cinsel sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cinsel sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Ocak 11, 2014

Dogum Sonrasi Cinsel Isteksizlik

Hamilelik donemi sonrasi bayanlar ister sezeryan ister normal dogum ile bebeklerini dunyaya getirmis olsunlar lohusalik donemi diye tabir ettigimiz donem ve sonrasinda eslerine karsiz cinsel isteksizlik sorunu ile karsilasabilirler. Hamilelik donemi ve sonrasi eslerin birbirleriyle cinsel yakinlasma zamanlarinin azligi ve yeni bir canin dunyaya gelmesi bu sogumanin baslica tetikleyicisidir.

Doğum sonrasında çoğu kadında özellikle emziren kadınlarda cinsel isteksizlik yaşanabilir. Emzirme sırasında yüksek miktarlarda salgılanan prolaktin adlı süt hormonu, cinsel isteği azaltıcı bir etkiye sahiptir. Bu dönemde yüksek prolaktin etkisiyle yumurtalıklardan normalde salınan ve cinsellikte rol oynayan estrojen ve androjen hormonları baskılanır. Bu nedenle kadınlarda cinselliğe karşı soğuma gözlemlenir. Özellikle emzirme döneminde sorun yaşayan; sütü gelemeyen ya da sütü yararlı olmayan yeni annelerin psikolojik olarak kendilerini depresif ve mutsuz hissettikleri görülmektedir. Bebeğini doyuramadığını düşünen bu anneler, sadece bebeklerinin kendilerinden süt emmelerine odaklanır. Böyle bir psikolojide olan annelere cinsellik konusunda baskı uygulamamak ve onları zorlamamak gerekmektedir.


Doğum sonrası cinsel isteksizlik normaldir ancak sürecin uzaması risk yaratır

Kadınlarda doğum sonrası cinsel isteksizliğin yaşanması normal olarak karşılanmakla birlikte, bu sürecin uzaması ciddi sorunlara sebep olabilir. Yapılan araştırmalarda doğumdan sonra kadınların yüzde 20′lik kısmında ilk üç ay boyunca cinsel isteklerinde azalma, yüzde 21′lik kısmında ise tamamen isteksizlik durumu yaşadıkları gözlemlenmiştir.

Doğum yapan kadınların yüzde 90'ında cinselliğe ilişkin bir endişe söz konusudur. Cinselliğe tekrar ne zaman başlanabileceği bu sorunlardan biridir. Cinselliğe doğumu izleyen 6. haftadan sonra başlanabilir. İlk başlarda vajende eskiye oranla bir kuruluk görülebilir. Bunun nedeni azalmış estrojen hormonudur. İlişkiyi kolaylaştırmak için kayganlaştırıcı jeller kullanılabilir. Yine doğum sonrası ortaya çıkan problemlerden biri de, erkeğin kadından daha fazla cinsel istek içinde olmasıdır. Bu aşamada erkeklerin eşlerinin hormonal değişimleri hakkında bilgi sahibi olarak anlayışlı olması gerekmektedir. Kadının kendi vücudundan memnuniyetsizliği de cinselliği olumsuz etkileyen önemli bir faktördür. Hamilelik sırasında alınan fazla kilolar kadının psikolojisini olumsuz etkiler. Böyle bir durumda doğumu izleyen 6. haftadan sonra ciddi bir egzersiz programı ve emzirmeyi takiben uygulanacak profesyonel diyetler yarar sağlayabilir.

Tüm zamanını bebeğine ayıran anneler, cinselliğe karşı ilgilerini kaybeder.

Kadınlardaki cinsel isteksizlik birkaç faktör tarafından tetiklenir. Zamanın çoğunu yeni doğan bebeği ile ilgilenerek geçiren yeni annelerin, bebeğin ihtiyaçları dışında başka şeylere karşı ilgileri oldukça azalır. Bütün enerjilerini bebekleri için harcadıklarından, adaptasyon sürecinde hem fiziksel hem de zihinsel olarak yorulmanın görülmesi normaldir. Bebeklerinden geri kalan az zamanlarını da dinlenmek için harcamayı tercih ederler. Bu dinlenmelerde cinselliğe karşı ilginin azalmasına yol açar.

Lohusa döneminde cinsel birliktelik endişesi artabilir

Doğumdan sonraki ilk 40 gün boyunca lohusa adı verilen bir iyileşme dönemi geçirilir. Bu dönemde bazı hormonal dengesizlikler yaşanır. Ayrıca bu dönemde cinsel ilişkinin fiziksel olarak acı verebileceğini düşünülür. Kadınlar lohusa dönemlerinde fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak toparlanmaya çalışır. Özellikle lohusalık döneminde, yeni annelere bebek bakımında ve bebekli hayata adaptasyon konusunda destek olunması gerekir. Bu süre içinde eşlerin sabırlı olmaları ve birbirlerini desteklemeleri oldukça önemlidir.

Doğum sonrası dönemde eşlerin ve aile büyüklerinin anlayışlı olmaları, yeni annelerin annelikleri ile ilgili olumsuz eleştirilerde bulunmamaları gerekir. Ayrıca ev içinde gereğinden fazla kalabalık oluşturmamaları, yeni oluşan aileler için zaman tanımaları, bebek ile anne arasındaki ilişkiye çok müdahale etmemeleri gerekir. Özellikle erkeklerin bu dönem içindeki eşlerinin tavır ve davranışlarını iyi gözlemlemeleri, doğum öncesi hayatları yavaş yavaş yeni hayatlarına adapte etmeye çalışmaları, bebeğin bakımında aktif olmaları gerekir. Eşi tarafından desteklendiğini düşünen yeni anneler, eş ile olan ilişkilerinde zamanla eski haline dönüş sağlar. Olumsuz davranışların ve duyguların süresi ve şiddeti arttığında profesyonel yardım alınması gerekmektedir

haberturk

Perşembe, Kasım 25, 2010

Ereksiyon Bozuklarinin Sebepleri Nelerdir?

