluşumunda da gerekli. Vücutta ki birçok reaksiyon için Folat gerekiyor. Vücudun işlevini gerektirdiği şekilde sürdürmesi için, bir maddenin başka bir maddeye dönüştürülmesine yardımcı oluyor.

Folik Asit (Folat) Daşka Yararları

Beyin ve omurgada doğum kusurları oluşma riski folik asit kullanımı ile azaltılabilir. Anne karnındaki bebek te oluşabilecek tüm özürleri, sakatlıkları ve rahatsızlıkları folik asitle engellemek mümkün. Kadınların vücudunda hamile kalmadan önce yeterli miktarda folik asit bulunmalı. Folik asit, Bazı hastalıkların riskinin azalmasında çok başarılı. Mesela koroner kalp hastalığı ve felç gibi kardiyovasküler hastalılar, kolon, meme ve servikal kanser gibi kanserler ve Alzheimer, demans ve depresyon gibi beyni veya zihinsel fonksiyonu etkileyen hastalıklar.

Hamile kadınların her gün 400 mikrogram folik asit tüketmeleri öneriliyor. Değişik Durumlarda doktor kontrolüyle bu miktar 4,0 miligramdan 4.000 mikrograma çıkartılabilir. Kadınların, ekstra folik asit ihtiyaçlarını günde birden fazla multivitamin alarak karşılama yoluna gitmemesi gerekiyor, çünkü bu yöntem, A vitamini gibi diğer vitaminlerin sağlıksız boyutta alınmasına yol açabilir. Folik asit’i dozunda ve zamanında kullanın.

Kaynak: Sağlık Bilgileri

Perşembe, Haziran 18, 2009

Yaz Aylarinda Bol Bol Su Icilmeli

su resmiYetişkin olana kadar vücudumuzdaki su miktarı, %70’ den % 60’ a düşüyor. Yaşlandıkça su kaybediyoruz. Ya da daha doğrusu su kaybettikçe yaşlanıyoruz.

En çok su kaybını yaşadığımız dönem ise yaz ayları. İnsan vücudu, günlerce aç kalsa da vücut deposundan bir süre idare edebilir fakat susuz kalınca birkaç günden fazla yaşayamaz. Yaşasa bile böbrekle ilgili problemler meydana gelir. Bu yüzden su, bizim için hayati önem taşıyor. Yediklerimiz sindirmemize yardımcı olurken vücut ısımızın kontrolünü sağlıyor. Metabolizmamızı dengede tutuyor.

Yaz aylarında terleme yoluyla fazla miktarda su kaybı oluşur. Kaybettiğimiz suyu yerine koymamız vücut sağlığı açısından gerekli. Günlük ortalama 2,5 lt sıvı kaybederiz. 8–10 bardak su kaybını, su içme alışkanlığıyla yerine koymamız şart. Sağlık için bu alışkanlığı mutlaka edinin. Su içmeyi sevmiyorsanız, size su içiren gıdalar yemenizi tavsiye ediyoruz. Yalnız, halk arasında tuzlu besinler almanın su ihtiyacını arttırdığı söylenir. Kısmen doğru olsa da yanlış bir metod. Çünkü tuzla aldığınız suyun vücuda faydası yoktur. Vücut tuzla alınan suyu tutar, ödem oluşmasına yol açar. Tuz yerine tatlı gıdalar seçmelisiniz.

Suyun yerini başka sıvılar tutar mı?

Çay, kahve, bitki çayları, kafeinli içecekler… Suyun yerini tutmadığı gibi idrar atımını da arttırdığı için normalden daha fazla su kaybettirir. Çay, kahve yerine taze meyve suları, ayran ve süt içilmeli.

İlaç kullanma, spor yapma, aşırı terleme gibi durumlarda ve özellikle yaz aylarında bol bol su içilmeli.

Sac Dokulmeleri

sac dokulmesiGünümüzün diyet kadar ünlü sorunu saç dökülmeleri. Saçlarımızla, kaç yaşına gelirsek gelelim ayrılmak istemeyiz. Nerdeyse her sıkıntı ya da rahatsızlık saç dökülmesine yol açıyor. Artık bu sorun, birçok insanın sorunu oldu.

