Sağlık Haberleri, Çocuk Bebek Sağlığı, Genel Sağlık, Cinsel Sağlık, Diş, Göz Sağlığı, Kadın ve Erkek Sağlığı, Estetik, Sağlık Bilgileri, Sağlıklı Yaşam Haberleri.
Cuma, Kasım 28, 2008
Cinsel Bolge Nasil Temizlenir?
Asagida yer alan cinsel saglik ile ilgili yazimizda Adet Döneminde Temizlik ve Bakım ile Tuvalet Sonrası Beden Temizliği ile ilgili aciklamali bilgileri okuyabilirsiniz.
Cinsel Bolge Temizligi Nasil Yapilir?
Ergenlik dönemiyle birlikte kızlar ve erkeklerde üreme organlarında bazı değişiklikler olmaya başlar. Erkeklerin üreme organlarında olan değişiklik büyüme ve gelişme tarzında olur. Ayrıca bu dönemde erkek üreme organlarının etrafında kıllanma başlamıştır. Önce kısa ve ince olan tüyler daha sonra kalınlaşmaya, sertleşmeye ve kıvrılmaya başlar. Erkeklerde cinsel organ etrafında olan kıllanmanın ardından koltuk altlarında, göğüste, yüzde bıyık ve sakal tarzında kıllanma da başlar.
Kızlarda da dış üreme organlarında ve koltuk altlarında kıllanma başlar. Erkeklerdeki gibi önce kısa ve ince olan tüyler, daha sonra kalınlaşmaya, sertleşmeye ve kıvrılmaya başlarlar. Bu dönemden itibaren vücut temizliğinde banyo yapma dışında üreme organ temizliğine özel olarak önem vermek gerekmektedir. Kıllı deride ter bezleri çok daha fazla sayıdadır. Bu nedenle terleme ve terleme sonrasında koku çok daha rahatsız edici olabilir. Bunun yanı sıra terlemeden dolayı kirlenme ve cildimizde mikropların yerleşmesi çok daha kolay olmaktadır.
Mikroorganizmaların bu bölgelere yerleşmesi ile kaşıntı, kızarıklık, şişme, ağrı ve o bölgede ısı artışı gibi iltihabın belirtileri görülmeye başlar.
Adet Döneminde Cinsel Bolge Temizligi ve Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?
Kızlar yaklaşık on iki, on üç yaşlarına geldiklerinde, bir gün çamaşırlarında kan lekesi görürler. Genç kız bu kan lekesinin ne olduğunu bilmiyorsa korkabilir, endişelenerek telaşlanabilir. Bazen bilgisi olsa da utanabilir, çekinebilir. Hemen hemen bütün genç kızlar bu duygulardan bir kaçını beraber yaşarlar. Bu nedenle ergenlik belirtileri başlayan kız çocuklarına bu konuda önceden bilgi verilmelidir. Adet kanaması yaklaşık ayda bir defa vajinadan gelen bir kanamadır. Normalde 21-35 günde bir adet görme olabilir. Kanama süresi ise 3-7 gün arasında değişir. Adetin başlaması sırasında hafif bir karın ve kasık ağrısı, uyku hali, yorgunluk, halsizlik ve sinirlilik olabilir. İlk gün ağrı biraz daha fazla, kanama ise koyu renklidir. Daha sonra miktar giderek artar. Bir kaç gün içinde kanama azalır ve renginin açıldığı dikkat çeker.
Adet döneminde kadın üreme organlarından rahmin iç duvarını kaplayan ince doku atılmakta olup, bu doku mikropların çok sevdiği bir ortam özelliğini taşımaktadır. Bu nedenle ayakta ya da başkaları tarafından kullanılmayan temiz bir taburede oturarak yıkanma önerilir.
Eğer sık olarak banyo yapma olanağı yoksa, adet döneminde dış üreme organlarının özel olarak temizlenmesi gerekmektedir, çünkü adet sırasında rahimden gelen kan kullanılan pet ile dış üreme organları arasında birikmektedir. Dış üreme organları derisi üzerinde biriken bu kan artıkları yine mikropların yerleşmesi ve üremesi için oldukça uygun bir ortam oluşturmaktadır. Cilt üzerinde doğal olarak bulunan mikroorganizmalar vardır. Cilt temizliğine dikkat edilmediği zaman bu mikroplar cildimize zarar verecek şekilde üremeye başlar. Bunun yanı sıra bu bölgede idrar yolu çıkışı bulunmaktadır ve bağırsakların çıkışına da yakındır. Bağırsaklardan atılan dışkı içinde çok sayıda mikrop vardır, tuvalet sonrası temizlik, dışkının ön tarafa bulaşmasını önlemek için önden arkaya doğru yapılır. Aksi halde (arkadan öne doğru) mikroplar kolaylıkla bu bölgeye bulaşabilir. Dış üreme organlarına gelen bu mikroplar yalnızca burada yerleşmekle kalmaz, bu bölgeden içeriye doğru rahatlıkla giderek iç üreme organlarında ve idrar yollarında da iltihap oluşmasına neden olabilirler.
Adet döneminde dış üreme organlarının temizliğinin yanı sıra kullanılan pedlerin temizliğine de dikkat edilmesi gerekmektedir. Çamaşır içine konan kanı emmesi istenen malzemenin temiz olması gerekmektedir. Adet döneminde kullanılması için üretilen özel pedler bulunmaktadır. Pedler temiz olarak üretilmekte ve kullanım kolaylığı da bulunmaktadır. Külot içine yerleştirilen pette bulunan koruyucu tabaka emilen adet kanının çamaşıra geçmesini önlemektedir. Pedler bir defa kullanılmalı, kanama durumuna göre sık sık değiştirilmelidir (bir ped asla altı saatten uzun kullanılmamalıdır). Gece kullanımına veya kanamanın fazla olduğu durumlara yönelik özel pedler üretilmektedir. Pedlere mikrop bulaşmaması için kullanmadan önce açıkta taşınmamalı, özellikle dış üreme organlarına temas edecek yüzü asla kirletilmemelidir. Sadece taşıma değil, kullanım öncesi el temizliği de önemlidir. Ellerin önceden sabunlu su ile yıkanmış olması ve pedin dış üreme organlarına temas edecek yüzünün olabildiğince ellenmemesine gayret edilmelidir. Pedler kullanım sonrası küçük torbalara konmalı ya da önerildiği şekilde katlanarak çöp kutusuna atılmalıdır. Pedler suda erimeyen malzemeden olduğu için tuvalete atılmamalı ve kapatılmadan açıkta bırakılmamalıdır.
Ülkemizde adet döneminde bez kullanımı da oldukça yaygındır. Bezlerin kullanımında da uyulması gereken bazı kurallar vardır. Bezin adet dönemi için sıvı emici özelliği olan pamuklu kumaşlardan, kenarlarının bastırılarak özel olarak hazırlanması gerekmektedir. Adet kanı ile kirlenen bezin üzerindeki kanın yıkanması, çamaşır suyunda bekletilerek mikroorganizmalardan temizlenmesi, iyice durulanması, kuruduktan sonra da ütülenerek yine mikroorganizmaların yok edilmesi gerekmektedir. Ayrıca temiz bir şekilde saklanması ve taşınması da önem taşımaktadır. Bezlerin değiştirilme sıklığı da pedler gibidir, ancak bezin sıvıyı içinde tutup dışarıya vermeme özelliği olmadığı için çamaşırı kirletmesi daha kolay olabilir.
Bazı kişiler de adet döneminde pamuk kullanmaktadır. Pamuğun kolaylıkla ayrılabilme özelliği kullanım zorluğuna neden olabilir. Pamuk kullanımı özellikle isteniyorsa, o zaman pamuğun temiz bir gazlı bez ile sarılarak kullanılması yerinde olur. Değiştirme sıklığı, saklanması ve uygulanması sırasındaki öneriler bez ile aynıdır.