Erkeklerin cinsel saglik konusunda en cok sikayet ettigi sorunlardan birisi olan sertlesememe yani ereksiyon problemi gercekten insanin hem ruhsal hem de cinsel yasamini etkiliyor. Konu ile ilgili olarak bizde sizlerle bu problem uzerine bilgiler paylasmak istedik.

Cinsel isteğe rağmen sertleşme problemi nedeni ile ilişkiye girememek, pek çok erkeğin seksüel yaşamını altüst etmekle kalmayıp, sosyal hayatı da olumsuz etkiliyor.

Rahatsızlığın kabullenilmeyip tedavi yoluna gidilmemesi, durumu daha da zorlaştırırken; uzman yardımı alarak uygun tedavi yöntemlerinin uygulanması yaşam kalitesini de artırıyor. Op. Dr. Murat Akand, erkeklerde sertleşme problemleri, cinsel disfonksiyon ve tedavi şekilleri hakkında bilgi verdi.

Erkelerde ereksiyonun (sertleşmenin) gerçekleşmesi için; normal sinirsel uyarılma, sağlam bir damar yapısı, uygun bir hormonal fonksiyon ve psikolojik durum gerekmektedir. Erkeklerde cinsel istek olduğu halde penis sertleşmiyorsa “sertleşme problemi” vardır. Sertleşme problemi daha çok 30’lu yaşlardan sonra başlar ve kronik hastalık, pelvik travma ve cerrahi, alkol, sigara kullanımı, sistemik ateroskleroz, diyabet gibi risk faktörü sahibi hastalarda daha sık rastlanır. Diyabetik hastalarda kan şekeri düzeylerinin kontrolsüz bir şekilde yüksek seyretmesi; sonrasında ortaya çıkan sinir yıpranması ve damarlarda meydana gelen daralma ereksiyon bozukluklarına sebep olabilir.

Erkeklerde sertleşme bozukluğundan bahsedebilmek için bu durumun cinsel ilişkiyi engelleyecek kadar önemli ve tekrarlayıcı olması gereklidir. Üç ayı aşkın bir süre bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna “sertleşme sorunu” adı verilir. Cinsel özgüven eksikliğinin erkeğin yaşamının cinsel olmayan yönlerinde de olumsuz etkisi olabileceği kabul edilmektedir. Bu, erkeğin genel özgüvenini ve kendine olan saygısını etkileyerek yaşamında genel bir özgüven kaybına yol açabilir.

Ereksiyon Bozuklari sertlesme sorunu
Ereksiyon Bozukluklarının Nedenleri:

* Psikolojik sebepler: Partnere bağlı sebepler (kıskançlık, aldatma vs...), tecrübesizlik, uygun olmayan ortam, özgüven eksikliği, depresif durumlar, mesleki stres, şizofreni, korkular, suçluluk hissi, gizli homoseksüellik…

* İlaca bağlı sebepler: Alkol ve toksik sebepler, alkol, nikotin alışkanlığı, yüksek tansiyon ilaçları, kalp ilaçları, idrar söktürücüler, ülser ilaçları, antidepresanlar, antiepileptikler, uyuşturucu alışkanlığı.

* Vasküler (Damarsal) sebepler: Oldukça sık karşılaşılan bir sorundur. Penise giden kan akımının azalması veya kanın peniste tutulamaması sonucu oluşur. Vasküler nedenler için risk faktörleri sigara kullanımı, yüksek tansiyon, diyabet (şeker hastalığı), kalp hastalığı ve yüksek kolesterol düzeyidir. Tedavi edilmemiş yüksek tansiyonlu hastaların %8-10'unda sertleşme sorunu geliştiği görülmüştür. Damar sertliği (arteroskleroz) özellikle elli yaş üstü erkekler için ciddi bir risk faktörüdür. Arterlerin daralmasına neden olur ve penise giden kan akımı azalır.

* Nörolojik sebepler: Alkol bağımlılarında ve şeker hastalarındaki sinir hasarı, merkezi sinir sistemi hastalıkları (Multipl skleroz, beyin tümörleri, beyin kanaması), geçirilen kafa travması, omurilikte ereksiyon merkezi üzerindeki lezyonlarda bozulma ve penis yaralanmaları, penis eğrilmeleri başlıca sebeplerdir.

Uzman yardımı almaktan çekinmeyin!

* Hastanın geçirmiş olduğu hastalıklar, cinsel hastalıklar, kazalar, geçirmiş olduğu ameliyatlar, partneri ile ilişkisi, cinsel istekliliği, ilişki sıklığı, ereksiyon sıklığı, sabah ereksiyonları sorgulanır.

* Penisin büyüklüğü, yaralanmaları, eğrilikleri, testislerin büyüklüğü, sertliği, prostatın büyüklüğü değerlendirilir.

* Karıncalanma, yanma tarzında ağrı, reflekslerde azalma veya kaybolma, his duyumu kısıtlanması değerlendirilir.

* Penisin damar haritası çıkartılarak sertleşme bozukluğunun nedeninin damar tıkanıklığı ya da kan kaçağı olup olmadığı tespit edilir. Yaklaşık 40-50 dakika süren bir test ile penisi besleyen damarlar incelenerek damarlardaki kan akım miktarı ölçülür.

Mutlaka koruyucu önlemlerinizi alın

* Kalp-damar hastalığı veya şeker hastalığı gibi sistemik bir hastalık varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır.

* Aşırı alkolden kaçınılmalıdır.

