genel saglik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
genel saglik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Aralık 02, 2010

Unutulan Kis Yiyecekleri ve Faydalari

Kırmızıturp, kan portakalı, soya fasulyesi, lahana, kestane, enginar, hurma, kıvırcık, kızılcık.
Şimdi bu faydalı besinlerin özelliklerini öğrenelim;

Kırmızıturp: Güçlü bir C vitamini deposu olan turplar kütür kütür bir yapıya sahiptir ve hafif tatlı bir tada sahiptir. Biraz tuz ve şekerle pişirin, diğer sebzelerle de kızartabilirsiniz. Soya sosu ile tamamlayabilirsiniz.

Kan Portakalı: Keskin kokulu bir turunçgil meyvesidir. Kış salatalarında, tatlılarda ve içeceklerde kullanılır. Güçlü bir lif ve C vitamini kaynağıdır. Muhteşem bir kızıl renk verir.

Soya Fasulyesi: Kızartıp diğer besinlerle tüketebilirsiniz. Düşük kalorili, bolca C ve K vitamini içerir. Makarnada kullanıldığında müthiş bir uyum sağlar. Buzdolabında fazla tutmayın, alır almaz kısa bir sürede pişirip tüketin.

sebze ve meyveler
Lahana: Göbek salata ile lahanayı karıştırmayın. Tek bir yaprağında bile bolca C, K vitaminleri ve lif bulunur. Detoksta kullanılır.

Kestane: Tatlısı da olur, haşlanarak da yenir. C vitamini bakımından zengindir.

Enginar: Taze ve mevsiminde enginar lezzetli ve sağlıklıdır. Zengin lif, folik asit ve C vitamini içerir.

Hurma: Tatlı bir meyvedir. Peltemsi ve toktur. Lif ve C vitamini içerir.

Kıvırcık: Çoğu yemeğin yanına uyar ve salatalarda kullanılır. Kalsiyum, A,C ve K vitamini içerir.

Kızılcık: Tatlı, şerbet, reçel gibi yerlerde kullanabilir. Enfeksiyonlara karşı korur, kolesterol dostudur ve C vitamini bakımından zengindir.

Pazar, Kasım 28, 2010

Kisin Hastaliklardan Nasil Korunulur?

Kış aylarında hastalıklardan korunmanın yolları...

Kış aylarında özellikle hava sıcaklığının değişmesi ile birlikte grip ve soğuk algınlığı gibi enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığı artmaktadır. Grip ve soğuk algınlığına karşı bağışıklık sistemimizi güçlendirmemiz gerekiyor. Yine kış aylarında fiziksel aktivitenin azalması ile birlikte yağlı ve ağır yemekler tüketildiğinde dengeli beslenmediğinde kilo almanız kaçınılmazdır. Kış aylarında gecelerin uzaması ile birlikte televizyon karşısında daha uzun süre kalındığından beslenme de artacaktır. Buna bağlı olarak da kilo alımına sebep olacaktır.

Kisin Hastaliklardan Nasil Korunulur?
Kış aylarında hem hastalıklardan korunmak için hem de kilo almadan beslenmek için bol bol meyve ve sebze tüketilmesi gerekir. Kış aylarında özellikle A ve C vitaminli meyve mevsimidir bu meyvelerin bol tüketilmesi gerekir.

Kış aylarında güneş ışığından faydalanarak aldığımız D vitamini kışın güneşten mahrum olduğumuz için faydalanamıyoruz. Özellikle kemik ve diş sağlığı açısından önemli olan D vitamini deri ile güneş ışınları ile üretilen bir vitamindir. Besinlerde pek bulunmayan vitamindir.

Cuma, Kasım 26, 2010

Egzersizle Kas Sertlestirmek

Sürekli ve programlı olarak yapılan egzersizler ve sağlıklı belenmekle gerekli dinlenme dönemine maruz kalan kas hücreleri, hipertrofik bir gelişme izler. Kas protein sentezinde bir düzelme ve bu proteinlerin kaslara etki etmesi, kasların gelişmesini sağlayan bir etki yaratır.