Ülkemizde tampon kullanımı da yaygınlaşmaya başlamıştır. Tampon vajina içine yerleştirilen ve vajinadan dışarıya doğru sarkan bir ipi olan, adet kanını emecek şekilde özel olarak hazırlanmış bir malzemedir. Üç değişik büyüklükte hazırlanmışlardır. Bu materyalin üretiminde pamuk kullanılmakta, ancak özel işlemlerden geçirilerek parçacıkların vajina içinde ayrılmaması sağlanmaktadır. Tampon temiz bir şekilde üretilmekte, kullanıma kadar üzeri kapalı kalmaktadır. Kullanım öncesinde yine ellerin mutlaka temiz olması gerekmektedir. Kullanım kılavuzunda anlatıldığı gibi, tampon üzerindeki ambalaj gösterilen yerden açılmalı, hiçbir yere konmadan hemen uygulanmalıdır. Uygulamayı kolaylaştırmak amacıyla bazı tamponlarda yardımcı bir araç bulunur. Tamponlar vajina içine doğrudan yerleştirildiği için uygulama sırasında temizliğe özellikle önem verilmelidir. Tamponun vajinada altı saatten fazla kalmamasına özen göstermek gerekir. Tamponun daha uzun süre kalması halinde vücutta bulunan mikropların, üzerinde üreyerek kana karışması “toksik şok” olarak bilinen istenmeyen bir duruma neden olabilir. İlk belirtileri ateş ve kan basıncının düşmesi olan, hastanede yatarak tedavi gerektiren toksik şok, ölüme neden olabilir.
Tuvalet Sonrası Beden Temizliği
Sağlıklı bir insanda idrar mikrop içermez, ancak dışkının her milimetre küpünde milyonlarca bakteri bulunur. Bunlar bağırsaklarımızdan atılmış olmasına rağmen, herhangi bir yolla tekrar vücudumuzun iç ortamına bulaştıklarında hastalığa neden olurlar. Bu nedenle özellikle dışkılama sonrası temizliğin özenle yapılması çok önemlidir. Dışkılama sonrası temizlik, daha önce de belirtildiği gibi idrar çıkışı açıklığına ve kadınlarda vajina girişine mikrop bulaştırmamak için mutlaka önden arkaya doğru yapılmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken diğer noktaysa, dışkılama sonrası temizlik yapılırken ellere mikrop bulaştırılmamasıdır. Dışkılama sonrası temizlikte doğrudan eller kullanıldığında kirlilik öyle artmaktadır ki etkili yıkama ile dahi eller tam olarak temizlenmemektedir. Bu nedenle dışkılama sonrasında ilk temizliğin, gözle görünür bir kirlilik kalmayıncaya kadar yinelenerek her seferinde kuru temiz tuvalet kağıdıyla, daha sonra yine el değdirilmeden fışkıran suyla ya da ıslatılmış kağıtla yapılması ve bölgenin tuvalet kağıdı ile kurulanarak temizliğin bitirilmesi en uygunudur. Bu işlem bittiğinde eller mutlaka aşağıda el temizliğinde anlatılan şekilde etkili bir biçimde yıkanmalıdır. Özellikle ellerde istenmeyen bir bulaşmanın olduğu durumlarda kullanılan musluk, sifon ya da kapı kolu ve benzeri bir yüzeye dokunmak gerekiyorsa, buralara doğrudan temas yerine tuvalet kağıdı kullanarak dokunmak, tuvalet kağıdının ruloda kalan bölümünü kirletmemek, hem daha sonra kendimizi hem de birlikte ortamı paylaştığımız insanları, dışkı ile bulaştırmamak açısından önemlidir.
Kurban Bayraminda Sagliginiza Dikkat
Asagida yer alan yazimizda Kurban Bayrami dolayisiyla nelere dikkat etmeniz gerektigi, dengeli beslenme, sindirim problemi cekmemeniz icin yapmaniz gerekenler, kurban kesim yerlerinin dezenfektesi, toksoplazma tehlikesi vb. konular hakkinda bilgileri bulacaksiniz.
Prof. Dr. Recep Akdur, nezle ve grip virüslerinin hasta kişilerin öksürük ve hapşırıklarıyla ellerine, oradan da diğer insanlara bulaştığını, bu nedenle bu hastalıkların en önemli bulaşma yolunun eller olduğunu söyledi.
Bayramda akraba ve dost ziyaretlerine gidildiğinde bol bol tokalaşılıp öpüşüldüğünü kaydeden Akdur, böylece hasta olanların çevresindekilere nezle ve grip virüsü bulaştırdıklarına dikkati çekti.
Nezle ve grip olan kişilerin bayramda kesinlikle hiç kimseyle tokalaşıp öpüşmemesi gerektiğini bildiren Akdur, “Aksi takdirde sevdiklerine bayram hediyesi olarak nezle ve grip vermiş olurlar” diye konuştu.
Nezle ve gribi başkalarına bulaştırmak istemeyenlerin öksürürken ve hapşırırken kirlenen ellerini sık sık yıkamaları gerektiğini anlatan Akdur, “Aslında sevdiklerimize grip ve nezle hediye etmemenin en kesin yolu, hasta olanların bayram ziyaretlerine giderken bez maske takmasıdır” dedi.
Hangi bakteriler gıda kaynaklı hastalıklara neden olur?
Escherichia coli ( E. Coli) hayvanların bağırsak sistemlerinde bulunur ve kesim esnasında ete bulaşabilir. Bu organizmalar normalde herhangi bir zarara neden olmazlar. E. coli düzgün temizlik ve yeterli pişirmeyle kolaylıkla yok edilebilir aksi takdirde kanlı ishal ortaya çıkabilir Salmonella kümes hayvanları, köpekler, kediler gibi birçok hayvanların bağırsak sistemlerinde bulunabilir. Kesim esnasında ete bulaşabilir, dondurma işlemi bu mikroorganizmayı öldürmez, fakat düzgün pişirme ile yok edilebilir. Eğer çiğ et ve / veya suları pişmiş gıda ile veya salata gibi çiğ tüketilecek gıdalar ile temasa geçerse çapraz-bulaşma olabilir. Salmonella ishal ve mide iltihabına sebep olur. Staphylococcus aureus sığırların derilerinde bulunur fakat insanların ellerinde, solunum yollarında veya boğazlarında da taşınabilir. Çoğu gıda kaynaklı hastalık salgınları gıda işindeki personellerin ellerinden ve yanlış sıcaklık uygulamasından sonra gıdada ısıya dirençli toksinlerden dolayı meydana gelmektedir; genelde akut kusmayı takiben ishal gözlenir. Gıdanın hijyenik işlenmesi ve soğutulması stafilokoksik gıda kaynaklı hastalıkları önleyebilir.
Ellerinizi sık yıkayın Gıdaları hazırlamaya başlamadan önce ellerinizi sıcak su ve sabunla yıkayın. Çiğ gıdaları hazırladıktan sonra pişmiş gıdalara dokunmadan önce ellerinizi yıkamalısınız. Gıdaları hazırlamadan önce eğer elinde herhangi bir kesik veya enfeksiyon varsa onun üzerini iyice kapattığınızdan emin olun.
Bütün yüzeyler temiz olmalı Gıdalar kolayca kontamine olabildikleri için hazırlarken kullanılan yüzeyler temiz olmalıdır. Zemin temizliğinde kullanılan bezler, el havlusu veya bulaşık kurulama havlusundan ayrı tutulmalıdır.
Yemek pişirmeden önce kullandığınız aletleri, kapları, kesme tahtasını ve tezgâhı sıcak sabunlu su ile yıkayıp durulayın. Gıdaları hazırlamak için de temiz su kullanmak, içmek kadar önemlidir.
- Dengeli beslenmeye dikkat Kurban etlerini sebzelerle birlikte pişirin
- Etle yapılan yemeklerin hafif olması için kendi yağıyla pişirin
- Kızartmadan kaçının, haşlama ve ızgarayı tercih edin
- Sakatatların çok yüksek miktarda kolesterol içerdiğini unutmayın
Sindirim problemi çekmemek için:
Etin sindirimi diğer besin maddelerine göre zordur. Yeni kesilmiş hayvanların etleri sert olduğundan özellikle sindirim zorluğuna yol açar. Mide-bağırsak hastalığı olan kişilerin, kurban etlerini hemen tüketmeyip, buzdolabında birkaç gün beklettikten sonra, haşlama veya ızgarada pişirme yöntemiyle tüketmeleri daha uygun.
- Kızartma yapmayın
- Etlerin pişirilmesinde haşlama, ızgara gibi yöntemler tercih edilmeli, kızartmalardan mutlaka kaçınılmalı.
- Etlerin sebzelerle birlikte pişirilmesi veya tüketilmesi, besin çeşitliliği sağlanması açısından sağlıklı bir yöntemdir.
- Etleri kömürleştirmeyin
- Izgarada, etle ateş arasındaki uzaklık eti yakmayacak, kömürleşme sağlamayacak şekilde ayarlanmalı. Yüksek ateş, yüzeydeki proteinleri birdenbire katılaştıracak ve ısı etin iç kısmına ulaşamayacaktır.
