Perşembe, Ekim 30, 2008

Dogru Bilinen Yanlislar

Cinsel saglik bilgileri yazimizda bu sefer dogru bildigimiz 7 seks yanlisini sizlerle paylasacagiz, bakalim asagidaki bilgileri siz nasil biliyorsunu? Dogru mu, yanlis mi?

Cinsellik hakkındaki yanlış inanışlar, özellikle ergenlik döneminde gençler arasında 'doğru' bilgiler gibi kulaktan kulağa yayılıyor. Psikiyatrist Sabri Yurdakul gençlerin en çok inandığı mitleri sıraladı ve bu mitlerin doğru açıklamalarını yaptı:

1- Fazla mastürbasyon, kısırlığa ya da zeka geriliğine yol açar:
Hayır, mastürbasyonun fazlası kısırlığa ya da zeka geriliğine yol açmaz. Ama cinsel organlarda tahrişe neden olacağı için mahsurlu sayılıyor. Ayrıca çocuk mastürbasyona fazla düşkün olduğunda; çevreden kopabilecek, arkadaşlarından uzaklaşacak, kendi içine kapanacak ve sadece cinsellikten oluşan bir dünyada yaşayacaktır. Böyle bir durumda karşı cinse olan bakışı değişecek ve onları sadece cinsel objeler olarak görecektir. Bu durum da, sosyal gelişimini engelleyecektir.

2- Bir kız çocuğu banyoda otururken, oraya daha önce bir erkek oturmuş ve erkeklik sıvısı oraya bulaşmışsa hamile kalır:
Hayır, bir kız çocuğu daha önce oraya oturmuş bir erkeğin erkeklik sıvısı bulaştı diye hamile kalmaz. Hamile kalabilmesi için bu sıvının cinsel organının içine bulaşması gerekir. Bu da, normal bir oturuş pozisyonu ile pek fazla mümkün olmayacaktır.

3- Bir kız erkeklerin girdiği tuvalette, onların kullandığı musluğu kullanırsa, hamile kalır:
Musluktan ya da havludan bulaşan erkeklik sıvısı ile hamile kalınmaz. Hamile kalınabilmesi için bu sıvının belirli bir miktarda kadın cinsel organından içeri girmesi gerekir. Erkeklerin kullandığı eşyaları kullanmakla hamile kalınmayacağı bilinmelidir.

4- Öpüşmek, bazen bir kızın hamile kalmasına yol açabilir:
Öpüşme ile hamile kalınmaz. Hamile kalmak için kadın ve erkek cinsel organlarının biraraya gelmesi gerekir. Bu birliktelik olmadan, hamilelik de olmaz.

5- Hamile kalmak için illa cinsel ilişkiye girmek gerekmez:
Hamile kalmak için cinsel ilişki gereklidir. Cinsel ilişki olmadan, hamile kalınamaz.

6- İlk cinsel ilişkide mutlaka kanama durumu ortaya çıkar:
Hayır, cinsel ilişki sırasında kanama olmayabilir ya da çok hafif sızıntı şeklinde bir kanama görülebilir. Bu durum, cinsel ilişkinin gerçekleşmediği anlamına gelmez. Kızlık zarı cinsel organın hemen girişindedir. Ancak kimi kızlarda bu zarın yapısı cinsel ilişkiye müsaittir ve yırtılma olmadan da cinsel ilişki olabilmektedir. Cinsel ilişki sırasında kızlık zarında yırtılma olmadığı için kanama da ortaya çıkmayabilir.

7- Adet gören kız evli ise, hemen hamile kalır:
Adet gören bir genç kız, cinsel ilişkiye girdiği gibi hemen hamile kalmayabilir. Hamilelikle ilgili yapılar biraz daha geç olgunlaşabilir ve hemen hamile kalınmayabilinir. Bu yüzden adet gören bir genç kızın cinsel ilişki ile hemen hamile kalabileceğini düşünmek son derece yanlış olacaktır.

kaynak: milliyet.com.tr

Bitkiler ve Faydalari

Sifali bitkilerin faydalarindan eminiz hepimiz az ya da cok yararlanmisizdir. En basit ornek olarak nane limonu soylememiz yeterli olacaktir :) Bitkiler ve faydalari herkes icin artk kantisanmaz bir gercek olmustur asagidaki yazimizda hangi bitki neye iyi gelir ayrintili sekilde bulabileceksiniz.

Alerji için Şifalı Bitkiler

Kayısı: İçindeki betakarotene adlı madde hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak,kanseri önler.Bir kayısı ne kadar parlaksa,içindeki betakarotene oranı o kadar yüksektir.İçerdiği kalsiyum ve magnezyum,gırtlak yanmalarını engeller.Kuru kayısıya eklenen sülfür dioksit,astım gibi alerjilere iyi gelir.

Arac Tutmasi için Şifalı Bitkiler

Zencefil: Sindirime yardımcı olur.Mide bulantısını giderir. Enerjinizi artırır.Otomobilde uzun süre gitmenin yol açtığı bulantı ve rahatsızlıkları azaltır.

Artirit için Şifalı Bitkiler

Enginar: Enginarın en büyük özelliği toksinleri temizleme yeteneğidir.Artirit ve romatizması olan hastalara özellikle tavsiye ediliyor. Cynarine adlı madde,karaciğer ve safra kesesinin rahatsızlanması nı engelliyor.

Astim için Şifalı Bitkiler

Soğan : Sarımsakla birlikte enfeksiyonlarla mücadele eder. Kükürt bileşimleri atardamarları n zarar görmesini önler. Soğan; kemik erimesine de iyi geliyor.

Adet Sancisi için Şifalı Bitkiler

Muz : İçerdiği yüksek oranda B6 vitamini sayesinde kadınların adet dönemi sancılarını büyük oranda azaltır.Doğal bir ağrı kesici gibidir.

Tarçın: Koli basilinin üremesini önler.Limon çayına balla birlikte eklenerek içildiğinde hem boğaz ağrılarına hem de adet dönemi sancılarına iyi gelir.

Bagirsak Sorunlari için Şifalı Bitkiler

Elma : Protein, vitamin ve doğal kimyasallar sayesinde sindirime yardımcı olur. Sindirimi kolaylaştırır.Bağırsak sorunları çeken kişiler için dengeleyici ve normalleştirici besin olarak nitelenirler.

Bas Agrisi için Şifalı Bitkiler

Nane : Nane çayı baş ağrılarını dindirmek için birebirdir. İçerdiği mentol ve mentol doğal yağları sayesinde mideyi rahatlatma etkisine de sahiptir.

Biberiye : Kimyasal içerikleri sayesinde doğal bir ağrı kesici görevi görür.

Çikolata: Doğal antidepresan özelliği vardır. Çikolata magnezyum ve demir içerir. Sinirleri gevşetici özelliği sayesinde baş ağrısını dindirir.

Cilt Sorunlari için Şifalı Bitkiler

Papatya: Bitkisel yağ ve kimyasallar içerir.Çay olarak içildiğinde sindirime yardımcı olur, karın ağrılarını dindirir.Sıcak bir banyonun ardından hazırlanacak papatya çayı torbaları, egzamanın neden olduğu kaşıntı ve yanmaları alır.

Acı pul biber: Portakaldan 3 kat daha fazla oranda C vitamini içerir. Capsantin adlı kimyasal madde zona hastalığının neden olduğu ağrıları dindirmek için yapılan kremlerde kullanılır.

Portakal suyu: Bir bardak portakal suyu günlük C vitamini ihtiyacınızın tamamını karşılar.İçindeki potasyum vücudun su dengesini korur;cildin kurumasını, kırışıklıkların meydana gelmesi önler.

Portakal yağı: Susam yağıyla karıştırılarak da iyi bir cilt yağı elde edilir. Selüloitli bölgelere portakal yağıyla masaj yapılması tavsiye edilir.

Çolyak Hastaligi için Şifalı Bitkiler

Kestane: Önemli bir enerji kaynağıdır.Kolayca sindirilebilir. Çölyak hastaları için buğday içermeyen un kaynağı olabilir.E ve B6 vitaminleri içerir.

Deprasyon için Şifalı Bitkiler

Avokado: Sindirimi çok rahat olan bu meyveyi özellikle yeni doğmuş bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ederiz.İçerdiği E vitamini kalbe iyi gelir, yüksek potasyum da dinç tutar ve insanı depresyona sokan uyuşukluluk ve rahatlığı üzerinden atar. Vücudun kolesterol oranını ayarlar.Teninizin sürekli hücre yenilemesine neden olur. (Zayıflamak isteyenler Yağ oranı yüksek olan avokadoyu yememenizi öneririz.)

Çikolata: Sütlü çikolataları tercih edin.Çünkü içerdiği kakao yağı,magnezyum, E vitamini beynin kendisini yenilemesine ve psikolojik rahatlık sağlamasına yardımcı olur.Migreni olanlar çikolatadan uzak durmalıdır.

İstiridye : İçindeki demir,sperm sayısını ve insanın seks gücünü artırır. A, B12 ve C vitaminleri içerir.Beyin için en faydalı yiyecek olan istiridye, enerji verir. (Dikkat: Kolesterol oranı birçok balığın iki katıdır.)

Patates: Bir patates,bir kişinin bir gün içinde alması gereken C vitaminini içerir. Beyindeki serotonin adlı kimyasal maddenin kendisini yenilemesini sağlar.

Dis için Şifalı Bitkiler

Ekmek: Şekerli yiyecek yenildiğinde içindeki asitler dişlere her 20 dakikada bir saldırır. Ekmek,dişleri korur.Gün boyunca 6 ila 11 dilim ekmek yiyin.

Meyve: (Her çeşit) Günde 2 ila 4 öğün meyve tüketin.

Sebze: (Her çeşit) Günde 3 ila 5 öğün tüketin.

Yoğurt veya beyaz peynir: Eğer yemek arası atıştırırken diş sağlığınızı düşünüyorsanız, kalsiyum deposu olan bu iki yiyeceği tercih edin.

Muz : Yüksek miktarda karbonhidrat içerir.Zengin bir potasyum kaynağıdır. Bu mineral,kalbin düzenli çalışmasını ve tansiyonun düzenli olmasını sağlar.

Diyabet için Şifalı Bitkiler

Kuru fasulye: Lif açısından zengin bir besindir.Bu da diyabet riskini büyük oranda azaltır.İçerdiği karbonhidratları vücudun şekere dönüştürmesi uzun sürer.

Mercimek :B vitamini,demir, kalsiyum, potasyum, fosfor ve magnezyum içerir. Çözünebilir lif içermesi sayesinde kandaki kolesterol oranını düşürür. Diyabet ve kalp hastaları için iyi bir besindir.

Felc için Şifalı Bitkiler

Turunçgiller: C vitamini zengini turunçgiller içerdikleri flavonoid adlı antioksidanlar sayesinde atardamarları n,kalbin zarar görmesini önlüyor. Portakal içerdiği folik asit,kalp dostu potasyum ve kalsiyum sayesinde sağlıklı alyuvar hücrelerinin çoğalmasına neden oluyor.

Hamsi : Kolesterolü düşüren ve kan pıhtılaşmasını önleyen Omega-3 bol bol var.

Goz için Şifalı Bitkiler

Mısır: Zeaksantin adlı bir bitkisel bileşim içerir.Bu madde yaşa bağlı olarak gelişen görme bozukluklarını azaltır.

Ispanak: Antioksidan özelliği taşıyan A vitaminine dönüşen betakaroten içerir. Sağlıklı gözler için gereklidir.Katarakt ve diğer göz tabakalarının bozulmasına karşı lutein maddesi de içerir. Pişirdikten sonra hemen tüketin;Beklediğinde yararlı maddeler toksik maddelere dönüşebilir.

Grip için Şifalı Bitkiler

Satsuma: (Küçük portakal) İçerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde öksürüğü ve kanlı tükürükleri keser. Ayrıca kan pıhtılaşmasına karşı en etkin doğal yiyecek olduğu için ileri yaşlarda felç ya da kalp krizi riskini de azaltır.

Tarçın: Yemeklere girmiş olabilecek E-coli bakterisinin vücutta yayılmasını engeller. Mideyi düzene sokar. Kusmayı engeller.Hatta bal ya da limon suyuyla birlikte alındığında boğazdaki yanmaları keser.

Hardal: İçindeki singrin maddesi,midenin gaz çıkarmasına yardımcı olur.Sindirim sistemini düzenler,mide ağrılarını giderir.1/2 çay kaşığı alınmalıdır.