Aktin ve miyosin miktarındaki artış, daha şiddetli güç vuruşlarına eşlik ettiği için vücuttaki kaslar daha şiddetli kasılır. Kas gücünün geliştirilmesinde sinirsel bağlantılar önemli bir yere sahiptir. Sinirsel bağlantılar daha fazla kas hücresinin harekete geçme yeteneğini gösterir.

Egzersizle Kas Yapmak
Ne kadar fazla kas hücresi faaliyete geçerse, o kadar fazla güç vuruşu meydana gelir. Devamlı ve programlı bir şekilde yapılan egzersiz, kas kuvvetini yükseltme bağlamında, sinir ve kaslarda değişikliklere neden olur.

Bilinçsizce ve ısınmadan yapılan egzersiz kaslarda yırtılmaya neden olur. Isınan kas daha fazla gerilebilir ve bunu ötesinde daha hızlı kasılabilir. Isınma, andürans, dayanıklılık, sürat, sıçrama, esneme, kuvvet yeteneği gibi unsurları arttırır. Soğuk bir kas ise nispi alarak serttir ve ani esneme, hızlı hareketlerin neden olduğu gerilimi arttırır.

Kasın elastiki unsurları, dış gerilimlere uyumu sağlanmadığında ise kas kopacaktır.

Çarşamba, Kasım 24, 2010

Emeklilikte Saglikli Kalmak

Emeklilikte sağlıklı kalmanın yolları nelerdir?

Günümüzde birçok insan emekli olmayı çalışma süresinin dolması olarak algılar ve dört gözle o günü bekler. Araştırmalara göre çalışma hayatından sonra part time çalışmakta olan emeklilerin diğerlerine göre daha sağlıklı ve dinç oldukları görüldü.

Birçok insan çalışma hayatları sona erdikten sonra emeklilikleri olsa bile çalışma hayatını sürdürüyor. Tabiî ki bunu çeşitli nedenleri barındırdığı bir gerçektir. En önemlisi de maddi zorluklar ve can sıkıntısı. Her gün verilen görevleri asli bir şekilde yaptıktan sonra emekli olunca bir anda evde tali hayatı sürmeye başlamak insanları boşluğa sürüklüyor. Kişileri işe yaramaz hissine düşürüyor. Kesilen gelir kaynağı, diğer kişiler çalışırken kendilerinin bir iş yapmada kenarda oturmak zorunda kalmaları zorlayıcı faktörler meydana getirebiliyor. Bu nedendir ki artık emekli insanlar çalışmayı tercih ediyor.

emeklilik

Emeklilerin de boş zamanlarını değerlendire bileceği yan zamanlı işler günümüzde rağbet görmekte. Bu yolla psikolojik olarak kendilerinin işe yaramama sendromu da ortadan lakmış oluyor.

Yaşları 51 ila 61 arasında değişen 12 000 kişilerle altı yıllık bir araştırmaya başlandı kişilere ikilerle ikişer yıllık aralarla görüşmeler yapıldı ekonomik durumları ve emeklilik hayatlarını nasıl geçtiği soruldu.

Bu araştırma sonucu insanların emekli olduktan sonra ya yarı zamanlı işlerde ya da kendi işlerini kurup ağır olmayan fakat aktif sayılabilecek işlerde çalıştığı görüldü.

Salı, Kasım 23, 2010

Spor ve Beden Egitimi Nedir?

Beden eğitimi insan bütününü oluşturan ruhi zihni ve fiziki unsurların yaşın ve genetiğinin gerektirdiği beden gücüne ulaşmak için farklı aktivite ve oyunlarla yapılan faaliyettir.

Spor ise vücudun gücünü arttıran, fiziki kapasiteyi geliştiren, bu gelişen kapasiteyi form da tutan ve devamlılığını sağlayan uğraştır.

Bir programa bağlı yaşa uygun ve sürekli yapılan spor faaliyetleriyle yüksek moral ile yaşamak mümkündür.

Spor ve Beden Egitimi Nedir?