- Etler, kesinlikle çiğ veya az pişmiş tüketilmemeli.
Kurban kesim yerleri dezenfekte edilmeli
Kesim yapılacak yerlerin zeminde su ve kanın birikmemesi sağlanmalı, aksi takdirde bakteri bulaşma riski artar. Ete temas eden bıçak ve satır gibi aletler temiz olmalı, kesim işini yapacak olan görevliler mutlaka kişisel temizliklerine özen göstermeli.
Toksoplazma tehlikesine dikkat!
Etler çiğ ya da az pişmiş olarak tüketildiğinde, hayvanlardan insanlara birçok hastalık bulaşabilir. Hamilelerde düşük yol açan ''toksoplazmozis'' ile insan vücudunda yıllarca yaşayabilen, yediği besinlere ortak olarak onları zayıf düşüren sığır tenyasıdır. Toksoplazma ozellikle hamilelik doneminde anne adaylarini tehdit eden bir hastaliktir eger evde yada yakin cevrenizde hayvan besleyenler var ise bu gercekten hamilelik donemini ve sizi etkileyebilir. Toksoplazma ile ilgili detayli bilgiyi ve hamilelikte toksoplazma ile ilgili bilgiyi Hamilelik ve Toksoplazma sitesinde bulabilirsiniz.
Pazartesi, Kasım 24, 2008
Cinsel Estetik
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat Cinsel estetikle ilgili soruları yanıtladı:
Penis büyütme estetik ameliyatı nasıl yapılıyor?
Çok çeşitli yöntemler var. Ameliyat öncesi kişiye, ne kadar uzunluğa ya da kalınlaşmaya sahip olabileceği anlatılır. Ameliyatla 2-3 cm. uzama elde edebiliyoruz. Sonrasında dokunun yeniden büzüşmesinin engellemek amacıyla ağırlık egzersizleri de kalça bölgesinden alınan yağ dokusu veya suni dokular kullanılıyor. Yüzde yüz kalın hale getirebiliyoruz. Yine de mümkün olduğunca müdahaleden kaçınmak gerekir. Sertleşme problemi olan kişilerde değişik tiplerde penil protezler kullanılarak sertleşme problemi giderilir.
Erkekler neden cinsel estetik ihtiyacı duyuyor?
Erkeklerin bu konuya çok önem vermelerinin nedeni, bunu bir erkeklik, güç ve cinsellik simgesi olarak görmeklerinden kaynaklanıyor. Özellikle cinsel deneyimleri sırasında yaşadıkları kötü bir anıdan etkilenmiş kişilerde bu konu bir takıntıya dönüşebiliyor. Kadının daha çok uyarılacağı ve tatmin olacağı zannediliyor. Bu açıdan doğru olanı öğrenebilmek için uzman bir hekimle görüşülmesi gerekmektedir. Uygun olan vakalarda penis büyütme operasyonları gayet mantıklı ve uygulanan bir yöntemdir. Biz bu operasyona karar vermeden önce kişilerin psikolojik ve fizyolojik şartlarını inceliyoruz. Karar verilip operasyon uygulanan hastalar sonuçlardan son derece memnun kalıyor.
Kadınlar neden genital cinsel estetik yaptırmak istiyor?
Kadınlarda geçirilen doğum ve enfeksiyonlar gibi fiziksel rahatsızlıklar sebebiyle kendi genital organlarından hoşnut olmayabiliyor. Bu hoşnutsuzluk cinsel ilişkilerinde tatminsizliğe sebep olabilir ve bize başvurular da genellikle bu şekilde olmaktadır. Bu durum en çok vajinal doğum (normal doğum) yapmış kadınlarda doğum esnasında vajinal dokuların gerilmesine ve daha sonra asla normal halinde dönmemesine bağlı olarak ortaya çıkar. Bu durumda da tavsiyemiz, bir jinekoloji , üroloji ve psikoloji uzmanlarının konsültasyonu ile operasyona karar verilmesidir. Bize başvuran kişilerde jinekolojik, ürolojik ve psikolojik muayene ve tetkikler sonucu operasyona gerek olup olmadığına karar vermekteyiz. Bu operasyon sonrasında da hastalar sonuçtan memnun olmaktadırlar.
Cinsel fonksiyonla genital estetik arasında bir bağlantı var mı?
Erkekte cinsel fonksiyon için önemli olan yeterli sertleşmenin sağlanması ve devam etmesidir. Penis boyu ile bir ilgisi yoktur. Aynı şekilde üreme yeteneği yani sperm üretilmesi ve spermlerin yapısı, sayısı ile de penis boyu ilgili değildir. Ancak kadın ya da erkek şikayeti olan kişilerde yapılacak olan plastik operasyonlar psikolojik olarak kişiyi destekleyebilir.
Kaynak: Estetik Haber
Çarşamba, Kasım 19, 2008
Mutlu bir Cinsel Yasam
Dönemsel olarak 20-40 yaşları arası seksin en yoğun yaşandığı , kadın ve erkeğin en aktif olduğu yaşlardır. Ancak bu yaş aralığının dışında da, arzulanma arzusunu, vücuduyla barışık olma arzusunu, orgazm tecrübesini, fantezilerini iyi değerlendiren her birey hayatı boyunca cinsel yaşamını devam ettirebilir.
Yaş ilerledikçe veya uzun birlikteliklerde cinsel istekte azalma, erkeklerde ereksiyon ve boşalma problemleri, kadınlarda lubrikasyon-kuruma- problemleri meydana gelebilir. Bu gibi faktörler cinselliği de mecburiyettenmişcesine tek düze ve rutin hale getirebilir. Bu rutin yaşam; çiftlerin birbirleriyle yakınlaşmaları, arzularını muhafaza edebilmeleri, vücutlarıyla barışık olmaları, fantezilerini geliştirebilmeleri, cinsel tercihlerini gözden geçirmeleri gibi hususlarla önlenebilir.
Cinsel IQ, kişinin tercihlerini, duygularını, seks sırasındaki kokusu ve çıkarttığı sesler ile vücudunu, cinsel aktivitedeki limitlerini, yasak olan ve olmayan noktaları ve yaşamak istediği değişiklikleri muhakeme etmesi ve tüm bu faktörlerle kendini kabullenmesidir. Bu nedenle iyi bir cinsel yaşamdaki önemi ölçülemez.
İşte hatırlamanız gereken önemli noktalar:
1.Seksin vücut görüntüsü ile hiçbir alakası yoktur:Mükemmel olmayan vücutlar da seksten zevk alır, partnerine zevk verir. Burada tarafların karşılıklı olarak dürüst ve saygılı olmaları, cinselliği bu şekilde yaşamaları önemlidir. Tatmin edici seksi oluşturan pozitif faktörler seks sırasında cinsel istek, tarafların müsaade yeteneği, haklarını değerlendirme yeteneği ,cinsellikle ilgili doğru bilgilere sahip olmaları, yeterli heyecanı hissetmeleri ve beyinsel konsantrasyon ile karşılıklı tensel kokunun birbirine çekici gelmesi olarak özetlenebilir.
2.Eğlenmek de seksin bir parçasıdır: Kişilerin dilediğince özgür olması, fanteziler kurması, dürüstlük ve saygı çerçevesinde zevk aldığı şeyleri partnerine sunması, cinselliği ayrıcalıklı bir armağan olarak algılaması ve herkesin zevk almaya hakkı olduğunu kabullenmesi ile cinsel hayatları renklenecektir.
3.Sekste sıklık önemli değildir: Evli bir çiftin seks yapma aralıkları tamamen kişilere göre değişen bir durumdur. Hiçbir çift seks yapma aralığı az diyerek aşağılanmamalıdır. Ancak sürekli birlikteliklerde veya evliliklerde periyodik bir yaklaşımı öneriyoruz. Özellikle karşılıklı sıcaklığı muhafaza etmek açısından periyodik aralıkları önemli buluyoruz. Periyodik belirli aralıklarla tatmin edici birleşmeler, aynı zamanda cinsel fonksiyonun devamı açısından da önemlidir.
4.Sekste çekincelere yer yoktur: Seksin korkutucu çekince içinde değil, samimi ve açık olarak konuşulması mutlu bir cinsel yaşam için bir gerekliliktir. Çiftler birbirine hoşlandığı şeyleri söyleyebilmeli, kendini seks sırasında iyi ve rahat hissetmeli, seksin bir performans gösterisi veya ‘normal’ olması gerektiğini düşünmemelidir. Bu da ancak karşılıklı konuşarak mümkün olur.