Gut (Damla Hastaligi) için Şifalı Bitkiler

Hamsi : Omega-3 yağı açısından çok zengindir.Kolestero l seviyesini düşürür. Kanın pıhtılaşmasını önleyerek damar tıkanıklığı, kalp krizi ve felç geçirme riskini düşürür.Haftada en az 1 kez yemek gerekir. Kalp hastaları için bu miktar haftada 3-4 porsiyon olmalıdır.

Hamilelik için Şifalı Bitkiler

Enginar: Bol miktarda folik asit ve potasyum içerir.Düşük yağ oranı,sindirimi kolaylaştırıcı etkisi,antioksidan özellikleri sayesinde anne adayı ve bebeğin sağlığına önemli faydaları vardır.

Böğürtlen: E vitamini içerir.Vücuttaki zararlı atıkların temizlenmesini sağlar. C vitamini boldur.Cenini korur.

Hemeroid (Basur) için Şifalı Bitkiler

Hindistan cevizi: İçerdiği myristin adlı madde kusmayı engeller, basur için birebirdir. (Dikkat! Fazlası basur için tehlikelidir. )

İdrar ve Bobrek Agrilari için Şifalı Bitkiler

Pancar: Böbrekleri çalıştırır.Önemli bir potasyum kaynağıdır. Vücuttaki tuz oranını dengeler. Bu sayede böbrekler ve idrar yollarının çalışmasını destekler.

Kavun : Orta boy bir kavunun yarısı,günlük C vitamini ihtiyacını tamamen karşılar. A vitamini ve betakaroten içerir. Bunlar vücudu temizleyici etkiye sahiptir. Böbrekleri rahatlatır.Yüksek miktarda su ve düşük miktarda kalori içerir.

İdrar Yollari Problemleri için Şifalı Bitkiler

Nane : İdrar söktürücü özelliğe sahiptir.İçerdiği mentol,midenin normal işlevini görmesine neden olur.Vücuda giren grip mikrobunakarşı savaştığı gibi,ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır.Sabahları mide bulantısını keser. Nane çayı,baş ağrısı,stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir. Nane çayını aç karnına değil,tok karnına içiniz.

Elma : İçindeki C vitamini ve pektin oldukça faydalıdır. Kolesterolü düşürür,sindirim sistemini düzenler ve idrar ve hacet yollarındaki sorunları giderir.

Kepekli ekmek: B3 vitamini, demir, potasyum ve folik asit içerir.Çok fazlası idrar yollarına zarar verirken, günde 2 dilim yemek iyi gelir.

Kalp için Şifalı Bitkiler

Bezelye: Haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemeği yiyen bir erkeğin, yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski yüzde 35 daha az. B vitamini ve protein deposu olan bezelye,kalp için de çok önemli.

Kepekli Ekmek: Kalp hastalıklarıyla bağırsak kanseri için faydalıdır. Günde 12 gramdan fazlası kişiye göre zararlı olabilir.

Kiraz: 100 gramında 40 kalori bulunuyor.İçerdiği ellegic asit, vücudu kansere karşı korurken,kiraz kalp damarlarındaki normal bir kan dolaşımını sağlar. Çok kiraz yenmesi, gut hastalığına yakalanma riskini de düşürür. Günde 20 kiraz yemek 1 aspirin yerine geçiyor.

Çikolata: E vitamini,magnezyum ve demir;Kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürür. Günde en fazla 1 çikolata yiyin.

Elma: Günde 5 adet yiyin.

Mısır Gevreği: Günde 1 tabak yeterli.

Salatalık: Diyet yapanların en büyük yardımcısı olan salatalık,kolesterolü düşürür. Kalbi güçlendirir.Salatayı soymadan yiyin,Çünkü kalbi kuvvetlendiren madde, kabuğu ile derisi arasında bulunuyor.

Yumurta: Tüm yiyecekler içinde en kaliteli proteini içerir.En önemli özelliği,kolesterol oranını düzenleyen lesitin maddesi içermesi. Tavada az yağda pişirilmiş yumurtayı tavsiye ederiz.

Sarımsak : Mutfağınızdan eksik etmeyin.En az 1000 doğal tedavide kullanan sarımsak,sindirim sisteminden, kansere,kan dolaşımından kalp hastalıklarına kadar her şeye yaralı.Ancak hamileler dikkat olmalı.Aşırı sarımsak da kalp yanmaları ve çarpıntılarına yol açar.Günde bir diş yeter.

Humus: E vitamini zengini humus, kanda kolesterol oranını da ayarlar.

Kavun: Bir kavunun yarısı insan vücudunun günlük C vitamininin ihtiyacının tamamını, A vitaminin de yüzde 15’ini karşılar. Kavun, kalp ve böbrek hastalarının diyetlerinde sıkça kullanılan bir meyvedir.

Süt: Tam bir kalsiyum,protein, folik asit,A,E ve D vitaminleriyle fosfor deposu. Çocuk,genç ve hamilelerin günde en az yarım litre süt içmesi gerekiyor.

Şeftali: Bir şeftali,günlük C vitamini ihtiyacınızın yarısını karşılar. Sindirimi kolay olan meyvanın koyu renklilerini tercih edin.Çünkü kabuğuna renk veren betakarotene maddesi,kalp ve kansere karşı faydalıdır.

Pirinç: E ve B12 ve B vitaminleri ve potasyum içerir.Özellikle kolon ve bağırsak kanserlerine karşı faydalıdır.Kolesterolü düşürdüğünden kalbe iyi gelir.

Tuz: Vücuttaki kan dolaşımını ve sinir sistemini düzenler.Mide kanseri,kemik erimesi, kalp sorunlarına bire birdir.İngiliz Sağlık Bakanlığı, halkına günde 9 gram tuzun kafi olduğunu,aşırısının vücuda zarar vereceğini açıkladı.

Çay: Günde 2 bardak içilen çayla,4 elma,5 soğan,7 portakal yemiş gibi kalp dostu antioksidan madde almış olursunuz .İngilizler,özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriyor.

Ton Balığı: Kolesterol ve tansiyonu düzenler.Anemi hastalığına karşı D ve B12 vitamini içerir.Birçok kansere karşı vücudu içerdiği nikotinik asitle korur. Bir konserve ton balığı vücudun D vitamini ihtiyacının tamamını karşılıyor.

Hindi Eti: 125 gramı, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit,kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.

Karpuz: Bir dilimiyle günlük C vitamini ihtiyacınızın %80’nini karşılarsınız. İçerdiği potasyum,kan dolaşımını sağlar.

Kanser için Şifalı Bitkiler

Kayısı: Antioksidan olan betakaroten açısından zengindir.Hücrelere ve dokulara zarar veren moleküllerin etkisini ortadan kaldırarak kansere karşı koruyucu etkisi vardır.Lifli olduğu için bağırsakları koruyucudur.

Tahıllar: Arpa,mısır,buğday,yulaf gibi tahıllar B ve E vitamini, potasyum ve kalsiyum içerir.Kanserojen maddelerin vücuttan atılması sürecini hızlandırır.Tahı l ağırlıklı bir beslenme rejimi, bağırsak kanseri riskini yarı yarıya azaltıyor.

Fasulye: Fasulye,C vitamini ve betakaroten gibi kalp hastalığı ve kanseri önleyen antioksidanlar açısından zengindir. Ayrıca B vitamini seks hormonlarını kuvvetlendirir.

Pancar: Demir ve folik asit açısından zengin olan pancar eski çağladan beri kan hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadı r. Amerikalı uzmanlar pancar suyunun sarılık tedavisinde de etkili olduğunu belirtiyor.

Lahana: Kanserli hücrelerin çoğalmasını önleyen karoten maddesi içerir.

Havuç: Tam 40 araştırma havuç tüketimi arttıkça kanser riskinin azaldığını ortaya koymuştur.Bunun temel nedeni betakaroten, C ve E vitaminleri gibi antioksidanlar açısından zengin oluşudur.

Nohut: Yağ düzeyi düşük ve kolesterol içermeyen nohut kalsiyum, magnezyum, fosfor, potasyum,bakı r,manganez, betakaroten ve folik asit açısından zengindir. Göğüs kanserine karşı korur.

İncir: Potasyum,demir ve kalsiyum içerir.Sindirim sistemine yardımcı olur. Eski çağlarda kanserli hücrelerin tedavisinde kullanılan incir, modern tıp tarafından da kansere karşı koruyucu olarak öneriliyor.

Sarımsak: Bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve kansere, yüksek kolesterole, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır.

Fındık: Kalp krizine karşı koruyucu olan E vitamini açısından zengin bir besindir. Her gün yenilen bir avuç fındık kansere ve kırışıklıklara karşı koruyucudur.

Mercimek: B vitamini,demir, kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum içerir. Lifli özelliği kandaki kolesterol oranını düşürür. Şeker ve kalp hastaları için yararlıdır.

Zeytinyağı: İçindeki omega yağ asitleri,kandaki kolesterol düzeyini dengede tutar. Antioksidan özelliği olan E vitamini açısından da zengindir.Bu sayede kalp krizi,felç,kanser ve erken yaşlanmaya karşı beyni koruyucu etkiye sahiptir.

Soğan: Bağışıklık sistemini güçlendirir.İçerdiği allicin ve sülfür; mide ve bağırsak kanserine karşı koruyucu etkiye sahiptir. Son araştırmalar kemik erimesine karşı,peynir ve sütten daha etkili olduğunu göstermiştir.

Şeftali: Teki bile insanın C vitamini ihtiyacının %50,sini karşılayabilir.Sindirimi kolaydır.Kansere ve kalp krizine karşı koruyucu olan betakaroten açısından da zengindir.Bir tanesinde 33 kalori vardır.

Pirinç: Pirinç mükemmel bir enerji kaynağıdır.E ve B vitaminleri açısından zengindir. Bağırsak kanserine karşı koruyucu olan pirinç,kolesterolü düşürerek kalp krizi riskini de azaltır.

Çilek: Kolesterol düzeyini düşürür ve sindirim sistemini düzenler. Ellegic asit adı verilen kansersavan bir maddeyi de içerir.

Domates: Likopen açısından zengin ender bitkilerden biridir. Likopen,pankreas gibi çeşitli kanser hastalıklarını önleme konusunda hayati önemdedir. C vitamini açısından zengindir ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Lifli bir besin olması da bağırsak kanseri riskini azaltır.

Kansizlik için Şifalı Bitkiler

Hurma: Hurmaların birçoğu yüksek oranda demir içerir. Besin değeri yüksek ve önemli bir enerji kaynağıdırlar. Doğal müshil etkisine sahiptir. Daha yüksek oranda su ve daha düşük kalori içerir.

Karaciger için Şifalı Bitkiler

Enginar: Cynarine adlı madde en sert yiyecekleri dahi sindirimine yardımcı olur.Karaciğer hastalarının yanı sıra romatizma, artirit ve gut hastalığına yakalananlarla, hamilelere şiddetle tavsiye edilir.

Meyan kökü: Dünya üzerinde birçok kabile yüzyıllardır ülser, artirit, bronşit ve karaciğer rahatsızlıkları na karşı "doğal ilaç" olarak kullanır. Adrenalini yükseltir,insanın strese girmesini engeller, kan basıncını düşürür.

Zerdeçal: Karaciğer rahatsızlıkları nın yanı sıra sindirime de yardımcı olur.

Karin Agrisi için Şifalı Bitkiler

Papatya çayı: Bağırsak yollarındaki gazı çıkartır, sindirim sistemini düzenler, dengeler, mide ağrısını keser.

Kemik Erimesi için Şifalı Bitkiler

Kayısı: Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum içerir.

Süt : Kalsiyum,protein, B2-A-E-D vitaminleri, folik asit,fosfor ve demir kaynağıdır. Kalsiyum,D vitamini ve fosfor ile birlikte kemikleri ve dişleri güçlendirmek için çalışır.Bunların eksikliği kemikleri eritir.

Kilo Kaybi için Şifalı Bitkiler

Çikolatalı puding: Bu sayede vücuttaki kan istediği protein ve mineralleri alır. Kilo kaybı yaşayanların günde 3 kez 1 hafta boyunca puding yemesi gerekiyor.

Peynir: 100 gramında 78 kalori bulunuyor.

Yumurta: Günde 2 yumurta kadınların günlük protein ihtiyacının 4’te 1’ini, erkeğin ise 5’te birini karşılar.A,D,E ve B vitaminleri içeren yumurtadaki selenyum maddesi,bebeklerde sindirim sorunlarını çözer, yetişkinleri de kansere karşı korur.

Dondurma : Günde 2 top vanilyalı dondurma yemek,insan vücudunun günlük protein ihtiyacının yüzde 20’sini karşılar.

Salam : B vitamini,demir, sodyum ve potasyum deposudur.

Tansiyon için Şifalı Bitkiler

Rezene: İçerdiği potasyum sayesinde tansiyonu düzenler.Kan hücreleri için gerekli olan folik asidi de bol miktarda bulundurur. Rezene çayı sindirim için iyidir.