Günde ortalama 80 saç telinin dökülmesi normal görülmekte. Eğer saç dökülmeleri daha fazla boyutlara ulaşıyorsa mutlaka doktorunuza başvurun, sebeplerini öğrenin. Saç dökülmelerinin sebeplerini öğrenmeden çözümlere ulaşamazsınız. Saçı dökülen insanlarda ruhsal ve fiziksel sorunlar ortaya çıktığı için konu üzerine eğilinmesi ve sorunun baştan yakalanması gerekir.

Saç dökülmelerinin sebepleri
  • Stres
  • Deri hastalıkları
  • Vücutsal hastalıklar
  • Genetik yatkınlık
  • Kilo dengesizlikleri
  • Kullanılan bazı ilaçların yan etkileri
  • Aşırı saç kozmetik ürünlerinin kullanımı (saç boyası, saç jölesi vb.)
  • Fön, perma gibi aşırı saç değişiklikleri
  • Saçı çok sık yıkamak, taramak ve fırçalamak.

Her kozmetik ürününde olduğu gibi saç dökülmeleri içinde piyasada çok fazla ürün var. Doktor tavsiyelerinin yanı sıra bitkisel bir takım metotlarda faydalı olabilir. Günümüz de alternatif tıpbın geliştirip bizlere sunduğu çareleri denemenizde bir sakınca yok. Yalnız güvenilir patentli aktarlardan öğreneceğiniz metotları uygulayın.

Bitkisel çözümler
Badem yağları, mersin ağacı yaprağı, papatya, ısırgan otu gibi metodlar bilinen çözümler. Muhakkak faydası görülen çözümler olabilir. Bir de evigen ampul ve zeytinyağı karışımını deneyin.

Saç dökülmesi konusunda süper çözüm:
Eczanelerde satılan evigen adlı e vitamini ampulleri ve gerçek zeytinyağı ile birlikte karıştırılıp haftada 2 kere saça masaj yapılarak uygulanması, sizi bonus reklamlarındaki insanlar gibi yapabilir.

Kaynak: Sağlık Bilgileri

Çarşamba, Haziran 17, 2009

Çekincelerle Dolu Cinsel Hayat

cinsel saglik bilgileriHayatımızın bu bölümü gerçekten çok özel. Cinsellik ile ilgili sorunlarla karşılaştığımızda, ne yapabileceğimizi bilmediğimiz zamanlar kime başvurulabilir?

Kadın ve ya erkek fark etmeksizin bu sorunlarla karşılaşabilir. Çoğu insan dile getiremediği sorunları gazete köşelerinde rumuz kullanarak yazar ve bir çözüm arar. Aslında bu yazılar gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

Yıllar önce bir gazetede yazılan gerçek bir yaşam öyküsünü kadın - erkek ilişkilerindeki tuhaflıklar ve cinsel çekincelere örnek olarak yazalım:

Yeni evlenmiş bir çift… Bir süre bir sorun yokmuş gibi hayatlarına devam ediyorlar. Aslında sorun yok rolü oynayan kadın. Genellikle bu tür sorunları kadınlar yaşar ve saklar. Yaşadığı sorunu kocasına anlatmaya karar veren kadın, bir gün gazete okuyan eşine “sana bir şey söyleyeceğim ama sakın üzülme” der. Eşine hiç orgazm olamadığını, hiç zevk almadığını anlatır. Sizce, adam bu durumda nasıl bir cevap vermiş ya da nasıl bir davranış sergilemiştir? Adamın verdiği cevap ve sergilediği davranış şu; başını hiç gazeteden kaldırmadan “doktora git” sozleri. Umursamazlık… Üzüleceğini sandığı kocasının bu davranışına şok olan kadın, çok üzüldüğünü dile getirdi bu gazete yazısında.

Uzun süre cinsel hayat ını paylaştığı adama açılamadı kadın. Açıldı da ne oldu sanki? Bu durumu kocasına zar zor anlatan kadın, doktora bunu nasıl anlatır?

