Sağlık Haberleri, Çocuk Bebek Sağlığı, Genel Sağlık, Cinsel Sağlık, Diş, Göz Sağlığı, Kadın ve Erkek Sağlığı, Estetik, Sağlık Bilgileri, Sağlıklı Yaşam Haberleri.
Pazar, Temmuz 27, 2008
Cinselligin Bas Dusmanlari
Cinsel gücü arttırıcı yiyecekler, yöntemler dünnyanın tüm ülkelerinde büyük ilgi görür. Oysa cinsel gücü azaltıcı faktörleri dikkate almak daha önemlidir.
Cinsellik her insanda doğuştan varolan bir içgüdüdür. Ancak özellikle büyük kentlerin yaşam temposu, cinselliği azaltıcı tuzaklarla doludur. Hele iş yaşamında karşılaşılan zorluklar ve stres seks hayatınıza öldürücü darbeler indirir.
Sigara İçmek
Sigara dumanındaki bir çok kimyasal madde, damarlarda kasılmaya ve kan akımının azalmasına neden olurlar. Kan akımı bozulan klitoris, vajina ve cinsel organlar daha az duyarlı olurlar. Sigara içildikten sonra yapılan cinsellikte orgazm daha az yaşanır.
Stres
Stres durumunda, kandaki DHEA ve testesteron seviyeleri düşer. Stresli bir günden sonra cinsel istek azalır. Stres nedeni ile kortizol gibi stres hormonları artar. Kan damarlarının daralması ve kan akımının azalmasına neden olur. Stres cinsel yaşamda çok önemli faktörlerden birisidir. Önemli bir toplantı öncesi, sınav öncesi ve benzer durumlarda cinsel istek ve cinsellikten zevk almak belirgin oranda azalır.
Uykusuzluk
Uykusuzluk halinde stress hormonlarından kortizol salınımı artar. Bu hormonun yüksekliği cinsel istekte azalmaya neden olur.
Siz siz olun, sigarayı azaltmaya bakın. Olur olmaz her şeye kafanızı takmayın, üzerinizdeki stresi azaltmaya çalışın. Ve uykunuza dikkat edin. Göreceksiniz yatakta partreniniz, eşiniz farkı hemen farkedecektir.
Kaynak: milliyet.com.tr
Çarşamba, Temmuz 23, 2008
Klimalara Dikkat
Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürsel Dursun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel ısınmanın da etkisiyle hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üstüne çıkmasına paralel olarak, evde, iş yerlerinde ve araçlarda sıkça kullanılan klimanın, kontrolsüz ve uzun süre kullanılmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini söyledi.
Klimalardaki polen filtrelerinin, düzenli olarak değiştirilmemesine bağlı olarak, filtre üzerine çeşitli virüslerin yerleşebildiğini belirten Dursun, şunları kaydetti:
"Çok şiddetli hastalık yapma özelliğine sahip olan virüsler, klima aracılığıyla üst solunum yoluyla mekan içindeki kişilere geçiyor ve üst solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabiliyor. Klimaya bağlı gelişebilecek üst solunum yolu enfeksiyonları, grip, nezle, soğuk algınlığı ile kendini gösteriyor, orta vadede sinüzit, bademcik iltihabı, dış kulak iltihabına, zatürre ve bronşite yol açabiliyor. Hatta, kimi zaman ölümcül zatürre ataklarına bile neden olabiliyor."
Dursun, klimanın çalışması ile havadaki nem oranının azaldığını ve mekanda yoğunlaşan kuru havanın da burun içi dokularda ve boğazda tahrişe neden olduğunu, buna bağlı olarak kişide enfeksiyon görülme riskinin arttığını dile getirdi.
Bu tür olumsuz etkilerin görülmemesi için olabildiğince doğal havalandırma yapılması gerektiğini vurgulayan Dursun, şunları söyledi:
"Çok gerekmedikçe klima yerine mekandaki pencere ve kapıların açılarak ortamın havalandırılması daha uygundur. Klima kullanımı halinde ise ortamda klimanın doğrudan solunuma gelmesinin engellenmesi gerekmektedir. Klimanın, araç içinde, camlara ya da ayaklara, ev ya da iş yerlerinde de doğrudan yüze denk gelmeyecek, ortama gelecek şekilde ayarlanması, olası hastalıklara karşı koruyucu bir yöntem olacaktır. Klima, gün içerisinde mümkün olduğun az süre kullanılmalı ve ortamdaki nem miktarının artması için zaman zaman doğal havalandırma yapılmalı. Filtrelerde biriken virüslerin arındırılması için düzenli olarak, klimanın bakımının ve temizliğinin yapılmasına özen gösterilmeli."
YAZ AYLARINDA SIK GÖRÜLEN DİĞER HASTALIKLAR
Yaz aylarında en çok karşılaşılan problemlerin başında dış kulak yolu hastalıklarının geldiğini de belirten Dursun, havuza ve denize girilmesine bağlı olarak özellikle dış kulak yolunda enfeksiyonların ortaya çıkabildiğini kaydetti.
Dursun, havuz sularının temiz olmamasının enfeksiyon riskini tetiklediğine dikkati çekerek, "Böyle bir durumda kişide çok şiddetli bir kulak ağrısı görülür. Kulağa dokunmak bile ağrı uyandırabiliyor. İşitmede azalma ve kulaklarda tıkanıklık hissi olabiliyor" dedi. Bu tür şikayetlerin olması durumunda kişinin hemen su ile temasının kesilmesi gerektiğini ifade eden Dursun, en kısa sürede hekime başvurulmasını önerdi.
Dış kulak enfeksiyonunun, antibiyotik ile tedavi edildiğini belirten Dursun, kulak iltihabı geçiren ya da kulak zarı delik olan kişinin, havuza ya da denize girerken, kulaklarına vazelinli pamuk ile tıkaç yapması ya da silikon tıpa kullanması gerektiğini söyledi.
Dursun, orta kulak iltihaplarının ise genellikle grip, nezle gibi üstsolunum yolu enfeksiyonlarından sonra geliştiğini vurguladı. Orta kulak iltihaplanmasının, sesin derinden gelmesi, ağrı, işitmenin azalması ya da kaybolması şeklinde belirti verdiğini vurgulayan Dursun, hastalığın ileri safhasında kulak zarının delinerek, iltihabın dışarı akabildiğine dikkati çekti.
Burun kanamalarının da yaz aylarında özellikle çocuklarda sıkça karşılaşıldığını kaydeden Dursun, özellikle kuru ve tozlu havalarda burun içindeki damarların çabuk tahriş olmasına bağlı olarak görüldüğünü belirtti.
Dursun, bunda endişe edilecek bir şey olmadığını, soğuk su ile yıkamak, burun kanatlarına elle bastırarak tampon yapmak ya da nemlendirici pomat kullanmak gibi uygulamalar yapılabileceğini söyledi.
Burun kanaması halinde başın kesinlikle arka tarafa doğru yatırılmaması gerektiğine dikkati çeken Dursun, böylesi bir durumda kanın hava yoluna kaçabileceğini bu nedenle başın öne doğru eğilmesi gerektiğini bildirdi. Prof. Dr. Gürsel Dursun, kanamanın durmaması ya da kanama sıklığının artması halinde de hekime başvurulması gerektiğini dile getirdi.
saglik.milliyet.com.tr
Iste Seks Yalanlari
Siz siz olun, seksle ilgili her söylenene inanmayın. Bugüne dek çoğu kez hiç sorgulamadan doğruluğunu kabul ettiğimiz şeylerin yanlış olduğu artık ortaya çıktı.
Burnu büyük erkeklerin penisi de büyüktür
Yanlış. Burun, kulak ve ayakları büyük erkeklerin daha büyük bir penise sahip olduğu kanıtlanmadı.
Herkes haftada 2.5 kez seks yapıyor
Yanlış. Anketlerde ‘‘Kaç kez seks yapıyorsunuz?’’ sorusuna herkesin abartılı rakamlar verdiği ortaya çıktı.
Erkekler daha çok zayıf kadınları tercih eder
Yanlış. Buna sadece zayıf kadınlar inanıyor. Yeryüzündeki erkeklerin çoğunluğu normal ölçülü ya da etine dolgun kadnıları tercih ediyor.
İlk bakışta aşk ve vardır
Yanlış, bu da sadece bir masal. Aşk olması için duyguların da gelişmesi gerekiyor. Aksi halde ilk bakışta hissedilen şey sadece arzudur.
Penisin büyüklüğü kadının tatmini açısından önemli
Yanlış. Uyarılmış haldeyken 12-15 santim yeterli kabul ediliyor. Eğer kadınların ilgisini çeken bir şey varsa o da ancak çapı olabilir.
Yatağa ilişkide ilk adımı hep erkekler atar
Çok ender olarak. Yatakla sonuçlanan ilişkilerin yüzde 70'inde erkeği teşvik edenin kadın olduğu saptandı.
Erkekler soğuktur ve çok zor aşık olur
Yanlış. Aksine erkeklerin kadınlardan daha çabuk aşık olduğu saptandı. Şıpsevdi sözcüğü erkeklere çok uyuyor.
milliyet.com.tr
Salı, Temmuz 22, 2008
Yesil Cayin Faydalari Nelerdir?
Yeşil çayın yararları hakkında hâlâ şüphe duyan ve içmeye başlamamış olanlar varsa, bir kere daha hatırlatmakta fayda var.
Kanser riskini düşürür
Bir antioksidan çeşidi olan polifenoller yeşil çayda bolca bulunur. Bu antioksidan çeşidi, kanser hücrelerinin vücudunuzda barınmasını zorlaştırır, kan damarlarındaki akışkanlığı güçlendirir. Yapılan birçok çalışma ışığında şunu biliyoruz ki, yeşil çay içmek, mide, meme, kolon ve prostat kanserleri riskini azaltmaktadır.
Cildi pürüzlerden kurtarır
Bir sıyrık, ısırık veya küçük bir yaranız varsa, işte size çok ilginç bir yöntem: Yeşil çay yapraklarını, demleme sonrası atmayın. Bir parça pamuğu ıslanmış yeşil çay yapraklarına bastırın, daha sonra bunu cildinize sürün. Çay, doğal bir antiseptik görevi görür ve ciltte bölgesel kaşınmayı önlemede yardımcı olur. Güneş yanıkları veya akşamdan kalma gözaltı morlukları için de aynı yöntemi deneyebilirsiniz.
Yeşil çay aynı zamanda güneşten kaynaklanan cilt kanserini önlemede yardımcı maddeler içerir. Güneşe çıkmadan önce pamukla ıslatılmış yeşil çay özütlerinden cildinize sürebilirsiniz.
Kan basıncını düzenler
Sağlıklı bir kan basıncı oranına sahip olmak çok önemli. Günde sadece yarım fincan yeşil çay içenler, içmeyenlere oranla yüzde 50 daha az yüksek tansiyon riski taşır. Yeşil çay içeriğinde bulunan antioksidanlar sayesinde, yüksek kan basıncını ve kan damarlarının büzüşüp daralmasını engeller.
Hafızayı diri tutar
Yetişkinler üzerinde yapılan bir araştırmada, günde en az iki fincan yeşil çay içenlerin, içmeyenlere oranla daha az zihinsel gerileme ve idrak kabiliyeti sorunları yaşadığı gözlemlenmiştir. Bunun nedeni, yeşil çayın içinde bulunan antioksidanların, vücudumuzdaki serbest radikallerle savaşması ve böylece beynimizdeki sinirlere ekstra bir koruma sağlamasıdır.
Kilo verdirir
Evet, şaşırmayın. Son önerimiz belki de bu aralar en çok kafanıza takılan sağlık sorunlarından biri! Yeşil çay içeriğindeki maddeler sayesinde kan akışınız hızlanır, kalori yakma işlemleri vücudunuzda daha çok yer bulur ve her bir yudum bu işlemleri hızlandırır.