Tahıl: Kan damarlarını gevşeten ve rahatlatan bir tür fotosentez kimyasal maddesi içeriyor.Bu sayede kanın damarlardan daha rahat geçmesini sağlıyor. Tahıl yemek sebzelere oranla vücutta daha fazla kalori yakılmasını sağlar. Kalorinin azalması tansiyonu düzenler.

Un : Yapıldığı tahılın besin değerlerini içerir.B ve E vitamini,demir ve magnezyum açısından oldukça zengindir.

Karaciğer: Sağlıklı bir bağışıklık sistemi,cilt ve keskin gözler için gerekli olan A vitamini açısından zengindir.Küçük bir porsiyonu günlük A vitamini ve demir ile aylık B12 vitamini ihtiyacını giderir.

Laktoz Dayaniksizligi için Şifalı Bitkiler

Badem: Yüksek oranda kalsiyum, magnezyum,potasyum, fosfor,E vitamini,B2 vitamini, antioksidan içerir.Bu nedenle laktoz (süt şekeri) dayanıksızlığı bulunan ve günlük gıdalar yiyemeyen kişiler için badem ideal bir besin kaynağıdır.

Menopoz için Şifalı Bitkiler

Nohut : Sebze hormonu "fitoöstrojen" içerir.Bunlar östrojenin vücuttaki etkilerini dengeler ve menopozun yarattığı etkilere karşı korur.Protein bakımından en zengin sebzelerdendir.

Kola : Kafein vücudun yorgunluğunu alır ve konsantrasyonu sağlar.

Üzüm : İçerdiği "elajik" asit sayesinde kemik erimesine karşı korur. Kandaki östrojen seviyesini yükseltir ve menopoz ağrılarını en aza indirir.

Kuru erik: Sadece iki-üç adet yemek dahi vücudun ihtiyacı olan antioksidanları karşılar. İdrar yolları kaslarını rahatlatır ve kolon kanserine karşı korur.Demir, A vitamini, B6 vitamini ve potasyum içerir.İçerdiği yüksek orandaki bor minerali sayesinde menopoz döneminde östrojen seviyesini dengede tutar.

Tatlı patates: Adrenal salgılayan bezleri güçlendirerek vücuda enerji sağlar.Fosfor, magnezyum,kalsiyum, C vitamini,potasyum ve folik asit içerir.

Mide Rahatsizligi için Şifalı Bitkiler

Tarçın: Mide yanmalarını ve kusma hissini alır.

Hindistan cevizi: Sütlü içeceklere eklendiği zaman mideyi gevşetici ve gazını alıcı bir etki yaratır.Mide bulantılarını önler.

Lahana : Mayalanma sırasında laktik asit üretir.Bu da sindirim sistemindeki zararlı bakterileri öldürerek sindirime yardımcı olur.

Romatizma için Şifalı Bitkiler

Enginar: Vücuttaki zehiri atması nedeniyle Romatizma,gut hastalığı ve eklem yanmasına karşı birebirdir.Folik asit ve potasyum kemikleri güçlendirir.

Domates: C vitamini boldur.

Tahıl : İçerdiği doğal kimyasallar, romatizmanı n yol açtığı eklem yanmaları ve romatizma ağrılarını hafifletir.

Kekik : Timol adı verilen bir tür doğal yağ,vücuttaki diğer yağların parçalanmasını sağlar.Kekik yağı banyoda sürüldüğü zaman romatizma ağrılarını azaltır.

Zencefil: Uyarıcı etkileri kan damarlarını genişletip kan dolaşımını artırarak romatizma ağrıları ve yanmaları yok eder.

Sindirim Sorunlari için Şifalı Bitkiler

Arpa : İçerdiği kalsiyum ve potasyum gibi mineraller ile B vitamini vücuda direnç kazandırır.Ayrı ca ABD’deki bir araştırma, 6 ay boyunca her gün arpa ürünü şeylerin yenmesinin kolesterol oranını yüzde 15 düşürdüğünü kanıtladı.

Yoğurt: Günde 150 gram yoğurt vücudun bir günlük kalsiyum ihtiyacını karşılar.Meyveli yoğurtlara 3 çay kaşığı şeker eklendiği için şeker oranları daha yüksektir. Yoğurttaki potasyum,kan basıncı ve kalp atışlarını düzenler. Midenin yiyecekleri düzenli olarak öğütmesini sağlar.

Sistit için Şifalı Bitkiler

Kuşkonmaz: Folik asit,C ve E vitaminleri içerir.Yenilen besinlerin vücuttaki zehirli kalıntılarını atmayı sağlar.Karaciğer ve böbreklerin çalışmasını kolaylaştırır,destekler. Bu nedenle doktorlar, sistit hastalarının mutlaka kuşkonmaz yemeleri gerektiğini söylüyor.

Stres için Şifalı Bitkiler

Meyan kökü: Antivirüs etkisi vardır.Karaciğeri korur. Adrenalin salgılanmasını dengeler. Stresle başa çıkabilmek için gerekli olan kortizol hormonunu salgılatır.

Tiroid için Şifalı Bitkiler

Midye: Omega-3 yağı açısından zengin bir besin kaynağıdır. İçerdiği selenyum minerali tiroit bezlerinin normal işleyişi için gereklidir.

Ülser için Şifalı Bitkiler

Lahana: Ülseri olan kişiler için tonik, yani mideyi temizleyici etki yaratır.Yüksek oranda C vitamini içerir.Kırmızı lahana vücutta antioksidan özelliğe sahip A vitamini içerir.Kanseri önleyici etkiye sahiptir.Çiğ olarak salatalara katılması tavsiye edilir.

Biber : Yeşil biberde; A,C,B1,B2 ve E vitaminleri bulunuyor. Biber,mide salgısını artırdığı için,gastrit ve ülseri olanlara da tavsiye ediliyor. Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum içerir.

Vucut Su Tutmus ise onlemek için Şifalı Bitkiler

Kuş üzümü: 100 gramı günlük C vitamini ihtiyacının tam 3 katını karşılar.Antibakteriyel ve yanmayı önleyici etkileri vardır. Zengin potasyum ve düşük tuz içeriği, dehidratasyonu olanlar için önemli bir doğal ilaçtır.

Kabak: 100 gram kabak günlük folik asit ihtiyacının 4’te birini karşılar. Yüksek orandaki potasyum sıvı-tuz dengesini sağlar.

Tahıl: İdrar yollarını açıcı,çalıştırıcı ve rahatlatıcı etkileri sayesinde dehidratasyonu rahatsızlığı bulunanların yemeleri gerekir.Mideyi rahatlatıcı özelliği vardır.


ŞİFALI BİTKİLER ve FAYDALARI

ADAÇAYI: Mide ve bağırsak gazlarını giderir.Mide bulantısını keser.Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar.Göğsü yumuşatır. Astım hastaları için yararlıdır.Bu uyarıcı bitki kan dolaşımını hızlandırır.Hücre yenilenmesini ve cildin elastikiyetinin artmasını sağlar. Bu bitkiyle sivilcelerinizden de kurtulabilirsiniz.

AHLAT: (yaban armudu) : Gülgillerden; kendi kendine yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır.Yemişi iyice olgunlaştıktan sonra yenir.

Faydası : Meyveleri, ishal keser.Zehirli hayvan sokmalarında da filizleri dövülüp, konur.

AHUDUDU: Gülgillerden; böğürtlen gibi çalı halinde, dikenli bir bitkidir. Kümeler halindedir.Kendiliğinden yetişir.Meyvesi duta benzer.Sarımtı rak kırmızı portakal renginde,sulu ve güzel kokuludur. Meyvesi toplanıp,kurutulur. Reçel, şurup ve likör yapılır.Meyve olarak da yenir.

Faydası : Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür,kabızlığı giderir,vücuda dinçlik verir, romatizma,mafsal kireçlenmesi, nikris,boğaz,bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır.Kansı zlık ve veremde çok iyi bir gıdadır. Ateş'i düşürür.Üre ve şeker hastalarına da faydalıdır. Mide ülseri olanların kullanmamaları gerekir.

ALOE VERA (Sarısabır): Eski yunanlılarında güzelleşmek için kullandıkları bir bitki.Yıpranmış ciltleri onarmak ve nemlendirmek için son derece yararlı. Akne sıcaktan kaynaklanan kaşıntılara karşı cildi koruyor.Yıpranmış saçları onarıyor ve nemlendiriyor.

ARMUT: Sulu ve tatlı bir meyvedir.Rengi sarı ile yeşil arasında değişir.İçinde A,B1,B2,B3,B6,ve C vitaminleri bulunur.Bu meyve yemeklerden önce yenmelidir.Armut kandaki üre asidi ve üre tuzlarını dışarı attığından,böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur.

Faydası : Nezle'yi geçirir,hazmı kolaylaştırıp çarpıntıyı önler, sinirleri yatıştırarak beyni çalıştırır.Kabızlığı önleyerek idrar söktürür, böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder, tansiyonu düşürür,kanı temizler,hamileleri n kusmalarını önler. Mafsal kireçlenmesi, nikris ve romatizma tedavisinde faydalıdır.

AT KESTANESİ: Atkestanegiller familyasından; süs olarak yetiştirilen iri bir gölge ağacıdır.Nisan-Temmuz aylarında çiçek açar. Meyveleri kestaneye benzer.İçinde nişasta,saponin ve yağ vardır.

Faydası : Kabuklarından yapılan ilaçlar ateşi düşürür.Vücuda kuvvet verir.Tohumları ise romatizma ve mafsal ağrılarını giderir. Varis flebit ve basur memelerinin tedavisinde ve deri çatlaklarını gidermekte kullanılır.

AVOKADO: Çok kalorili olmasına rağmen içerdiği Glutathion süper bir hücre koruyucusudur,çünkü en iyi antioksidant tır. Antioksidant lar hücrelerin yaşlanmasını yavaşlatırlar ve kanseri önlerler. Tüm meyveler arasında protein bakımından en zengin olanıdır.Bol miktarda E vitamini de içerir.Bu vitamin kalp ve deriyi koruyarak dolaşımı düzene sokar.Ayrıca potasyum ve B6 vitamini de içerir.Kadınlar açısından çok gereklidir.

AYVA: Vitamini bol bir meyvedir.Her bölgede yetişir,limon ve ekmek ayvası olarak iki çeşidi vardır.Altın sarısı renkli ve hoş kokulu bir meyve olan ayva A ve B Vitaminleri yönünden çok zengin olan bu meyvenin bileşiminde tanin ve kireçli tuzlar bulunur.

Faydası : İshal ve dizanteriyi keser,mide ve bağırsakları güçlendirir, kanı temizler,karaciğeri çalıştırır,safra akışını sağlayarak çarpıntıyı giderir.Kadınlardaki beyaz akıntıyı keser. Bronşit,müzmin öksürük ve verem tedavisinde kullanılır.Merhem olarak kullanılırsa el ayak ve meme ucu çatlaklarını,egzamaya, yüz ve boyun kırışıklığını giderir.Yaprakları ndan yapılan çay gerginliğe iyi gelir.Tohumları soğuk algınlığı ve boğaz ağrısında kullanılır.

BAL: Bal, kansızlar için kan deposudur. Bal ilik bir beze sürülüp boğaza sarılırsa boğaz ve gırtlak ağrıları kesilir.Sinirleri bozulanları ve uykusuzları sakinleştirir. Süt ile bol sulandırılıp içilirse şeritleri öldürür.Bir miktar sirke ile karıştırılıp ağız çalkalanırsa, ağızda koku kalmaz.

BAKLA: İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir.Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.

BİBERİYE: Eski zamanlarda gençliği geri getiren bitki olarak adlandırılan biberiye,sivilceler e iyi geliyor.Cildin esnekliğini ve sıklığını artırıyor. Bir litre suya, biberiye ve kekik yağından iki kaşık ekleyin.Bu karışımı cildinizi temizlemek ve yumuşatmak için kullanın.

BÖĞÜRTLEN: (tilkiüzümü) :Gülgillerden bahçe çitlerinde, ol kenarlarında kendiliğinden yetişen, dikenli bir çalıdır.Yemişi ahududuya benzer, fakat ondan küçüktür.Önceleri kırmızı iken sonraları kararır.Yaprakları ;çiçekleri açmadan toplanıp,kurutulur.

Faydası : İdrar söktürür,ayaklardaki şişlikleri indirir.Yüksek tansiyonu düşürür. Gözlerdeki zafiyeti giderir.Mesane taşlarının düşmesine yardımcı olur.Ağız,dil,diş eti ve bademcik iltihaplarını giderir.Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Haricen kullanıldığı takdirde ağrıları dindirir, yanıkları iyileştirir.Kökü kaynatılıp,suyu içilecek olursa kandaki şeker miktarını düşürür.