Çekinceler yüzünden mutsuz olan birçok insan var. Her ne kadar kalp önemli deseniz de cinsel mutluluk ve doyumda evliliğiniz için çok önemli. Çekinceler yüzünden mutluluğunuzu tehlikeye atmayın.

Artık rumuz kullanmayın, aklınızı kullanın…

Kaynak: Sağlık Bilgileri

Pazartesi, Haziran 15, 2009

Gunesten Korunmanin Yollari

bronzlasmak ile ilgili resimBin bir emekle tatil fırsatı bekliyoruz güneşlenmek ve bronzlaşmak için. Tatil hevesiyle havlular, kremler, mayolar hazırlanır. Artık insanlar güneş kremlerine alıştı ve alışkanlık haline getirdi. Bu iyi bir şey. Ama vazgeçemedikleri bir şey varsa oda; bronzlaşma arzusu. Bu arzu uğruna güneşin altında unutuyorlar kendilerini.

Güneş artık eskisi gibi değil. Bu yüzden uzmanların bas bas bağırdığı ikazlara kulak asılmalı. 11 ile 15 arası güneşe çıkmayın. Güneş Kremi sürünmeden dışarı çıkmayın. Dinlenmek için gölge yerler seçmek akıllıca bir davranış.

İnsanlar neden bronzlaşmak ister?
Tamamen estetik, göz zevki gayeleriyle insanlar bronzlaşmak ister.

Bronzlaşmanın Faydaları: Cilt teki bazı mikropları öldürür, sedef hastalığı gibi bazı hastalıklara fayda verir, Beyaz giysilerin bronz tene yakışır, ciltteki kusurları örter, bronzlaşmış insan tatile gittiğini belli etmiş olur. Yani bir yerde bronzlaşmak modadır. Ama dikkat edin bronzlaşırken güneş sizi yakmasın.

Güneşin zararları
Cilt yanıkları, lekelenmeler, derinin erken yaşlanması, cildi buruşuk ve dayanıksız hale getirmesi vücudun bağışıklık sistemini zayıflatması ve cilt kanseri. Sanırım dikkatli olmaya yetecek kadar sebebimiz var. Bronzlaşmanın kazanımlarından çok zararları olduğunu görüyorsunuz.


guneslenmek ile ilgili resim
  • Dışarı çıkılan vakitlere dikkat edilmesi.11 ile 15 arası güneşe maruz kalmamak.
  • Bu vakitlerde dışarı çıkma gibi bir mecburiyet varsa şapka ya da şemsiye kullanmak.
  • Giysilerimizin kuru ve sık dokulu olması.
  • Ve altın detay; uygun koruyucu kremler kullanmak.

Koruyucu kremler güneşe çıkmadan cilde uygulanır. 3 saatte bir tazelenir. Islanma ya da yıkanma gibi durumlarda koruyucu krem tekrar sürülmeli.

Kaynak: Sağlık Bilgileri

Hangi Hastalik Icin Hangi Egzersizler Yapilmali?

egzersiz ile ilgili fotografRuhumuzun elbisesi gibi giyindiğimiz bedeni korumak, ona iyi bakmak sağlıklı beslenmenin yanı sıra egzersiz ile mümkün. Nedense her işe koştururuz ama sıra egzersize gelince üşeniriz. Sporu yaşam tarzı kabullenmedikçe üşenmeye ve bol bahaneler bulmaya devam edeceğiz. Oysaki egzersizlerin sağlığımız üzerinde inanılmaz etkisi var. Yürüyüş, bisiklet, yüzme, salon egzersizlerine kadar seçenekler oldukça geniş. Egzersizlerle birçok hastalık hafifletilebilir.

Sahip olunan hastalık türüne göre egzersiz ya da spor çeşidi seçmek çok önemli. Yanlış seçimlerle kendinizi çıkmaza sokabilirsiniz. Hangi egzersizler, hangi hastalıklara şifa…

Hipertansiyon
Damarların kasılma-gevşeme mekanizmalarının ve kalp-damar sisteminin doğru çalışmaması hipertansiyonu meydana getiriyor. Tansiyonu yüksek olan kişilerin tercih etmesi gereken beden hareketleri, aerobik egzersizleri, yürüyüş, bisiklet ve yüzme olabilir. Günde iki kez 20–30 dk’lık yapılan çalışma, tansiyonda düşüş sağlayabiliyor.