Kaynak: saglik.milliyet.com.tr
Erkekler Sevisirken Ne Hissederler?
Bu yalnızca sizin durmadan tırmanan merakınızı gidermekle kalmaz aynı zamanda zevk diyarında gezinirken açtığı her haz kapısının ardında daha da büyük bir zevk kaynağı bulmasına yardımcı olmanızı sağlar. Ona böyle tırmanan bir zevk verebilmek, onu delirtmek için kullanabileceğiniz en kestirme yoldur. Konuyu seks uzmanlarına ve gerçek erkeklere sorduk, onlar da bize 4 adımda bunu öğrenebilmenin yolunu gösterdiler.
1. Adım: Cinsel uyarı
Beyni
"Bir erkek hemen hemen her şeyden tahrik olabilir. Provakatif bir bakış, belirli bir tondaki ses, ani bir dokunuş..." diye anlatıyor "He Comes Next" (O Sonra Gelir) kitabının yazarı lan Kerner, ve hemen akabinde aklına gelen soru, "Devam edebilir miyim acaba?"dır. Hiçbir erkek uygunsuz bir yerde tahrik olmak istemez, bu isteğini bastırma durumu heyecanını besler.
Bir erkeğin ağzından: "Benim kız arkadaşım beni nasıl harekete geçireceğini çok iyi biliyor. Geçen gün yemeğe gittik, tuzluğa uzanmak için eğildiğinde göğüsleri masaya değdi. Birdenbire aklımdan 'Acaba canı seks istiyor mu, bunu beni çıldırtmak için mi yapıyor?' gibi düşünceler geçmeye başladı." Hakan, 27
Vücudu
Erkeğin beyni seks moduna geçer geçmez vücudu sabırsızlıkla karıncalanmaya başlar. Ateşi yükselir ve kanına karışmış olan kimyasal haberciler derisini son derece hassas bir hale getirir. Basitçe anlatmak gerekirse tüm bedeni tırmanan cinsel hazzını takip etmeye, dolayısıyla da sertleşmeye başlar.
Bir erkeğin ağzından:"Tahrik olmaya başladığımda her küçük dokunuşun titreşimlerini kasıklarımda hissetmeye başlıyorum. Nişanlımın çıplak göbeği ya da göğüsleri vücuduma değdiği anda çıldırıyorum. Yemin ederim biri sırtımdan aşağıya buz akıtıyormuş gibi oluyorum." Mert, 25
Maksimuma çıkarın
"Kendini bırakıp tutmak arasında kararsız kaldığı bir evredeyken kontrolü kaybetmesini sağlayın, onu delirtin" diyor Kerner. Erkek beyninin, fiziksel durum üzerinde büyük bir kontrolü vardır. Buradaki kilit nokta onu çıldıracak hale getirmek için kullanacağınız oyunlar olacaktır. Onunla ilgili açık saçık rüyalarınızı itiraf edin ya da uygunsuz bir yerde sizin için çıldırmasına yol açacak yerlerine dokunun.
Şu anda en küçük hareketleri bile çok güçlü hissettiği için dokunuşlarınızı yumuşak ve tahmin edilemez bir boyutta tutmanız gerekir. "Bir da haki sefere neresine dokunacağınız konusunda merak içinde kalmalı" diyor seks uzmanı Ava Cadell. Tırnaklarınızı vücudunda gezdirin, poposuna dokunun ya da dudaklarınızı yavaşça kasıklarında dolaştırın.
2. Adım: Patlamaya hazırlık
Beyni
O şu anda iki farklı tarafa çekiliyor; sizi memnun etmek için işleri yavaş ve duygusal tutması gerektiğini biliyor ama sizi tamamen ele geçirmek için de sabırsızlanıyor. Kerner, "Bu safhada erkekler şefkat ve içgüdüleri arasında dolaşırlar" diyor ve ekliyor: "Kendi fiziksel açlıkları o kadar baskın olur ki kadına odaklanmakta güçlük çekebilirler."
Bir erkeğin ağzından: "Dürüst olmak gerekirse işlerin kızıştığı anda kız arkadaşım yumuşak dokunuşlar peşinde koşuyorsa rahatsız oluyorum. Olayın akıcılığını bozuyor bu. Ama sanırım bu onun, 'Hey, ben de buradayım.' deme yolu. Çünkü zaten, eğer beni durdurmazsa ben kolaylıkla atıp başımı gidebilirim." Ali, 26
Vücudu
Burada meydana gelen fiziksel değişimleri izlemeniz mümkün. Artık daha sert dokunuşlara cevap verdiğini ve acı eşiğinin iyice yükseldiğini, nefesinin hızlandığını gözlemlemeniz mümkün. Artık tamamen uyarılmış durumdadır, ne kadar tahrik olursa boşalmak için o kadar sabırsız hale gelecek ve beklemesi imkansızlaşacaktır, işte tam bu an erkek için birleşme zamanıdır. Çünkü zevkinin tırmanması ancak birleşmeyle mümkün olabilir.
Bir erkeğin ağzından: "Sevgilimle birleşmeyi beklerken tamamen delirmiş oluyorum. Tansiyon iyice yükseliyor ve rahatlamamın çok yakın olduğunu hissediyorum." Ömer, 32
Maksimuma çıkarın
Değişen isteklerini kontrol altına alın. Si zin de yoğunluktaki değişimi hissettiğinizi ona gösterin. "Biraz sert davranın, neredeyse bir aslan terbiyecisi gibi davranmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Tutkusunu kaybetmemesi ve kışkırtılması gerekir" diyor "Why Men Are The Way They Are" (Erkekler Neden Oldukları Gibidir) kitabının yazan Warren Farrell.
Ellerini yukarda birleştirip, dudaklarına ateşli bir öpücük kondurun. Bu tutkulu dudak kilitleme, arzu iletişimini sağlayacaktır. Bir başka çıldırtıcı durum da bacaklarınızla bacaklarını kilitlemektir. Kürek kemiğine, omurgasına ve poposuna özen göstermeyi ihmal etmeyin. Vaat edilmiş topraklara girmesine izin vermeden önce tırnaklarınızı yavaşça vücudunda dolaştırın. "Belindeki ve omurlarındaki sinirler doğrudan cinsel organlarına bağlıdır. O yüzden buraları harekete geçirmenin büyüleyici bir etkisi vardır. Bu aşamada son noktayı dilinizle koymanız zincirleme zevk dalgasını tetikleyecektir" diyor Kerner.
3. Adım: Dayanıklılık testi
Beyni
"Erkekler, eğer baş döndürücü bir final istiyorlarsa o yolu gitmeleri gerektiğini bilirler. O yüzden o hayvani dürtülerini bir kenara bırakıp olaydan zevk almaya çalışırlar, ama çok fazla değil" diyor Farrell. Basitçe anlatmak gerekirse kafasının içinde bir 'dur' etkisi olmalıdır. Seksi olmayan şeyler düşünmek ona bu noktada yardımcı olacaktır. Ama kendini bir kez aşağılara çektiğinde tekrar hızlanması da uzun zaman alabilir. Bu noktada bir fantezi düşünüp kendini tekrar moda sokması gerekebilir. Bu arada olaydan kopup gittiğini hissedebilirsiniz.
Bir erkeğin ağzından: "Seks sırasında kafamın içindeki bir ses 'istiyorum, istiyorum' diye bağırıp duruyor, öbürü de 'kendine hakim ol, senin bir beceriksiz olduğunu düşünecek' deyip duruyor. Bu tam bir savaş." Engin, 23
Vücudu
"Bu safhada 'çeşit' erkekler için her şeydir" diyor Kerner ve durumu şöyle açıklıyor: "Fiziksel olarak aldığı zevk, beline, poposuna ve kasıklarına sıcak bir kemer gibi dolanmış durumdadır ve zevk dalgaları bu bölgelerden tüm vücuduna yayılır. Fiziksel olarak her an ayrı bir savaş içinde bulunduğundan erkek, farklı sürtünmeler, ritimler için büyük bir açlık duyar. Değişken hız ve pozisyonlar sayesinde hem aldığı zevk artar, hem de kendisini daha kolay kontrol eder."
Bir erkeğin ağzından: "Sevişmeden önce kız arkadaşımın en azından bir orgazm yasamasını sağlıyorum çünkü bir kere olayın içine girdiğim zaman vücudumdaki testosteron öyle bir patlıyor ki ona ilgi göstermek şöyle dursun önümü bile göremez hale geliyorum." Cenk, 25
Maksimuma çıkarın
Onun sizi geriden takip ettiğini hissediyorsanız açık saçık konuşma zamanı gelmiş demektir. Onunla birlikteyken kendinizi ne kadar seksi hissettiğinizi söyleyin ve bir takım isteklerde bulunun; 'daha hızlı', 'daha sert’ gibi...
Şu üç hareketi deneyebilirsiniz. Kendinizi yukarı doğru kaldırın. Üzerine çıkın; böylece hem onu kızdıracak yavaş hareketler hem de onu delirtecek dönüşleri yapmak sizin elinizde olacak. Son görev olarak, onu son noktaya taşıyacak sert sürtünmeleri yaratın. Gerektiğinde yavaşlayın, bu bekleme süresini ne kadar uzun tutarsanız patlama o kadar güçlü olacaktır. Ve tabii bu arada sizin durumunuz da garanti edilmiş olur.
4. Adım: Patlama zamanı
Beyni
Boşalmadan hemen önceki zamanda sevgilinizin beyni tamamen kapanır. "O an hissettikleri tarafından ele geçirilmiş bir haldedir ve akabinde inanılmaz bir rahatlama hisseder. Aklını seksten uzaklaştırmasına yardım eden 'prolaktin’ salgılanmaya başlar" diyor Kerner. Eğer yataktan fırlayıp "Hadi arabayı yıkayalım" diyen biriyle beraberseniz artık nedenini biliyorsunuz. Tabii çoğu adam seksten sonra uyuyup kalır; demin kendinden geçmesine yol açan aynı 'endorfin' seksten sonra onu uyutur.
Bir erkeğin ağzından: "Boşalmadan iki saniye önce bunun sonsuza kadar sürmesini istiyorum ama bir kez boşaldım mı iki saniye sonra umurumda bile olmuyor." Doruk, 25
Vücudu
Boşalmadan hemen önce bütün vücudunun sertleştiğini hissedebilirsiniz. Bütün enerjisini son vuruşlar için saklıyor gibidir. Patlamadan önceki gerginliktir bu. Normalde 0.8 saniye aralıklarla dört ya da beş kasılma olur ve bunların ilkleri en güçlü olanlarıdır.
Bir erkeğin ağzından: "Boşalma vücudumdan bir şeyler çıkıyormuş hissiyle dolduruyor beni. Borulardan aşağıya doğru bir sıvının hızla aktığını hissediyorum. En iyi seks kasıklardan başlayıp tüm vücuda yayılan, elektrik şoku veriliyormuş gibi hissettiren oluyor." Gökhan, 24
Maksimuma çıkarın
Bunu tam boşaldığı sırada erkeğinizi kendinize çekerek yapabilirsiniz. "Orgazmı boyunca onu uyarmak son derece önemlidir ama bu tepe noktasından hemen sonra kan erkeğin cinsel organından uzaklaşır ve çok küçük dokunuşlar dışında bir şeye tahammül edemez vaziyette bırakır onu. Bu esnada yapılacak en iyi şey vücudunun üst kısımlarına dokunmaktır. Bu dokunuşlar onun cildini rahatlatır ve ilişkinizi güçlendirir" diyor Kerner.