CEVİZ AĞACI: Uzun ömürlü; gövdesi kalın, kerestesi ve meyvesi değerli ulu bir ağaçtır. Yemişi nişastalı ve yağlıdır. Hekimlikte; yaprakları,meyvesini n üzerindeki yeşil kabukları ve yağı kullanılır. Bir çok çeşidi vardır.

Faydası : Yaprakları ve kabukları ile hazırlanan ilaçlar kanı temizler,kansı zlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser.Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser.El ve ayak donuklarında, deri çatlaklarında faydalıdır. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır. Çok kuvvetli bir besin olduğundan fazla yememek gerekir.Cevizyağı,raşitizm ve sıracada faydalıdır. Kabızlığı giderir.Bağırsak solucanlarını düşürür.Derinin yanmasını önler.

ÇAKAL ERİĞİ: Bir çeşit eriktir.Ağacı bodurdur.Çiçekleri beyazdır ve yapraklarından önce çıkar.Meyvesi yuvarlak ve yeşil ve tadı buruktur. Çiçekleri; Mart ve Nisan aylarında toplanıp,kurutulur.

Faydası : İshali keser, mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Ateşli hastaların kalbini kuvvetlendirir. Terletir ve vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar.Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir.Anne sütünü artırır.

ÇAM AĞACI: Birçok çeşidi olan bir ağaçtır.Kozalakları ilk yıl kapalıdır.İkinci yıl açılıp,kurur ve ağacın dibine düşer. İlaç yapımında; tomurcuğu,palamutu,kozalağı, filizleri ve çırası kullanılır.

Faydası : Balgam söktürür. Müzmin öksürüğü keser. Kolay doğum yapmayı sağlar.

ÇAM FISTIĞI: Bronşit, verem,akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Ruhi çöküntüyü giderir. Kalp hastalıklarında da faydalıdır.

ÇAY: Binlerce yıllık bir bitki olan çayın yaprakları güzelleşmek içinde kullanılıyor.Yağlı bir cildiniz varsa, çaydan bir tonik olarak faydalanabilirsiniz .Gözleriniz şişse iki soğuk çay poşetini göz kapaklarınızın üstünde bekletin.Saçları nızın eskisinden daha parlak görünmesini istiyorsanız, şampuandan sonra çayla durulayın.Farkı göreceksiniz.

ÇİLEK: Gülgillerden sapları sürüngen,çiçekleri beyaz bir bitkidir.Yemişi pembe renkli olup,kokuludur.

Faydası : Vücudu kuvvetlendirir. Hasta olmayı önler.İdrar söktürür ve karında biriken suyu boşaltır.Böbrek ve mesane hastalıklarının iyileşmesine yardımcı olur. Mide ve bağırsak tembelliğini giderir.Sinirleri kuvvetlendirir. Yüksek tansiyonu ve kolesterolü düşürür. Bağırsak kurtlarını döker.Safra ifrazatını arttırır ve safra taşlarının dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer kifayetsizliğini ve şişliğini giderir.Ateşi düşürür.Diş etlerini güçlendiriyor, dişlerdeki tartarı önlüyor, ağız kokularını ve boğaz ağrılarını gideriyor. Cilde tazelik ve güzellik verir.Damar sertliği, mafsal iltihabı,romatizma, ve nıkriste de faydalıdır.Şeker hastaları da yiyebilir. Midesi zayıf olanlar suyunu içmelidir.

ÇÖREKOTU: İştah açar.Vücuda kuvvet ve dinçlik verir.Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker.Koklanacak olursa baş ağrısını keser.

DOMATES: Patlıcangillerden bir çeşit bitkidir.Ürünü için yetiştirilir. atanı Meksika ve Peru'dur.Yabani türünün meyveleri yuvarlak ve kiraz kadar küçüktür. Domatesin içeriğinde lycopin denilen bir madde bulunur.B,C vitamileri bakımından zengindir. Gövde ve yapraklarında solanin denilen zehirli bir alkoloid bulunur.

Faydası : Bol idrar söktürür. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını ve kanın durulmasını sağlar, damar sertliğini giderir. Romatizma ve nikriste faydalıdır. Safra ve böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Üremiyi düşürür. Hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Mide ve bağırsakların düzenli bir şekilde çalışmasını sağlar. Cilde tazelik ve pembelik verir.İsiliği ve mayasılı giderir. Nasırların sökülmesine yardımcı olur. Çıbanların olgunlaşmasını sağlar. Arı sokmasında ve yanıkların tedavisinde faydalanılır. Kansere karşı korur.Midesi zayıf olanlar,böbrek ve mesanelerinde iltihap olanlar,suyunu içmelidirler.

DUT: Beyaz dut yaprakları idrar söktürür.Vücutta biriken suyu boşaltır. Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak solucanlarını söktürür.

EBEGÜMECİ: Göğsü yumuşatır.Öksürük keser.Mide bulantısı ve kusmaları önler.Ateşi düşürüp vücuda rahatlık verir.Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir.Dişeti hastalıklarını tedavi eder.Bu bitkinin yaprakları tahriş olan cildi dış etkenlere karşı korur.Cildi nemlendirir ve yumuşatır.Ebegümeciyle kan dolaşımını hızlandırabilir, bağ dokusunun elastikiyetini artırabilirsiniz. Ayrıca göz altındaki kırışıklara ve şişliklere de iyi gelir.

ENGİNAR: Kandaki üre ve kolesterolü düşürür.İdrar söktürür. Kandaki şeker miktarını ayarlar.Damar sertliği ve kalp hastalıklarını önler.Böbrekteki kumların dökülmesine yardımcı olur.Prostat, meme ve rahim ağzı kanserine karşı iyi gelir. Enginarın içinde bulunan Silymarin maddesinin,hü crelerin hasar görmesini engellediğine işaret eden araştırmacılar,ayrı ca Silymarin maddesinin, prostat, meme ve rahim ağzı kanserini önleme konusunda da etkili olduğunu belirtti.Enginarı n içinde, fiber, magnezyum, folate ve C vitamini bulunduğu,bu sebzeyi bol miktarda tüketenlerin, bulundukları yaşın daha altında gösterdikleri belirtildi.

EKŞİ ELMA (yabani elma) : Gülgillerden; ormanlarda yetişen bir ağacın meyvesidir. Meyveleri küçük ve çok ekşidir. Çiçekleri, açık pembedir.

Faydası : Mide ve bağırsaklardaki gazı boşaltır. Buralardaki iltihapları giderir.

ELMA: Günde bir elma yemek doktoru evinizden uzak tutar.İki elma yerseniz, kalp ve dolaşım sorunlarına karşı korunmuş olursunuz. Kolesterolü yok eder ve kabızlığı önler. Sindirimi kolaylaştırır. Kokusu rahatlatır ve kan basıncını düşürür.Artrit, romatizma ve gut hastalıklarına karşı da yararlıdır.

FASULYE: Baklagillerden; barbunya, çalı, ayşekadın, horoz gibi birçok çeşitleri olan bir bitki ve bunun sebze olarak kullanılan yeşil ürünü ve kuru tohumlarıdır.

Faydası : Taze fasulye,bedeni ve zihni yorgunlukları giderir. Vücudun kuvvetlenmesini sağlar.Pankreas bezi'nin gereği gibi çalışmasına yardımcı olur.Şeker hastalığını önler ve kandaki şeker miktarını düşürür.İdrar tutukluğunu giderir.Albümini düşürür. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur.Karaciğer yetersizliğini tedavi eder.Kalbi ve böbrekleri kuvvetlendirir ve kalp çarpıntılarını giderir.Zehirlenmel erden sonra yenilecek olursa; çabuk iyileşmeyi sağlar.Fasulye pişirilirken, pişirme suyunu 2-3 kere değiştirmek gerekir.

FESLEĞEN: Sakinleştirici ve yatıştırıcı özelliği vardır.Enerji verir ve cildi rahatlatır. Fesleğenli saç losyonlarıyla saç derisine masaj yaparak, onların kökünü güçlendirebilirsiniz. Fesleğen yağıyla selüloitlerinizden de kurtulmanız mümkün.

FINDIK: Palamutgillerden; kuzey yarımküresinin ılık yerlerinde ve yurdumuzun en çok Karadeniz Bölgesinde yetişen ufak bir ağaçtır.Meyvesi (Fındık), sert bir kabuk içindedir. İçeriğinde nişasta ve yağ vardır.

Faydası : Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir.Vücuda kuvvet verir.Nekahet devresinin çabuk geçmesini sağlar.Hamilelere de faydalıdır.Dövülmüş yenirse öksürüğü keser. Varise faydalıdır. Fındık yağı,böbrek ağrılarını giderir.Kum ve taşların düşürülmesinde yardımcı olur.Bağırsak solucanlarını düşürür. Sarada da faydalıdır. Mideleri hasta olanlar,damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenler,çok az yemelidirler.

GREYFURT: C vitamini bakımından çok zengindir.Yarı m greyfurt günlük C vitamini ihtiyacının yüzde altmışını sağlar. Kolesterol oranını düşüren pektin maddesi bulunur. Kansere karşı koruyucu özellik taşır.İştah açar.

HAVUÇ: Havuç Unbelliferae familyasından iki yıllık bir bitkidir. Bilimsel adı Daucuz carota olan sebze önemli miktarlarda B1 ve B2 vitaminlerini de içerir. Havuçta bol miktarda şeker de bulunur.

Faydası :Havuç suyunun mide ve bağırsak rahatsızlıkları na iyi geldiği bildirilmiştir.

HELVACI KABAĞI: (kestanekabağı) : Kabakgillerden tatlısı yapılan bir çeşit kabaktır.Yaprakları uzun ve büyüktür. Ev ilaçlarında çekirdekleri kullanılır.

Faydası : Bağırsak kurtlarının düşürülmesinde yardımcı olur.

IHLAMUR: Ihlamurgiller familyasından; kerestesi güzel, bir gölge ağacı ve bunun kurutularak çay gibi haşlanıp içilen güzel kokulu çiçeğidir.Temmuz ve ağustos aylarında toplanıp, kurutulur. Birçok çeşidi vardır.

Faydası :Sinirleri kuvvetlendirir, sinir bozukluğunu giderir. Uyku verir.Kan dolaşımının normal olmasını sağlar. Kansızlığı giderir.Kalp kifayetsizliğinde faydalıdır.Damar kireçlenmesini önler. Böbrekleri ve mesaneyi temizler, idrar söktürür, kum döker,taş oluşmasını önler,ter söktürür.Grip ve soğuk algınlığının şikayetlerini giderir.Göğsü ve bronşları yumuşatır. Mide ifrazatını artırır.Balla karıştırılıp içilirse,mide ülserine faydalıdır. Kabızlığı ve bağırsak spazmını giderir.Boyun ve yüze güzellik verir.Burkulma ve ezilmelerde ağrıyı keser. Saç dökülmesini önler.

ISIRGAN OTU: Isırgangillerden ilkbaharda yetişen,her tarafı sert tüylerle kaplı bir büyük ottur.Tüylerinin içeriğinde formik asit vardır.Sürüldüğü yeri kaşındırır ve yakar.Tohumları da kullanılır.

Faydası : Dıştan tatbik edildiği zaman,iç organlarda biriken kanı çeker. Romatizma ve mafsal ağrılarını dindirir.Burun kanamasını keser.Egzamanı n şikayetlerini giderir.Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar.Böbrek kumlarını döker. Balgam söktürür.Haricen tatbik edildiği zaman,dalak hastalıklarına ve çıbanlara da faydalıdır.

ISPANAK: Kalp hastalıklarına, felce,yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere,hatta pişik rahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze.Göz hastalıklarına ve derideki lekelenmelere karşı etkili.Ispanak içerdiği iki kimyasal madde sayesinde görme bozukluklarına karşı etkili. Haftada 6 kez ıspanak yiyenlerin % 86 oranında yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan derideki lekelenmeler gibi bir sorunlarının olmayacağını gösteriyor. Ayrıca yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı da etkili.Bir porsiyon ıspanak,günlük demir ihtiyacımızın onda birini karşılıyor.

İNCİR: Bağırsakları yumuşatır. Kabızlığı giderir. Bronşit,öksürükveboğazağrılarındafaydalı dır.Enerji verir.

KARA LAHANA: Turpgiller familyasından iri ve kalın yapraklı bir bitkidir. En çok yetiştirileni baş lahanadır.Yurdumuzun bütün bölgelerinde yetişir. Başlıca çeşitleri: Kemer lahanası, Batman lahanası, köse lahanası, Brüksel lahanası ve kara lahana. Lahana C vitamini bakımından zengindir. Yapısında kükürt bulunur. Çiğ olarak yemek veya sıkarak suyunu içmek daha faydalıdır.