Spor yapmadan geçirilen yaşam sürecinde fiziksel faaliyetler geriler. Ruhsal bulanımlar başlar. Boş zamanlarda iyi olmayan davranışlar ortaya çıkar. Kötü alışkanlıklar kazanılmaya başlanır.

Spor yapmaktaki birkaç amaç: tembelliği ve miskinliği yenmek, ilgi duymayı arttırmak, stresten kurtulmak, vücudu geliştirmek, fazla enerjiyi harcamak, boş zamanları değerlendirmek, dolaşım sistemini normal değerlerinde tutmak, vücudu aşırı güç sarf edeceği çalışmalara hazırlamak, refleksleri geliştirmek, kasların kasılma süresini azaltmak, spor oyunlarını beceri hainle getirmek ve uygulamaktır.

Yürümek, koşmak, tırmanmak bisiklet binmek bireysel sporlardır. Bu sporlar her yerde yapıla bilir. Açık havada egzersiz yapmak, yüzmek ve oyun oynamak spor için yeterli bazı uğraşlardır. Evde kendi başınıza 5–10 dakika egzersiz yapmak çok faydalı bir spordur.

Pazartesi, Kasım 22, 2010

Yoga ile Tedavi Edilen Hastaliklar

Ruhsal ve fiziksel tedavi yöntemlerinin en etkilisi yogadır. Eski zamanlardan beri kendisini zinde ve iyi hissetmek isteyenler yoga yapmaktadır. Yoga beden, zihin ve ruh temizliğine yardımcı bir spordur.

Vücudunuzdan zararlı birikimleri atmanıza yardımcı olurken kan dolaşımını da arttırır. Yoga ve meditasyon günümüzde bir çok hastalığa şifa bulmak amaçlı kullanılır. Kilo vermek amaçlıda yapılabilir ve günde en az 20 dakika yapmak faydalıdır.

Yoga iç ve dış organlarımızın düzenli çalışmasını sağlamakla beraber stres, depresyon, anksiyete gibi ruhsal sorunların giderilmesinde etkilidir.

yoga ile tedavi

Hastalıklardan bazıları şöyle sıralana bilir. Kalp hastalıkları, diyabet, astım, obezite, kanser ve artrit gibi çeşitli hastalıklarda etkilidir.

Damarlarda tıkanma kalp krizi riskinde azalma. Diyabette kilo alma veya verme, vücutta insülin yapımını tetikler. Doğru uygulanan nefes kuralları astım hasalığına etki eder. Metabolizmanın hızını arttırarak yağ yakmaya yardımcı olabiliyor. Kanser hastalıklarının büyük bölümünde rol oynamaktadır. Eklem bölgelerindeki şiddetli ağrılarda etki gösterir.

İyi geldiği diğer hastalıklar ise: yüksek veya düşük kan basıncı, hemoroid, solunun güçlüğü, genital bozukluk, ruhsal bozukluk, böbrek ve karaciğerle ilgili sorunlar, adet bozukluğu, hazımsızlık ve kabızlık, psikolojik sorunlar.

Pazar, Kasım 21, 2010

Kronik Bas Agrilari ve Alerjik Astim Icin Akupunktur

Sürekli çekilen halsizlik ve bitkinlik kronik yorgunluk göstergesi olabiliyor. Uzmanlar bu belirtiler 15 günden fazla sürüyorsa bir hekimden yardım alınması gerektiğini belirti.

Kişin sürekli bitkinlik hissetmesi ufak defek az enerji gerektiren işlerin altından kalkamaması veya bir işin sonunda aşırı halsizlik hissetmesi durumunda, kişinin yorgunluk açısından kendini muhasebe etmesi gerektiği söyleniyor.

Yorgunluğun bir hastalık olmadığı belirtilip, yaşam şeklindeki düzensizliğin olabileceği gibi her hangi bir hastalıktan ötürü gelebileceği de söyleniyor. 15 günlük bir takip sonucu yorgun hissinin azalmadığını gözlemleyen kişilerin bir hekime başvurması önerilir.

akupunktur tedavisi
Yorgunluğunuzun sebebini şunlara bağlaya bilirsiniz. Düzensiz yaşam, uykuda düzensizlik ve uyku yetersizliği, yersiz beslenme, hareketsizlik, aşırı sigara ve içki kullanımı, gereğinden fazla çalışma, kansızlık, kronik gizli enfeksiyonlar, depresyon, aşırı kilo, bunaltı ve stres, hipertansiyon veya prostat kanserinde kullanılan ilaçlar olabilir.