"Kız arkadaşım daha fazla istediği zaman kendine dokunmaya başlar. Bitmiş bir halde bile olsam durgunluğumu terk etmeme sebep olur bu dokunuşlar. Normal bir adam tahrik olmadan bu sahneyi izleyemez." Serkan, 24
"Bunu normalde herkese söylemem ama sevişmekten bitmiş bir haldeyken yatakta kız arkadaşımla uzanıp birbirimize sarılmamızdan çok hoşlanıyorum. Bu benim için işin en zevkli kısımlarından biri." Ali, 30
"Seksten sonra ellerini hassas bölgemden mümkün olduğunca uzakta tutmasını istiyorum ama diğer her yerime dokunabilir. Bunu yaptığında yeniden enerjiyle doluyorum, küçük dokunuşlar beni uyandırıyor." Tolga, 32
"Seksten sonra bir an önce yataktan çıkıp, saçma sapan televizyon programlarını seyretmek istiyorum. Bu, aklımı dağıtmama yardımcı oluyor." Yiğit, 25
"Kız arkadaşım birbirimize sarılıp yatalım istiyor biliyorum ama seksten sonro o kadar acıkıyorum ki... Eğer bir sandviç yapmama izin verse söz yine gelip yanına yatarım..." İlker, 26
Kaynak: Ozlem Sarioglu - ekolay.net/kadin/
Uzun Bir Omur Icin Bu Gidalara Dikkat
Zeytinyağı: Listemizin ilk sirasini hepinizin tahmin edebilecegi gibi Zeytinyağı aliyor. Uzun bir hayat istiyorsaniz gunde mutlaka 25ml tuketmelisiniz, Kalp ve kolllestrol icin birebir.
Patates: Amerika Trasim dairesine gore en faydali besinler listesinin 17. sirasinda patates bulunuyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi haslama ve firinda pisirerek yemelisiniz kizartma hala zararli :)
Sebze Corbasi: Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellikle sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.
Cay: Bildigimiz Karadeniz cayimiz veya yesil cay hic farketmez mumkun olduka hergun tuketmeye gayret gostermelisiniz (asiriya kacmadan) Cayin faydalarina gelecek olursak kadinalrda rahim kanserine yakalanma riskini %50 azaltir, alzheimer ve kalp krizine karsi vucudumuzu korur.
Kahve: Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.
Tarçın: Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.
Badem: Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor.Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor.
Penis Uzatma Yontemleri
Şu ana kadar yazılanları okuyunca çok şeyler yazmak istedim ama hepsini okuyup size en yararlı olanı verebilmek adına hep bekledim ben bir devlet memuruyum ve benim çalıştığım kurumumun kanunu ……(memuriyetimin ismi) 24 saat esasına göre çalışır diyor.Ama buna rağmen yazılanları okumam zaman darlığından dolayı yaklaşık 1 ay kadar sürsede yinede hepsini okudum ve size yardımcı olmak istiyorum…
Şu ana kadar estetik haber sitesinde özellikle seksylave arkadaşımın yorumlarını ve tecrübelerini büyük bir ilgiyle takip ettim……..Bu sitede tek bir defa yardımcı olmak adına yorum yapanlar dikkatinizi çektimi hiç üstelik çıkarsız evet ben ayrıntılı incelerim ve inceledim ve hayatta daima böyleyimdir.Var tek bir yorum yapanlar ve sadece yardımcı olmak adına.Bunlardan en önemlisi 395.sıradaki yorum bir doktor kardeşimize ait okuyun lütfen ve o yorumu önce beyninize yerleştirin sonra şunları dinleyin. Eğer cevap vermem gerekmezse ve ortada bir yanlış yoksa ve herhangi bir konuda yardımım dokunmayacaksa bende böyle tek bir yorum yapıp çekileceğim arkadaşlar.
HEMEN SIKILMAYIN LÜTFEN SİZİN İÇİN ÖNEMLİ BENCE
Ben 5 yıldır evliyim yaşım 29 bir oğlum var penis boyum 14 cm.Boyuda şöyle ölçülür ölçü aletini kalkık halde penisin hemen üstünden vücudunuza doğru kemiği hissedene kadar bastırıp ölçersiniz.Porno filmlerden bende zamanında çok etkilenerek komplekslere girmiştim şimdi bu durumda olan arkadaşlara evlilik tecrübesiyle yazıyorum .Eşimle ilişkilerim sırasında sonuna kadar zorladığım zamanlarda (hani kompleks varya) eşim hep kasıklarıma geliyor aşkım diyerek acı mı desem bilmiyorum acı yada rahatsız edici bir duyguyla kendini çekiyordu.Burdan şunu anlayın yukarıdada yazılanlar gibi uzun penis rahatsızlık ve acı verir gerçek olarak başka birşeye yaramaz ama psikolojik olarak görünüşünde etkili olduğuna katılıyorum çünkü kadınlarda, bizde devamlı fazlasını isteriz.Kadınlar şu duyguyla isterler erkek güç simgesidir onun için.Büyük olsa almayı başarabilirmiyim düşüncesi ve merakı vardır.Hani o erkeğin içinden gelmese bile bunu bile bile seni seviyorum de derler ya öyle işte büyük penisin rahatsızlıktan başka bişey vermeyeceğini bile bile bu sebepten isterler.Kadınlarda 14 cm civarı derinde sinir uçları vardır ve penis buraya devamlı değerse işte kadının keyfini kaçıracak rahatsızlık vermeye başlar.Ama genede söylüyorum eğer senin büyük penisin varsa zararı yok çünkü hepsini içeri itmeden örnek 2cm bırakarak partnerini doyurmak senin eline geçer ama dikkat etmeli hepsini sokmamalı belki 20 gidiş yapıp 1 gidişte değdirmeli bu ona partnerine karşı dikkatli olduğunu ve onu önemsediğini belli eder ayrıca erkeğinin gerekirse acı da verebileceğini hatırlatır.
Diğer Konum: Evet çekme germe yöntemiyle penis uzar yeni hücreler doldurur ama herkesin ten yapısı farklıdır hücre yapısı farklıdır DNA ları farklıdır yani oluşum süreci kişiden kişiye vücudun yeni hücre oluşturma zamanı çok farklı olduğu için diğer kullanıcılarla kendini kıyaslaman hata olur.Herkes gibi bende hatırlatayım boynuna halka takan kadınlar penisine ağırlık bağlayan ve büyüklüğü güç simgesi kabul eden kabileler netten izleyin uzamamış mı? Uzamış uzamış tabiki ve eğer uzuyorsa gerçekten bu penis uzuyor demektir var mı ötesi…….Amma ne kadar sağlıklı o tartışılır tabi.Ben size aşırıya kaçmadan tavsiye ederim bu yöntemi.
Diğer Konum: Osmanlı dan kalma doğal yöntem iyidir diye düşünüyorum denemedim bunu ama iş biraz mantık arkadaşlar önce bol bol okuyun çok farklı yönleri değerlendirin sonrada kendi düşüncenizle kendi kararınızı kendiniz verin.Bal ve zencefil olayı değineceğim hatırlarsınız.Bu konuda şunu söyliyeceğim sonuçta o tıpta geliştirilen ilaçların ana maddeleri bitkiler değil mi? öyleyse yararlı olan besinlerden zarar gelmez.Ben bi deneyin derim naçizane..Ne çıkar.
Ben herşeyden vazgeçtim bıktım bu yöntemlerden diyen arkadaşlarım için şunu söylemek isterim.Unutmayın arkadaşlar sizde inanın hiç bir problem yok bir arkadaşımın yazdığı gibi bir parmakla zevke ulaşan kadın 8 cm le zevke ulaşmaz mı? E bunun var mı ötesi…? yalnız arkadaşlar ön sevişmeyi sakın sakın sakın unutmayın aceleye asla asla asla getirmeyin.Erkekler sabırsızdır bi an önce o altındaki fıstığın içine menileri boşaltmak ister tamam altına yatmışsa kadın eğer birine yakalanacak durumunda yoksa zaten sonunda fışkıracaksın içine değil mi o halde niye acele edeceksin ki? Böyle olması kadının daha da ıslanmasına yani zevk akıntılarının içinden dışa doğru yavaş yavaş ilerlemesine ve isteğinin artmasına bırak 8 cm i 5 cm de olsa artık onu içine alma düşüne kapılmasına neden olur? Biz burda genel olarak uzunluktan bahsettik ama kalınlık yeterli uzunluk varsa daha önemlidir çünkü kalın bir alet ne yapar şöyle bir düşünürsek zevk sinir uçlarına baskıyı daha şiddetli yapar o halde kalınlaştırmak daha iyidir.Ümitleri suya düşürmeyin hemen unutmayın ki bir parmak kalınlığı da yetiyor sadece kadının süresini kısaltır kalın olması sen boşalmayı geciktirirsen yani boşalacağın zaman çıkarıp kadını diğer uzuvlarınla uyarmaya devam edersen o sorunda kalmaz.
UMARIM DÜŞÜNCE YAPINIZA BİRAZ OLSUN FAYDALI OLABİLMİŞİMDİR ARKADAŞLAR HEPİNİZE İYİ BİR CİNSEL YAŞAM DİLERİM.
Rumuz: Anadolu Cocuğu
Kaynak: Estetik Haber
Pazar, Temmuz 20, 2008
Bel Agrisi icin Tavsiyeler
Bel agrisindan kurtulmak icin neler yapmaliyim?
- Düzenli bir sekilde hemen hemen hergun egzersiz yapmaya gayret gosterin, egzersizleriniz suresince sirt ve karin kaslarinizi calistirin. Bu egzersizler icin bisiklet, yürüyüş, yüzme ve koşma gibi sporlari deniyebilirsiniz.. faaliyetlerdir. Bu spor etkinliklerine ek olarak sırt, karın, kalça ve uyluk kaslarını güçlendiren ve esneten egzersizler yaparak bel sorunları en aza indirilebilir.
- Ağır nesneleri mumkun oldugunca kaldirmamaya gayret gosterin. Ama mutlaka kaldirmaniz gerekiyorsa bolunebilirse parca parca tasiyin ya da bir yardim alin.
- Ayakta dururken bacaklarınızı gergin tutmayın. Yattiginizda da bacaklariniz gergin sekildeyken uyumamaya gayret gosterin.
- Baş seviyesinin üzerinden yerlere uzanarak iş yapmayın. Yüksekteki yerler için bir tabure veya sağlam bir merdiven kullanın.
- Uzun süre ayakta durmanız gerekiyorsa, omurganızın dik olmasına dikkat pozisyonda olmasina dikkat edin. Bir dizinizi hafifçe bükün ve pozisyonunuzu sıkça değiştirin. Otururken; çok yüksek veya alçak iskemle veya koltuklarda oturmayın. İskemlenin kol destekleri, kollarınızın yere paralel durmasını sağlamalı. Omurganız dik, beliniz destekli olsun.
Sperm Sayisi Nasil Artirilir?
Suphesiz insanlarin surekliligini saglamak icin uremek cok onemlidir, cinsel birlesme yanlizca zevk icin degil tabiki soyun devami icinde onemlidir iste tam burada eger erkegin sperm kalitesi ne kadar dusukse hamile kalma okadar zor olur ya da dogecak bebek cogunlukla engelli meydana gelir kisacasi sperm kalitesizligi sagliksiz gebelik demektir.
Asagidaki videomuz erkekleri cok yakindan ilgilendiriyor sordugumuz Sperm sayısını artırmak için neler yapılabilir? sorununun cevabini uzman doktorun agzindan dinleyebilirsiniz.
Perşembe, Temmuz 17, 2008
Gogus Buyutme Operasyonlari
Evet her bayanin estetik denilince ilk istedigi operasyon cogunlukla gogus estetigi olmaktadir tabi bu estetik operasyonda en cok tercih edilen en az bir been gogusun buyutulmesi yonundedir. Asagidaki yazimizda gogus buyutme operasyonu hakkinda merak ettiginiz tum bilgilere ulasabilirsiniz.