Faydası : Kansızlığı giderir,idrar söktürür. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Mide ve bağırsak yaralarını yumuşatır. Kabızlığı giderir.Kandaki şeker miktarını düşürür.Vücudu hastalıklara ve kansere karşı korur.Göğüs ucu çatlaklarını giderir. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir. Astımda faydalıdır. Romatizma, siyatik, lumbago ve Apsede yararlıdır. Ses kısıklığını giderir, iştah açar.BGuatr olanlar yememelidir.

KEKİK: Etlere,köftelere vb. hoş bir tad veren güzel kokulu ottur. Kekik çayı, soğuk algınlığına, boğaz ağrısına çok iyi gelir. kekikte bulunan «timol» tabii antibiyotiktir. Kekik çayı emzikli anneler için de çok faydalıdır.

Faydası :Bir avuç kekiği 3 bardak kaynar suya atıp,15 dak.demlendirin. Süzün ve için.

KESTANE: Kayıngiller familyasından; kışın yapraklarını döken, 25 - 30 metre boyunda bir ağaçtır.Yaprakları geniş ve meyveleri iridir.

Faydası : Kabuklarının suda kaynatılması ile hazırlanan ilaç; teş düşürür ve sinirleri yatıştırır.Meyvesi, kasları kuvvetlendirir.

Cuma, Ekim 24, 2008

Bastan Cikaran Gidalar Nelerdir?

Asagidaki yazimizda dogal afrodizyaklar hakkinda bilgi sahibi olabilirsiniz, cinsel yasaminizi renklendirmenizde yardimci olacak bu besinler alindiginda normalin uzerinde bir istek gosterdigi yani afrodizyak etkisi yaptigi artik herkes tarafindan biliniyor. Peki bu cinsel istegi artiran ve bizi bastan cikaran yiyecekler hangileri?

Pul biber
Potansiyel eşinizi ararken, keyfinizi yerine getirerek kendinize olan güveninizi artıracak, sizi canlandıracak ve kur yapmaya yöneltecek besinleri seçmelisiniz. Baharatlı gıdalar kalbe kan akışını ve metabolizmayı hızlandırırlar.

Muz
İçerdiği kimyasallarla beyinde keyif arttırıcı etki yaratır ve özgüveni artırır.

Havuç
İçerdiği yüksek lif nedeniyle cinsel arzuları uyandırıcı etki yaratabilir.


Baştan çıkaran gıdalar
Afrodizyaklar testesteron gibi cinsel hormonların salgılanmasını ve genital organlardaki kan basıncını artırarak vücudu aşk için hazır hale gelmesini sağlar. Ayrıca hızla ihtiyacınız olan enerjiyi temin eder.

Karides
İyot açısından zengin olan karides ve diğer deniz ürünleri, tiroid bezlerinin çalışması ve sağladığı enerji açısından önemlidir.

Çikolata
İçerdiği kafein nedeniyle çikolatanın uyarıcı bir etkisi vardır. Bunun yanında salgıladığı mutluluk hormonuyla keyif verir.

Zencefil
Zencefil kökünün, kadın ve erkek cinsel organlarındaki kan basıncını artırdığı söylenir.

Zeytin
Yeşil zeytinin erkekleri daha güçlü yaptığına, siyah olanların ise kadınların cinsel dürtülerini artırdığına inanılır.

Domates
Puritanlar tarafından aşk elması olarak tanımlanan domatesin cinsel canlandırıcı olarak ün yapmıştır.

Elma
Adem ve Havadan beri bu meyve baştan çıkarmayla eş anlamda kullanıldı.

Potasyum, fosfor, kalsiyum ve E vitamini yönünden zengin bu meyve hormon ve enerji düzeyini artırır.

Cinsel performans arttiran gıdalar
Keşif ve orgazm olan son aşamada, insanlarda koku duyusu diğerlerinin önüne geçer ve afrodizyak gıdalar da bu yolla etki sağlar.

Hangi kokunun seksüel canlanmayı artırdığına dair yapılan bir araştırmaya göre, her besin erkeklerde yarattığı cinsel bir karşılığı bulunuyor ve bazıları da diğerlerine göre daha etkili oluyor. "Örneğin peynirli pizza erkeklerde kan basıncını artırmada %5 oranında, tereyağlı patlamış mısır %9, balkabağı turtası ise %40 etkili oluyor. Buna karşılık çiçek kokulu parfümlerin sağladığı etki ise yalnız %3 iken, kadınlarda erkek kolonyası vajinadaki kan basıncının düşmesine neden oluyor.

Gıdaların cinsel yaşam ve performans üzerinde neden etkili olduğu konusunda birçok teori var. Fakat bu etkiler fiziksel ve psikolojik yapıya ve kişilerin geçmiş birikimlerine bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Uzmanlar afrodizyak gıdaların etkilerinin kişiden kişiye değişiklik gösterdiğinin unutulmaması gerektiğini ekliyorlar.

Cinsel Sagliginiz icin 6 Oneri

Cinsel saglik bilgisi yazilarimiza cinsel sagliginizi korumak ve de gelistirmek icin 6 tavsiye isimli yazi ile devam ediyoruz. Asagidaki cinsel saglik bilgisi yazimizda cinsel saglik ile ilgili faydali onerileri bulabilirsiniz.
  • Kendiniz ve cinsel yaşamınızla ilgili pozitif düşünün. Yaşamınızın her evresinde kim olduğunuzu değerlendirin. Kişisel arzularınızın, fantezilerinizin, korkularınızın ve deneyimlerinizin cinselliğinizi etkileyebileceğini unutmayın.
  • Birlikte aşabileceğiniz sorunları partnerinizle konuşun. İlk zamanlar onunla cinsel konularda konuşmanız zor olabilir. Ancak cinsellikle ilgili konuşmanız sizi birbirinize yaklaştırabilir ve cinsel yaşamınızı olumlu etkileyebilir.
  • Cinselliği yaşamanın birçok şeklinin olduğunu unutmayın. Cinsel birleşme iyi bir cinsel yaşam için tek yöntem değildir. Tek başınıza ya da partnerinizle birlikte denemeler yaparak kendinizi iyi hissettirecek çözümleri bulabilirsiniz. Bu çözümler yeni bir seks pozisyonu, oral seks, sevişme ya da hiç cinsel ilişkide bulunmamak olabilir.
  • Cinsel gücünüzü kullanın ya da kaybedin: Partnerli ya da partnersiz olarak aktif bir cinsel yaşama sahip olmanız genital bölgeye kan pompalanmasına yardımcı olur. Bu durum kadınların cinsel organlarının doğal olarak kayganlaşmasını erkeklerin de ereksiyon olabilmesini, boşalabilmesini sağlar. Eğer aktif cinsel yaşamınız yoksa Kegel egzersizlerini yaparak pelvik taban kaslarınızı gücünü koruyabilirsiniz.
  • Sağlığınızı koruyun: Dengeli bir diyet uygulamanız, fiziksel olarak aktif olmanız ve sağlıklı bir kiloda olmanız genel sağlığınız ve cinsel sağlığınız için faydalıdır. Yapılan çalışmalarda yaşları 65 ila 69 arasında değişen, 2. tip diyabet ve kalp hastası olan erkeklerin sertleşme problemi yaşama ihtimallerinin 2 kat daha fazla olduğunu ortaya koymuştur.
  • Cinsel yaşamınızla ya da kullandığınız ilaçlarla ilgili sorularınız için doktorunuza danışın. Sertleşme sorunu, erkekler için başka bir sağlık sorunun habercisi olabilir. Bu yüzden sertleşme sorununuzu doktorunuza belirtmeniz önemlidir. Her doktorla cinsel konuları konuşamayabilirsiniz ve her doktor cinsel sağlıkla ilgili son gelişmelerden haberdar olmayabilir. Böyle bir durumda başka doktorlara başvurmayı düşünebilirsiniz.

    kaynak: realage.com.tr

Pazar, Ekim 19, 2008

Ilk Gece Korkusu Tedavisi

Asagidaki cinsel saglik bilgisi yazimizda ilk gece korkusu ve ilk gece korkusunun nasil tedavi edildigi hakkinda ayrintili bilgileri bulabilirsiniz. Turkiye'de aslinda bu konunun ne kadar onemli oldugu cogumuz tarafindan biliniyor ancak kimse elinden gelen cabayi fazlasiyla gostermiyor bundan dolayi bu tur olaylarin aslinda ne kadar buyuk cogunlukta oldugununu cogumuz bilemiyoruz. Boyle sorun yasayanlar var ise umarim bu yazimizi okuduktan sonra kendileri ve tedavi icin biraz daha dusunurler.

1) Erkekten Kaynaklanması:
Erkeğin, özellikle ilk cinsel ilişki girişimi gerdek gecesi olacaksa, böyle bir durum başarılı olup olamayacağı kaygısına neden olur. O güne kadar hiçbir sertleşme sorunu olmayan erkek, bu tedirginlikle başarısızlık korkusu (Performans anksiyetesi) yaşar ve bu heyecanla da sertleşme sağlayamaz. Erkek o gece kendini ispatlamak zorunda bırakıldığında bu yoğun stres altında başarısızlıklar da yaşanabilir.

Bu durum devamında da bir cinsel stres haline gelebilir. Tam da bu noktada eşinin ve veya çevrenin olumsuz etkisi, beklentilerin karşılanmadığı hissiyle özgüveninin de yitirmesine sebep olur ve kısır döngüye girerek, aylar boyu sertleşme sağlayamaz.

Performans Anksiyetesi Nedir?
Performans anksiyetesi, özellikle cinsel bilgi ve deneyimi yeterli olmayan kişilerde bir kez yaşanan sertleşme güçlüğünün ardından bile ortaya çıkabilen, sıklıkla geçici ve hafif olarak yaşanan bir durumdur. Kişi, her seferinde yine sertleşme sağlayamayacağı ya da sağlasa bile sürdüremeyeceği, ve eşinin tatmin olmayacağı gibi takıntılarla meşgul hale gelir. Daha cinselliği düşünmeye başladığı anda, asıl odaklandığı konu zevk almak ya da doyuma ulaşmak değil, ‘başarıya ulaşmak’ haline gelir.

Tedavi Yontemleri Nelerdir?
Bu durum psikolojik kaynaklıdır diye düşünülebilinir. Eğer o güne kadar da erkeğin sertleşme sorunu zaten vardıysa, bu durum ise organik bir etkendendir denebilir ve ayrıntılı tanı yöntemlerine başvurulması gerekir. Psikolojik kaynaklı balayı impotanslarında öncelikle ağızdan alınan ilaçlar denenir ve başarılı da olunur. İlk ilişki gerçekleştikten sonra bir iki ilişki için de bu ilaçlardan yardım alındıktan sonra artık ilaca gerek kalmaz. Erkek özgüvenini kazanacak ve her şey normal hale gelecektir. Bazen ilaçlar yeterli olmazsa, penise yapılan enjeksiyonlarla ereksiyon sağlanır. Ancak eskiden beri var olan sertleşme sorunlarında organik yönden incelemeden sonra uygun görünen tedavi alternatiflerinden biri uygulanabilir.

2) Kadından Kaynaklanması:
O güne kadar hiç ilişkide bulunmamış genç kız, ilk ilişkide canının acıyacağı ve bir kanama olacağı korkusuyla gerdeğe girer. Bu kaygı ve korku nedeniyle de kendisini kasmaya ve ilişkiye izin vermemeye başlar. Bu duruma vaginismus denir ve tıpkı erkekte olduğu gibi kadında da aynı mantıkla kısır döngüye kadar gidebilir. Eşinin böyle bir durumuyla karşı karşıya gelen erkekte de bir süre sonra psikolojik etkiyle sertleşme sorunu veya cinsellikten uzak durma eğilimi başlar ve hem kadının hem de erkeğin tedavi edilmesi gereken bir sürece sebep olur.

Vajinismus Nedir:
Cinsel ilişkiye izin vermeyecek biçimde vajen ön kısmının istemsiz kasılmasıdır. Cinsel tedavi kliniklerine başvuranlar arasında %12-17 vajinismus tanısı konulmaktadır. Durumsal anksiyete, istemsiz adale kasılması, seksüel uyarılmada problemler, vajinal kayganlıkla ilgili problemler ve cinsel isteksizlik, cinsel bilgi eksiklikleri vajinismus sebebi olabilir. Bazen sonradan enfeksiyonlar, ameliyatlar gibi fiziksel sebeplerle gelişen ikincil vajinismus vakaları da görülebilmektedir. Vaginismus, psikolog veya psikiyatristlerin bazen de jinekologların tedavi etmesini gerektirebilir.