Kolesterol
Genetik yatkınlık, beslenme ve yaşam tarzıyla çok alakalı olan kolesterol, kalp-damar hastalığı için büyük bir risk. Kolesterol hastaları şok diyetlerden ve ağır sporlardan uzak durulmalı. Kalp ve akciğer problemleri yoksa istenilen egzersiz seçilebilir. Özellikle yürüyüş. Alternatifleri çoğaltabiliriz. Örneğin; yüzme kürek, esnetme hareketleri bisiklet, aerobik.


egzersiz ornegi


Osteoporoz
Kemik yoğunluğunun azalmasıyla açıklanabilecek bu hastalık, ağırlık antrenmanlarıyla kişiyi rahatlatabilir. Ağırlık antrenmanı, esnetme egzersizleri ve aerobik, kemikler için güçlendirici bir etkiye sahip. Hızlı koşu, darbeli sporlar ve dans gibi aktiviteler kemiklerin kolayca kırılma riskine karşı uygun değil. Yüzme harika bir spor olduğu halde kemikleri kuvvetlendirici bir etkisi yok.

Obezite
Fazla kilo. Obezitenin yol açtığı hastalıklar: kolesterol, şeker, tansiyon, kalp-damar hastalıkları. Doğru beslenme öğrenildikten sonra ve yukarıda sayılan hastalıklardan biri yoksa egzersiz seçeneği çok. Yürüyüş, bisiklet, kürek vs… Fakat denge kaybına sebep olan egzersizler ve spor dallarında ısrarcı olunmaması gerek.

Kaynak: Sağlık Bilgileri

Cuma, Haziran 12, 2009

Onemsenmeyen Goz Hastaliklari

Onemsenmeyen Goz HastaliklariGözlerde ışığa duyarlılık, ışık çakmaları, küçük siyah cisimlerin uçuşması gibi saçma görülen ciddiye alınmayan şikâyetlerin temelinde kesinlikle bir retina problemi olduğunu bilin. Retinada ki yırtılmalar bu iki şikâyetin ana temeli. Önlem alınmadığı takdir de görme bozukluklarına, migrene yol açabilir. Halk arasında göz tansiyonu, gözü fazla ovuşturma gibi sebeplerle yersiz getirilen açıklamalar bize yetmemeli. Göz ihmale gelmeyen bir organ. İleride ciddi müdahalelere maruz kalmadan sebeplerini öğrenmelisiniz.

Gözdeki ışık çakmaları aniden ortaya çıkar, gözünüzü sımsıkı kapama ihtiyacı hissedersiniz. Bu durum gözünüzü kapattığınızda bile batma hissi verir. Hatta ilüzyonlara sebep olur. Genellikle orta yaşlarda ortaya çıkan bu retina rahatsızlıkları kitap okurken, dikkat gerektiren işler yaparken çok daha fazla rahatsızlık verir. Bu durum günlerce haftalarca hatta aylarca sürebilir.

Uçuşan cisimler ise; kar ya da mavi gökyüzüne baktığınızda çıkan siyah noktalar normaldir. Fakat normalde bu durumla karşılaşıyorsanız yine bir retina problemiyle karşı karşıyasınız.

Gözdeki ışık çakmaları ve cisim uçuşmaları her insanda olabilir. Miyop hastalarda bu risk daha fazla. Katarakt ameliyatı geçirmiş olanlar, göz içi iltihabı geçirenler, lazer yaptıranlar da diğer insanlara göre bu risk altında. Yaş faktörü de bir diğer dikkat edilmesi gereken sebep. Eğer 45 yaş üzerinde, gözünüzde ışık çakmaları ya da uçuşan cisimler sorununu yaşıyorsanız durum ciddidir.

Retina ameliyatları çok çeşitlidir. Kişiye, duruma ve sorunun seviyesine göre kararlaştırılır. Gözdeki ışık çakmaları ve uçuşan cisimler konusunda her iki durumda da mutlaka doktora başvurulmalı, ihmal edilmemelidir.