Her kadın, güzel görünümlü memelere sahip olmak ister. Gelişme problemi ya da gebelik sonucu hacim kaybeden memeyi, dolgunlaştırmaya yönelik yapılan meme büyütme ameliyatında estetik ve güzel görünümlü meme oluşturmak mümkündür. Büyütmenin oranı, kişinin arzusu, mevcut memenin durumu ve meme kafesinin ölçüleri dikkate alınarak belirlenir. Doğum sonrası orta ve ileri derecede sarkması olan memelerde protezin yerleştirilmesi ameliyatına ek olarak meme dikleştirme ameliyatı da yapılmalıdır.
Meme Büyütme ameliyatı genel anestezi altında yapılır ve tercih edilen tekniğe göre 1.5-3 saat sürer. Hasta 1 gece hastanede kalır. Özel meme korsesi 1 hafta süre ile giydirilir. Meme çevresinde şişlikler ve morluklar oluşabilir ve 7-10 gün içinde geçer. Meme Büyütme ameliyatı yönteme göre işe dönebilme süresi değişebilir ve 5-10 gün dür. 5-7 gün ameliyattan sonra uçak yolculuğu yapılabilir.
MEME PROTEZLERİ
Meme Büyütme için kullanılan materyal, silikon protezlerdir. Silikon vücut için zararlı bir madde değildir. Silikon inert bir maddedir, yani vücut içine yerleştirildikten sonra organizma ile kimyasal reaksiyona girmez, moleküler yapısı değişmez. Silikon ile meme kanseri arasında herhangi bir ilişki olmadığı bilimsel bir gerçektir.
PROTEZ İÇERİĞİ
Serum fizyolojik içeren protezler dışı silikondan üretilmiş bir kapsülün içinde serum fizyolojik içerirler. Serum fizyolojik içeren protezler herhangi bir sebepten dolayı (trafik kazası, kesici-delici alet batması, ateşli silah yaralanmaları vb.) delinir, patlar ya da sızıntı yaparsa dışarıya sızan serum, vücut tarafından emilebilir, vücut için zararlı bir etki oluşturmaz. Koheziv jel içeren protezlerin dış kılıfı silikondan üretilir ve içi akıcı olmayan jel silikondur. Akıcı özellikte olmadıkları için, herhangi bir sebepten dolayı delinirse, sızarak bulunduğu bölgeye yayılması söz konusu değildir. Kıvamının daha koyu olmasından dolayı daha şekilli memeler elde edilir. Diğer bir kategori ise kombine protezlerdir, yarı jel yarı serum fizyolojik; bu protezler teknoloji ürünü olaraktan protezin daha doğal durmasını sağlar.
PROTEZ ŞEKLİ
Yuvarlak protezler yarım küre şeklindedirler. Yerleştirildikten sonra memenin üst yarısında da dolgun bir görünüm oluştururlar. Anatomik protezler damla şeklindedirler. Şekilleri, memenin doğal şekline daha uyumludur. Yerleştirildikten sonra memenin alt yarısında dolgun bir görünüm oluştururlar.
PROTEZ YUVASI
Meme, yağ dokusu ve süt bezlerinden oluşmuştur. Memenin altında, meme ile meme kafesinin arasında meme kası bulunur. Protezler, ya meme ile meme kasının arasına yani kas üzerine, ya da meme kası ile meme kafesi arasına yani meme kası altına yerleştirilebilir.
Meme kasının üzerine yerleştirildiğinde hızlı bir iyileşme sağlanır. Kas altına yerleştirilen protezler kadar doğal bir görüntü oluşturulamaz, elle muayene edildiğinde, protez hissedilebilir. Meme kasının üzerine yerleştirildiğinde protez kenarlarının dışarıdan bakıldığında fark edilmesi ya da elle muayene edildiğinde hissedilmesi daha zordur. Bu nedenle daha doğal bir görünüm kazandırılmış olur. Kapsüler ihtimali daha azdır. Meme kasının pozisyonu değiştiği için meme kasının kasılmasını sağlayan omuz ve kol hareketleri ile ilk birkaç gün ağrı hissedilebilir. Bu nedenle iyileşme süresi birkaç gün daha uzun zaman alabilir.
PROTEZ YERLEŞİMİ İÇİN GİRİŞ YERLERİ
Protezler meme bölgesine 4 farklı yerden girilerek yerleştirilebilir:
1- Meme başı çevresi
Meme Büyütme ameliyat kesisi, meme başı çevresinin koyu renkli bölgesinin çevresinde, yaklaşık 4 cm. uzunluğunda yarım çember şeklindedir. Meme başı çevresinden kesi yapıldığında protezin yerleştirileceği bölgeye, süt bezleri kesilerek ulaşılır, protezin yerleştirileceği bölgeye ulaşmak için süt bezlerinin kesilmesi, olası bir doğumdan sonra emzirmeyi olumsuz etkileyebilir, meme başının duyusunu sağlayan sinir etkilenebilir, bu durumda meme başında geçici ya da kalıcı uyuşukluk oluşabilir. Ameliyat kesisi, meme başının çevresinde silik bir iz bırakarak iyileşir.
2- Meme altı kıvrım çizgisi
Meme altı kıvrım çizgisi üzerinden, ya da bu kıvrımı oluşturacak çizgi üzerinden 4-5 cm. uzunluğunda kesi yapılır. Ameliyat kesisi, meme altı kıvrım çizgisinde silik bir iz bırakarak iyileşir. Meme altı kıvrım çizgisinden girerek protez yerleştirildiğinde süt bezleri zarar görmez, olası bir doğumdan sonra emzirme problemi oluşmaz, meme başının duyusunu sağlayan sinirin etkilenme ihtimali daha azdır.
3- Koltuk altı
Koltuk altında, derinin katlandığı çizgiler üzerinden protez türüne göre 2-4 cm. uzunluğunda bir kesi yapılarak, memenin altına doğru uzanan bir tünel hazırlanır ve protez bu tünelden yerleştirilir. Protezler, bu yolla genellikle meme kasının altına yerleştirilir. Ameliyat kesisi koltuk altında olduğu için, meme bölgesinde ameliyat izi olmaz. Koltuk altındaki ameliyat izi ise kıvrım çizgileri içinde kaldığından dolayı zamanla kaybolur. Bu yolla yapılan girişimin süt bezlerine hiçbir etkisi yoktur. Olası bir doğumdan sonra emzirme sorunları ortaya çıkmaz. Meme başının duyusunu sağlayan sinirin etkilenme ihtimali çok azdır. Bu nedenle meme başının uyuşukluğuna sık olarak rastlanmaz.
4- Karın germe sırasında göbek altından Meme Büyütme
Karın germe esnasında memenin altına doğru uzanan bir tünel hazırlanır ve protez bu tünelden yerleştirilir. Protezler, bu yolla genellikle meme kasının üzerine yerleştirilirancak kas altına yerleştirmek ayrıca mümkün. Ameliyat kesisi olmadığı için, meme bölgesinde ameliyat izi olmaz.
Op. Dr Yakup AVŞAR (Este Klinik)
Telefon: 0212 270 09 93
Meme Kucultme Ameliyatı
Her ne kadar bircok bayan kucuk goguslerden sikayetcide olasa bazi bayanlarinda sorunu buyuk goguslere sahip olmaktir. Buyuk goguslere sahip olmanin en buyuk dezavantajlarindan birisi bel agrilari denebilir. Asagidaki makalemizde meme kucultme operasyonlari hakkinda faydali bilgiler bulabilirsiniz.
Memelerin normalden daha büyük ve ağır olması, kişinin fiziki görüntüsünü bozmasının yanı sıra boyun, sırt ve omuz ağrılarına, normal dik duruş pozisyonunun bozulmasıyla kamburlaşmaya, meme atlarının aşırı terlemesi ile pişik oluşması ve mantar infeksiyonlarına, sütyen askılarının omuz üzerinde derin izler bırakmasına sebep olabilir. Büyük ve sarkık memelerin yol açtığı bu tür şikayetlerden meme küçültme ameliyatları ile kurtulmak mümkündür.
Son yıllarda geliştirilmiş meme küçültme ameliyat teknikleri ile meme başı çevresi ve meme başından aşağı meme altı çizgisine doğru dikey olarak uzanan minimum izi ile istenen büyüklük ve dolgunlukta, son derece dik ve diri meme görüntüsü kazandırmak mümkündür. Bu tür uygulamalarda çıkarılan meme dokusunun miktarına bağlı olmak koşulu ile ameliyat sonrası dönemde doğum yapıldığında anne sütünde bir miktar azalma olabilmesine rağmen büyük bir oranda emzirmek mümkün olabilmektedir. Ameliyatta uygulanan tekniğe bağlı olmaksızın açık tenli ve yara iyileşme fizyolojisi normal olan kişilerde kalan ameliyat izleri çok belirgin değildir. Ancak izlerin belirginliği yine de kişinin yaşına, genetik yapısına ve derinin yapısal özelliklerine göre değişebilir.
Meme küçültme ameliyatı genel anestezi altında yapılır, ortalama süresi 3-4 saattir. Hastanede kalış süresi 1 gündür. Ameliyattan sonra kişiyi rahatsız edecek derecede ağrı olmaz. Hissedilen ağrı, ağrı kesici ilaçlar ile rahatlıkla kontrol altına alınabilir. Yapılan ameliyatın etkisinden dolayı memelerde şişlik ve hafif morarmalar olabilir. Ameliyattan 3 gün sonra duş alınabilir ve 5 gün sonra masa başı işler yapılabilir ve uçak yolculuğu sıkıntı yaratmaz. Memenin tam şeklini alması ve yara izlerinin azalması için en az 6 ay gerekir.
Op. Dr Yakup AVŞAR (Este Klinik)
Telefon: 0212 270 09 93
Gogus Diklestirme Estetigi
Meme Dikleştirme, doğum sonrası sarkan meme dokusunun dikleştirilmesi ve dolgunlaştırılmasını hedefleyen bir ameliyattır. Meme Dikleştirme ameliyatının tekniği memenin sarkıklık derecesine göre değişmektedir. Hafif sarkıklığı olan olgularda meme başı normal pozisyonuna taşınır ve meme başı çevresindeki bollaşmış olan fazla deri çıkarılır. Bu teknik uygulandığında sadece meme başı çevresinde halka şeklinde bir ameliyat izi oluşur. Sarkıklık fazla ise ayrıca memenin alt yarısından da bollaşmış derinin çıkarılması gerekir. Bu durumda meme başının çevresindeki ameliyat izine ek olarak meme başından alt kenara doğru dikey olarak uzanan bir iz daha oluşur. Bu uygulamalar ile meme başı normal pozisyonuna taşınıp bollaşmış olan fazla deriler de çıkarılarak meme dik ve diri görünümünü kazanır. Aynı girişim sırasında memeye dolgunluk kazandırmak için silikon protezler de yerleştirilebilir. Ameliyatı takip eden yıllarda doğum yapıldığında süt bezleri ve süt kanalları zarar görmemiş olacağı için silikon protez uygulanan olgular da dahil olmak üzere herkes bebeğini emzirebilir.
Meme Dikleştirme ameliyatında uygulanan tekniğe bağlı olmaksızın açık tenli ve yara iyileşme fizyolojisi normal olan kişilerde kalan ameliyat izleri çok belirgin değildir. Ancak izlerin belirginliği yine de kişinin yaşına, genetik yapısına ve derinin yapısal özelliklerine göre değişebilir.
Meme Dikleştirme ameliyatı genel anestezi altında yapılır, ortalama süresi 2-3 saattir. Hastanede kalış süresi 1 gündür. Ameliyat sonrası kişiyi rahatsız edecek derecede ağrı olmaz. Hissedilen ağrı, ağrı kesici ilaçlar ile rahatlıkla kontrol altına alınabilir. 4-7 gün sonra işe dönülebilir ve uçak yolculuğu yapılabilir. Yapılan ameliyatın etkisinden dolayı memelerde birkaç hafta süren şişlik olabilir. Ameliyat izleri aylar içinde azalır ve belirsiz hale gelir.