Sıklıkla görülen bir durum çiftlerin bazen bu olumsuzluğu kabullenip hiç doktora başvurmamasıdır. ilk girişimdeki başarısızlıktan sonra her iki çiftte genellikle sorunun geçici olduğunu ve çözüleceğini düşünür. Daha sonraki girişimlerde de ilişki gerçekleşmeyince kadında sıkıntı, gerginlik , kadınlığında eksiklik olduğu düşüncesi ortaya çıkmaya başlar. Erkek ise eşi tarafından istenmediği, reddedildiği duygularına kapılmaya başlar. Bu nedenle uzmanların önerisi en azından 1 hafta kadar bekleyip, sorunu kendi başlarına çözemezlerse profesyonel yardım almalarıdır.

Kaynak: realage.com.tr

Elma Sirkesi Faydalari

Ozellikle salatalarda elma sirkesi vazgecilmezimdir gercekten tadini cok severim ancak asagida yazilanlari okudukan sonra elma sirkesinin bu kadar cok ise yaradigini ogrenince sasirmadim dersem yalan olur. Ben elma sirkesinin bu kadar cok seye iyi geldigini hic bilmezdim.

Elma sirkesi özellikle pırıl pırıl saçlara, lekesiz bir cilt ve incecik bir vücuda kavuşmada çok önemli katkılar sağlıyor.

Elma sirkesiyle cilt güzellik seansını herkes evinde kolayca uygulayabilir. Bugüne kadar sadece sofrada kullanılan elma sirkesinin cilt güzelliği için doğurduğu 'inanılmaz' sonuçlar ise söyle sıralanıyor:
  • Kepeksiz saçlar: Saçınızı yıkadıktan sonra, son durulama suyuna elma sirkesi ekleyin. Saçlarınızın kepekten arındığını ve parlaklaştığını göreceksiniz.
  • Akne tedavisi: Su ile seyreltilmiş elma sirkesi ile yüzünüzü temizleyin ve su ile durulayın. Elma sirkesi cildinizi yumuşattığı gibi, antiseptik özelliği ile akneye neden olan mikropları öldürecektir.
  • Ciltteki lekelere: Dörtte bir litre suya, üç çorba kasığı elma sirkesi ekleyip, kaynayıncaya kadar ısıtın. Başınıza bir örtü örtüp, yüzünüzü buhara tutun. Yâri yarıya sulandırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü silin. Haftada iki kez tekrarlayabilirsiniz.
  • Varisli damarlara: Bir bezi elma sirkesine batırıp sıkın. Bezi varisli bölgeye sarın ve 30 dakika bekletin. Bu süre içinde bacaklarınızı yukarı kaldırarak dinlendirin. Sabah-aksam tekrarladığınız da varislerde azalma olduğunu göreceksiniz.
  • Zayıflamak için: Bir bardak suya bir-iki kahve kasığı elma sirkesi ve bir kahve kasığı bal ekleyip, karıştırın. Bu karışım uygun bir rejimle birlikte kullanıldığında, düzenli kilo vermenize katkı sağlar .

    kaynak: hurriyet.com.tr

Salı, Ekim 14, 2008

Orgazm Hakkinda

Asagida yer alan yazimizda orgazm olmanin sadece zevk vermedigini bunun disinda sagliginiza olan yararlarinida ogrenebileceksiniz.

Artık uzmanlarca da resmen onaylandı! Orgazm sizi sadece zevkin doruklarına çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda sağlığınızı da pozitif anlamda maksimum derecede etkiliyor.

Yani özetle, orgazmın regl sancılarından uykusuzluğa kadar pek çok hastalığa iyi geliyor... Nasıl mı? Cevabı aşağıdaki yazıda....

1.Orgazm bir erkeğin hayatını kurtarabilir....
'Bu gece benimle sevişmezsen öleceğim!’ Bu cümle yatakta partneriyle kavga eden bir erkeğin ağzından dökülmüş gibi görünebilir. Ancak belki inanmayacaksınız ama bilim adamları bu cümlenin anlam açısından doğru olduğunu söylüyor.

Bristol Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, orgazm oranı yüksek kişilerin orgazm olmayan kişiye göre daha düşük bir ölüm riski taşıdıklarını göstermiş.

10 yıl süren araştırma, haftada ikiden fazla orgazm olabilen erkeklerin ayda sadece birkaç kez orgazm olan erkeklere göre yüzde 50 oranında daha az ölüm riski taşıdığını kanıtlamış. Yine orta yaştaki erkekler üzerinde yapılan uzun araştırmalar, erkeklerin orgazm esnasında kalp krizi riskini azalttığı bilinen DHEA isimli bir hormon salgıladıklarını göstermiş.

Tüm bu bilgiler ışığında herhalde orgazmın gerçekten hayat kurtardığını söyleyen bir kişiye siz de hak verirsiniz. Artık siz de 'Biliyor musunuz, Ayşe dün gece hayatımı kurtardı! Nasıl mı? Tabi ki benimle sevişerek...’ gibi Amerikan esprileri yapabilirsiniz...

2-Orgazm, kansere karşı savunmanızı güçlendirir...
Uzmanlar, düzenli seksin, (özellikle meme ucu bolca okşandığında) kanser riskini azalttığın söylüyor. Çünkü laboratuvar ortamında yapılan araştırmalar, seks esnasında göğüs kanseri hücrelerini baskılayan oxytocin isimli hormonun salınımının arttığını gösteriyor. Göğüs masajının lenf akışını artırdığı ve zararlı maddeleri dışarıya attığı biliniyordu. Yine annelerin çocuklarını emzirmelerinin de onları göğüs kanserinden koruyan bir faktör olduğu tespit edilmişti. Bu durumda aklınıza 'Peki bebeği olmayan kadınlar kanserden korunmak için ne yapacak?’ sorusu gelebilir. İşte bu sorunun cevabı ise göğüs uçlarının bolca okşandığı seks!

3-Orgazm regl ağrılarını önler
Kadınların yüzde 10’u, ağrılı regl dönemi, ağrılı cinsel ilişki, regl öncesinde karın ağrısı, sırt ağrısı, enerji azlığı gibi etkileri olan endometriozisten muzdarip. Yine çoğu kadın regl döneminde endometriozis kaynaklı olmasa da çeşitli ağırlar çekiyorlar. Amerika’da 2 bin kadın üzerinde yapılan bir araştırma mensturasyon döneminde seks yapan kadınların regl dönemini daha rahat geçirdiğini göstermiş. Yani özetle orgazm, menstural yıkıntıyı azaltarak ağrıların azalmasına da yardımcı oluyor.

ekolay.net

Zayiflatan Bitkiler

Hepimizin ortak sikayetlerinden bir tanesi kilo vermek, zayiflamaktir, bunu hepimizi cesitli yollar deneyerek uygulmaya calisiyoruz. Kimimiz yuruyus yapiyor, kimimiz baska sporlar ile ugrasiyorur, zayiflama kemeleri, ilaclari kullaniliyor, zayiflama kamplarina gidiliyor, profesyonellerden yardim alniri diye bu listemizi uzatip gidebiliriz. Iste bu yazimizda sizlerle dogal olarka zayiflamanizda yardimci olacak bitkileri sizlerle paylasacagiz, iste zayflatan bitkiler:

At kuyruğu bitkisi idrar sökücü özelliğiyle biliniyor. Yağ dokularını eritmeye yardım eden bitki yaraların iyileşmesine de yardımcı oluyor. Fakat tüm idrar söktürücü bitkilerde olduğu gibi fazla dozda kullanılırsa böbreklere zarar verebilir.

Maydanoz, metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem olarak biliniyor.

Adaçayı zayıflamak isteyenler tarafından iştah kesici olarak kullanılıyor. Çay ve yemeklerde baharat olarak da kullanılabiliyor.

Fesleğen vücutta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor. Üstelik, içindeki eter yağların moral yükseltici etkisi bulunuyor

Kekik, sindirim sorunlarını tedavi edici etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikayet edenlere zindelik veriyor.

Civanperçemi, tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir. Tazelik veren lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir.

Biberiye, sindirimi düzenler. İyi bir canlandırıcıdır, kan dolaşımını hızlandırır, cildi sıkılaştırır. Et yemeklerinde kullanılabilir.

Tere, vücuttaki yağ yakımını hızlandırıyor. İnce yaprakları pişince acılaştığı için çiğ yemek gerekir. Ayrıca içinde birçok vitamin barındırır

Sinameki, kalın bağırsakta suyun emilmesini önleyerek müshil görevi yapar. Uzun süreli kullanımlarda bağırsaklarda yan etkilere yol açacağından idrar söktürücü özelliği bulunan rezene ve nane gibi bitkilerle desteklenmesi gerekiyor.

Balık otu, bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya destek olur. İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık verir. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanılabilir.

hurriyet.com.tr

Pazartesi, Ekim 13, 2008

Hamilelikte Cinsellik

Hamilelik doneminde cinsel yasam devam etmeli mi sorusunu cevabini asagidaki yazimizda detaylari ile bulabilirsiniz. Hamilelik doneminde de ciftler eger sorunsuz bir hamilelik geciriliyorsa duzenli bir cinsel iliski yasayabilirler.

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, gebelikteki yanlış inanışlar veya çiftlerin korkularının hamilelikte seksüel yaşamı olumsuz etkilediğini belirterek “Hekim tarafından aksi söylenmedikçe gebelikte normal yaşantıdan uzaklaşmamak gerekir” diyor.

Hamilelik sırasında anne adayında yaşanan fiziksel ve ruhsal değişimlerden cinsel istek de etkileniyor. Bu etkileşim,hamileleğin bazı dönemlerinde azalırken bazı dönemlerinde artabiliyor. Cinsel istekteki bu değişik-liklerin anne adayında oldukça belirgin olduğunu anlatan Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, “Erken doğumu tetikleyeceğine olan inanç hamilelikte cinsel yaşamı olumsuz etkiliyor” diyor.

Hamileliğe özgü kilo alma, çatlaklar, şişlikler, gebelik maskesi gibi bazı değişimler anne adayında ruhsal çöküntüye neden oluyor. Eşlerin tutumunun da bazen bu inancı tetiklediğini anlatan Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, konuyla ilgili şunları söylüyor:

“Unutulmaması gereken şey, bu değişimlerin çoğunun doğum sonrası geçeceğidir. Aslında yapılan bazı çalışmalar daha önce hiç orgazm olamamış kadınları hamilelikteki ilişkilerinde orgazm olabildiklerini gösterilmiştir. Bu nedenle eğer hekim tarafından kısıtlama getirilmemişse hamilelerin cinsel yaşamlarını yumuşak bir şekilde yaşamalarında bir sakınca yoktur.”

Erkek şefkatli olmalı Baba adaylarında da durumun benzer olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Fıçıcıoğlu, erkeklerdeki değişimi şöyle anlatıyor:

“Baba adaylarının bazılarında cinsel istek artarken, bazılarında ciddi azalma olur. Yanlış inanışlar da bu durumu tetikleyebilir. Özellikle gebeliğin ilk üç ayında annede görülen bulantı, kusma ve halsizlik; eşte üzüntü, acıma ve strese yol açar. Bu da cinselliği ikinci plana atar. Son üç ayında ise hem annede oluşan fiziksel değişimler, hem de ilişkinin olası bir erken doğumu tetikleme ihtimalinden dolayı erkekte, ilişkiden kaçınma duygusu uyandırır. Gebelikte erkekten beklenen şey mantıklı ve şefkatli olmasıdır.

Daha önceki gebeliklerde tekrarlayan düşük, erken doğum, serviks yetmezliği ve buna bağlı erken doğum ya da düşük öyküsü olan kişiler ise gebelik sırasında ilişki konusunda dikkatli davranmak zorundadır. Düşük ve erken doğum tehdidi, erken membran rüptürü, vajinal kanama, genital bölgede enfeksiyon varlığında hekimin önerisi dikkate alınmalıdır. Bu gibi durumlarda cinsel temastan uzak durulması önerilir.”