Düzenli yaşam tarzı, hafif egzersizler, faydalı beslenme ve orantılı kilonuzu koruyarak kronik yorgunlu sendromu ve bazı benzer hastalıklardan korunmak için yapılması gereken önemli kurallar arsında yer almaktadır.

Perşembe, Kasım 11, 2010

Bozuk Gidalar ve Sagligimizin Onemi

Dikkat edilmediği taktirde sağlığımızı büyük yönde etkileyip, zehirlenmemize neden olabilecek bozuk gıdaların bozuk olup olmadığını iyi analiz etmemiz gerekiyor.

Zehirlenmelere yol açan bu bozuk gıdalar görünüşleri ve tatları ile bozuk olup olmadığı yönde bize ip uçları verebilir. Hangi gıdanın, ne tür bozukluk belirtileri gösterdiğini bilmemizde fayda var. Balık kötü koku, küflü tat ve renk değiştirmesi ile belli olabiliyor. Turşu gibi fermente gıdalar acı tat, kötü koku ve renktlerindeki kararma ile, çiğ süt ahır kokusu, acı, ekşi ve malt tatları ile birlikte mavi, sarı ve kırmızı renklerin oluşması, ekmek sünme ve küflenme ile, etlerde yüzeylerindeki yapışkanlık, renginde kararma şeklinde görülür.

Meyvelerde oluşacak bozulma renklerinde ki çürümelerden göz ile çok rahat bir şekilde belli olabiliyor. Ayrıca peynirde aci tat, gaz oluşumu nedeni ile delikli bir yapı, çeşitli renk oluşumları o gıdanın bozulmuş olduğunu gösterir. Bunun yanında marmelat ve reçellerde köpürme ve ekşime meydana gelir. Konserve gıdalarda kapağın şişmesi ile birlikte tadında acılık ve ekşime meydana gelir.

Bütün bunlara dikkat edildiği durumda bozuk gıdaların sağlığımıza zarar vermesini engellemiş oluruz. Herhangi bir gıdayı tüketmeden önce dikkat edersek sorun çıkmayacaktır.

Çarşamba, Eylül 29, 2010

Yogaya Yeni Baslayanlara Oneriler

Yogaya yeni başlayanlar için 10 öneri

Günümüzde yoganın giderek artmakta insanlar tatil günleri süresince ya da sonrasında yoga derslerine meraklanıp başlama eğilimi gösteriyorlar. Hocaların vermiş olduğu birkaç ufak taktikle daha etkili sonuçlara ulaşıla bilir. Yoga zihnin ve dedenin birbirine uyumlu olarak çalıştırıldığı bir aktivitedir.

Yoga ya başlarken önce meditasyon ile zihin boşaltılır ve gevşeyerek rahatlama sağlanır. Meditasyonun ardından bedensel hareketlerle egzersiz yapılır. Yapılan bu egzersiz sonrası kendinizi güçlü ve zinde hissedersiniz.

yoga egzersizleriyoga egzersizleri

Yemek kurallarına uymazsanız bu işe yoğunlaşmanız zorlaşır ve gösterdiğiniz çabalar boşa gide bilir. Vücudun biriken toksinleri atmasına fırsat tanıyın ve birkaç saat sonra bir şeyler atıştırın ve bol giysiler tercih edin.

Unutmayın yoga sırasında nefesi doğru alıp vermek çok önemlidir. Eğer verilen bilgilere göre hareket ederseniz faydasını göreceksiniz.

Bu verilen tavsiyeleri kısaca açıklayalım: yogadan bir saat önce ve sonra bir şey yemeyelim, geniş kıyafetler giyelim, midemize dikkat edelim, nefes alış verişlerimize özen gösterelim, kendinize hedef koyup ben başaracağım diye zora koşmayalım, başkalarının yaptıklarını takip ya da taklit etmemeye özen gösterelim.