Op. Dr Yakup AVŞAR (Este Klinik)
Telefon: 0212 270 09 93
Kene Isirmasi Belirtileri
Kene ısırdıktan sonra hastalık belirtileri ortaya çıkana kadar geçen süre 1-3 gündür, ancak 9 güne kadar uzayabilir. Kene ısırığı olmadan, bu virusu taşıyan hayvan ve insanların kan veya vücut salgıları ile teması sonrası gelişen bulaşlarda belirtiler 5-13 gün gibi daha uzun bir sürede ortaya çıkabilir.
Hastalık kene ısırmasından sonra halsizlik, iştahsızlık, ateş, baş ağrısı, kollarda ve bacaklarda şiddetli ağrı ile başlayabilir. Bulantı, kusma, karın ağrısı olabilir. İlk günlerde gözlerde kızarma, göğüste ve yüzde noktasal kanama alanları görülebilir, bunlar tüm vücuda yayılarak morluklara dönüşebilir. Ayrıca burun ve dişeti kanamaları gibi vücudun farklı yerlerinden kanamalar görülebilir. Genelde karaciğer tutulumu olur, ağır olgularda böbrek ve akciğerlerde hastalanır.
Son iki hafta içinde kene ısırmış olanların, hayvan salgı veya kanlarıyla temas öyküsü olanların ya da KKKA olduğu bilinen biriyle temas etmiş olanların halsizlik, iştahsızlık, ateş, baş ağrısı, bulantı, kusma, karın ağrısı gibi belirtileri olduğunda hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları önerilir. Önemli olan hastalıktan şüphelenmektir, Yapılacak ileri tetkiklerle tanı konabilir. Destek tedavisi ve özel tedaviler ile hastalık kontrol altına alınmaya çalışılır. Ancak öldürücü seyredebilir.
Seks ve Cinsellik Hakkinda Merak Ettikleriniz
Cinsel yaşam, insanlığın en karanlık kalan yanlarından biri. Utanç duygusuyla korkuların birleşimi, cinselliğin her tür gerçek dışı söylentiyle birleşmesine neden oluyor. Kulaktan dolma bilgiler, uydurulmuş öyküler, cinsellik bir sır gibi fısıldandığı sürece, gerçeğin yerini alıyor.
İşte size gerçek bilgiler... Belki, merak edip soramadığınız, belki yalan yanlış bilgiler yüzünden yanlış bildiğiniz soruları derledik.
G noktası nerededir?
Yüzyılın en önemli keşiflerinden birinin adı “G noktası”. 1940 yılında Alman jinekolog Dr. Ernst Granfenburg tarafından adı konulan bu nokta, daha doğrusu alanın, kadının en erojen bölgelerinden biri olduğu iddia ediliyor. Vajina duvarında, yaklaşık 5 cm derinlikte bulunan ve bir noktadan çok bir alan diyebileceğimiz G noktasının orgazmı kolaylaştırdığı söyleniyor. Niye bir söylenti gibi aktardığımıza gelince; bu bölgeyi bulmak için, Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfederken harcadığı enerjiyi gözden çıkarmalısınız. Çünkü, Kutup Yıldızı’nın gökyüzündeki yerini bilmeniz, onu her gece gökyüzünde görebileceğiniz anlamına gelmez. Partnerinizle birlikte bu duyarlı bölgeyi bulmak için çeşitli pozisyonlar deneyebilirsiniz.
G noktası sadece kadınlara özgü bir erojen bölge midir?
Erkek de kadının uyarıldığı bölgelerden uyarılabilir. Örneğin göğüs uçları, kulak içleri, ense, kadında da erkekte de ortak erojen bölgelerdir. Erkeklerde, kadınlardaki G noktasına karşılık gelen bölge, testislerle anüs arasında bulunur. Erkeklerin G noktasını bulmak kolaydır. Ancak, çoğu zaman erkekler anüslerine yakın dokunulmasından hoşlanmadıklarından, buna izin vermeyebilirler.
Penis, gerçek büyüklüğüne ne zaman ulaşır?
Erkek cinsel organları, 17 yaşında normal büyüklüğüne ulaşır. Erkekler, 10-13 yaşlarıda ergenlik dönemine girdiklerinde, penisleri de diğer organları gibi, gelişmeye ve büyümeye devam eder. Bu büyüme 17 yaşına gelinceye kadar sürer. Bir erkeğin ergenliğe girmesiyle, cinsel gelişimini tamamlaması aynı şey değildir.
Penisin normal büyüklüğü nedir?
İşte erkeklerin daha çok küçük yaşlardan itibaren cevabını aradıkları can alıcı bir soru. Bu normal ölçü arayışının başlıca sebebi, bu çıtanın altında mı, yoksa üstünde miyim kaygısı. Bu sorunun cevabı “Partnerini mutlu eden penis, normal penistir” diye verilebilir. Bütün penisler erekte olduğunda uzar. Ancak, daha matematik bir cevap istiyorsanız, 13-15 cm kadar diyebiliriz. Şimdiye kadar tıbbi kayıtlara geçen en uzun penisin 33,5 cm uzunluğunda ve 15 cm çapında olduğu belirtiliyor. Şunu söyleyelim; çok büyük penis insana sadece problem getirebilir. Neden derseniz; 1. Vajinadan daha uzun ve geniş bir penis, acı verebilir. 2. Penis büyüdükçe, ereksiyon zorlaşır.
Uzunluk mu önemlidir, genişlik mi?
Siz söyleyin, hangisi? Erkeklerin uzun penis takıntısını boşverin. Bakın Seks Terapisti Julie Gole ne diyor:
“Eğer ideal bir penis tasarımı yapabilseydik, bu kapı tokmağı gibi, “kısa ve kaim olurdu.”
Prezervatif kullanırken bebek yağı kullanılmalı mı?
Kayganlığı arttırıcı yağlar prezervatifi olumsuz etkileyebilir. Yağ bazlı vazelin, el kremi, dudak parlatıcısı, ruj gibi maddeler, prezervatifi zayıflatabilir. Bu tip ürünler kullanmak yerine özel hazırlanmış ve prezervatifle kullanılabileceği belirtilmiş maddeler kullanın. Ya da ön sevişme süresini uzatın.
AIDS, oral seksle bulaşır mı?
Olabilir. HIV virüsünün bazı vücut sıvıları ve kanla bulaştığı herkesçe biliniyor. Oral seks sırasında ağzınızın içindeki mikroskobik kesikler, dişetlerinizdeki küçücük bir yara virüsün vücudunuza girmesine neden olabilir. Sadece HIV değil, herpes virüsü ve pek çok cinsel hastalık, oral seks sırasında bulaşabilir.
Regl döneminde seks güvenli midir?
Hayır. Hamile kalabilirsiniz. Yoksa siz vajina içinde spermin 5 gün boyunca canlı kalabileceğini hâlâ öğrenemediniz mi? Regl döneminin tehlikesiz olduğunu düşünüp hamile kalmak çok acı bir sürpriz olabilir. Unutmayın, bazı kadınlar, cinsel ilişki sırasında bile yumurtlayabilirler!
Bazen seks neden acı verir?
Vajinal sıvının yeterli olmadığı durumlarda, eğer bir kayganlaştırıcı da kullanmadıysanız, doğacak tahrişlerden ötürü seks acı verebilir. Seks sonrası küçük ağrılar genellikle problem yaratmayacak cinstendir. Ancak, ağrı sürekli hale geliyorsa ve her birleşme sırasında ve sonra yineleniyorsa, mutlaka doktora görünün. Çünkü bu tip ağrılar vajinal kistlerin ve yaraların habercisi olabilir. Birleşme sonrası kaşıntı ve tahriş yaşıyorsanız, belki de meni alerjiniz vardır. Siz siz olun, işinizi şansa bırakmayın ve doktora görünün.
Klitoris seksten sonra neden hassaslaşır?
Klitoris, bir aysberge benzer... Yani göremediğiniz tarafları, gördüğünüzden çok daha fazladır. Erkeklerdeki penise benzer bir yapısı vardır. Seks sırasında içindeki kılcaldamarlar kanla dolar. Dokunulmaya karşı duyarlılığı artar.
Orgazm sonrası kendimizi neden daha iyi hissederiz?
Orgazm, damarlarımızdaki kan akışını hızlandırır ve dolaşımı canlandırır. Meditasyon kadar etkili bir rahatlama yöntemidir. Bungee Jumping yapmış birinin yere ayak bastığı andaki rahatlama hissini düşünün. Orgazm, biraz da buna benzer.
Menide kalori var mı?
Evet. Bir boşalımlık menide yaklaşık 25 kilojul vardır.
Neden meni bazen koyudur?
Eğer partnerinizin menisi koyuysa buna sevinin. Çünkü bilin ki, kendisini size saklamıştır. Erkeğin ilişki sıklığına bağlı olarak menisinin kıvamı değişir.
Kadınlar da boşalır mı?
Bu da çok tartışılan ve cevabı çok merak edilen bir konu. Kimilerine göre kadınların yüzde 40”ı erkekler gibi boşalıyor. Ancak, bunun normal vajina sıvısı mı, yoksa G noktasının orgazma katkısı mı olduğu konusu henüz kesin değil. 1988 yılında Slovakya’da yapılan bir araştırmada, kadınların G noktalarına baskı uygulanmış, sonuçta bazı kadınlarda bir boşalma görülmüş.
Neden penis bazen yana yatar?
Bazı durumlarda erekte olmuş penislerin, bir tarafa doğru yattığı görülür. Bu normal bir durumdur. Penisler de tıpkı diğer organlar gibi, her insanda farklı özellik gösterir. “Peyronie”s disease” adı verilen ve peniste nedeni belli olmayan hücre çoğalmasına sebep olan ağrılı bir hastalık da penisin çarpık durmasına neden olabilir.
Penis kırılabilir mi?
Evet. Ereksiyon halindeki bir penis, baskı altında kırılabilir. Çok ağrı verici olan ve doktor müdahalesine gerek duyulan bu durum, erkekler için çok ciddi bir sorun olabilir. Bu tatsız durumu yaşamamak için, dikkatli olmak da fayda var.
Erkekler orgazm taklidi yapar mı?
Evet. Ereksiyon olması ille de boşalacağı anlamına gelmez. Hatta belki başı ağrıyordur çok yorgundur ya da havasında değildir. Sadece sizi kırmaktan çekindiği için sizi geri çevirememiştir. Orgazmdansa orgazmı taklit etmeyi tercih edebilir.
Seks sırasında komik sesler mi çıkıyor?
Evet, kimi zaman böyle şeyler olabilir. Hatta gaz kaçırmak bile mümkün. Bunu seksin doğal sürecinin bir parçası olarak kabul edebilirsiniz.
İspanyol seksi nedir?
“French Kiss”ten sonra bu da ne oluyor?” demeyin. Çok özel bir tarafı yok. Normal bir ilişkiden farkı, erkeğin, kadının göğüsleri üzerine boşalması. Her duruma isim takmak ve bir millet patenti vermek isteyenlerin koyduğu öylesine bir isim kısacası.
Penis neden mavileşir?
Yüzüstü pozisyonda, penise daha fazla kan gitmesi, penisin mavileşmesine neden olabilir. Boşalma sonrası ya da ereksiyonun sona ermesi halinde, penis tekrar gerçek rengine döner. Eğer çok rahatsız oluyorsanız bakmayın. O rahatsız oluyorsa, bir doktora görünsün. En azından içi rahat eder.
http://www.ntvmsnbc.com/news/416296.asp
Karpuz + Ceviz = Viagra
Karpuz, çok miktarda tüketildiğinde, içinde ve kabuğunda bulunan citrulline vücuttaki enzimlerle reaksiyona giriyor ve ‘arginine’ adlı bir amino aside dönüşüyor. Bu da, kalbe, dolaşıma ve bağışıklık sistemine iyi geliyor.