Kaynak: Sağlık Bilgileri



Perşembe, Haziran 11, 2009

Kozmetik ve Bakim

kozmetik, bakim urunleriKöşeyi dönmek mi istiyorsunuz? Kozmetik satın! Kozmetik öyle bir pazar ki; kozmetik dünyasında inanılmaz bir yarış ve kararsızlık hâkim. Hangisi daha iyi sorusu ve her gün bir yenisi eklenen kozmetik ürünleri artık iyice kafa yordu. Eskiden bir vazelin bir de gül kremi vardı şimdi kimse saymamıştır, saymayı da düşünmemiştir markaları ve ürünlerini.

Şüphesiz faydası için tercih ediyoruz kozmetiği. Aslında can sıkan kozmetik değil, oluşmuş bu büyük pazarın suiistimallerle dolu olması. Hepsinin cildimizi, cilt sağlığımızı düşündüğü söylenemez. Çoğu, bu pazar payı adına yapılmış çalışmalardan ibaret. Doğru markayı seçmek kadar, bu markanın doğru ürününü seçmekte çok önemli.

Kozmetik urunu seçmeden önce bilmemiz gerekenler:

Cilt yapısını bilmeli ve cildin neye ihtiyaç duyduğunu. Bunları öğrenmek için pahalı muayenelere gerek yok. En yakın eczanelerde bile bu tür tetkikler yapılıyor. Artık eczaneler cilt uzmanları, saç uzmanları ve diyetisyenlerle çalışıyor. Bu şekilde kontrollerinizi yaptırıp cildinizle ilgili bilgileri öğrenebilirsiniz. Bu tetkikler sonrasında da sizi yönlendirecekler. Gereksiz ve faydasız kremler, artık cildinize ve cüzdanınıza zarar vermesin.

Dirsek kremi, boyun kremi vs… vücudumuzun santimetre karesine düşecek krem çeşitleri yerine, geniş çözümlü ürünler seçsek daha az masraflı ve daha az kafa karıştırıcı olmaz mı?

Uygun kozmetikler bakım için, bakımda, insan için gerekli. Kadın, erkek bakım telaşında. Kadınları anladık ta, ya erkekler bakımı abartınca… Modaydı yakın geçmişte metroseksüellik kelimesi. Kimse sevmedi erkeklerin bu halini. Saç ve cilt bakımı okey. Bundan daha fazlasını yapan adama (kaş alımı, hafif dudak rolonları, rimeller vs…) kimse erkek gözüyle bakmıyor. Kadında ki bakım muhteşemdir fakat erkekteki aşırı bakım abartı.

Önemli bir bilgi daha verelim. Genellikle erkeklerde görülen bir problem; ayak terlemesi ve kokusu. Son yıllarda bu sorun üzerine çıkarılmış ürünler mevcut. Bu ürünlerin yani ayak terlemesinin ve kokusunun önlenmesinin, romatizmaya ve ağrılarına sebep olduğunu biliyor muydunuz?


Agiz, Dis Bakimi ve Guzel Gulusler

agiz ve dis sagligi, dis teli resmiÇoğu insan gülüşünü geri ister. Sağlıklı dişlere sahip olmadığı için, gülerken eliyle ağzını kapatmaktan yorulmuştur. Rahatça gülemez karşısındaki insanın göz zevkini bozmamak için. İlla başkaları için değil tabi ki aynaya baktığında estetik görünüm açısından kendisi de rahatsız olur.

Diş sağlığı ve güzelliği bakımından suçlu; insanın kendisi ya da doktorlardır. Ağız ve diş sağlığı bizim kendi ihmallerimiz yüzünden tehlikeye girer. Diş fırçalamada gösterilen üşengeçlik, sabırla katlanılan diş ağrıları hatta kimi insanların doktor fobisi… Anlayacağınız bahane boldur. "param olsaydı böyle dişlerle gezer miydim" diyenleri duyar gibiyiz. Ekonomiye dayanan ihmallere fazla söylenecek bir şey yok. Tabi eğer doğuştan gelen diş bozukluklarıysa. Yinede ağız ve diş konusunda sorumlular.