* Uyuşturucu kullanımından kaçınılmalıdır.

* Kişi sigara içiyorsa kesinlikle bırakmalıdır.

* Düzenli egzersiz (spor) yapılmalıdır.

* Stresi ortaya çıkaran durumlardan uzak durulmalıdır.

* Düzenli bir yaşam olmalı; uyku düzensizliği varsa mutlaka düzene sokulmalıdır.

* Düzenli olarak mutlaka bir ürologa muayene olunmalıdır.

Nasıl bir tedavi uygulanır?

Erkekte cinsel disfonksiyon tedavisinde öncelikle hastaların beklentilerinin dikkate alınması gerekir. Tedavi kararının hasta ve bazen partneriyle birlikte kararlaştırılması tedavinin başarısını da olumlu olarak etkileyecektir. Tedavide nedenler ortaya konulduktan sonra ilk basamak oral farmakoterapiler yani ilaç tedavisidir.

Sertleşme sorunlarında genellikle tedavide ameliyat dışındaki metodlara öncelik verilse dahi, cerrahi girişimin gerekli olduğu hasta grupları da mevcuttur. Bu hastalar için diğer tedavi seçenekleri başarısız sonuçlar verdiğinde veya bu tedavileri reddettiklerinde geriye tek seçenek olarak protez kalmaktadır. Penil protezler iyi hasta seçimi yapıldığında ve hastanın partneriyle uyumunu düzenler ve yaşamı son derece kaliteli bir noktaya getirir.

haberturk.com

Çarşamba, Kasım 24, 2010

Cinsel Check-up Evlenmeden Once Onemli

Cinsellik evlilik kurumunda gercekten cok onemli bir yer tutmaktadir. Bir cok cift cinsel sorunlar nedeniyle birbirlerinden sogur gatta evliliklerini bitirme asamasina kadar gelirler. Yazimizda sizlerle cinsel check-up nedir ve evlenmeden once neden gereklidir konusunu aktaracagiz.

Cinsel hastalıkların hayatınızı gölgelemesine izin vermeyin. Checkup'ın risk gruplarına ve hastalıklara göre genel sağlık kontrolü olarak bilindiğini söyleyen Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CıSED) Başkanı Cinsel Terapist Dr. Cem Keçe, erken teşhisin hekimler tarafından tüm hastalıkların tanısında ısrarla üzerinde durulan bir konu olduğunu belirtiyor ve ekliyor: "Cinsel check-up amacıyla yaptırılan tetkikler ve muayeneler de cinsel işlev bozukluklarının erken teşhisinde çok büyük rol oynamaktadır.

Cinsel Check-up
Özellikle ergenlik ve evlilik öncesi yapılacak cinsel chueck-up'a büyük önem taşımaktadır. Çünkü erken boşalmadan sertleşme bozukluklarına, vajinismustan ağrılı cinsel ilişkiye kadar pek çok konu bu sayede daha hastalık başlamadan erken teşhis edilebilir ve gerekli psikolojik destek ve cinsel bilgilendirmeler ile kişi cinsel sağlığı yerinde bir birey olarak topluma kazandırılabilir."

Perşembe, Haziran 03, 2010

Partner Sayisi Kanser Riskini Artiriyor

Kadınların cinsel hayatlarındaki partner sayısının artması rahim ağzı kanseri yakalanma riskini artırıyor.

Yine partner sayısının çok oluşu ile birlikte AIDS, Hepatit B, Hepatit C ve benzeri cinsel temasla bulaşan hastalıkların da partner sayısındaki artışa paralel olarak risk oluşturur.

Bu hastalıkların bulaşma tehlikesini ortadan kaldırmak için çiftlerin mutlaka koruyucu önlemler almaları gerekir.

Çarşamba, Nisan 14, 2010

Rahim Agzi Kanseri ve HPV Virusu

Kanserler arasında rahim ağzı kanseri, gerekli ve düzenli tedavi ile önlenebilmekte olan tek kanser türüdür. Bu kanser rahmin ağzında ki anormal derecede hücre çoğalmasıdır. Başlıca sebeplerinden birisi (Human Papilloma Virüsü) HPV'dir.Çoğalan hücreler bir araya gelir, tümor denilen zararlı kitleleri oluştururlar.Bu virüs cinsel ilişki yoluyla bulaşır. Virüs bulaştığının anlaşılması bir yılı bulabilmektedir.

HPV aşısı, yoğun olarak 9-13 yaş arasındaki kız çocuklarına uygulanmakta olup, 26 yaşına kadar aşı olunabilir. HPV aşısı birçok kişiye rahatlıkla uygulanabilmekte olup, koldan enjekte edilmektedir. HPV aşısını kanser riskinde olan her bayan yaptırmalıdır. Aşı cinsel deneyimi bulunmayan bayanlarda daha etkili olmaktadır. Ancak kadın cinsel ilişki yaşamış olsa dahi HPV aşısı kanseri önleyecektir.

Gebelik sırasında bu aşıyı yaptırmak önerilmiyor ancak doğum yapmış kadınların aşı olmasında bir sakınca görülmüyor.

Erkeklerde ise kanser riski bulunmuyor. Ancak taşıyı riski olan siğiller boy gösterebilmektedir. İsteğe bağlı olarak 8-15 yaş arası erkek çocuklarında uygulanabilmektedir.

Prezervatif tam olarak koruma sağlayamıyor. Çünkü bu virüs sperm yoluyla değil, ten teması ile bulaşmaktadır. Virüse yakalanan kadınların büyük çoğunluğu farkında bile olmadan bu virüsü yenmektedirler. Ancak bu virüs gizlik enfeksiyona yol açmaktadır. Erken tanı her hastalıkta olduğu gibi rahim ağzı kanserindede çok önemlidir.