Dr. Bhimu Patil, karpuzun Viagra gibi tek bir organ odaklı olmadığını, ancak buna karşın hiçbir yan etkisinin bulunmadığını belirtti.
North Carolina State University’den Todd Wehner da Viagra kullananların karpuzdan aynı etkiyi beklememelerini söyledi. Wehner, karpuzun önemli bir etkisinin olabileceğini ancak tıbbi bir tedavinin yerini tutmayacağını kaydetti.
‘Citrulline’ maddesinin yüzde 60’ının karpuzun kabuğunda bulunduğunu belirten Patil, karpuzun ancak çok fazla tüketildiğinde bu etkiyi yapacağını dolayısıyla karpuz tüketirken alınan şekeri azaltmak için çalışmalar yapacağını söyledi.
Ceviz: Araştırmacılar, ‘citrulline’ maddesinin, karpuz dışında salatalık ve kavunda az miktarlarda, ceviz tohumunda ise yüksek miktarda bulunduğunu kaydetti.
http://www.ntvmsnbc.com/news/453419.asp
Perşembe, Temmuz 10, 2008
Viagra Nasil Kullanilmali
Viagra nasıl kullanılmali?
Cinsel Fantaziler
Cinsel Fantaziler 1
Cinsel Fantaziler 2
Cinsel Fantaziler 3
Cinsel Fantaziler 4
Deprasyon Ilaclari Cinselligi Etkilermi?
Ideal Penis Boyu Ne Kadar Olmali?
Ideal Penis Boyu
Penis boyu cenin halinde ve ergenlik çağında DHT’nin penis hücrelerindeki telomerleri uyarması sonucu uzar ve genetik olarak maksimum uzunluğuna erişip öyle kalır.Penis ne kastır,nede kemik..Penis dokusu çok farklı bir biçimde tasarlanmıştır ve süngeri anımsatan bir yapısı vardır.Ergenlik dönemi bittikten sonra ne yaparsanız yapın penisiniz uzamaz.İsterseniz kendinizi tavana asın penisinizden yine uzamaz.Sadece erkekliğinizden olursunuz.
Bu pompalar, çekme aletleri, ilaçlar vb. bunlar sadece kısa bir süreliğüne penisin olduğundan büyük durmasına ve sanki sürekli bir ereksiyon halindeymiş gibi gorunmesine neden olur. Ancak bu durum kısa bir süre sonra sona erer ve penis boyu eski haline iner. En radikal çözüm estetik ameliyattır. Ancak bunun aşırı zahmetli oluşu ve cuzzi miktarda kısıtlı sonuçlar elde edilmesi nedeniyle pek işe yarar değildir.
Eğer penis boyunun bir çaresi olsaydı, bilim ve teknolojide çok ilerlemiş olan Japonlar buna bir çare bulurdu. Onun için kısa Penis boyuna yapılacak bir müdahale falan yok.Kendi kendinizi kandırmayın. Bu arada daha uzun penis daha güçlü ereksiyon anlamına gelmez.Tam tersi daha güçsüz ereksiyon anlamına gelir. Çünkü uzun penis ereksiyon için çok daha fazla kana ihtiyaç duyar. Kısa peniste ise böyle bir sorun yoktur.
Kısa penisiyle meşhur Asyalılar 80 yaşına kadar hiçbir ereksiyon sorunu yaşamazken,uzun penise sahip Afrikalılar 60′a geldiklerinde antropoza girerler. 20 cm’in üzerinde penise sahip bir erkekle hiçbir kadın da ilişkiye girmek istemez cünkü o boyda bir penis kadına zevkten çok acı verir.
Dr. Metehan ÜSTÜNDAĞ
Kaynak: Estetik Haber Sağlık Bilgileri
Bekaret Hapi
Bazı genç kızların başına bela olan bekaret sorununa uzman doktorlardan bekaret hapı ile çözüm geldi. Kızlık zarı dikimi yerine onun alternatifi hap üretildi.
Hollanda’nın Utrecht Hastanesi, “bekaret hapı” üreterek piyasaya sürmeye hazırlanıyor.
Doktorlar “bekaret hapı” ile gelinin bakire çıkmaması halinde boşanmaların önüne geçilebileceğini açıkladı.
Cinsel ilişkiye girmeden yarım saat önce alınacak “bekaret hapı” ile kanamanın sağlandığı ifade edildi.
Uzman Dr. Ineke van Seumeren, çok sayıda kızın “kızlık zarı diktirme” için başvurduğunu belirterek, “Müstakbel eşleriyle konuşmalarını tavsiye ediyorum. Ancak bu konunun tabu olduğunun farkındayız.Başka çaresi yoksa “bekaret hapı“nı veriyoruz” dedi.
Kaynak: Estetik Haber Sağlık Bilgileri
Salı, Temmuz 08, 2008
Cinsellikte Onemli Kurallar
Sağlıklı bir cinsellik ancak karşılıklı istek, güven, saygı ile mümkündür. İşte doğru bir cinsellik için olmazsa olmazlar.
Anadolu Sağlık Merkezi'nden Psikolog Aslıhan Kurt'un önerileri:
- Karşılıklı istek:
Cinsel ilişki için her iki tarafın da istekli ve gönüllü olması; bunun yanında aktivitenin herhangi bir yerinde durdurabilme ve sonlandırabilme özgürlüğünün bulunması gerekiyor. - Eşitlik:
Kişisel güç algısı anlamında, eşinizle eşit durumda olduğunuz gerçeğini kabul etmek önemli. Performans açısından bir taraf kendini güçsüz ya da yetersiz hissediyorsa, bu cinsel ilişkinin kalitesini olumsuz etkiler. - Saygı:
Kendinize ve eşinize saygı duymak ilişkiyi etkiler. - Karşılıklı güven:
Oldukça hassas olan bu aktivitenin karşılıklı güven oluşmadan yapılması, taraflar arasında hoş olmayan duygular yaratabilir. - Korunma:
Cinselliğin kalitesini etkileyen unsurlardan biri de istenmeyen gebelikten, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruyan bir ortamın yaratılmasıdır.
www.ekolay.net
Seks Tavsiyeleri
Şeyh El Nefzavi’nin 1394-1433 yılları arasında yazdığı "Kokulu Bahçe" adlı kitap, müslümanlığın en ünlü seksoloji kitabı olarak biliniyor. Tunus Sultanı Abdül Aziz’in veziri Muhammed bin Uane ez Zonavui’nin isteği üzerine hazırlanan kitap "Binbir Gece Masalları" yazarı Lady Burton’u bile etkisi altına almış ve 1850 yılında bir Fransız subay tarafından Fransızca’ya çevrilmiş.
Değişen bir şey yok
Araplar’ın cinsel hayatı konusunda tek kaynak gösterilen kitap, 19. yüzyılın sonlarına doğru Avrupalı yazarlarca keşfedildi. Birçok dilin ardından 1970 yılında Başak Yayınevi tarafından Seks Romanları Serisi bünyesinde yayımlandı. Faruk Ülkü tarafından Fransızca’dan tercüme edilen kitabın kapağında "Cinsi aşk bahsinde yazılmış büyük Arap seksoloji şaheseri" ifadesi yer alıyor. İçinde ise 14’üncü yüzyılın sonlarına o dönemde cinsel ilişkideki ayrıntılar en açık şekilde anlatılıyor.
"Ey Vezirim" hitabıyla başlayan kitap önce kadını tarif ediyor:
"Yuvarlak belini, güzel göbeğini, şahane sırtını, dolgun kalçalarla birbirine bağladıktan sonra bütün bu harikaların arasına, o oyun ya da savaş alanını yerleştirdi."
Ardından mükemmel bir erkeğin tarifi yapılıyor, "Geniş omuzlu, dolgun kalçalı olmalı ve boşalma anını ayarlamayı olduğu gibi, organını yeniden aşka hazırlama yollarını da bilmelidir. Organın kadını tatmin için en çok on iki parmak ya da üç el toplamı, en az altı parmak ya da bir buçuk el toplamı boyunda olması gerekir."
Karnınız tok olmamalı
Yazar ideal bir cinsel birleşmenin nasıl olması gerektiğini ise şu şekilde tarif ediyor; "Bilin ki ey Vezir! Bir kadınla beraber olmak istediğinizde birleşmeniz iyi ve sıhhate faydalı olsun derseniz, midenizi fazla yiyecek ve içecek ile doldurmamalısınız. Böyle durumda belinizde tutukluk, idrarınızı tutamama ve göz zaafiyeti tehlikesi yaşarsınız. Tam birleşme anında onunla oynaşınız. Yanaklarını öperek, dudaklarını ve göğüslerini emerek onu heyacanlandırabilirsiniz. Öpüşmeler, ısırmalar, göğüsleri okşamalar, kucaklaşmalar ağız ve dilin hareketleri zevki uzatabilecek, artırabilecek en güzel şeylerdir, inan bana."
Kitapta ayrıca 11 değişik cinsel birleşme tarifi yapılıyor. Bunun dışında Hintliler tarafından uygulanan 24 ayrı birleşmeden de söz ediliyor. Hepsine ayrı ayrı isimler veren yazar vezirine seslenerek şöyle diyor: "Siz de deneyin değişik durumları. Her kadın şahsen en zevk aldığını seçecektir."
Doğal viagralar
Cinsel birleşme zevkini daha da artırmak için 6 yol bulunduğunu belirten yazar, bunları şöyle sıralıyor: "Güçlü bir aşk ateşi, erkek gücü, çok arzu edilen bir sevginin varlığı, yüz güzelliği,
tahrik eden yiyecek ve içecekler."
Yazar ayrıca cinsel gücü artırıcı ilaçların da tarifini yapıyor:
"Sakız ağacının meyvelerini ezip, bal ve zeytinyağı ile iyice karıştırdıktan sonra sabahları yataktan kalkar kalkmaz kullanın. Devenin hörgücünde bulunan yağı alıp sevişmeye başlamadan o yağı sürünce faydasını görecek, kadınların da hoşlanacağını öğreneceksiniz. Yeşil bezelye, soğanla iyice kaynatılır, tarçın, zencefil ve kakule tozu serpilerek dövülür. Böylece sevişme gücünü çoğaltacak başka bir ilaç daha elde edilir."
Hint usulü birleşmeler
"Kokulu Bahçe"de özellikle Hintler tarafından uygulanan bazı cinsel birleşme pozisyonları da yer alıyor.
• Dok el ovted (Çivileme): Kadın bacakları ile erkeğin belini sarar sıkıca, arkasını bir yere dayayıp kolları ile erkeğin boynuna sarılır.
• Nik el haddadi (Demirci biçimi): Kadın, kalçalarının altına bir yastık koyarak sırtüstü uzanır ve dizlerini göğsüne çeker.
• Haşu en nikanuk (Devekuşu kuyruğu): Kadın sırtüstü yatağa uzanır, erkek onun önünde diz çöker ve sadece başı ve omuzları yatağa değecek şekilde bacaklarını kaldırır kadının; duhulden sonra bacakları ile boynunu kavramış olan kadının kalçalarını kavrayarak aşağı yukarı oynatır.
www.milliyet.com.tr
Opusme Teknikleri ve Yanlislar
Opusme Stiliniz Sizi Partnerinize Anlatir
Öpüşmek ilişkideki pek çok gizli kalmış gerçeğin aydınlanmasına neden olur. İlişkinizin bilinçaltı için öpüş tabirlerine başvurmanız kaçınılmazdır. Aşağıdaki maddeler, öpüşme analizleri için önemli ipuçları veriyor.
Dilini kullanarak öpüyordu, hemen vazgeçti.
Çünkü büyük olasılıkla siz çok fazla ateşli bir karşılık verdiniz. İlişkinizin gidişatı üzerinde düşünmeye ihtiyacı var ve sizin her baskın hareketiniz ve yanıtınız onu korkutuyor. Bunu hissettiğinizde onu korkutmamaya çalışmalısınız.