5.Çocuklu ailelerde seks bitmez: Unutulmamalıdır ki, çocuk sahibi olmak cinsellik açısından önemli bir faktör değildir. Çiftler günlük yaşamlarına göre cinselliğe ayıracakları zamanı seçmeli ve bu zaman zarfında özellikle birbirlerine konsantre olmalıdır.
6.Sertleşme Sorunu “Tümüyle kafanızda yarattığınız bir sorun” değildir.
Son 25 yılda sertleşme sorunlarının tıbbi bir durumdan kaynaklandığı açıklığa kavuşmuştur. Sertleşme sorununun çoğunlukla psikolojik bir yönü olsa da (depresyon, endişe ve stresin rolü olabilir), hemen her zaman fiziksel bir nedeni vardır.
7. Sertleşme sorunu yalnızca yaşlı erkeklerde görülmez.Bu durum 40 yaşın üzerindeki erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, her yaştaki erkekte meydana gelebilir. Yapılan yeni bir çalışma, 40 ile 70 yaşları arasındaki erkeklerin yaklaşık yarısının zaman zaman sertleşme sağlama ve/veya sürdürmede sorun yaşadığını ortaya koymuştur. Sertleşme sorunlarının oranı yaşla birlikte artsa da, tek başına yaşlanma, sertleşme sorununun bir nedeni olarak görülmemektedir. Sertleşme sorunlarının yaşlı erkeklerde daha sık görülmesinin nedeni, yüksek kan basıncı gibi yaşa bağlı hastalıklardır.
8.Cinsel ilişki için çok yaşlı değilsiniz.Tüm yaşlardaki çiftler cinsel ilişkiyle ilgilidir. Cinsel yaşam sağlıklı bir ilişkinin önemli bir parçasıdır. Gerçekten de, yapılan birçok araştırmada aktif cinsel yaşamın yaşlanmanın çok doğal bir parçası olduğu gösterilmiştir.
9.Çift karşılıklı çekiciliğini yitirmiş olsa bile tekrar elde edebilir. Önemli olan bunu hangi noktada kaybettikleri konusudur. Çiftler birbirlerine karşı çekiciliklerini şu noktalarda yitirirler: Seks sırasında yetersiz olmaktan, anormal olmaktan çekinirlerse, seksle ilgili noktaları partnerleriyle konuşamazlarsa, seks hakkında hissettiklerini sözcüklerle ifade edemezlerse. Seks sırasında veya sonrasında partnerini yakın hissetmekle, birbirine dokunarak heyecanlanmayı beklemekle, fantezi ve arzularla ilgili suçluluk duymamakla ve erkek-kadın vücudunun nasıl çalıştığını karakterlerini değerlendirmekle tensel uyum ve karşılıklı çekicilik tekrar elde edilebilir.
gazeteposta.net
Gebelik ve Dogum Sonrasi Cinsel Yasam
Asiri Kilo ve Cinsellik
Cumartesi, Kasım 15, 2008
Devlet Hastaneleri - Hastane Adresleri
Listemizde Istabul'daki, Ankara'daki, Izmir'deki, Antalya'daki, Bursa'daki Adana'daki Devlet Hastaneleri basta olmak uzere tum illerimizde bulunan devlet hastanelerimizin adreslerini telefon, fax, e-mail adresleri seklinde bulabilirsiniz. Ayrica listemizden bazi illerimizde bulunan universite hastaneleri ve kadin doğum ve cocuk hastanelerinin adreslerine de ulasabilirsiniz.
- Adana'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Adana Ceyhan Devlet Hastanesi
Tel: 0 322 613 13 62
Adana Devlet Hastanesi
Tel: 0 322 321 57 52
Adana Numune Hastanesi
Tel: 0 322 226 03 31
Adana Doğum Ve Çocuk Bakimevi
Tel: 0 322 435 09 63
Adana Askeri Hastanesi
Tel: 0 322 227 23 38
Adana Ssk Hastanesi
Tel: 0 322 225 93 29
Ç.Ü. Tip Fakültesi Hastanesi
Tel: 0 322 338 60 60
Çukurova Doğum ve Cerrahi Kliniği
Tel: 0 322 4571203 - Adiyaman'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Adiyaman Devlet Hastanesi
Tel: 0 416 216 10 15 PBX
Faks: 0 416 214 55 99
e-mail: info@adiyamandh.gov.tr
Adiyaman Doğum ve Çocuk Bakimevi Hastanesi
Tel: 0 416 225 29 92 (6 HAT) - Afyon'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Afyon Devlet Hastanesi
Tel : 0 272 2120802 (8 Hat)
e-mail:afykarahisardh@saglik.gov.tr - Agri'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Agri Devlet Hastanesi
Tel: 0 472 215 13 42
Diyadin Devlet Hastanesi
Tel: 0 472 5112476
Dogu Beyazit Devlet Hastanesi
Tel: 0 472 3126047
Eleskirt Devlet Hastanesi
Tel: 0 472 7114142
Patnos Devlet Hastanesi
Tel: 0 472 6161557
Tasliçay Devlet Hastanesi
Tel: 0 472 5510305
Tutak Devlet Hastanesi
Tel: 0 472 4112011 - Aksaray'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Aksaray Doğum Ve Çocuk Bakimevi
Tel: 0 382 213 10 43
Aksaray Devlet Hastanesi
Tel: 0 382 212 91 00
Fax: 0 382 213 52 07
email: bilgi@aksaraydevlethastanesi.gov.tr - Amasya'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Amasya Ruhi Tingiz Devlet Hastanesi
Tel: 0 358 218 40 00 - Ankara'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Ankara Numune Egitim ve Arastirma Hastanesi
Tel: 0 312 310 30 30
Fax: 0 312 310 34 60
Dr. Zekai Tahir Burak Kadin Sagligi Egitim ve Arastirma Hastanesi
Tel: 0 312 310 31 10
Fax: 0 312 312 49 31
Ankara Egitim ve Arastirma Hastanesi
Tel: 0 312 363 33 30
Fax: 0 312 363 33 96
Ankara Atatürk Eg. ve Aras. Hastanesi
Tel: 0 312 291 25 25
Dr. Sami Ulus Çocuk Sagligi ve Hastaliklari Egitim ve Arastirma Hastanesi
Tel: 0 312 317 07 07
Fax: 0 312 317 03 53
Zübeyde Hanim Dogumevi
Tel: 0 312 316 06 06
Fax: 0 312 317 51 83
Ankara Fizik ve Rehabilitasyon Egitim ve Arastirma Hastanesi
Tel: 0 312 310 32 30
Fax: 0 312 310 42 42
Ankara Onkoloji Egitim ve Arastirma Hastanesi
Tel: 0 312 336 09 09
Fax: 0 312 345 49 79
Türkiye Yüksek Ihtisas Egitim ve Arastirma Hastanesi
Tel: 0 312 310 30 80
Fax: 0 312 312 41 20
Atatürk Gögüs Hastaliklari Hastanesi
Tel: 0 312 355 21 10
Fax: 0 312 355 21 35
Ankara Diskapi Egitim ve Arastirma Hastanesi
Tel: 0 312 317 05 05
Ankara Çocuk Hastanesi
Tel: 0 312 316 27 47
Fax: 0 312 347 23 30
Etlik Dogumevi
Tel: 0 312 322 01 80
Fax: 0 312 323 81 91
Ankara Etlik Ihtisas Hastanesi
Tel: 0 312 323 42 71
Fax: 0 312 323 42 70
Ulus Hastanesi
Tel: 0 312 310 30 00
Fax: 0 312 311 53 34
Ulucanlar Dispanseri
Tel: 0 312 319 77 00
Fax: 0 312 363 58 72
Yenisehir Dispanseri
Tel: 0 312 425 83 05
Fax: 0 312 425 57 24
Meslek Hastaliklari Hastanesi
Tel: 0 312 381 11 12
Fax: 0 312 357 56 22
Ankara Üniversitesi Tip Fakültesi Cebeci Hastanesi
Tel: 0 312 319 21 60
Ankara Üniversitesi Tip Fakültesi Ibni Sina Hastanesi
Tel: 0 312 310 33 33
Hacettepe Üniversitesi Tip Fakültesi Hastanesi
Tel: 0 312 310 35 45
Gazi Üniversitesi Tip Fakültesi Hastanesi
Tel: 0 312 214 10 00 (100 hat)
Fax: 0 312 223 05 28
Gazi Üniversitesi Tip Fakültesi Gölbasi Hastanesi
Tel: 0 312 484 03 23
Gülhane Askeri Tip Akademisi
Tel: 0 312 325 12 11
Ankara Mevkii Hastanesi
Tel: 0 312 310 35 35
Etimesgut Hava Hastanesi
Tel: 0 312 244 09 60 - Antalya'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Antalya Devlet Hastanesi
Tel: 0 242 238 53 53
Atatürk Devlet Hastanes
Tel: 0 242 345 45 50
Akdeniz Üniversitesi Tip Fakültesi
Tel: 0 242 227 43 43
Akeseki Devlet Hastanesi
Tel: 0 242 678 10 29
Alanya Devlet Hastanesi
Tel: 0 242 513 48 43
Elmali Devlet Hastanesi
Tel: 0 242 618 10 85
Finike Devlet Hastanesi
Tel: 0 242 855 11 89
Gazipasa Devlet Hastanesi
Tel: 0 242 572 15 62
Kale Devlet Hastanesi
Tel: 0 242 871 22 39
Kas Devlet Hastanesi
Tel: 0 242 836 11 85
Kemer Devlet Hastanesi