Perşembe, Nisan 08, 2010

Vajinismus ve Vajinismus Sebepleri

VajinismusVajina girişini çevreleyen kasların, istemdışı kasılıp, cinsel birleşmennin acıya sebebiyet vermesine vajinismus denir. Vajina çevresindeki kaslar "Pubik Kaslar" olarak adlandırılır ve bu kaslar reflekslere bağlı olarak işlev gösterir. Vajinismus kasılmalar kesinlikle istem dışı olan kasılmalardır.

Vajinismus, zaman ilk cinsel tecrübe esnasında boy gösterir. Kimi zamanda jinekolojik muayene sırasında ortaya çıkaibilir. Pubik kaslar kasılarak vajinanın genişlemesini ve açılmasını engeller. Bunun içinde cinsel birleşme esnasında ağrı oluşturur. Hatta birleşme gerçekleşmeyebilir. Bölgede ki müdahale son bulduğunda kaslar açılır ve ağrı kesilir.

Vajinusmus sebeplerinden başlıcaları ise fizike ve duygusal faktörlere bağlıdır. Kadınlar tarafından bu rahatsızlık gibi görünsede, bu kasılmalara psikolojik olarak vücudun kendini korumasıdır.

Cuma, Şubat 05, 2010

Opusmenin Altin Kurallari

Opusmenin Altin KurallariÖpüşmek sevgilinizle yapabileceğiniz en güzel şeylerden biridir. Biz size öpüşürken her iki tarafında mutlu olması için öneriler vereceğiz. Verdiğimiz önerileri dikkatlice okuyun ve mutlu olun.

Öpüşmeye başlayacağınız zaman dudaklarınızı ıslatmayın. Bırakın onlar kendiğinden ıslansın. Dilinizi yılan dili gibi çıkarmayın. Ağzınızın hafiften açık kalması kafidir.

Partnerinizi taklit etmeye çalışmayın. Bunu söylemekten kastımız ağzınızı partnerinizden daha çok açmayın. Sakın dilinizi partnerinizin küçük diline değdirmeyin. Sonucuçları kötü olalabilir. Güzel ortamı bozabilirsiniz. Öpüşmeye yeni başladıysanız, dudakları vücuda indirmek için aceleci ve ısrarcı davranmayın. Yavaş yavaş ve akışına bırakın.

Öpüşme sonrasında; "iyimiydim?" "kötümüydüm?" gibi sözler sarf etmeyin. Partnerinizi memnun etmek için her defasında en iyisini yaptığınıza inanın.

Sevgilinizin elinden tutup aniden onu duvara yaslayıp, ateşli bir şekilde öpüşmeye başlayabilirsiniz. Ancak sizi geri itiyorsa, onu zorlamayın ve onun istediği olsun. Ellerinizle partnerinizin yanaklarını tutmak öpüşmeyi romantizmin doruk noktasına taşır. Ancak istediği zaman kendisini geri çekebilmeli. Bu yüzden sımsıkı tutmayın.

Nefes almak istediğinizde, dudaklarınızı kulak memesine doğru götürün. Herkez kulağının öpülmesinden ve kulağında bir nefes hissetmekten hoşlanır.

Dişlerinizi ve dilinizi mutlaka fırçalayın.Partneriniz size söylemekten çekinebilir. Ağzınızın kokmaması için sprey veya naneli sakızlar kullanabilirsiniz.

Çarşamba, Şubat 03, 2010

İdeal Seks Süresi Ne Kadar?

Seksde doyumsuz dakikalar yaşamak ve yaşatmak istiyorsanız asagida yazılanları dikkatle okumanizda fayda var...

Arkadan topladığınız saçlarınız, sade makyaj ve güzel bir tebessüm ile erkek arkadaşınızı etkileyebiliyorsunuz. Her ne kadar siz fantazi kurmak peşinde olsanızda, onlar sizi doğal halinizle istiyor.

Baştan çıkarmak için açık giyinmeye gerek yok. Sıcak bir gülüş ve seksi yürüyüş arkadaşınızı baştan çıkartmaya yetecektir. Kadınlar genellikle göğüslerinin merak edildiğini düşünür. Bunun için silikon tedavisi uygular. Ancak erkekler kadınların en çok bacaklarını merak ediyor.

Öpüşmek partnerinizi baştan çıkarmaya yaracaktır. Ancak bilinenin aksine göğüs uçlarını öpmek hiç hoşuna gitmeyecektir.

Erkeklerin kadınlarda aradığı genel özellik ise maceracı olmalarıdır. Ancak macera olmanız demek onun her istediğinede evet diyeceğiniz almanına gelmiyor tabi. Ancak seksi mutlu etmek için her iki tarafında hayır kelimesini en aza indirmesi gerekir. Bu sekilde ideal seks süresi 1 saate kadar uzayabiliyor.

Pazartesi, Şubat 01, 2010

Cinsel Ilişkide Acı

Cinsel Ilişkide AcıBu rahatsızlık çok yaygın görülmekte olup nedenleri değişkenlik göstermektedir. Basit ağrılardan, şiddetli ağrılara kadar sorun yaratabililir. Vajinal bölgede hafif bir acı olduğu zaman kadınlar hekime gitmeyi tercih etmiyorlar. Geçici bir durum olacağını düşünüyorlar. Ancak ufak acılar dahi büyük sorunların habercisi olabiliyor.

Acıya sebebiyet veren rahatsızlığa tam tehşiş koyabilmek için, doktorunuza yaşınız, cinsel yaşamınız, geçirdiğiniz hastalıklar ve acıların ne denli olduğu hakkında doğru ve detaylı bilgi vermelisiniz.