Hamilelikte 3-6 ay arası en sorunsuz dönemdir
Gebeliğin üçer aylık üç döneme ayrılır. Bu dönemlere üçlük dönem anlamına gelen “trimester” adı verilir. İlk üç ayda anne adayı bulantı-kusmaların yanında düşük tehlikesi, kanama sorunlarıyla da uğraşabilir. Bu dönemde cinsel ilişki ancak hekimin önerisine göre şekillendirilir. Son üç ayı ise gebeliğin doğuma hazırlanma dönemidir. Burada erken doğum, su boşalması gibi riskler vardır. Gebeliği takip eden hekim cinsel aktivite kısıtlamasını önermemişse dikkatli bir şekilde ilişki yaşanabilir. Gebeliğin 3-6 ay arası dönemi en sorunsuz dönemdir ve bu dönemde ilişki kontrollü bir şekilde yapılabilir.

saglik.milliyet.com.tr

Ofkenize Yenilmeyin

Ozellikle cabuk ofkelenenlerdenseniz asagidaki yazimiz tam sizin icin, yazimizda ofkenize yenilmemek icin kendinizi nasil kontrol edebileceginiz konusunda ayrintili aciklamalari bulabilirsiniz.

Öfkeyi, “kişinin haz almasını engelleyen ve temel inanç sistemiyle çatışan herhangi bir durum, olay ve kişiyle karşılaşması sonucunda yaşadığı duygunun adı” olarak tanımlayan Uzman Psikolog Aslı Akkan, kişinin kendine en uygun yöntemi seçerek öfkeyle başa çıkılabileceğini söylüyor.

VKV Amerikan Hastanesi psikoloğu Aslı Akkan, öfke ve öfkeyle başa çıkma yöntemleri hakkında şu bilgileri veriyor:

ÖFKE FARKLI BOYUTLARDA YAŞANIR
Kişi öfke uyandıran bir durum karşısında aşağıdaki boyutlarda değişim yaşar.
  • Düşünce: Öfke uyandıran durum karşısındaki kişinin inanç sistemi (Haksızlığa uğradığına inanmak, engellendiğini düşünmek gibi)
  • Davranış: Öfke uyandıran durum karşısında oluşan düşüncenin yorumlanması sonucunda ortaya çıkan hareketler (bağırmak, saldırganlık, ağlamak...)
  • Fizyolojik: Öfke uyandıran durumun yorumlanması sırasında yaşanan fizyolojik belirtiler (kalp atışlarının hızlanması, kızarma, ateş basması.)
  • Duygu: Öfke uyandıran durumun yol açtığı duygulanım (üzüntü, kızgınlık, isteksizlik, hayalkırıklığı vs.)
  • İletişim: Öfkeyi çevreyle paylaşma şekli (sözlü veya sözsüz iletişim şekilleri)

ÖFKE DEĞİŞİK SORUNLARA YOL AÇABİLİR
Kontrol altına alınamayan veya başa çıkılmayıp bastırılan öfkenin (öfkenin bastırılması/içe atılması öfkeyle başa çıkmak değildir) yol açabileceği sorunlar şu başlıklar altında toplanabilir:

  • Fizyolojik Problemler: Yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, baş ağrısı, kas ağrıları, nefes darlığı, kan şekeri problemleri, gastrointestinal (mide - bağırsak) problemleri, dermatolojik (cilt hastalıkları) problemleri, duygulanım bozuklukları (depresyon gibi)
  • Zihinsel Problemler: Performans düşüklüğü, uyku kalitesizliği, konsantrasyon güçlüğü.
  • Davranışsal Problemler: Bağımlılıklar (alkol, sigara ve madde bağımlılığı), yeme alışkanlıklarıyla ilgi problemler (aşırı yeme veya iştah kesilmesi gibi.
  • İlişkisel Problemler: Kişinin çevresiyle yaşayacağı sorunlar (Kavga hali, küskünlükler gibi)

ÖFKEYLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI
Öfkeyle baş etmenin bir tek doğru yolu yoktur. Kişinin kendi kişiliğine, hayat tarzına ve içinde bulunduğu duruma en uygun yöntemi seçmesi gerekir.

Öfke kontrolü 3 ana başlık altına toplanabilir. Bunlar:

1) Öfkenin yarattığı fiziksel belirtilerin kontrolü:
Öfke vücuda fiziksel gerginlik olarak yansır. Bu gerginliği azaltmak için kişi doğru nefes almalıdır. Gerginliği geçirecek nefes diyafram nefesi denilen nefes alındığında kişinin karnın şişmesine yol açan (göğsünün değil) nefestir. Üst üste alınacak diyafram nefesi kişinin öfkesi sonucu yaşadığı fiziksel gerginliği azaltacaktır. Nefes egzersizi sırasında kişinin mümkünse olay yerini değiştirmesi de kişinin fiziksel ve hatta ruhsal gerginliğini azaltacaktır. Kişi ayrıca bir uzman yardımıyla öğrenebileceği bedenindeki temel kas gruplarının rahatlamasını sağlayacak sistematik relaksasyon (gevşeme) tekniğini de kullanabilir.

2) Öfke yaratan olayın yorumlanması ve o olay hakkındaki düşüncenin kontrolü:
Öfkenin sonucu ortay çıkan kızgınlık, isyan gibi duygular aslında kişinin yaşadığı öfke yaratan olay karşısında yaptığı yorumlar ve düşünce sistemiyle ilişkilidir. Herkes aynı olay karşısında aynı düşüncelere sahip olmadığından aynı tepkileri vermez ve aynı duygulanımları yaşamaz. Kişinin bu tip durumlarda ortaya çıkarttığı düşünce kalıplarını fark etmesi, bunların çarpıtılmış olup olmadığını değerlendirip, çarpıtılmış olanlarının yerine gerçekçi olanları koyması kişinin öfkesiyle başa çıkmasında çok önemli bir adımdır. Ancak düşünce kalıplarının fark edilip, değiştirilmesi sanıldığından zor olabileceğinden bunun bir uzman yardımıyla yapılması tavsiye edilir.

3) Öfke yaratan durum karşısında kişinin vereceği tepkinin kontrolü ve çevreyle olan iletişimi:
Kişi öfkenin yarattığı fiziksel belirtileri kontrol altına aldığı, öfkeyi yaratan düşünce sistemini fark ettiği halde yine de kendini haz etmediği bir durumda bulabilir. Böyle bir olayda kişinin bunu çevresine aktarım şekli de öfke kontrolünün önemli bir parçasıdır. Kişinin kendini ifade etmesi sırasında (sözlü veya sözsüz) saldırganlık yerine atılganlığı (girişkenlik) seçmesi, bunun için de önce durup mümkün olduğunca yargısız olarak dinlemeye çalışması önerilebilir. Zaten eğer kişi kendi düşünce kalıplarını yeterince iyi irdelemişse yargılama ve taraflı bakma özelliğini mümkün olduğunca kontrol altına almış olacaktır. Bu hal ise yıkıcı ikili ilişkilerdense yapıcı olanlara dönüşecektir.

Kişi bunlara ek olarak hayatındaki günlük stresi de kontrol altına almayı sağlayan çeşitli uğraşlara yönelerek öfkesini azaltabilir. Bunun için spor yapabilir. Hobilerini devreye sokabilir. Olayla ilgili mizahi bir yön bulup, dalga geçerek olayın ehemmiyetini azaltabilir.

http://www.ntvmsnbc.com/news/461599.asp

Cuma, Ekim 10, 2008

Rejene Krem Dogum Sonrasi Catlak Giderici

Ozellikle hamilelikten - dogumdan sonra genellikle tum kadinlarin ozellikle karin bolgelerinde catlaklar olusmaktadir. Iste bu catlaklari gidermek icin piyasaya yeni bir krem girdi, kremin adi Rejene ve doğum sonrası catlak onarıcı / giderici krem diye biliniyor. Bizde bu kremi almayi dusunenlere yardimci olabilmek adina Rejene krem hakkinda bilgileri sizlerle paylasalim istedik.

Rejene Doğum Sonrası Çatlak Onarıcı Krem

Doğumdan yıllar sonra veya hemen sonra….

Rejene kremin doğum sonrası catlak onarıcı olarak etkinliği klinik calışmalarla kanıtlanmıştır

Özellikle doğum sonrası çatlaklar için üretilmiş olan Rejene krem, Cildinizin sıkılaşmasına ve elastikiyet kazanmasına yardımcı olur.

Rejene tüm cilt tipleri için özel olarak üretilmiştir. Güçlü bileşenleri sayesinde, vücudunuz çatlaksız ve yumuşak bir görünüme en kısa sürede ulaşmaktadır.

Sadece birkaç gün içinde değişimi fark etmeye başlayacaksınız. Kalıcı çizgiler sonsuza dek gözden kaybolacak. Doğum sonrası çatlaklar veya kilo vermeden kaynaklanan çatlaklara bağlı çizgiler , siz ürün kullanımını bıraksanız bile geri gelmeyecek . Rejene kanıtlanmış ve güvenilir etkiye sahiptir.

Rejene Krem Kullanimi:
Rejene kremi istenilen bölgelere günde iki defa uygulayınız. Kremi tamamen emilene kadar yumuşak bir şekilde ovalayarak sürünüz. Kremin cilde derinlemesine nüfuz edebilmesi için cildinizin temiz olmasında fayda vardır.

100 ml’lik bu krem, bir aylık kullanım için üretilmiştir.

Rejene Krem Uyarı
  • Eğer emzirme yapıyorsanız bu kremi göğüs bölgenize uygulamayınız.
  • Çocukların erişemeyeceği bir yerde muhafaza ediniz. Harici kullanım içindir.
  • Rejene kremini, güneşlenmeye veya solaryuma girmeden önce kesinlikle kullanmayınız.
  • Gözlerle temas ettirmeyiniz. Temas etmesi halinde, bol suyla yıkayınız ve bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Eger Rejene kremi kullaniyorsaniz almayi dusunen arkadaslarimiza yardimci olmak icin lutfen urun hakkindaki yorumlarinizi bizler ile paylasin. Boylece Rejene krem kullanmayi dusunen arkadaslarimiza dogru yolu gostermis olacaksiniz.

Pazar, Ekim 05, 2008

Bitki Caylari Hangi Dertlere Deva

Bitkiler ve bitki caylari artik gunumuzde bircok hastaligi tedavi etmek icin kullanilmakta, gerci bitkiler ve bitki caylari son yillarda bu kadar populer olmasina ragmen eski zamanlardan beri surekli kullanilarak gunumuze gelmistir. Asagidaki videolarimizda uzman agzindan hangi bitki ve bitki caylarindan faydalanarak hangi hastaligimiz ya da sorunumuzdan kurtulabilecegimizi ogrenebilirsiniz.

Kış hastalıklarına karşı vücut direncini artırıcı bitki caylari nelerdir?

Kisin gelmesiyle birlikte basta grip ve nezle olmak uzer ebir cok hastalikta yuz gostermeye baslar. Asagidaki videomuzu izleyerek kisin hangi bitki ve bitki caylarindan faydalanarak bu hastaliklari en aza indirebiliriz sorusunun yanitini ogrenebilirsiniz.





Saç dökülmesini onlemek icin hangi bitki?

Bu videmuz Saç dökülmesi sorunu olanlari yakindan ilgilendiriyor, Saç dökülmesine karsi hangi bitkiler kullanabiliriz sorusunun yanitini videomuzda bulabilirsiniz.





Kabızlıktan nasil kurtuluruz?

Kabızlık sorununu cozmek sindirim sistemimizi iyi calistirmak icin hangi bitki veya bitki caylarindan yararlanabiliriz?





Zayıflamak, kilo vermek için hangi bitki çaylari tercih edilmeli?

Asagidaki videmuzda zayiflamak icin tercih edecegimiz bitki ve bitki çaylarini bulabilirsiniz.





Uyuma zorlugu icin hangi bitki cayi

Asagidaki videomuzda uyku bozuklugu veya uyuma zorlugu cekenler icin derlenmis bitki ve bitki caylari listesini bulabilirsiniz.





Boğaz ağrısını nasil gecirebiliriz?

Boğaz ağrısını gecirmek icin hangi bitkiler ve bitki caylari yararlidir sorusunun yaniti uzmanimizin agzindan asagidaki videomuzda.





Cilt probleri icin bitkiler

Asagidaki videomuzda yasadigimiz cilt problemlerine karsi kullanabilecegimiz bitkilerin listesini ogrenebilirsiniz.






Mide sorunlarina iyi gelen bitki caylari

Mide sorunlari yasiyorsaniz asagidaki videomuzu izleyerek hangi bitki veya bitki caylarinin bu sorununuzu gecirecegini ogrenebilirsiniz.





Soğuk algınlığını onlemek icin hangi bitki caylari

Videomuzda soğuk algınlığını onlemek icin hangi bitki ve bitki caylarindan faydalanabilecegimizi ogrenebilirsiniz.





Böbrek taşlarını hangi bitkiler onler

Böbrek taşlarını onlemek icin hangi bitki ve bitki caylarindan yararlanabiliriz sorusunun yanitini videomuzda bulabilirsiniz.





Hangi bitki caylari istahimizi acar?