Tel: 0 242 814 15 50
Korkuteli Devlet Hastanesi
Tel: 0 242 643 60 52
Kumluca Devlet Hastanesi
Tel: 0 242 887 14 80
Manavgat Devlet Hastanesi
Tel: 0 242 746 11 17
Serik Devlet Hastanesi
Tel: 0 242 722 13 40
Side Devlet Hastanesi
Tel: 0 242 753 12 21 - Ardahan'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Ardahan Devlet Hastanesi
Tel: 0 478 211 30 44
e-mail: bilgi@ardahandevlethastanesi.gov.tr - Artvin'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Artvin Devlet Hastanesi
Tel: 0 466 212 10 40
Fax: 0 466 212 86 45
e-mail: artvindhs5@saglik.gov.tr - Aydin'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Aydin Devlet Hastanesi
Tel: 0 256 213 90 00 - 09 - Balikesir'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Balikesir Devlet Hastanesi
Tel: 0 266 245 90 20
Fax: 0 266 243 71 50 - Bartın'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Bartin Devlet Hastanesi
Tel: 0 378 227 76 22 - Batman'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Batman Devlet Hastanesi
Tel: 0 488 213 89 25 - Bayburt'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Bayburt Devlet Hastanesi
Tel: 0 458 211 71 22 - Bilecik'teki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Bilecik Devlet Hastanesi
Tel: 0 228 212 10 36 - Bingöl'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Bingöl Devlet Hastanesi
Tel: 0 426 213 45 08 - Bitlis'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Bitlis Devlet Hastanesi
Tel: 0 434 226 67 10-11-12
Fax: 0 434 226 67 13 - Bolu'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Bolu Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Hastanesi
Tel: 0 374 262 84 45
Bolu Izzet Baysal Devlet Hastanesi
Tel: 0 374 215 44 50 - Bursa'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Bursa Yüksek Ihtisas Egitim ve Arastirma Hastanesi
Tel: 0 224 360 50 50
Bursa Devlet Hastanesi
Tel: 0 224 220 00 20
Çekirge Devlet Hastanesi
Tel: 0 224 239 36 36
Sevket Yilmaz Devlet Hastanesi
Tel: 0 224 366 43 43
A.O.Sönmez Onkoloji Hastanesi
Tel: 0 224 223 82 00
Prof.Dr.T.Akyol Gögüs Hastaliklari Hastanesi
Tel: 0 224 368 34 50
Bursa Zübeydehanim Dogumevi
Tel: 0 224 233 38 39
Çekirge Çocuk Hastanesi
Tel: 0 224 234 48 48
Bursa Çocuk Hastanesi
Tel: 0 224 220 70 39
Dr.A.B.Spastik Çocuklar Hastanesi ve Reh. Mrk.
Tel: 0 224 216 00 66
Inegöl Devlet Hastanesi
Tel: 0 224 715 10 17
Mustafakemalpasa Devlet Hastanesi
Tel: 0 224 613 18 60
Karacabey Devlet Hastanesi
Tel: 0 224 676 10 92
M.A.Gemlik Devlet Hastanesi
Tel: 0 224 513 92 00
Iznik Devlet Hastanesi
Tel: 0 224 757 75 80
Yenisehir Devlet Hastanesi
Tel: 0 224 773 00 55
Orhangazi Devlet Hastanesi
Tel: 0 224 573 12 70
Mudanya Saziye Rüstü Devlet Hastanesi
Tel: 0 224 544 10 91
Harmancik Devlet Hastanesi
Tel: 0 224 881 23 09
Orhaneli Devlet Hastanesi
Tel: 0 224 817 10 33 - Çanakkale'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Çanakkale Devlet Hastanesi
Tel: 0 286 416 14 30 - Çankırı'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Çankiri Devlet Hastanesi
Tel: 0 376 213 10 98
Fax: 0 376 213 07 83
e-mail: cankiridhs6@saglik.gov.tr - Çorum'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Çorum Devlet Hastanesi
Tel: 0 364 223 03 00 (9 hat) - Denizli'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Denizli Devlet Hastanesi
Tel: 0 258 263 93 11
Fax: 0 258 261 92 06
e-mail: hastane@denizlidh.gov.tr - Diyarbakır'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Diyarbakir Devlet Hastanesi
Tel: 0 412 2285430
Fax: 0 412 2245267
e-mail: nevzay@ddh.gov.tr - Duzce'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Dr. Tandogan Tokgöz Düzce Devlet Hastanesi
Tel: 0 380 5243740
Düzce Atatürk Devlet Hastanesi
Tel: 0 380 549 76 66
Akçakoca Devlet Hastanesi
Tel: 0 380 611 40 05
Yigilca Devlet Hastanesi
Tel: 0 380 651 40 18 - Edirne'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Edirne Devlet Hastanesi
Tel: 0 284 225 46 03
Edirne SSK Hastanesi
Tel: 0 284 225 16 10 - Elazig'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Elazig Devlet Hastanesi
Tel: 0 424 218 19 81
Fax:0 424 212 14 61
Sarahatun Kadin Dogum Hastanesi
Tel: 0 424 241 10 51
Fax: 0 424 241 10 58
Ruh Sagligi ve Hastaliklari Hastanesi
Tel: 0 424 218 39 87
Fax: 0 424 212 78 31
Karakoçan Devlet Hastanesi
Tel: 0 424 711 23 51
Fax: 0 424 711 45 29
Maden Devlet Hastanesi
Tel: 0 424 441 20 24
Fax: 0 424 441 21 26 - Erzincan'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Erzincan Devlet Hastanesi
Tel: 0 446 223 36 01
Fax: 0 446 223 37 86 - Erzurum'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Erzurum Numune Hastanesi
Tel: 0 442 235 07 51
Erzurum Gögüs Hastaliklari Hastanesi
Tel: 0 442 315 85 71 - Eskisehir'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Eskisehir Devlet Hastanesi
Tel: 0 222 237 48 00
e-mail: bilgi@esdh.gov.tr
Eskisehir Doğum Ve Çocuk Bakimevi
Tel: 0 222 237 42 00 - Gaziantep'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Gaziantep 75. Yil Kadin Hastaliklari ve Dogum Hastanesi
Tel: 0 342 220 24 22
Fax: 0 342 234 44 11
Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi
Tel: 0 342 221 07 00 - Giresun'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Giresun Prof. Dr. Ilhan Özdemir Devlet Hastanesi
Tel: 0 454 2161030 - Gümüshane'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Gümüshane Devlet Hastanesi
Tel: 0 456 213 28 10 - Hakkari'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Hakkari Devlet Hastanesi
Tel: 0 438 211 60 63 - Hatay'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Hatay Devlet Hastanesi
Tel: 0 326 221 60 90
Antakya Devlet Hastanesi
Tel: 0 326 227 51 30
Reyhanli Devlet Hastanesi
Tel: 0 326 413 10 89
Hassa Devlet Hastanesi
Tel: 0 326 771 73 33
Dörtyol Devlet Hastanesi
Tel: 0 326 712 17 18
Kirikhan Devlet Hastanesi
Tel: 0 326 344 10 54
Samandag Devlet Hastanesi
Tel: 0 326 512 38 80
Iskenderun Devlet Hastanesi
Tel: 0 326 613 35 70
Iskenderun Körfez Devlet Hastanesi
Tel: 0 326 616 77 98 - Igdir'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Igdir Devlet Hastanesi
Tel: 0 476 226 03 01 (10 Hat) - Isparta'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Isparta Devlet Hastanesi
Tel: 0 246 218 56 10 - Istanbul'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Bakirköy Devlet Hastanesi
Tel: 0 212 543 93 71
Fax: 0 212 542 44 91
Bakirköy Ruh ve Sinir Has. Hastanesi
Tel: 0 212543 65 65
Fax: 0 212 572 95 95
Baltalimani Kemik Hastaliklari Hastanesi
Tel: 0 212 277 49 04
Fax: 0 212 277 99 01
Beykoz Devlet Hastanesi
Tel: 0 216 413 63 00
Fax: 0 216 331 21 95
Beykoz Çocuk Gögüs Hastaliklari Hastanesi
Tel: 0 216 323 26 86
Fax: 0 216 323 79 73
Beyoglu Hastanesi
Tel: 0 212 251 59 00
Fax: 0 212 245 09 47 - 243 05 66
Bezmialem Valide Sultan Vakif Gureba Hast.