Mukoza kuruluğuna dikkat etmelisiniz. Mukoza yeterince kaygan değilse acıya sebebiyet verir. Mukoza kuruluğuna sebebiyet veren faktörler; stres, yorgunluk, partner uyumsuzluğu ve kullanılan haplar olabilir. Böyle durumlarda acı hissedebilirsiniz.

Tıbbi olarak açıklanamayan rahatsızlığınız var ise, psikolojik rahatsızlığınız vardır. İlişki sırasında istemedende olsa kasılmalar meydana gelebilir. Bu da ilişkiyi zorlaştırır. Acılara sebebiyet verir. Psikolojik olarak rahatsızlık duyulan durumlarda kendinizi rahatlatmalısınız.

Salı, Ocak 26, 2010

Genital Organ Sarkmaları

Genital Organ SarkmalarıGenital organ sarkmaları çoğunlukla ileri yaştaki kadınlarda ve doğum yapan kadınlarda görülebilir. Çok sayıda doğum yapmak, öksürüğe neden olan akciğer hastalıkları, karındaki basıncın artması ve obezite gibi rahatsızlıklarda genital organ sarkmaları görülür. Bu rahatsızlık olan hastalarda, idrar kaçırma, idrar yapamama, vajende basınç gibi şikayetler görülebilir.

En çok görülen şikayetlerden başlıcaları;

- İdrar torbasının tam boşalmaması nedeniyle el yardımı ile boşaltma

- Büyük abdesti yapamamak ya da kaçırmak

- Gaz kaçırma

- Cinsel ilişkiye girememe

- Cinsel ilişki sırasında acı çekme

- Vajinada kanama ya da akıntı

- Kuyruk sokumunda ağrı

Obezite, ağır kaldırmak,akciğer hastalıkları, sigara kullanımı hastalığı tetiklemektedir. Özellikle ileri yaşlardaki kadınlar bu hususlara dikkat etmesi gerekir.

Cumartesi, Aralık 19, 2009

Hamilelik icin Uygun Zaman ve Pozisyon

Hamilelik icin Uygun Zaman ve PozisyonAile planlamasının önem kazandığı günümüzde planlı gebelik oranları da çoğalmaktadır. Bazen uzun süre denenmesine rağmen beklenen hamilelik gerçekleşemiyor bunun bir sebebi de yumurtlama zamanının tutturulamamasıdır. Uygun görüldüğü zamanda kısa sürede hamile kalabilmek için regl zamanı ve düzeni önemli rol oynamaktadır. Hamilelik için gereken süre yaş ilerledikçe artıyor çünkü kadında yaş ilerledikçe doğurganlık oranı düşüyor.

Yumurtlama dönemi için basit bir formül reglynin başladığı gün 1. Gün kabul ediliyor ve 28 günde bir adet gören kadının yumurtlama günleri 13. ve 15. günler arasında gerçekleşiyor bu dönem kadının hamile kalması için en uygun dönem. Erkek spermi cinsel ilişki sonrasi yaklaşık 48-72 saat kadın vücudunda kalabiliyor. Doğru zamanda kadın vücudunda yeterli sperm olabilmesi için her gün yerine gün aşırı ilişkiye girilmeli. Çünkü her gün ilişkiye girildiğinde erkeğin menisindeki sperm sayısını azaltıyor.

Sağlıklı beslenmek sperm kalitesini ve yumurtlamayı arttırmaktadır. Hamilelik öncesi dönemde sağlıklı beslenilmeye başlanmalı ve hamilelik dönemi süresince devam ettirilmelidir. Hamilelik ve öncesi dönemlerde sigara ve kahve içilmemelidir. Günde 300mg.dan dan fazla kafein gebelik oranını düşürmektedir. Hamilelik öncesi ve hamilelik sırasında çiftlerin stresten uzak durması gerekmektedir.


Hamilelik icin En Uygun Pozisyon Hangisidir?
Uygun zaman saptandıktan sonra da ikinci aşamada cinsel birleşmedeki poziyondur. Cinsel birleşme sırasında yapılan çoğu pozisyon hamilelik için uygun değildir. Cinsel ilişkiden sonra spermlerin vajinada uygun şekilde ilerleyebilmesi için kadının uygun pozisyonda durması gerekir.

Hamile kalmaya en uygun pozisyonlar, erkeğin üstte durduğu (misyoner), kadın ve erkeğin yana doğru dönük olduğu ve kadının diz ve dirseklerinin yerde olduğu pozisyonlardır. Erkeğin üstte olduğu pozisyonda kadının belinin altına yastik yerleştirilmesi de spermlerin vajinada ilerlemesine yardımcı olur (en cok tavsiye edilen yontem).

Yumurtlamanın gerçekleştiğini eczanede satılan ovülasyon belirleme testleri ile anlayabilirsiniz. Ayrıca göğüslerdeki hassasiyet karın bölgesi ve kasıklardaki hassasiyet, vajinal akıntıların artması yumurtlamanın gerçekleştiğinin en belirgin işaretleridir.

Cuma, Aralık 04, 2009

Hamilelikten Korunma Yollari - Yontemleri

Birçok aile planlarını farklı şekilde düzenledikleri için erken çocuk sahibi olmak istememektedir. Durum böyle olunca hamilelikten korunmak ve hamilelikten korunma yolları konusunda bilinçli olmak gerekmektedir. Sizlere hamilelikte korunma konusunda yani aile planlaması hakkında bazı bilgiler vereceğiz ve planlarınızın dışına çıkmak zorunda kalmayacaksınız.