Uygulamanızı başkalarına yaptırmayalım, en önemlisi yogaya başlarken meditasyonu atlamayın ve yapmış olduğunuz aktivitenin bir işe yaramayacağını aklınıza bile getirmeyin.

Pazar, Eylül 26, 2010

Radyoaktif Maddeler ve Sagliga Zararlari

Radyoaktif denilen bazı maddelerin kendi içlerinde parçalanarak fotoğraf plaklarına etki eden, gazları iyonlaştırıp elektriğe karşı iletken hale getiren ve başka olaylara da sebep olabilen radyasyon yayma özelliğidir.

Atom çekirdeklerinin hiçbir etki altında kalmadan kendi içlerinde ışıma yapmalarına ve bu tür eylemler gösterenlerine ise radyo aktif atom denir. Bu tür atomların çekirdekleri kararsızdır ve yapmış oldukları ışımalar insan hücrelerine etki eder.

Başta kanser olmak üzere birçok hastalığa sebep olan radyoaktif ler kuşaklar boyu kalıtsal rahatsızlıklara neden olabilirler. Bu bozuklukları sırasıyla inceleyecek olursak.

Radyoaktif SembolRadyoaktif Sembol

Düşük seviyeli radyasyonların meydana getirdiği tek kalıtsal rahatsızlık maruz kalandan sonraki kuşaklarda görülen genetik rahatsızlıklardır. Genetik bozukluk olarak adlandırılan bu rahatsızlıklar, renk körlüğünden, mongolizm gibi hastalılarda çeşitlilik gösteririler. Bazı kişiler ise radyasyona maruz kalanların iki başlı veya altı ya da üstü canavar görünümlü çocuklara sahip olacağına inanırlar.

Fakat sanıldığını aksine insanlar daima doğal radyasyona maruz kalmaktadır ve bu tür olaylar asla görülmemiştir. Bazıları ise radyasyondan kaynaklanan genetik bozuklukların insan soyunun sonunu getireceğine inanır. Lakin bu düşüncede yanlıştır. Çünkü radyasyonun yol açtığı herhangi bir kötü etki zamanla kesinlikle yok olacaktır. Nükleer endüstrinin genetik etkileri, insanlığın doğal kaynaklardan etkilendiği radyoysan dan yalnızca yüzde bir kadar daha fazla radyasyon etkileşimine yol açtığı hatırlandığında en iyi şekilde anlaşılır.

Doğal radyasyon, etkileşimlerinde genetik bozuklukların sadece %3’ünde rol oynamakta olduğu savunulmaktadır.

Salı, Haziran 08, 2010

Astimin Nedenleri ve Astim Tedavisi

astımAstımın nedenleri, süreci ve tedavi yöntemleri nelerdir?
Çocuk yaşta daha sık görülen bir rahatsızlıktır. Nefes darlığı ve hırıltılarla kendini gösterir. Kesin bir tedavi yönteminin olmaması ile birlikte hasta tıbbı yardım alabilir.

Astım rahatsızlığı bulaşıcı olmamakla birlikte kontrolsüz astım acil müdahale gerektir. Hastaneye yatması gereklidir. Üzücü olmakla birlikte bazen ölümle de sonuçlanabilir. Geçici çözümler arasında ortamın değiştirilmesi önerilebilir. Astım rahatsızlığı olanlar yüzme, egzersiz ve soğuk havalarda dışarı çıkmamaları önerilmektedir. Doktor kontrollü tıbbı ilaçlarla kısmen engellenebilir.

Kullanılan ilaçlar bağımlılık yapmazlar. Kroniktir ve alerjilerden etkilenerek zor nefes almaya yol açar. Özellikle sigara dumanı rahatsızlığı ilerletir. Her 15 çocuktan birini etkilemektedir. Akciğerlere dışarıdan hava alımını durdurur ve solumayı durdurur. Bronşiyal tüpler daralır, tahriş olur ve şişer. Kaslar sıkılaşır. Alerjiler ve enjeksiyonlar hastalığı tetikler.