Tel: 0 212 534 69 00
Fax: 0 212 534 69 70
Büyükada Devlet Hastanesi
Tel: 0 216 382 62 28
Fax: 0 216 382 10 14
Çatalca Devlet ve Bölge Trafik Hastanesi
Tel: 0 212 789 17 92
Fax: 0 212 789 23 71
Darülaceze Hastanesi
Tel: 0 212 230 09 50
Deri ve Tenasül Hastaliklari Hastanesi
Tel: 0 212 517 74 51
Fax: 0 212 517 74 52
GATA Haydarpasa Egitim Hastanesi
Tel: 0 216 346 26 00
Gümüssuyu Askeri Hastanesi
Tel: 0 212 251 85 00
Haseki Hastanesi
Tel: 0 212 529 44 00 Fax: 589 62 29 - 589 62 20
Heybeliada San. Gögüs Cer. Ve Has. Merkezi
Tel: 0 216 351 88 50
Fax: 0 216 351 19 94
Içerenköy PTT Hastanesi
Tel: 0 216 362 10 10
Istanbul Polis Hastanesi
Tel: 0 216 310 53 03
Istanbul Esnaf Hastanesi
Tel: 0 212 514 17 04
Istanbul Üni. Cerrahpasa Tip Fakültesi
Tel: 0 212 588 48 00
Fax: 0 212 632 00 33
Istanbul Üni. Istanbul Tip Fakültesi
Tel: 0 212 534 00 00 (100 Hat)
Istanbul Üni. Kardiyoloji Enstitüsü
Tel: 0 212 589 57 07
Fax: 0 212 529 42 62
Istanbul Üni. Onkoloji Enstitüsü
Tel: 0 212 531 31 00
Fax: 0 212 534 80 78
Istanbul 70. Yil Fizik Tedavi ve Reh. Merkezi
Tel: 0 212 442 22 00
Istinye Devlet Hastanesi
Tel: 0 212 277 49 12
Fax: 0 212 277 61 11
Kartal Acil Yardim ve Trafik Hastanesi
Tel: 0 216 305 57 40
Kartal Egitim ve Arastirma Hastanesi
Tel: 0 216 441 39 00
Fax: 441 25 03
Kasimpasa Deniz Hastanesi
Tel: 0 212 254 31 50
Kosuyolu Kalp ve Arastirma Hastanesi
Tel: 0 216 325 54 57
Fax: 339 04 41
Lepra Hastanesi
Tel: 0 212 570 10 26 Fax: 583 00 86
Lütfiye Nuri Burat Devlet Hastanesi
Tel: 0 212 594 12 53 Fax: 594 17 67
Marmara Üni. Tip Fakültesi
Tel: 0 216 336 02 12
Marmara Üni. Hastanesi
Tel: 0 216 327 10 10
Fax: 326 95 78
Pendik Devlet Hastanesi
Tel: 0 216 354 45 93
Fax: 354 12 32
PTT Hastanesi
Tel: 0 212 262 10 10
Prof. Dr. Siyami Ersek Gögüs-Kalp-Damar Cerrahisi Merkezi
Tel: 0 216 349 91 20 Fax: 337 97 19
Sagmalcilar Devlet Hastanesi
Tel: 0 212 567 67 74
Fax: 0 212 544 35 94
Sait Çiftçi Kamu Sagligi Merkezi
Tel: 0 212 261 21 28
Fax: 0 212 2612129
Sariyer Ismail Akgün Devlet Hastanesi
Tel: 0 212 242 06 65
Fax: 0 212 242 67 07
Silivri Devlet Hastanesi
Tel: 0 212 727 21 00
Fax: 727 46 63
SSK Bakirköy Doğum Kadin ve Çocuk Has.Egt. Hast.
Tel: 0 216 543 62 70
Fax: 0 216 571 47 90
SSK Bakirköy Osmaniye Dispanseri
Tel: 0 212 543 63 75
SSK Bayrampasa Dispanseri
Tel: 0 212 567 67 03
SSK Beyoglu Dispanseri
Tel: 0 212 251 69 10
SSK Cibali Dispanseri
Tel: 0 212 525 72 66
SSK Erenköy Ruh Sagligi ve Has. Hastanesi
Tel: 0 216 360 91 65
Fax: 0 216 356 04 96
SSK Eyüp Hastanesi
Tel: 0 212 581 01 40
Fax: 0 212 563 75 38
SSK Göztepe Egitim Hastanesi
Tel: 0 216 302 41 46
Fax: 0 216 350 12 45
SSK Istanbul Egitim Hastanesi
Tel: 0 212 588 44 00
Fax: 0 212 632 00 60
SSK Istanbul Meslek Hastaliklari Hastanesi
Tel: 0 216 441 23 50
SSK Istinye Dispanseri
Tel: 0 212 277 61 26
SSK Kadiköy Dispanseri
Tel: 0 216 349 79 12
SSK Kartal Hastanesi
Tel: 0 216 306 68 55
Fax: 0 216 389 31 71
SSK Küçükçekmece Dispanseri
Tel: 0 212 579 62 59
SSK Levent Dispanseri
Tel: 0 212 268 35 45
SSK Okmeydani Egitim Hastanesi
Tel: 0 212 221 77 77
Fax: 0 212 221 78 00
SSK Pasabahçe Hastanesi
Tel: 0 216 322 22 10
Fax: 0 216 331 08 94
SSK Pendik Dispanseri
Tel: 0 216 390 35 50
SSK Süreyyapasa Gögüs ve Kalp Damar Hastaliklari Egitim Hast.
Tel: 0 216 441 23 50
Fax: 0 216 352 09 34 (54 Hat)
SSK Sisli Hastanesi
Tel: 0 212 232 06 05
Fax: 0 212 321 12 41
SSK Topcular Dispanseri
Tel: 0 212 578 56 40
SSK Üsküdar Dispanseri
Tel: 0 216 310 77 63
Sultanbeyli Devlet Hastanesi
Tel: 0 216 398 47 40
Fax: 0 216 398 88 48
Sultançiftligi Nuri Burat Dog. Ve Çoc. B.evi
Tel: 0 212 594 17 68
Fax: 0 212 526 17 67
Süleymaniye Dogumevi ve Kadin Has. Hast.
Tel: 0 212 520 97 35
Fax: 0 212 526 32 46
Sümerbank Merkez Hastanesi (Bakirköy)
Tel: 0 212 543 63 34
Sisli Etfal Hastanesi
Tel: 0 212 231 22 09
Fax: 0 212 234 11
Taksim Hastanesi
Tel: 0 212 252 43 00
Fax: 0 212 249 78 04-252 63 00
TCDD Yakacik Hastanesi
Tel: 0 216 377 23 96
Türkiye Denizcilik Islt. Hastanesi
Tel: 0 212 251 58 10
Velidebag Ögretmenler Hastanesi
Tel: 0 216 326 69 23
Fax: 0 216 339 33 28
Yedikule Gögüs Hast. ve Gögüs Cer. Merk.
Tel: 0 212 664 17 02
Fax: 0 212 582 70 33
Zeynep-Kamil Kadin ve Çocuk Has. Hast.