En eski ve en doğal yöntemlerden bir tanesi geri çekme yöntemidir. İlişki sırasında kadın orgazm olduğunda erkek cinsel organını boşalma öncesinde vajenin dışına çekmesine dayanan bu yöntem ortalama olarak %19 oranında etkilidir. Fakat erkeğin kendini engelleyemediği ve orgazm sırasında cinsel organını vajen dışına çekmemesinden dolayı başarı oranı oldukça düşüktür.

Bir diğer hamilelikten korunma yolu ise doğum kontrol haplarının kullanılmalıdır. Adet olunduğu gün almaya başlamanız gereken bu haplar, paket içerisinde 21 adet olarak satılmaktadır. Ürün arkasında her hap için bir gün yazmaktadır, oradaki listeyi takip ederek hamilelikten korunabilirsiniz. Bunun sağlık açısından herhangi bir zararı var mıdır? Bunu merak ediyorsanız, çok fazla doğum kontrol hapı kullanmamanız gerektiğini belirtmeliyiz…

Salı, Kasım 24, 2009

Erkeklerde Sertlesme Sorunu ve Cozumu

Erkeklerin ortak olarak yaşadığı en büyük cinsel sorun kesinlikle sertleşmedir. Bir diğer adıyla iktidarsızlık olarak anılan sertleşme problemi kişinin cinsel birleşmeye isteği olduğu halde penisin cinsel ilişkiye girmeye yetecek ölçüde sertleşmemesidir. Genelde psikolojik sebepleri olan bu sorun kişide sertleşme yaşanmadıkça daha büyük psikolojik sorunlara yol açmaktadır. Kendini yetersiz hisseden erkek cinsel ilişkiye girmekten gün geçtikçe daha çok soğur.

Sertleşme sorunu daha çok ilk kez cinsel ilişkiye girecek olan erkeklerde görülür. Bunun sebebi bu deneyimi daha ilk kez yaşayacak olmalarıyla birlikte cinsel ilişkiye gireceği ortamında büyük etkisi vardır. Eğer kendisini hazır hissetmiyorsa ya da ortamın şartları nedeniyle durumundan rahatsızsa bu durum onu kesinlikle etkileyecektir.

Erkeklerde sertleşme problemi psikolojik sebeplerle ortaya çıkmış olabileceği gibi aynı zamanda yüksek tansiyon, şeker hastalığı, prostat kanseri,aşırı uyuşturucu ve alkol kullanımı gibi hatalıklar ve bağımlılıklar yüzündende yaşanıyor olabilir.

Bu durumun tedavisi için cinsel ilişki de gücü arttırıcı haplar, penis büyütücü haplar gibi erkeğin cinsel organına kan pompalamaya yardımcı olabilecek ilaçlar kullanılabilir. Ancak daha çok bitkisel esaslı ürünleri kullanan kişiler cinsel ilişki sırasında kendilerini çok daha zinde ve güçlü hissederler.

Pazar, Kasım 22, 2009

Cocuk Aldirmak

Ailenin ve devletin mutluluğu göz önüne alınırsa ve buna göre bir sıralama yapılırsa doğum kontrolü birinci sırada yer alır diyebiliriz. Daha sonra ise çocuk aldırmak gelir. Bazı araştırmaların gösterdiği sonuçlarda görülmüştür ki, daha önce çocuk aldıran kadınların, sonraki hamileliklerinde erken doğum veya düşük riski artmaktadır.

Ayrıca bu tehlikelere ek olarak bir kaç kez çocuk aldıran kimselerin belli bir müddet sonrasında çocuk sahibi olma ihtimallerini tamamen yitirdikleri de görülmüştür. Bu yüzden daha önce doğum kontrolünü denememiş bir kadının her defasında çocuk aldırması oldukça akılsızca yapılan bir harekettir. Rahmin düşük yapmak ya da çocuk aldırmak için değil çocuk doğurmak için var olduğunu aklınızdan çıkarmamanız gerekir.

Bazı ülkelerde çocuk alınması yasaklanmış ve desteklenmiyorken Japonya gibi bazı ülkelerde ise bu prosedürün oldukça ucuz olması genç kadınların hiç düşünmeden sağlık larını tehlikeye atmalarına sebep oluyor. Bir daha çocuk doğuramamak gibi bir tehlikenin var olması dışında ayrıca kendi yaşamlarını riske atmış olmaları da bu sağlıksız prosedürün cabası oluyor. Çocuk aldırmak kesinlikle doğaya aykırıdır ve de öyle kalacaktır. Bu yüzden prezervatif kullanmak hiç bir zaman aşağılayıcı görülmemeli tam tersine koruyucu olarak görülmelidir.

Cumartesi, Kasım 21, 2009

Cinsel Hayatta Monotonluk

İş, güç derken bir gün cinsel yasam da monotonlaşabiliyor. Genellikle evli çiftlerin başına gelen bu durumun birçok sebebi olabilir. Monotonlaşan cinsel hayatın en büyük nedeni heyecanı kaybetmekten kaynaklanan sebepler olacaktır.

Cinsel hayat daki mutluluk hem kadın hem de erkek için çok önemli. Evliliğin yürütülebilmesi, sağlıklı anne ya da baba olabilmek için sadece seks değil monoton olan her şeyden mümkün olduğunca kaçmak gerekiyor.

Cinsel hayattaki monotonluğun sebepleri
• Mutsuz partner
• Seks alışkanlıkları
• Tutucu olmak
• Yeniliklere açık olmamak
• Utanma ve çekinme

Vb… psikolojik nedenler cinsel hayatı monotonlaştırıyor. Monoton cinsel yasam bir süre sonra mutsuz bir evliliğe dönüşecektir. Bu yüzden heyecanı geri kazanmak gerekiyor.

Cinsel hayat nasıl hareketlendirilir?