Mevsimlik polenler, toz, küf, hayvan tüyleri, balık, yumurta, kuru yemişler, süt gibi ürünler tetikler. Kimyasal maddelerden parfüm gibi, sis, aspirin, soğuk algınlığı, duygusal faktörler, ve mide astımı tekiler.

Pazartesi, Haziran 07, 2010

Cocuklarda ve Yetiskenlerde Yuksek Ates

Cocuklarda ve Yetiskenlerde Yuksek AtesÇocuklarda karşılaşılan ateş, genelde bakteri ve virüslerden kaynaklanan enfeksiyon hastalıkları (bronşit, bademcik, kulak iltihabı, sinüzit, zatüre, dizanteri) sırasında görülür. Fakat diğer hastalıkların belirtisi de olabilir.

Vücut ısısının aşırı yükselmesi sırasında titreme, el ve ayak damarlarındaki geçici daralma nedeniyle el ve ayklarda soğuma, metabolizmanın hızlı çalışması nedeniyle kalp atışında hızlanma, sıvı ve kalori ihtiyacında artma, sayıklama, hayal görme, huzursuzluk gibi belirtiler izlenir.

Vücut ısısı 39,5 ya da daha yüksek olan çocuk hemen acil tedaviye alınmalıdır. Yetişkinlerde ise üç günden fazla süren 38 derece yada 39,5 den daha yüksek ise doktora başvurulmalıdır.

Aşırı yemek yedikten sonra, aşırı sıcak ve nemli havalarda, uzun ve yorucu idmanlardan sonra vücut ısısı yükselir.

Kadınlarda ise vücut ısısı, genellikle adet döneminde değişkenlik gösterip, tam yumurtlamadan önce net olarak yükselir. Aşırı vücut ısısı genellikle bakteri veya enfeksiyon belirtisidir,

Alternatif tıp tedavisi için; bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı aslanpençesi katıp bir süreliğine demlenmeye bırakılır, bir müddet beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.

Cumartesi, Haziran 05, 2010

Ciban Nedir? Ciban Neden Cikar?

Çıban ciltte genellikle kalça, koltuk altları, sırt ve ense gibi kaba etlerde çıkan iltihaplı, sert şişkinliklerdir.

Belirtileri; şişlik, ağrı, kırmızılık ve ateş gibi belirtileri vardır.

Tedavi yöntemleri; zeytinyağının yara, çıban, ekzama, sivilce ve kurdeşen gibi cilt hastalıklarına merhem gibi sürülmesi oldukça faydalıdır. El ve ayaklarda meydana gelen yara ve çıbanlar için bal ile un karıştırılıp lapa halinde çıban üzerine konulduğunda daha çabuk olgunlaştırılıp iyileştirir.

Nergis çiçeği, karaburçak ve bal ile pişirildiği zaman, yaraların kirlerini temizler ve zor olgunlaşan çıbanları delip olgunlaştırır. İki kalça arasından kan aldırmak, uyluklarda çıkan çıban, uyuz, sivilce gibi hastalıklara, ayrıca nikris, basur, bacak şişliği, mesane ve sırtta meydana gelen kaşıntıya karşı faydalıdır.

Cuma, Haziran 04, 2010

Bobrek ve Mesane Taslari Tedavi Yontemleri

Böbrek ve mesane taşları, çeşitli sebeplere bağlı olarak, zamanla böbrek mesane ve idrar yollarında kendiliğinden oluşan, değişik büyüklükte kristalleşmiş taşlara verilen isimdir.

Böbrek ve mesane taşları sebepleri:
Katı ve sert gıdalar alınmasından tüketilmesinden dolayı böbrek ve mesanede tortu (çökelti) meydana getirmesinden oluşabilir.

Bulaşıcı hastalıklar:
Cüzzam, taun, veba, çiçek, kızamık, kızıl, uyuz, boğmaca, verem, alaca gibi hastalıklar, bulaşıcı hastalıklar arasındadır.