Tel: 0 216 391 06 80
Fax: 0 216 343 92 51 - Izmir'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Bornova Acil Yardim ve Travmatoloji Hast.
Tel: 0 232 374 09 46
Fax: 0 232 374 25 17
Nevvar-Salih Isgören Alsancak Devlet Hast.
Tel: 0 232 463 64 65
Fax:0 232 421 22 45
Hava Hastanesi
Tel: 0 232 246 47 17
Deri ve Zührevi Hastaliklar Dispanseri
Tel: 0 232 425 58 15
Dokuz Eylül Üni. Tip Fak. Hastanesi
Tel: 0 232 259 59 59
Fax: 0 232 259 97 23
Dr. Behçet Uz Çocuk Hastaliklari Hastanesi
Tel: 0 232 489 56 56
Fax: 0 232 484 59 47 - 484 23 37
Ege Üni. Tip Fak. Hastanesi
Tel: 0 232 343 43 43-388 19 20
Fax: 0 232 388 28 52
Esrefpasa Hastanesi
Tel: 0 232 459 59 59
Izmir Atatürk Egitim Hastanesi
Tel: 0 232 244 44 44
Fax: 0 232 243 48 48 - 244 72 82
Izmir Egitim Dis Hastanesi
Tel: 0 232 425 94 80
Fax: 0 232 489 35 48
Izmir Gögüs Has. Has. ve Cerrahisi Egt. Hast.
Tel: 0 232 433 33 33
Fax: 0 232 458 72 62
Izmir Kadin Has. ve Dogum Hastanesi
Tel: 0 232 489 09 09
Fax: 0 232 484 45 87
Karsiyaka Devlet Hastanesi
Tel: 0 232 367 67 67
Fax: 0 232 367 56 56
Mevki Hastanesi
Tel: 0 232 227 33 36
SSK Aliaga Hastanesi
Tel: 0 232 616 10 13
Fax: 0 232 616 25 30
SSK Bornova Dispanseri
Tel: 0 232 343 05 37
SSk Çinarli Dispanseri
Tel: 0 232 486 13 61
SSK Ege Dogum ve Kadin Has. Egit. Hast.
Tel: 0 232 433 38 74
Fax: 0 232 457 96 51
SSK Izmir Dis Ted. Protez Merkezi
Tel: 0 232 464 78 62-63-65
SSK Izmir Egitim Hastanesi
Tel: 0 232 250 50 50
Fax: 0 232 261 44 44
SSK Karsiyaka Dispanseri
Tel:0 232 369 20 07
SSK Tepecik Egitim Hastanesi
Tel: 0 232 433 08 10
Fax: 0 232 433 07 56
TCDD Izmir Hastanesi
Tel: 0 232 421 01 16
Bergama Devlet Hastanesi
Tel: 0 232 633 10 99
Fax: 0 232 633 21 45
Menemen Devlet Hastanesi
Tel: 0 232 832 58 59
Fax: 0 232 832 95 25
Ödemis Devlet Hastanesi
Tel: 0 232 544 51 13
Fax: 0 232 544 13 44
Tire Devlet Hastanesi
Tel:0 232 512 15 22
Fax: 0 232 512 11 22
Torbali Devlet Hastanesi
Tel:0 232 586 16 72
Fax: 0 232 856 25 10
Urla Devlet Hastanesi
Tel:0 232 752 10 04
Fax: 0 232 752 06 95 - Kahramanmaras'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Kahramanmaras Devlet Hastanesi
Tel: 0 344 223 53 31 - Karabük'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Karabük Devlet Hastanesi
Tel: 0 372 424 11 63 - Karaman'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Karaman Devlet Hastanesi
Tel: 0 338 214 27 52 - Kars'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Kars Devlet Hastanesi
Tel: 0 474 223 18 10 - Kastamonu'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Kastamonu Dr.Münif ISLAMOGLU Devlet Hastanesi
Tel: 0 366 214 31 80 - Kayseri'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Kayseri Prof.Dr. Ferhan Özmen Dogum ve Çocuk Bakimevi
Tel: 0 352 338 21 49
Fax: 0 352 338 11 99
Kayseri Dr.Vedat Ali ÖZKAN Devlet Hastanesi
Tel: 0 352 336 88 82 - Kirikkale'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Kirikkale Devlet Hastanesi
Tel: 0 318 224 27 00
Kirikkale Yüksek Ihtisas Hastanesi
Tel: 0 318 233 11 00 - Kirklareli'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Kirklareli Devlet Hastanesi
Tel: 0 288 224 25 64 - Kirsehir'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Kirsehir Devlet Hastanesi
Tel: 0 386 212 57 70
e-mail: iletisim@kirsehirdevlethastanesi.gov.tr - Kilis'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Kilis Devlet Hastanesi
Tel: 0 348 822 10 10
e-mail: kilis@kilisdh.gov.tr - Kocaeli'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Kocaeli Devlet Hastanesi
Tel: 0 262 321 10 30 - Konya'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Konya Numune Hastanesi
Tel: 0 332 235 45 00
Konya Dr. Faruk Sükan Dogum ve Çocuk Hastanesi
Tel: 0 332 235 42 05
Fax: 0 332 236 60 66
e-mail: bilgi@konyadogumevi.gov.tr - Kütahya'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Kütahya Devlet Hastanesi
Tel: 0 274 223 60 53 - Malatya'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Malatya Devlet Hastanesi
Tel: 0 422 321 89 85 - Manisa'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Manisa Akhisar Devlet Hastanesi
Tel: 0 236 412 00 10
Manisa Salihli Devlet Hastanesi
Tel: 0 236 713 15 00
Manisa Ruh Sagligi ve Hastaliklari Hastanesi
Tel: 0 236 231 46 24/25
Fax: 0236 231 61 96
e-mail: manisarhh1@saglik.gov.tr
Manisa Devlet Hastanesi
Tel: 0 236 231 45 96-97-98
Fax: 0 236 232 17 48 - Mardin'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Mardin Devlet Hastanesi
Tel: 0 482 2132860 - Mersin'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Mersin Devlet Hastanesi
Tel: 0 324 336 3950
SSK Hastanesi
Tel: 0 324 231 71 80 - Mugla'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Mugla Devlet Hastanesi
Tel: 0 252 214 13 23 - Mus'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Mus Devlet Hastanesi
Tel: 0 436 212 06 71 - Nevsehir'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Nevsehir Devlet Hastanesi
Tel: 0 384 213 12 00 - Nigde'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Nigde Devlet Hastanesi
Tel: 0 388 232 22 20
Fax: 0 388 212 14 11 - Ordu'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Ordu Devlet Hastanesi
Tel: 0 452 234 32 32
e-mail: bilgi@ordu-dh.gov.tr - Osmaniye'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Osmaniye Devlet Hastanesi
Tel: 0 322 814 11 19 - Rize'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Rize Devlet Hastanesi
Tel: 0 464 213 05 00 - Sakarya'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Sakarya Devlet Hastanesi
Tel: 0 264 275 10 10-11-12-13
Fax: 0 264 275 91 92 - Samsun'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Samsun Ruh Sagligi Hastaliklari Hastanesi
Tel: 0 362 431 78 53
Samsun Dogum ve Çocuk Bakimevi
Tel: 0 362 230 91 00
e-mail: bilgi@samsundogumevi.gov.tr - Siirt'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Siirt Devlet Hastanesi
Tel: 0 484 223 82 51 - Sinop'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Sinop Atatürk Devlet Hastanesi
Tel: 0 368 261 45 10 - Sivas'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Sivas Sultan 1. Izzettin Keykavus Devlet Hastanesi
Tel: 0 346 221 60 10
Fax: 0 346 221 85 12
e-mail: ikdh@ikdh.gov.tr - Şanlıurfa'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Şanlıurfa Devlet Hastanesi
Tel: 0 414 313 12 20
Fax: 0 414 313 19 28
e-mail: info@sudh.gov.tr - Şırnak'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Şırnak Devlet Hastanesi
Tel: 0 486 216 13 61 - Tekirdağ'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Tekirdağ Devlet Hastanesi
Tel: 0 282 262 5355-56-57-58-59
Fax: 0 282 260 3850
e-mail: info@tdh.gov.tr - Tokat'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Tokat Dr. Cevdet Aykan Devlet Hastanesi
Tel: 0 356 214 42 09
Fax: 0 356 214 39 58
Tokat SSK Hastanesi
Tel: 0 356 214 16 07
Karsıyaka Dogum ve Çocuk Bakimevi
Tel: 0 356 228 42 04 - Trabzon'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Tel: 0 462 230 23 01
KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi
Tel: 0 462 325 30 11
Trabzon SSK Hastanesi
Tel: 0 462 230 22 85
Trabzon Doğum Ve Çocuk Bakımevi
Tel: 0 462 321 32 62 - Tunceli'deki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Tunceli Devlet Hastanesi
Tel: 0 428 212 10 39 - Usak'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Uşak Devlet Hastanesi
Tel: 0 276 227 39 76
Tel: 0 276 223 84 75
Eşme Devlet Hastanesi
Tel: 0 276 414 19 28
Karahallı Devlet Hastanesi
Tel: 0 276 517 10 29
SSK Hastanesi
Tel: 0 276 227 39 03
Ulubey Devlet Hastanesi
Tel: 0 276 716 10 07
Banaz Devlet Hastanesi
Tel: 0 276 315 13 48 - Van'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Van Yüksek Ihtisas Hastanesi
Tel: 0 432 312 28 61-62-63-64 Fax: 0 432 312 28 67
Van Devlet Hastanesi
Tel: 0 432 215 76 00(PBX)
Fax: 0 432 212 19 54
e-mail: vdh@vdh.gov.tr - Yalova'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Yalova Devlet Hastanesi
Tel: 0 226 811 52 00 - Yozgat'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Yozgat Doğum ve Çocuk Bakımevi
Tel: 0 354 217 14 15
Yozgat Devlet Hastanesi
Tel: 0 354 212 53 03 - Zonguldak'daki Hastaneler ve Hastane Adresleri
Zonguldak Devlet Hastanesi
Tel: 0 372 257 67 00
Kaynak: GebelikveAnnelik.com - Devlet Hastaneleri
Cuma, Kasım 14, 2008
Estetik ve Estetik Ameliyatlar
Ameliyat İzi Kalır mı?