Cinsel hayata getirilen heyecan taze kan gibidir. Sürekli yeni şeyler denemek, sürprizler yapmak, şaşırtmak, imaj değiştirmek ve en önemlisi istek cinsel hayata heyecan getirecektir. Tüm bu hareketler daha doğrusu hareketlilik mutlu bir cinsel hayat sağlayabilir.

Mutlu bir cinsel yasam için eski sıkıcı alışkanlıkların terk edilmesi kadar diyalog kurabilmekte çok önemli.

Cinsellik de en önemli detay ön sevişmedir. Ön sevişme ne kadar uzun olursa şehvet o kadar yüksek olacak. Çoğu insan bu kısımda acele eder. Oysa ki alınacak heyecan ve orgazm süresi öne sevişmeyle uzatılabilir.

Kaç yıllık evliyim heyecan mı kalır demeyin. Her yaşta heyecan yakalanılabilir.

Uzmanlara göre sağlıklı cinsel hayat yaşayamayan çiftlerin mutlu bir evlilik sürdürebilmesi neredeyse imkânsız.

Perşembe, Kasım 19, 2009

Hamile Kalmayı Önleyici İlaçlar - Ertesi Gun Hapi

Hamile Kalmayı Önleyici İlaçlarDoğumu yani hamile kalmayı önleyici bazı ilaçlar piyasada bulunmaktadır. Aslında hamile kalmayı önleyici bir takım yollar vardır. Cinsel ilişki sirasinda erkek ya da kadinin uygulanılabilecek oldugu prezervatif, diyafram gibi... Ancak eğer bu çözümler etkili olmadıysa ya da hamileliği önleyici herhangi bir şey kullanılmadıysa genelde cinsel ilişki sonrasında hamileliğin önlenmesi sorunuyla karşı karşıya kalınıyor. Burada da hamileliği önleyici bu ilaçlar devreye giriyor.

Hamileliği önlemek bu kadar kolay olmadığı için bu kimyasalların etki süreleride oldukça kısıtlı yani bu ilaçları almamız gereken zamanı oldukça iyi ayarlamamız gerekir. Aksi takdirde hamileliği önlemek için aldığımız bu ilaçların hiç bir etkisi kalmaz. Ertesi gun haplari olarakta bilinen bu haplar genellikle planda olmayan bosalma, ya da korunma yontemlerinin ise yaramamasi sonucu hamile kalma riskine karsi kullanilmaktadir. Ertesi gun haplari gercekten yuksek oranda basari gostermektedir ancak burda dikkat edilmesi gereken sey cinsel birlesme ve bosalma olduktan sonra en kisa zamanda ertesi gun hapini icmek olacaktir, cunku hapin alinma zamani etki gostermesi acisindan cok onemlidir.

Ertesi gun hapi iliskiden sonra 72 saat icinde kullanilmalidir. Ne kadar cabuk alinirsa o kadar etkili olmaktadir. Dikkat etmeniz gereken diger husus ise ertesi gun hapinin surekli bir dogum kontrol yontemi olmadigdir, bu hap surekli kullanilamaz.

Ayrıca ilişki sırasında kullanılan bazı kimyasal maddelerde vardır. Diyafram gibi mekanik yöntemlerle beraber kullanılır. Örneğin jölenin yerleştirilmesi için enjektöre ihtiyaç duyulur. Ancak fitil ve tabletlerin yerleştirilmesi çok daha kolay olmaktadır. Ancak bu tabletler yerleştirildiğinde kişide bir sıcaklık duygusu oluşturduğu için fazla tercih edildiğini söyleyemeyiz.

Doğumu önleyici bu kimyasal maddeler yerleştirildikten sonra cinsel ilişki pozisyonları ndan çoğu uygulanamaz.

Pazar, Kasım 15, 2009

Prezervatifler Hakkinda Bilgi

PrezervatifPrezervatif cinsel ilişki esnasında penise giydirilen ince lastikten penisin boyuna uygun bir kılıf olarak adlandırılabilir. Prezervatif aslında çok güvenilir bir yöntem olmasıyla birlikte kişileri hastalıklardan korumaya da yarar. Prezervatif bu kadar güvenilir olmasına karşın hala kullanmak istemeyen kadınlar ya da erkekler olduğu görülmektedir. Ayrıca bazı kadınlar erkeklerin prezervatif takmasının duyacakları zevki azalttığı düşüncesinde olduğu için kullanmak istememekle büyük hata yaparlar.

Bazı erkekler ise prezervatif taktığı zaman yeterince uyarılmazlar. Bu sorun genellikle psikolojik olmakla beraber erkek eğer gerçekten bunu aşmak isterse aşabilir. Çünkü aslında prezervatifin yapısında uyarılmayı engelleyecek hiç bir yapı maddesi yoktur. Prezervatif kauçuk ağacının süte benzeyen özsuyundan elde edilir. Fiyat farklılığı olmasının nedeni ise bu maddede değişiklik olması değil, prezervatifin inceltilmesi işlemlerinin oldukça pahalı olmasıdır.

Kadın gözleri kapalı bir şekilde ilişkiye girse ve erkek prezervatif kullansa da kullanmasa da kadın aradaki farkı anlayamaz. Bu yüzden alınan prezervatifin pahalı olup olmaması önemli değildir. Hepsi aynı inceliktedir sadece arada ki fark hepsi aynı saydamlıkta gözükmez. Başka bir farkları bulunmamaktadır. Yine de prezervatif seçerken kaliteli markaları seçmeniz çok daha yararlıdır.