Bulaşmada en önemli etkenler: (Toprak, su ve hava) İyi havanın sağlık üzerinde büyük tesiri olduğu gibi, kötü havanın da sağlığın bozulmasında büyük tesiri vardır. Bu bilgiden sonra havamızı iyi tutmaya hep birlikte gayret gösterelim…

Atesli Hastaliklar Nelerdir?

Ateşli hastalıklar, sıtma, güneş çarpması gibi hastalıklar, ateşli hastalıklardandır.

Ateş nasıl düşürülür?
Hastalığın cinsine göre hasta soğuk su ile banyo yaptırılıp, soğuksu ile ıslatılmış bez veya havlu çıplak vücuda sarılır, çıplak vücuda kar veya buz koyulabilir. Güneş çarpmalarında da aynısı uygulanabilir.

Ateşli hastalıkların belirtileri
Yüksek ateş, baş ağrısı, yüzlerin sararması, karın ve göğüslerin şişmesi, kol ve bacakların incelmesi şiddetli ishal ve kanlı dışkı gibi belirtiler olduğunda yukarıdaki metotları uygulayın.

Perşembe, Haziran 03, 2010

Mide Agrisi ve Ishal

Bazı insanlar bazı yiyeceklere karşı duyarlıdır. Mide ağrısı yapabileceği gibi ishal ile de sonuçlanabilir. Bu besinler yakılamadıklarından bağırsakta tutulur ve bakteri oluşumuna sebebiyet verir bunun sonucunda da mide ağrısı ilerleyen safhalarda da ishal ile sonuçlanır.

Laktoz duyarlılığı çok yaygındır. Laktoz sadece sütte değil diğer ürünlerde bulunur. Laktoz duyarlılığı kendiliğinden oluşabileceği gibi hastalık sonucunda da meydana gelebilir. Laktoz duyarlılığı bağırsak içindeki hücreler tarafından salgılanan laktaz enziminin eksikliği ile oluşur. Laktazın görevi süt şekerini kanda emilimini sağlayacak iki üniteye sahip olmasıdır.

Fruktoz ise daha çok elma, armut, üzüm gibi meyvelerde ve bal bulunan şeker türüdür.
Laktoz duyarlılığını tespit etmek için nefeste hidrojen tespiti adında bir test uygulanır. Hidrojene genel olarak nefeste rastlanmasa da laktoz eksikliğinde, bu şekerleri besleyen bakteriler hidrojen gibi çeşitli gazlar üretebilir. Bu gaz, kana karışır, kan yoluyla ciğerlere gider ve nefes yoluyla da vücuttan atılır.

Daha önceki tedaviler gibi bunun tedavisi de eksik olan enzimleri salgılatan bazı ilaçlarla, laktoz eksikliğinin giderildiği görülmüştür.

Kafein ve Kahve Nasil Birakilir?

kahveKafein merkezi sinir sistemi için bir uyarıcıdır. Çay, hafif içecekler ve enerji içeceklerinden daha kolay vücudu uyarıcıdır. Öncelikle kahveyi bırakma nedenlerinizi bırakın. Dişleriniz mi kokuyor? Ağzınız kahve mi kokuyor? Kişisel bir nedeniniz olmalıdır.

Günde 5 bardak kafeinli kahve içiyorsanız öncelikle 4 bardak kahve sonraki kahvenizi ağız tadınıza uygun çay bularak onu için sonraki günde 3 bardak kahve ve 2 bardak çay için bunu bir süre sürdürün. Aradan birkaç hafta geçtikten sonra artık kahve içmeyecek bunun yerine sağlığınız ve dengeli beslenmenize uygun uzmanlar tarafından da önemle içmeniz istenen bitkisel çay içiyor olacaksınız.

Şimdide kahveyi bıraktıktan sonra vücudunuzdaki etkilere bakalım;
Artık kahve içmekten kendinizi bitkin hissetmeniz ortadan kalkacak, öğlen 1 deki enerjiniz ile akşam 6 gibi ki enerjiniz aynı olacaktır. Artık kahve kokan bir ağzınız, nefesiniz yok. Sabah fırçaladığınız dişleriniz akşam 6 ya kadar aynı tazeliği nefesinizde hissedeceksiniz. Kahve içerken yatağa yattığınızda oyana buyana dönüyordunuz. Kahveyi bıraktıktan sonra bu tarz bir sorununuz kalmayacak. Kan basıncınız normale dönecektir.