Sizi öpmüyor, daha çok boynunuzla ve daha aşagısıyla ilgileniyor.
1-Kötü öpüşüyorsunuz.
2- Duygusal çalkantılar içinde ve çok güvensiz.
3- Monogam degil.
Öpüşme sırasında gözleri sürekli açık.
Bir anlamda kendine güvensizlik ve paranoya göstergesi. Kendini kaybetmiyor, Kafasında başka bir mesele var.
Öpüşme konusunda ilk adımı siz atıyorsunuz sürekli.
1- İlişkinin biçimlenişi konusunda kararsız ve kendini sorumlu hissetmek istemiyor.
2- Öpüş biçiminizi hiç sevmiyor.
3- Sizden fena halde çekiniyor.
Her uzun öpüşmenizden sonra esniyor.
Size fena alışmış, heyecanı az.
Her öpüşmeden sonra canının yandığını belirtiyor.
Herkes öpüşürken küçük ısırmalardan haz duymaz. Bu konudaki eğilimlerin karşılıklı paylaşılması şart. Üstelik erkekler canlarının yanması konusunda kadınlardan daha tepkisel davranabilirler.
www.milliyet.com.tr
Cinsel Saglik ve Egzersiz
Günlük egzersizin, kalp sağlığını koruduğu gibi cinsel sağlığı da koruduğu belirlendi.
ABD'de yapılan yeni araştırmalar, egzersizin kan basıncını artırdığı ve ereksiyon riski sorununu azalttığını ortaya koydu. Bilim adamları, egzersizin vücudun bütün bölgelerinde kan basıncını artırarak vücuttaki kan dolaşımını normale çevirdiğini, günlük 3 kilometre yürüyüşle, ereksiyon sorununun çözülebileceğini kaydediyor.
Yapılacak yürüyüşün "canlı" olması gerektiğini belirten uzmanlar, sağlık sorunu olan kişilerin, hızlarını doktorun önerilerine göre ayarlamaları gerektiğini vurguluyor.
New England Araştırma Enstitüsü'nde yapılan araştırmalarda, sigara ve alkol kullanımının ereksiyon sorunu üzerinde bir etkisinin bulunmadığı saptandı. Araştırmacılar, sigara ve alkol kullanımını azaltmakla ereksiyon sorununun çözülmediğini belirtiyor.
Bilim adamları, sadece fiziksel aktivitenin seks yaşamında ve ereksiyon sorununda çok önemli rol oynadığını, bunu sosyal yaşam şeklinin de desteklediğini kaydediyor.
www.milliyet.com.tr
Cuma, Temmuz 04, 2008
Seks Oyunlari
Asagida sizlere bu konuda yardimci olmasi icin seks oyunları baslikli bir yaziyi paylasiyoruz.
Seks oyunları
Cinsel isteğin uyanması, ya da cinsel coşku, erkek ve kadın vücutlarının cinsel birleşmeye elverişli hale gelmesini sağlar. Bu, bütün vücutta oldukça karmaşık değişimlerin olması demektir.
Çoğu erkeğin cinsel duyarlığı üreme organlarında toplanmış olduğu için, sevişme ilerledikçe kadının bütün vücudunun tek bir erojen bölge haline geldiğini genellikle farketmezler.
Eğer kadın zaten heyecanlanmamış ve arzulu değilse, ilk baştan doğrudan doğruya cinsel organların ve göğüslerin uyarılması ona fazla haz vermeyecek, hele hele erkeğin sandığı gibi onun doruk noktasına çıkmasına hiç yardım etmeyecektir. Kadınların cinsel coşkuları ağır ağır artar. Başlangıçta hafif temas, okşama ve öpüşme cinsel heyecanın uyandırılması için en uygun yöntemlerdir; sevişmenin başında, erkeğin temel erojen bölgeleri (cinsel organlar ve göğüsler) değil, ikincil olanları (yüzü, boynu, kolları, sırtı, belkemiğini, kalçaları, ayakları) uyarması doğru olur. Ağız son derece duyarlı bir organdır ve temposu ağır ağır ama sürekli hızlanan bir öpüşme, özellikle tutuk kadınların rahatlaması ve heyecanlanması açısından yararlı bir yöntemdir. Göğüsler de son derece duyarlı organlardır; Erkeğin bu bölgede biraz dikkatli olması ve kadın vücudunun diğer bölgeleri için de geçerli olan şu kuralı özellikle gözönünde tutması gerekir:
Uyarma önce yumuşak dokunma, okşayış ve öpüşler biçiminde başlamalı ve basınç ağır ağır artmalıdır.
Kadınlarda ise durum farklıdır. Görsel uyarıcılar genellikle erkeği kadından daha çok etkiler; bu, ön oyunlar sırasında kadının unutmaması gereken bir noktadır.
"Tahrik edici" giysiler ve tavırlar, çıplaklık ya da yarı giyiniklik, cinsel bölgelerin apansız açılması ve bu türden bütün "baştan çıkarıcı" davranışlar, yorgun bir erkeği bile heyecanlandıracak cinsel tekniklerdir. Cinsel duyguların sözle belirtilmesi de kadınlar için olduğu kadar erkekler için de önemlidir. Erkeklerin cinsel duyarlılığı daha çok cinsel organlar bölgesinde odaklanmıştır.
Vücutlarının diğer tarafları, kadınlarda olduğu gibi okşama ve uyarma karşısında fazla duyarlı değildir. Bu yüzden sevişmenin başlangıcında kadının dikkatinin erkeğin bu bölgesinde toplanması yerinde olur. Başlangıçta kadın eşinin penisiyle hafifçe oynayabilir ve yumuşakça okşayabilir; ama fazla gecikmeden daha güçlü bir uyarıma geçmesi gereklidir. Kadına, bir erkeği nasıl uyaracağını tanışıklık ve deney öğretecektir. Eğer bu yoksa, erkeğin ona açıkça yol göstermesinde bir sakınca yoktur.
www.milliyet.com.tr
Genital Sigil
HPV virüsünün genital mukozada oluşturduğu yaralara `Genital siğil` denir. Vajina, penis, vulva veya anüs çevresinde ortaya çıkan birkaç milimetre çapında, kırmızımsı veya kahverengimsi papüllerdir (kabarıklıklar).
HPV virüsünü kapar kapmaz hemen genital siğil ortaya çıkmaz. Klinik ortaya çıkması genellikle birkaç ayı, bazen yılları bulur. En sık cinsel temas yoluyla bulaşır ancak cinsel temas olmadan da bulaşması mümkündür.
HPV´nin 78 türü bulunur. Kana geçmez, HPV´nin aşısı yoktur.
Genital siğil ve kanser
Genital siğil tehlikeli bir hastalık değildir. Tedavisi vardır. Ancak bazı HPV türleri genital siğilin yanısıra anogenital kanserlere de (özellikle serviks kanseri) sebep olabilir. Her genital siğil vakası kanser olacak diye bir şart yoktur, ancak kanser olma riski artmıştır.
Genital siğil teşhisi nasıl konur?
Genital siğilin teşhisini cilt doktoru muayene ederek koyar. Teşhisi koyması için lezyonu görmesi gerekir. Doktor, lezyonların daha iyi görünmesi için cilde bazı solüsyonlar sürebilir -böylece siğiller beyaz renkte gözükecektir- veya büyüteçle yaraları inceleyebilir.
Tedavisi - Tedavide kullanılan ilaçlar
Keratolitik ajanlar: Üstteki deriyi içindeki HPV virüsüyle birlikte ortadan kaldıran, kurutan ilaçlardır.
İmmünmodülatörler: Bağışıklık sistemi düzenleyiciler. Etki mekanizmaları tam bilinmiyor. Ancak bağışıklık sisteminde bazı kilit maddeleri etkilediği sanılıyor.
İnterferonlar: Anti-viral, anti-tümör ve bağışıklık düzenleyici etkileri olan ilaç grubu.
Antimetabolitler: Kanser tedavisinde de kullanılan, hücre bölünmesini engelleyen ilaçlar.
Cerrahi yöntemler
Kriyoterapi: Siğili dondurarak tedavi eder. Özellikle penisteki ve vulvadaki lezyonlar için bu tedaviye iyi yanıt verirler. Ancak ağrı ve ödem gelişebilir.
Elektrokoter: Yine ilaca yanıt vermeyen büyük lezyonlar bu işelemle cerrahi olarak çıkarılıp kalan doku koterle yakılabilir.
LEEP: Kanca şeklinde bir koterle siğilin altından yakılarak siğil çıkarılır.
Size en uygun tedavi yöntemini cilt doktorunuzla birlikte seçmelisiniz. Genital siğil tekrarlayabilir. Çünkü virüs tekrar gelip bulaşabilir.
Bu hastalıkta en istenmeyen şey, genital siğilin kötü huylu bir tümöre, kansere dönüşmesi olasılığıdır. Özellikle serviks (rahim boynu) kanserlerinin %90´nın nedeni HPV´dir. O yüzden kendisinde veya eşinde genital siğil olan bütün kadınların rutin yıllık jinekolojik muayenelerine gitmeleri ve Pap-Smear testini -siğil iyileşse dahi- her yıl yaptırmaları şarttır. Yine tedavi edilmeyen genital siğillerin yaptığı lezyonlar ilerleyip penis, anüs, vulva, vajina kanserine dönüşebilir.
www.ekolay.net
Salı, Temmuz 01, 2008
Cinsel Istegi Azaltan Seyler Testosteron Hormonu
Testosteronunuzu ölçtürerek işe başlayabilirsiniz. Ancak unutmayın; cinsel gücünüzü yalnızca erkeklik hormonu belirlemez.
Her şey bir sabah saat 08.00 ile 10.00 arasında vereceğiniz kanla ortaya çıkacak. Doç. Uğur Yılmaz, `Testosteronunuzu ölçtürerek işe başlayabilirsiniz. Ancak unutmayın; cinsel gücünüzü yalnızca erkeklik hormonu belirlemez` diyor...
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Cinsel İşlev Merkezi Direktörü Doç. Dr. Uğur Yılmaz sizlerden gelen soruları yanıtladı:
Yüksek testosteron erkekler için bir sorun mudur?
Eğer aşırı derecede yüksekse, bu bir hastalığın belirtisi olabilir ve araştırılması gerekir. Örneğin; böbrek üstü bezlerinde bir sorun olabilir veya testis tümörü oluşmuş olabilir. Bunun dışında, testosteronun yüksek olması erkekler için bir sorun değildir.
Testosteron seviyemizi herhangi bir laboratuvarda ölçtürebilir miyiz? Düşükse, ilaç almak çözüm müdür?
Elbette ölçtürebilirsiniz. Sabah aç karnına gitmenizi öneririm. Özellikle saat 08.00-10.00 arasında ölçüm yaptırmanız gerekir. Bu saatler testosteronun en yüksek olduğu saatlerdir, daha sonra düşer. Düşük çıkması halinde kendi başınıza ilaç almanız tehlikeli olabilir, lütfen bunu denemeyin. Değerleriniz düşükse mutlaka bir üroloğa başvurun.
30 yaşındayım. Düzenli spor yapıyorum. Vücudum son derece fit ancak cinsellikten son dönemde soğudum. İlaç kullandığım halde çok etkili olmadı. Testosteron seviyemi ölçtüreyim mi?
Cinsel isteğin azalmasında tek etken testosteronun düşüklüğü değildir. Cinsel isteği azaltan diğer sebeplerin de araştırılması gerekir. Cinsel istek anlayışınızı değiştirmeniz gerekebilir.
40 yaşındayım. 2 yıl önce bekarken, cinsellikten çok hoşlanıyordum. Şu anda seks çekici gelmiyor. Sizce bunun testosteronla ilgisi olabilir mi?