Sayfa etiketleri: prezervatif, prezervatif nedir,prezervatif fiyatları, condom, kondom, prezervatif cesitleri, erkek prezervatifi, prezervativ, prezervatif bilgi

Cuma, Kasım 13, 2009

Kadinlarda Cinsel Isteksizlik ve Orgazm Sorunu

Kadinlarda Cinsel Isteksizlik ve Orgazm Sorunu İnsanlar yaşamları süresince çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak için güdülenmişlerdir ve bunlar yaşamsal olabileceği gibi önemsiz ihtiyaçlar da olabilmektedir. Yemek yemek, su içmek gibi gereksinimleri hayati olarak tanımlarken diğer istekleri ikinci veya daha az önemli diye tanımlarız. Cinsellik de hayati önem taşımayan ama bazı durumlardan ötürü gerekli bir ihtiyaçtır.

İnsan diğer canlılardan farklı olarak duygu ve düşünce taşıyan bir canlıdır. Cinsellik, her erişkin insanın yaşadığı veya yaşayabileceği bir olgudur. Bu istekle olabileceği gibi, üreme nedeniyle de olabilir.

Kadınlarda cinsel isteksizliğin nedenlerine bakıldığında bunları fiziksel ve ruhsal olarak ayırabiliriz. Fiziksel olarak bakıldığında; partnerin fiziki şartlarının yetersizliği, ilişkide duyulan acı ve bakirelik gibi nedenleri sayabiliriz.

Ruhsal ve diğer açıdan baktığımızda en önemli faktörler; dini öğretiler, öğretilmiş ahlaki kurallar, hamile kalma korkusu, partnere karşı olan güvensizlik yahut başka kişisel durumlar, yaşanmış bir taciz veya tecavüz olayıdır.

Kadında cinsel isteksizliği ve orgazm olamama problemini gidermenin baş şartı bunlara sebep olan faktörlerin belirlenmesidir. Bu da ancak bir uzman gözetiminde yapılabilecek bir şeydir. Her şeyden önce bu tür durumlarda eşin sabırlı ve anlayışlı olması çok önemlidir. Bu sorunlar terapilerle veya telkinlerle giderilebilecek sorunlardır.

Perşembe, Kasım 12, 2009

Cinsel Iliski Sonrasinda Temizlik

Cinsel Iliski Sonrasinda Temizlikİlişki sonrasında cinsel organların temizliğine sadece evli çiftlerin dikkat etmesi gerektiğini söyleyen hiç bir doktor ya da uzman yoktur. Sağlıklı kalmak isteyen herkes bu duruma özen göstermelidir. Cinsel organların özellikle temizliğine ve yıkanmasına dikkat etmek büyük önem taşır. Erkeklerde ergenlik döneminde sünnet derisinin penisin başını kaplaması sonucu sünnet derisinin altında smegma adı verilen yumuşak ve yağlı bir madde toplanır. Bu madde meni ve idrar damlalarıyla karışabileceği için kişide iltihaplanmalara ve pişiklere yol açar. Ayrıca yaydığı kötü koku cinsel ilişkiye giriş sırasında kadının hiç hoşuna gitmez ve erkeğinden soğuyabilir. Hele ki böyle durumlarda cinsel ilişki sonrasında temizliğe dikkat etmek büyük önem taşır.

Kadınlarda ise bu durum, vagina ve küçük dudaklar arasında smegma birikmesiyle oluşur. Yine aynı şekilde kadında cinsel organının temizliğine dikkat etmezse burada biriken bu sıvı zamanla tazeliğini kaybedince yani temizlenmediğinde sarımsı beyaz bir madde haline gelir. Bu hale gelince yine aynı şekilde yaydığı koku rahatsız edici olabilir. Ancak bu smegma sıvısı taze olduğu sürece erkekleri cinsel bakımdan uyarabilecek bir koku bırakır. Ve erkek bu kokuyla çok daha fazla uyarılır diyebiliriz. Kadının organının temizliğinin çok daha önemli ve dikkat edilmesi gereken bir durum olduğunu da söylemek gerekir.

Çarşamba, Kasım 11, 2009

Gerdek Gecesi Korkuları

Yeni evlenmiş eşlerin, yani daha yeni karı koca olmuş kişilerin özel bir an paylaşmak için biraraya geldikleri ilk gecedir gerdek gecesi. Bu buluşmanın en önemli özelliği kadın veya erkek için daha önce yaşanmamış manevi bir boyutu olmasıdır. Kişilerin mahremiyetinin ortadan kalktığı ve birbirleriyle geçirecekleri geleceğin başlangıcı olarak büyük önem taşıyan bu gece aynı hayata adım atmalarının bir nevi fiilen yaşama geçirilmesidir.

Gerdek gecesi sadece iki çiftin cinsellik yönunden birbirlerini tanımaya çalıştıkları bir gece değildir. Aynı zamanda ilk manevi ve hissi paylaşımların yaşanacağı bu gece, çiftin geleceği içinde çok önemlidir.

Gerdek İslami bir olaydır. Gerdek gecesinde gözümüze çarpan en dikkat çekici durum kadının ve erkeğin evlilik gibi çok önemli bir müesseseye adım atmaya karar verip, bunu uygulamaya geçirmesidir. Gerdek gecesinde ise bu yürekten birleşme yani evlilikle birlikte aynı zamanda ilk cinsel birleşme yaşanır. Gerdek olayında birbirini uzaktan tanıyan iki kişinin birbirlerini cinsel yönden de tanımaya çalışmaları esas alınır.

Evlilik dışı bu cinsel iliski gerçekleşirse zaten ortada bir mahremiyet gibi bir durum kalmadığı için gerdek gecesi diye bir gece de yaşanamaz. İslam’da evlilik cinsi duyguların dini bir çerçevede aşkın en doğal haliyle bütünleşmesiyle oluşur. Bu temiz ve saf beraberliğin evliliğin ilk gecesine kadar saklanması, temizlik ve saflık adına çok daha uygundur