Istah sorunu yasiyorsaniz bu videomuz sizin icin acaba hangi bitki ve bitki caylari istahimizi arttrimada bize yardimci oluyor?





Ishale karsi hangi bitki caylari

Ishal sorununu cozmek icin hangi bitki ve bitki caylarindan faydalanabilecegimizi asagidaki videomuzdan ogrenebilirsiniz.

Bitkisel Caylar ve Yararlari

Bu yazimizda sizlere bitkisel caylar ve bu caylarin hangi hastaliklara iyi geldigini, bu caylari icerik hangi hastaliklardan korunabildigimiz konusu uzerinde duracagiz.

Asagidaki videolarimizda bitkisel çayları (Ihlamur, kuşburnu, nane limon, adaçayı, kekik suyu, Isırgan otu, sinameki, rezene ekinezya, yasemin, biberiye, papatya, zencefil) ve yararlarini bulabilirsiniz.


Kuşburnu ve Faydalari
Artik kis geldi ve kisin en cok tercih edilen bitki caylarindan biriside suphesiz Kuşburnudur. videomuzda Kuşburnunun hangi hastaliklara iyi geldigini ogrenebilirsiniz.





Ihlamur ve Faydalari
Iste kis aylarinin diger vazgecilmezi Ihlamur :) Ihlamur hakkinda detayli bilgiyi videomuzda bulabilirsiniz.





Kekik Suyu ve Faydalari
Kekigi kaynatarak cay seklinde icersek vucudumuza ne gibi faydalar saglamis oluruz?





Adaçayı ve Yararlari
Adaçayı icerek hangi hastaliklardan korunuyoruz, Adaçayı nelere iyi geliyor merak ediyorsaniz videomuzu izlemelisiniz.





Nane limon icmenin faydalari
Evet hemen hemen hepimiz mutlaka nane limonu kaynatip iceriz peki nane limonun tam olarka nelere karsi bizi korudugunu biliyormusunuz? Eger hala bu sorunun yanitini tam bilmiyorsaniz videomuzu izleyerek ogrenebilirsiniz.





Zencefil çayı ve Yararları
Asagidaki videmuzda zencefil cayi ve vucudumuza yararlari hakkinda genis ve aciklamali bilgileri bulabilirsiniz.





Papatya çayı ve Faydaları
Papatya çayı icerek hangi sikayetlerimizden kurtulabiliriz merak ediyorsaniz sorunuzun cevabi asagidaki videomuzda.





Biberiye çayı ve Faydaları
Biberiye çayı icerek hangi hastaliklardan kurtulabilir? Asagidaki videmuzda biberiye cayi ile ilgili detayli bilgiyi bulabilirsiniz.





Rezene çayı ve Faydaları
Rezene çayı hangi hastaliklarimiza iyi gelir, hangi sikayetlerimizde Rezene çayıni kullanmaliyiz sorularinin yanitini videomuzda izleyebilirsiniz.





Isırgan otu çayı ve Yaydaları
Isırgan otu çayı icerek vucudumuz hangi hastaliklara karsi bagimlilik kazanir videomuzda izleyebilirsiniz.





Sinameki çayı ve Faydalari
Sinameki çayı nelere iyi gelir, bizi hangi hastaliklardan korur sorusu cevaplari videomuzda.





Ekinezya çayı ve Yararlari
Ekinezya çayı vucudmuzu hangi hastaliklara karsi koruru sorusunun yanitini videomuzda bulabilirsiniz.





Yasemin çayı ve Faydalari
Yasemin çayı icerek hangi hastaliklara karsi bagisiklik kazaniriz ogrenmek icin videomuzu izleyiniz.

Cuma, Ekim 03, 2008

Opuserek Omrunuzu 5 Yil Uzatin

Iste yapilan arastirmalar opusmenin sadece zevkle sinirli kalmadiginida ortaya cikardi. Yapilan arastirmaya gore opusmenin bir cok faydasi ortaya cikti ve insan omrunu uzattigina karar verildi.

Los Angeles kentindeki Cinsel Davranış Kurumu uzmanları, bir insanın ömrü boyunca ortalama 100 bin öpücük (76 gün) dağıttığını, ateşli öpücüklerin mutluluk hormonu salgılarını artırdığını, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, yüzdeki 30 farklı kası aktifleştirerek cildin gerginleşmesi ve güzelleşmesini sağladığını belirttiler.
5 dakika öpüşmenin 50 kalori yaktığını vurgulayan doktorlar, öpme ve öpülmenin zayıflamaya da yardımcı olduğuna dikkat çekti.

Öpüşmenin Yararları

Uzmanlara göre öpüşmenin en önde gelen 8 yararı şöyle sıralanıyor:
  • Strese karşı iyidir. İnsulin ve adrenalin üretiminin artmasıyla, böbreküstü bezlerde adrenalinle birlikte stres hormonu kortisol azalır. Öpüşmeden sonra otomobil kullananlarda yapılan bir araştırma, sürücülerin daha az saldırgan tavır gösterdiğini gösterdi.
  • Kalp ritmini hızlandırarak, nabzı, normal bir idman temposu sayılan dakikada 110 vuruşa yükseltir.
  • Ciğerleri güçlendirir. Normalde dakikada 20 kez nefes alınırken öpüşme sırasında 60’a kadar çıkılır.
  • Yutkunmaya bire birdir. Öpüşmek yutkunma konusunda nefes tutmak gibi yöntemlerden daha etkilidir.
  • Kırışıkların düşmanıdır. 30 yüz kasını harekete geçirerek, cilde ve kırışıklıklara iyi gelir.
  • Zayıflatır: 2 dakika öpüşmeyle 15 kalori yakılır.
  • Aşı gibidir. Öpücük, bağışıklık sistemini uyarır ve antikor üretimini artırır. Öpüşmenin ruhu kanatlandırması da, bağışıklık sistemini güçlendiren ilave bir işlevdir.
  • Dişlere iyi gelir: Tükürük salgısı arttığından diş minesi güçlenir. Ayrıca sık öpüşenler ağız sağlıklarına daha çok özen gösterir.

    Kaynak: Milliyet

Duzenli Seks Omru Uzatiyormus

Evet basligimizi yanlis okumadiniz Ingilterede yapilan bir arastirma bunu kanitlamis. Insanlarin yapmis olduklari duzenli cinsel iliski sayesinde omurlerinin uzadigi kanitlanmis.

Britanya Üroloji Tıp Dergisi’nde (British Journal of Urulogy) yer alan bir araştırmanın sonuçlarına göre, seks sadece orgazm olup kendini iyi hissetmeyi sağlamıyor, aynı zamanda yağları yakıyor ve bağışıklık sistemini güçlendirerek, insan ömrünü uzatıyor. Haftada en az iki defa cinsel ilişkiye girmek soğuk algınlıkları ve enfeksiyonlardan koruyor. Cinsel ilişki kolari yakmaya da yardımcı oluyor. Yarım saatlik bir seks performansı en az 85 kalori yakıyor.

Seks sonrasında vücut ‘mutluluk hormonu’ olarak bilinen endorfin salgılıyor. Uzmanlara göre, egzersiz yapmak veya yüzmek ten çok farklı olmayan aktif bir cinsel ilişki, kişilerin kendilerine olan özgüvenlerini ortaya çıkarıyor. Yapılan çalışmanın sonuçlarına göre, iyi bir cinsel deneyim, kişileri anksiyete ve depresyondan da uzaklaştırıyor. Orgazm sırasında ortaya çıkan oksitoksin, olumlu psikolojik ve fiziksel etki uyandırarak uykuya geçişte kolaylıkta sağlıyor. Aktif bir cinsel yaşam güçlü ilişkilerin doğmasına ve ömrün uzamasına da yardımcı oluyor.

Erkeklerde prostat kenserini önlemekte etkili oluyor. Uzmanlara göre, düzenli seks erkeklerde ileri yaşlarda prostat kanserini önlemekte de etkili. 20’li yaşlarda haftada en az beş kere cinsel ilişkiye giren erkeklerde ileride prostat ortaya çıkması riski çok az. Kadınlarda göğüs kanseri riskini azaltıyor.

Raporda Fransız kadılarla yapılan bir anketin sonuçları da yer alıyor. Sonuca göre, ayda birden az cinsel ilişkiye giren kadınlarda göğüs kanseri riskinin arttığı belirtiliyor. Seks sırasında salgılanan endorfin’in migren, sırt ağrısı ve adet sancılarını azalttığı da sonuçlar arasında. ‘Hayat boyunca harika bir seks’ kitabının yazarı Julia Cole’a göre, seks dışında sadece birbirlerine dokunmak bile çiftlerin kendilerini iyi hissetmelerini sağlıyor. Bu konudaki çalışmalar dokunmanın insan organizması üzerinde rahatlatıcı etkisi olduğa da işaret ediyor. Seksle bağlantılı olsun olmasın dokunma karşı cins üzerinde ani rahatlama etkisi yaratıyor. Cinsel tıp uzmanı Dr. David Delvin de pek çok çiftin seksi uykuyu kolaylaştırmak için kullandığına dikkati çekiyor. Yapılan çalışmaların sonuçları, seks yapmış kişilerin toplum önünde konuşma, iş prezentasyonu yapma gibi stresli ortamları daha iyi idare ettiklerini gösteriyor.

Kaynak: Milliyet

Neden Seks Yapmaliyiz?

Evet mutlaka her saglikli insan seksi dusunur peki seks yapmanin biz eve vucudumuza ne yararlar sagladigini biliyormusunuz? Bu sorunun cevabini merak ediyorsaniz asagida yer alan cinsel saglik bilgisi makalemizi okuyabilirsiniz.
  • Seksin kalbiniz ve damarlarınız için en iyi egzersizlerden biri olduğunu biliyor muydunuz? Belfast Queens Üniversitesi'nde 1000 erkek üzerinde yapılan araştırmaya göre seks kalp-damar sağlığını güçlendiriyor. Araştırma, haftada 3 kere ya da daha fazla seks yapan erkeklerin kalp krizi geçirme oranlarının yarı yarıya düştüğünü ortaya koymuş.
  • Seks, kalori yakmanın da en eğlenceli yolu herhalde... 30 dakikalık bir yatak odası aktivitesi sonunda yaklaşık 200 kalori yakıyorsunuz.
  • Sabahları işe sürünerek, asık bir suratla gitmeye son! Seks, beynimizin nörotransmiter (sinir iletici) üretimine yardımcı oluyor, bu da bizim ruh halimizin daha iyi olmasını sağlıyor. Seks ayrıca sinirleri yatıştırmanın da en iyi yolu...
  • Seks, uykusuzluk çekenlerin derdine de deva oluyor. Erotik bir masaj sonrasında çarşaflar üzerinde yapacağınız dans, deliksiz bir uykuyu garantiliyor. Neden mi? Orgazm sonrasında endorfin serbest kalıyor, bu da beyinde morfin etkisi yaratıyor, vücut gevşeyip rahatlıyor; siz de çok faydalı, dinlendirici bir uykuya dalıyorsunuz.
  • Doyuma ulaştığınız gecenin sabahında çiçekleri koklayın. Patrick Süskind'in "Koku" adlı romanının kahramanı Grenouille kadar olmasa da kokuları daha iyi algıladığınızı göreceksiniz. Çünkü, orgazm sonrası salgılanan prolaktin hormonu beynin koku alma merkezini uyarıyor ve düzenli yapıldığında koku alma duyusunu geliştiriyor.
  • Soğuk algınlığına karşı portakal-mandalina yemenin yanında yapabileceğiniz diğer bir aktivite de bol bol sevişmek. Yapılan araştırmalara göre haftada bir ya da iki kere seks yapmak bağışıklık sistemini yüzde 30 oranında güçlendiriyor.
  • Seks pelvis bölgesindeki kasları güçlendirerek, mesane, rahim ve bağırsaklara destek oluyor. Bu da daha iyi bir "idrar kontrolü" anlamına geliyor.
  • Yine aynı araştırmaya göre, düzenli seks erkeğinizin inme riskini de düşürüyor.
  • "Yok hiç havamda değilim, başım ağrıyor" yerine "Evet hayatım, bu gece yapalım çünkü başım fena ağrıyor" demelisiniz! Çünkü seks aynı zamanda harika bir ağrı kesici. Nasıl mı? Orgazm öncesinde vücudunuz tam 5 kat daha fazla oksitoksin salgılıyor. Oksitosin de endorfin hormonunu harekete geçirerek migrenden arterit ağrılarına kadar bir çok şikayeti hafifletiyor.
  • Ağrıdan bahsetmişken, düzenli seksin adet dönemlerindeki ağrıları azalttığını da listemize eklemekte fayda var.

    Kaynak: Formsante Dergisi (milliyet saglik)