Elbette olabilir. İlerleyen yaşla birlikte erkeklerde testosteron seviyesi azalabilir. Evli erkeklerde testosteronun azaldığına dair araştırmalar da var. Eğer öyle bir durum varsa laboratuvar testlerine göre, testosteron replesman tedavisi uygulanabilir. Rastgele testosteron tedavisi yanlıştır.
Doktora gittim testosteron seviyem düşük çıktı. Sizce viagra bana iyi gelir mi?
Viagra ile testesteron arasında bir ilişki yoktur. Testosteron seviyeniz düşükse bu tür ilaçların çok etkisi olmaz. Eğer gerekli ise doktor gözetiminde testosteron tedavisi daha sağlıklı sonuç verir. Bazen testosteron tedavisinin yanında bu tip ilaçlar da kombine uygulanabilir.
İki yıl önce prostat kanseri tedavisi gördüm. Şu an testosteron seviyem çok düşük. Cinsellik konusunda çok istekli değilim. Doktor testosteron tedavisini öneriyor. Ancak çok tereddütlüyüm. Ne yapayım?
Testosteron erkek fizyolojisi için önemli olmasına rağmen, prostat bezinde kanserin gelişiminde de rol alır. Prostat kanseri tespit edilen durumlarda testosteron tedavisi sakıncalı görünüyor. Testosteron seviyesindeki düşüklüğün sebebi kullanılan ilaçlar ise onların değiştirilmesi faydalı olabilir. Bu sıkıntınızı mutlaka doktorunuzla paylaşın. Riskiniz sürüyorsa testosteron tedavisine başlamanız sorun olabilir. Ancak doktorunuz riskin tamamen bittiğini düşünüyorsa, o zaman bu tedaviden yararlanılabilir.
Eşim 55 yaşında. İki yıldır başka kadınlar nedeniyle ayrılma noktasına geliyoruz. Sizce andropoza mı girdi? Ondaki kişilik değişiminin testosteronla ilgisi olabilir mi? 50 yaşından sonra birden testosteronu mu yükseldi? Ne yapmalıyım?
50 yaşın üzerinde bir erkekte normalde testosteron seviyesinde bir düşme beklenebilir. Buna ´ileri yaşta androjen yetersizliği sendromu´ gibi isimler verilir. 50 yaşın üzerindeki eşinizle olan ilişkinizdeki değişimler, psikolojik nedenlerden olabilir. Eşinizin diğer bayanlara olan ilgisi de bundan kaynaklanabilir. Seks terapisti ve aile terapisti ile konuşmanız duruma kalıcı ve yapıcı bir çözüm getirebilir. Bu sorunu yalnızca fizyolojiye bağlamak size daha kolay gelebilir ama bu tür durumlar daha karmaşıktır.
Çok fazla yemek yemediğim halde göbek çevremden kilo alıyorum. Formum bozuldu. Cinsel isteğim azaldı. Düşük testosteronun tüm özelliklerini gösteriyorum. Sizce ilaç tüm bunlara yanıt verebiliyorsa, hemen alıp kullanmaya başlayayım mı?
Kilo vermeniz, egzersiz yapmanız ya da yaşam tarzınızda değişiklikler yapmanız çok daha faydalı olur. Eğer, testosteron seviyesinde ciddi düşme olduğunu düşünüyorsanız, bir endokrin hastalıkları uzmanından yardım almanız yararlı olabilir. Ya da bu kuşkularınızdan kurtulmak için basit bir kan tahlili yaptırın. Kişinin kendi kendine testosteron tedavisi yapmasının, yarardan çok zarar getireceğine inanıyorum. Tedaviye lütfen kendiniz karar vermeyin. Seviyenizde bir sorun varsa, size ürolağa gitmenizi öneririm.
Eşim testosteron jel kullanıyor. Ben bundan etkilenmemek için dokunmaktan kaçınıyorum. Üstüne sürekli tişört giyiyor. Bu jel, bana değen noktalarda kıllanma yapar mı? Sizce benim etkilenmemem için ilaç veya iğne kullansa daha mı iyi mi olur?
Kısa bir süre sonra bu jel emilip kana karışıyor. Aradan birkaç saat geçtikten sonra jel sürülürken kıllanmaya yol açmaz. Bu nedenle daha çok sabahları kullanılmasını öneririz. Ancak yine de kuşkularınız varsa eşiniz, eşinizin doktoru ve siz bir araya gelerek bu konuyu konuşun. Elbette ki tedavi için jel kullanımından başka seçenekler de var. Mesela enjeksiyon tedavisi 3 ayda bir uygulanıyor ve son derece yararlı oluyor. İlaç tedavisi de uygulanabilecek yöntemler arasında yer alıyor. Esra Tüzün / Sabah
www.ekolay.net
Cinsel Sorunlar
Cinsel sorunlar ülkemizde özellikle orta yaş ve üzerindeki kadın ile erkeklerde daha çok görülüyor. Ancak cinsel problem yaşayanların sadece yüzde 12´si hekime başvuruyor. Oysa bu sorunların çözümü sanıldığı kadar zor değil.
Başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere cinsel sağlıkla ilgilenen birçok sağlık örgüt ve kuruluşu cinsel sağlığı şu şekilde tanımlıyor: `Cinsel sağlık, cinsellikle ilgili fiziksel ruhsal ve sosyokültürel sağlık ve esenlik sürecinin kesintisiz olarak yaşanmasıdır.` Bu tanım bu süreç kesintiye uğradığında `hem sağlığımız etkilenecek, hem de yaşam kalitemiz bozulacak` anlamına geliyor. Acıbadem Hastanesi Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ferruh Şimşek cinsel sağlıkla ilgili şunları söylüyor: `Cinsel sağlık herkes için çok önemli olan ancak bir aksaklık olduğunda önemsizmiş gibi gösterilen, ardına düşmekte zorlanılan ve çare aramak için yeterince cesaret gösterilmeyen ve ne yazık ki biz doktorların da hastalarımızda varlığını pek araştırmadığımız bir konu. Oysa çok az hastalık hem kadında hem de erkekte gerek fiziksel gerek ruhsal gerekse de sosyal sağlığımızı bu kadar etkileyip bozabilir.`
Cinsellik bir tabu
Cinsel sorunlar orta yaş ve üzerindeki kadın ve erkeklerde daha çok gözleniyor. Bunda birçok etkenin varlığı tartışılmaz. Özellikle organik kökenli hastalıklarda cinsel sağlık daha çok etkileniyor. Cinsel sağlığı birebir etkileyen hastalıklardan olan tansiyon yüksekliği, diyabet, kolesterol yüksekliği gibi damarsal hasar yaratan hastalıklar, kronik depresyon gibi psikiyatrik rahatsızlıklar her zaman hastaların farkında oldukları sorunlar değiller. Prof. Dr. Şimşek `Birçok durumda hasta cinsel problemle başvurup hastalığının bilincinde olmayabilmektedir` diyerek şöyle devam ediyor: `Bu açıdan da cinsel problemler altta yatan nedenin ortaya konabilmesi açısından dikkatle değerlendirilmelidir.`
Ancak cinsellikle ilgili olarak konuşmanın çok duyarlı bir konu olduğunu da unutmamak gerekiyor. İnsanların konuyla ilgili konuşmaktan çekinmesi hem onların cinsel sağlıklarını etkiliyor hem de doktorların işini zorlaştırıyor. Prof. Dr. Şimşek konuyla ilgili şunları söylüyor: `Hastaların yakınmalarını beyan etmeleri hem kendileri için hem de problemi halletmeye çalışan doktor ve araştırıcılar için hiç de kolay değil. Çünkü birçok kültürde bu konuların konuşulması kabul edilemez tabular arasında yer alıyor.`
Kadınlar sekse ilgisiz
Toplumda insanlar cinselliği ne kadar önemsiyorlar? Başka bir deyişle cinsel yaşam hayatın ne kadar önemli bir parçası? Yaygın inanışa göre kadınlar ve erkekler belli yaşlardan sonra cinselliğin o kadar önemli olmadığını düşünüyorlar. Ancak bu sadece bir kanı olmaktan öteye gitmiyor. Prof. Dr. Şimşek, gerçeğin sanılanın aksine olduğunu söylüyor: `Bu yanıtları almak ancak toplum ölçeğinde yapılması gereken bilimsel araştırmalarla mümkün. Dünya ölçeğinde yapılan ve ülkemizi de içine alan Pfizer Global Survey adlı araştırma 40 yaş üzeri erkek ve kadınlarda cinsellikle ilgili pek çok yargının doğru olmayabileceğini gösteriyor. Ülkemiz içinse erkeklerimizin yüzde 70´inin cinselliği yaşamın çok önemli bir parçası olarak gördüğünü, kadınlarımızda ise bu oranın sadece yüzde 30 olduğunu ortaya koyuyor.` Aslında kadınlar ve erkekler arasındaki bu çarpıcı fark dünya ölçeğinde de geçerli. Oranlar sanılanın aksine benzer. Cinsellik erkekler için daha önemli. Yaş gruplarında bu oranlar incelendiğinde yaş ilerledikçe cinselliğe verilen önemin azaldığı görülüyor. Ancak yine de 70´lli yaşlardan sonra bile erkeklerin yüzde 57´si cinselliği yaşamlarında çok önemli buluyorlar. Kadınlarda durum vahim. Türk kadınları 60 yaştan sonra sadece yüzde 14 oranında cinsel yaşamı önemsiyorlar. Bu dramatik rakamlar kadınların toplumda 50´li yaşlardan sonra neredeyse cinsellikten vazgeçtiğini ortaya koyuyor. Prof. Dr. Şimşek `Erkekler 40´lı yaşlardan sonra haftada birkaç kez ilişkiyi düşündükleri halde bu oran kadınlarda sadece yüzde 23` diyerek sözlerini şöyle sürdürüyor: `Oysa derin bir çelişki olarak erkek ve kadınların yarısından çoğu cinsel performansları azaldığında partnerleri veya eşleri ile olan ilişkilerinin bozulacağını düşünüyorlar.`
Sorunlar dile getirilmiyor
Sağlık kuruluşlarına başvurma oranı erkek ve kadınlarda yüzde 12. Sorun olsa bile yine de hala toplumda sağlık kuruluşlarına başvurmada bir çekingenlik olduğu görülüyor. Prof. Dr. Şimşek bu noktada şöyle konuşuyor: `Bunu yenmek için biz doktorlara da görev düşüyor. Cinselliğin ve aksaklıklarının önemsenmesi gerektiğini vurgulamamız gerekiyor. Nitekim bu araştırma gösteriyor ki herhangi bir nedenle sağlık kuruluşlarına başvuran 40 ve üzerindeki erkeklerde, doktoru cinsel sağlığı ile yüzde 6 oranında, kadınlarda yüzde 10.3 oranında sorgulama yapmış. Bunun çok yetersiz olduğu açık. Çünkü erkeklerin yüzde 70´i kadınların yüzde 57´si bunu doktorundan bekliyor. Sonuç olarak cinsel sağlığa verilmesi gereken önem göz ardı ediliyor ve bu daha çok mutsuzluk ve sağlıksızlık kaynağı. Oysa çareler var yeter ki aransın.`
Özellikle organik kökenli hastalıklarda cinsel sağlık daha çok etkileniyor. Cinsel sağlığı birebir etkileyen hastalıklardan olan tansiyon yüksekliği, diyabet, kolesterol yüksekliği gibi damarsal hasar yaratan hastalıklar, kronik depresyon gibi psikiyatrik rahatsızlıklar hastaların aslında pek de farkında olmadığı hastalıklar.
Cinsellik erkekler için daha önemli. Yaş gruplarında bu oranlar incelendiğinde yaş ilerledikçe cinselliğe verilen önemin azaldığı görülüyor. Ancak yine de 70´lli yaşlardan sonra bile erkeklerin yüzde 57´si cinselliği yaşamlarında çok önemli buluyorlar.
http://www.ekolay.net/