Diğer bir sorumluysa; diş doktorları. Kesinlikle, çok bilgili olmaları, insanları yanlış yönlendirmemeli, uzmanlıklarından fazlasına bulaşmamalılar. Biraz ağır bir itham gibi gelebilir, ama eminim birçok insan beni haklı bulacak.

Bir diş hekimi nasıl olur da bir ortodontistin işini yapmaya kalkar?

Bir diş hekimi bunu yapabiliyorsa ortodontistler neden var? Yamuk ya da yarım çıkan dişler ve ayrık olan dişler ortodontist uzamalığına girer. Sorun kendini belli etmeye başladığı anda hiç vakit kaybetmeden tedavi edilmeli konunun uzmanıyla yani ortodontistlerle. Ortodontistçilik oynamak isteyen bazı diş hekimlerimiz aslında çok büyük zararlar verebiliyor. Diş doktorlarımız, ortodontistlik alanı hakkında fikirleri ve mevcut bilgileri olsa da az önce bahsettiğimiz diş sorunlarıyla ortodontistler ilgilenmeli.

agiz ve dis sagligi
Dişlerin ayrık olmasından şikâyet eden her hastaya tel takılmaz. Hastanın yaşı ve diş etinin yapısı tel tedavisine uygun olmalı. Ayrık olan iki diş arasında üçgen bir damak eti mevcutsa, bu parça alınmadan tel tedavisi uygulanamaz. Uygulandığı takdirde dişler yanaştırılabilir. Öncekine nazaran daha iyi bir görünüm elde edilebilir. Buraya kadar sorun yok gibi. Peki ya tellerin çıkarılma zamanı gelipte teller dişten çıkarıldığında nasıl olur? Biz söyleyelim. İnsan o an olmasa bile kısa bir süre sonra şok olur. Çünkü dişler eski yerlerine geri giderler. Ortadaki damak eti iki dişi asla tamamen birbirine yanaştırmayacaktır. Bir ortodontist ortadaki belirgin damak etini almadan tel takılmayacağını bilir.

Ayrıca yaşında çok büyük önemi var. İlerlemiş yaşlarda bu tedavi imkânsızlık derecesinde zor. Geç kalmamak en iyisi. Her ağız ve diş probleminde geç kalmamak en iyisi. Bu yüzden;
İyi bakım, iyi doktor eşleşmesinden vazgeçmeyin.

Kaynak: Sağlık Bilgileri

Çarşamba, Haziran 10, 2009

Estetik Operasyonlar ve Guzellik

estetik ve estetik operasyonlarEski zamanlarda sadece belli bir yaşa erişmiş kadınlar için bir imdat simidi gibi görülen estetik artık her yaştan ve her cinsten insana hitap eder oldu.

Son yıllarda bu başlıklarla dikkat çekilmesi gereken nokta; estetiğin bazı kişilerce yanlış algılandığı veya sınırlarının tutturulamadığı. Estetik anlayışı herkeze göre farklı. Peki ya doğrusu? Acizane bizim doğrumuz; başkalarının göz zevkini bozmadan kadın ve erkek sınırlarını aşmadan, ve herşeyden önemlisi kendine yakışan değişimden ibaret olması.

Zevkler tartışılmaz konulardır evet, ama konu ne olursa olsun abartıda her zaman emanet durur. Güzellik uğruna yüz kaslarının doğal formunu kaybettirmek insanlara günlerce sanki bir olayın şokunu hala atlatamamış gibi bir ifadeyle bakmak, karşısındakileri cinsiyeti hususunda kararsız bıraktırıcak kadar bir değişim sergileyen görüntü asla bir güzellik olamaz.

Estetik bir değişim süreci değildir. Hayallerinizdeki bir imaja bürünmek, aynı fabrikasyon gurubu gibi dolaşmak değildir. Estetik; sende zaten varolanı taşıyabilceğin kadar yenilemektir. Günümüzde estetik kavramı sıklıkla yanlış algılanan bir konu.