Yüksek Tansiyon Belirtileri, Nedenleri, Tedavileri

Yüksek TansiyonYüksek kan basıncı veya hipertansiyon yüksek basınç arterlerde gerginlik anlamındadır. Arterler vücudumuzun tüm doku ve organlara kan taşıyan damarlardır. Gerilim ve stres sonucu kan basıncını artırır.

Normal kan basıncı 120/80 altında, 139/89 a kadarki kan basıncı hipertansiyon, 140/90 üzeri yüksek kan basıncıdır. Yüksek tansiyon varlığının anlaşılması önemlidir. Yüksek tansiyon başka hastalıklara da davetiye çıkarabilir.

Kalp hastalığı, böbrek hastalığı, damar sorunları, göz sertliği, beyin hasarı gibi hastalık ve sorunlara neden olabilir. Yüksek tansiyon günümüzde halen beyin bulunan damarlardaki tıkanıklık ve kanamalar açısından başlıca risk faktörüdür.

Kullanılan ve fazla yan etkisi olmayan, buna karşılık son derece etkili ilaçlar vardır. Yüksek tansiyon halen ölüme neden olabilmektedir.

Bunun nedeni bazen hastanın ihmal karlığı nedeniyle hekim kontrolünden geçmemesidir. Tanı konması için kan basıncı 20 dakika dinlenmenin ardından ölçülmelidir; birbirinden farklı zamanlarda yapılan üç ayrı ölçümde de kan basıncı yüksek çıkıyorsa yüksek tansiyon tanısı konabilir.

Önerilerimiz ise; sigaradan, aşırı kilolardan, kendini yormaktan, gerilim ve stresten uzak durulmanızdır.

Salı, Haziran 01, 2010

Sigaranin Zararlari Nelerdir?

Sigaranin Zararlari NelerdirSigaranın insan vücuduna verdiği zararlar saymakla bitmez zararlarından bazıları;

- Ağız kokusu yapar,
- Diş ve diş eti hastalıklarına yol açar.
- Dudak, yanak ve gırtlak kanserine yol açar.
- Dil üzerindeki tat alma dokularını öldürerek yediğiniz yemeklerin tadını tam alamazsanız.
- Beyin hücrelerinin ölümüne yol açarak öğrenme zorluğu, hafıza zayıflığı ve erken bunamaya sebep olur.
- Göz merceğinde bozulmalara neden olarak kataraka sebep olur.
- Cildin yapısını bozarak erken yaşlanmasına kırışıklık ve lekelere sebep olur.
- Burunda koku alma duyusunun azalmasına sebep olur.
- Erkeklerde iktidarsızlığın başlıca nedenlerindendir.
- Kadınlarda ise bebeğin düşük olmasına sebebiyet verir.

Bu ve bunun gibi türlü çeşitli hastalıkların kaynağı cebinizde taşıdığınız sağlığınızın düşmanı sigaradır. Toplumsal etkilerini saymadım bile!

Pazartesi, Mayıs 31, 2010

Hizli Soguk Su Icmenin Zararlari

Hızlı soğuk su içmenin zararları
Hızlı içilen soğuk su özellikle vücut ısısı yüksekken içildiğinde vücutta terlemeyi arttırıp, tuz ve mineral kaybına sebep oluyor. Bu yüzden hızlı bir şekilde soğuk su içilmemelidir.

Ayrıca hızlı soğuk su içmenin üst solunum yolları hassas kişilerde rahatsızlanmaya neden olacağından hızlı içmek yerine yavaş yavaş ve yudum yudum içilmelidir.

Yine hızlı soğuk su içerken suyun soluk boruna kaçma ihtimali çok yüksektir. Yani su içeyim derken canınızdan olabilirsiniz. Dikkatli olmamız gerekiyor.