Önce bir ayna karşısına geçip kendimizle konuşmayı denemeli ve "bende ne eksik, nerem yanlış" cümleleri yerine sahip olduğumuz bize mutluluk veren taraflarımızı görmeye başlamalı. Muhtemelen düşük gördüğünüz göz kapağınızı parmağınız yardımıyla yukarı çektiğinizde ki görüntü operasyon sonrasında ki görüntünüz olmayacaktır.

Elbetteki bu ciddi müdahalelere karşı değiliz. Fakat olmayan kusuru yüzümüzde yaratmak yerine gerçekten ihtiyaç duyulan yerde ve oranda bir müdahale estetiğin saptırılmış ilk iyi niyetli amacıydı.

Bu şekilde çevrenizdekilere çaktırmadan güzelleşmek ve gençleşmek işinize gelmezmi?

Estetik operasyonlar konusunda yeniden düşünmeye ne dersiniz?



Salı, Haziran 09, 2009

Stres Yok Panik Yok

stres ile ilgili resimYeni çağın paylaşılamayan hastalığı stres!

Bir strestir gidiyor, son yıllarda memleketimizin saygı değer doktorları bile bu şifre çözücü kelimeyi dillerine dolamış gibiler. Belki de bu konuda haklıdırlar. Onların bu konudaki haklılıkları ve çevremizdeki sayısı gerçekten fazla örnekler ışığında şunu söyleyebiliriz: Evet, vücudumuzdaki her şikayetin çıkış noktası telaffuzu bile gerginlik veren kelime, herkese yakışır hastalık stres.

O çok güvendiğimiz en küçük sorundan en korkutucu rahatsızlığa kadar bizi cesur bir savaşçı gibi koruyan bağışıklık sistemimizi hiç zahmet göstermeden yıkma potansiyeline sahip tek güç sizinde tahmin ettiğiniz gibi stres.

Kimileride gerekli gördükçe "çıkarır kullanırım" zihniyetiyle bir kenarda malzeme gibi bekletir şu depresif hastalıkları. Kısacası bahanedir, ortak suçludur. Doktorların söyleyecek kelimelerinin tükendiği durumlarda "al, buda sana elimde kalan son teşhis " der gibi stresi habire ortaya atmalarını mantıklı bulmak tartışılır bir gerçek.

Insan sağlığını çaktırmadan ama diğer yandan gümbür gümbür tehdit eden "stres" unsurunu toplum olarak çok daha ciddiye almamız gerekecek. Bu konuda en büyük sorumluluk sanırım yurdum doktorlarına düşüyor. Karşılarına geçip birbirini andıran cümleler sıralayan hastalarına ciddi boyuttaki psikolojik hastalık teşhislerini koyup birkaç kutu rahatlatıcı ilaç yazmadan durup biraz daha düşünebilirler belkide.

Bizler ise bu olayı basite indirgemeden ama kendimizi pasifizede etmeden daha fazla tanımayı ve doktorları abartılı şikayetlerimizle gereksiz yere meşgul etmemeyi öğrenerek üzerimize düşeni yapabiliriz. birazda kendimizin doktoru olmalıyız.yani;

Son olarak No Stres No Panik! :)

Pazartesi, Haziran 08, 2009

Ermeni Kadinin Guzellik Iksiri

Güzellik Maskesi resmiKırışıklıkları geçen yılları kabullenemiyoruz. Bu yüzden eski yeni her çareye her metoda kulak kabartırıyoruz. Estetik operasyonlar, kremler, botox vs… hepsi güzellik için. Dünya kurulalı beri güzel olma çabasında kadınlar. Yan etkilerine rağmen katlanılan bir sürü eziyet. Kimi avuç dolusu para döker kimi evde uyguladığı karışımları kullanır. Yumurta, süt, bal gibi besin maddelerini karıştırıp dururlar. Ebetteki faydası görülür. Fakat kalıcı çözüm değildirler

Acaba acısız neştersiz kalıcı bir çözüm var mı? Olabilir. Gerçek bir örnek var çünkü. Şu hikâyeyidir okuyun;

Bir ermeni kadın, çevresi ona madam derdi çok çekici ve hoş bir bayandı. 90 yaşında vefat etti. Uzun yıllar cildinin kırışmaması, güzelliğinin sırrı merak edildi. geçgin yaşına rağmen 25 yaşında genç bir kadının cildine sahipti. Hayatı boyunca kendine ait iksiri kullandı. Bu yıllara meydan okuyan iksir artık bir sır değil. Yıllardır bildiğim bu gerçek hayat alıntısını sizinle paylaşmak istiyorum.

Tarif eksiksiz uygulandığı takdir de sizinde çok memnun kalacağınıza inanıyoruz. Gelelim bu inanılmaz iksirin tarifine…

Güzellik Maskesi Tarifi:
  • 5 limon suyu
  • 4 şişe gliserin
  • Cok olgunlaşmış 1 kg salatalık suyu
  • 2 parça yaka kolası
  • 1 su bardağı kolonya

Listede yeralan bütün malzemeleri karıştırın. Bir hafta boyunca ayazda bırakılan karışım kullanıma hazırdır. Serin yerde muhafaza edilir. Sabah – akşam cilde uygulanır. Bütün vücut için kullanılabilir. Pürüzsüz porselen gibi bir cilde sahip olabilirsiniz. Sürekli kullanım cildin genç görünümünün sürekliliğini sağlar.

Kaynak: Sağlık Bilgileri

Cumartesi, Haziran 06, 2009

Pazartesi Rejimleri, Diyet Onerileri

pazartesi rejimleriBu rejimin özelliği aynı gün bitmesidir. En kısa süren rejim tipidir. Ve her pazartesi tekrarlanır. İnatla bu sefer olacak güdüsü, kesin yapıcam bu sefer bırakmıyacam telkinleri. Genelde sadece karar aşamasında gösterilen performans rejim sürecinde gösterilmez. Karar vermede hiç bir zaman sorun yoktur. Sıkıntı uygulamadadır.

Fazla kilo deyip bir kusurdan bahsedilir gibi anlatılan bu durum aslında yaygın bir hastalık ve büyük bir derttir. Sorun küçümsenir. Altüstü bir yemek yemesem kurtulurum. Ama yenmek zordur çünkü kilo gerçek bir düşmandır. Uzman desteği almadan bu iş zordur. Sürekli yapamadığı için kendini suçlamak yerine bir doktora başvurulması, başarısız geçen yıllar ve düşen moral açısından çok daha uygundur.

Çeşitli otlar, zayıflama ilaçları, spor aletleri gibi zayıflamaya yönelik her şey insanların hizmetine sunulmuş. Sağlıklı olanı seçmek bir uzman işidir. Bu yüzden destek alınmalı. Kaybedeceğiniz sadece kilolarınız olmayabilir. Sağlık olmadan iyi görünüm güzellik keyif vermez.

Kabullenilmeyen bir gerçek vardır ki; çare, nasıl olursa olsun zayıflamak değil yemek alışkanlığını değiştirmektir. Şok rejimler ya da bir takım metotlarla verilen kilolar kalıcı olmaz. Kalıcı olmayan kilolar ise kendini tekrarlar. Kendini tekrarlayan çözüm ise çare olamaz.

İlla bir püf noktası arayanlar, altın bir kural isteyenler, bıktım başarısız kilo verme girişimlerinden diyenler, pazartesileri aç kalanlar…

Yemek alışkanlığınızı değiştirin.

Kilo konusunda farklı bir bakış açısı da; veremediğin kiloyla barış. Bükemediğin eli öp der gibi. Kendinizle barışık olun. Kolaycılıktan başka bir şey değil mi? Ne küs ne barış bu kiloyu ver. Neden sağlığı bozan, mutsuzluk veren, ağırlık yapan, her yere taşıyıp hamallık yaptığınız yağ parçalarıyla barışılsın ki?

Artık kulaktan dolma rejim tarifleri ve bir takım rejim efsaneleri anlatmak yerine, kilonun nasıl verileceğini öğrenin. Ve nerden öğrenileceğini de...

Umarız bu yazı bir fikir vermiştir...

Kaynak: Sağlık Bilgileri