Cerrahi olarak yapılan her işlemde mutlaka iz vardır. Estetik cerrahide de hedef bu izi en az a indirmek ve saklamaktır. Günümüzde gelişen cerrahi yöntemler ve kullanılan malzemeler izi en aza indirgemektedir.
Benleri Aldırmak Kanser Yapar mı?
Benler iyi huylu ve kötü huylu olarak ikiye ayrılabilir. Uzman hekimin muayenesi ve kişinin verdiği bilgilerle iyi huylu olarak düşünülen benler belirli aralıklarla takip edilir. Şüpheli olarak düşünülen ya da kötü huylu olduğu bilinen benlerin hemen cerrahi olarak çıkartılması ve patoloji tahlillerinin yapılması kişiyi sonradan oluşacak problemlerden korur.
Estetik Ameliyatlar Ağrılı mıdır?
Estetik operasyonda yapılacak anestezi türüne göre, hasta da işlem sırasında hiç ağrı olmaz. Estetik operasyonun türüne bağlı olarak ve kişinin ağrıyı algılamasına göre operasyon sonrası ağrı duygusu kişiden kişiye değişir. Ancak günümüzde hedef hastalarımıza en konforlu hizmeti sunmak olduğu için, gelişmiş cerrahi yöntem ve aletler, ameliyat sonrasıda verilen ilaçlarla ağrı en aza indirilmiş olur.
Yeni Olmuş Yara ve Yanık, Dövme v.s İzler Hemen Müdahale Edilmeli mi?
Bazı izler vardır ki, olgunlaşmasını beklemeden müdahale edilerek tedavi edilmeye başlanırken, eskiden oluşmuş olan izlerde de tedavi türü değişerek iz daha belirsiz hale getirilmeye çalışılır. Ancak bazı izler vardır ki onlara hiç dokunmamak daha olabilir, bu da uzman hekimin muaynesi ile kesinleşir. Dövmenin yok edilmesinde çeşitli yöntemler vardır ki, uygun hastada en iyi yöntem ise uygun lazerle istenildiğinde silmektir.
Hipertansiyon, Şeker, Kalp Hastalıkları Estetik Operasyona Engel mi?
Bu tür hayatı riskleri olan hastalıklarda estetik operasyonlar, ancak hastalık kontrol altında olursa ve ameliyat sırasında-sonrasında yeterli teknik donanım ve tecrübeli ekip varsa yapılmalıdır.
Estetik Ameliyatlar Her Yerde Yapılabilir mi?
Estetik operasyonlar sağlık bakanlığının onay vermiş olduğu merkezlerde ve estetik plastic cerrahi uzmanı olarak eğitim almış sağlık bakanlığı tarafından diploması onaylanmış hekimler tarafından yapılmalıdır.
Ne Kadar Sürede İyileşilir?
Estetik operasyonlarda iyileşme süreci, yapılan ameliyat türüne göre değişmekle birlikte en ağır ameliyat türlerinde dahi ameliyat sonrası yaklaşık 6-8 saat sonra hastayı mobilize eder (yatağından kaldırır), bir kaç günde hastaneden çıkarabileceğimiz duruma getiririz. Günlük aktiviteleri yaklaşık bir yada iki haftada tamamen normale dönerken, bazı özel aktivitelerine belli bir sure kısıtlama getirilir.
Oluşturulacak Şekli Önceden Görebilir miyim?
Estetik operasyonda hedef, beklentilerin gerçekçi olmasıdır. Hastanın istekleri ve hekimin tecrübeleriyle bazı operasyonlar öncesi hasta fotografları üzerinde tasarımlar yapılarak ameliyat sonrası oluşabilecek şekil hastaya gösterilebilir. Hekimin eski hastalarına ait fotograf arşivindende benzer vakaları görme şansınız ameliyat öncesi fakir edinmenizi sağlamış olur.
Silikon Kanser Yapar mı?
Silikonlar vücüda zararı olmayan ve vücutla etkileşime girmeyen maddeden yapılmıştır. Günümüzdeki silikonların FDA onaylı oluşu ve yapılan bilimsel çalışmalardaki sonuçlar böyle bir olasılığın olmadığını göstermektedir. Memeye konan protez meme kanserinden korumada önemli olan belirli zamanlardaki kontrollerin zamanında yapılmasında kişiyi teşvik eder ve oluşabilecek olumsuzlukların erken dönemde tespitini sağlar.
Silikon Patlar mı?
Silikon balon gibi hiç bir zaman patlamaz. Ancak bıçak gibi direk üzerine gelen delici alet travmalarıyla delinebilir ve yapısı gereği delinen protez dokulara dağılmadan kalır
Silikon Emzirmeye Engel mi?
Emzirmeyi planlayan genç kadında protezi genelde koltuk altından yerleştiririz. Meme ucundan yada meme altından girilmediği için memeye hiç dokunulmamış olması, silikonun göğüs kası arkasına meme dokusuyla hiç temas etmeden kalması süt kanallarına zarar vermez. Meme ucundan ve meme altından yerleştirilen protez kısmende olsa süt kanallarını etkileyebilir ve çok düşük bir oranda süt vermede olumsuzluk yaşatabilir.
Karın Germe Operasyonundan Sonra Doğum Yapılabilinir mi?
Abdominoplasti denilen karın germe operasyonlarında ideal olan, kişinin doğum larını tamamladıktan sonra işlemin yapılmasıdır. Ameliyat sonrası yaklaşık iki yıl sonra ameliyat alanı tam olarak iyileşmesini tamamlası nedeniyle hamile kalmada ve çocuk doğurmada bu süreden sonra bir problem olmaz.
Sigara İçilmesinin Estetik Operasyona Etkisi Var mı?
Sigaranın olumsuz etkilerini estetik operasyonlarda da görmekteyiz. Sigaranın dokularda kanlanmayı azaltarak iyileşmeyi geciktirmesi ,uzun sürecek operasyonlarda anestezi risklerini arttırması nedeniyle ameliyattan belli bir süre önce bırakılması ve ameliyat sonrası belli bir sure kullanılmaması tercih edilir.
Sağlık Sigortaları Estetik Operasyonları Karşılar mı?
Hiç bir özel ve resmi sigorta şirketi estetik operasyonlar için ödeme yapmaz.
Sonucun Mükemmel Olması İçin Ne Yapabilirim?
Mükemmel sonuç için, öncelikle estetik operasyondan ne beklediğiniz ve gerçekçi olmanız gerekir. Ameliyatınızı yapacak hekimi iyi seçmiş olmanız, ameliyat yöntemi ve risklerini bilmeniz ve ameliyatınızın yapılacağı sağlık kurumunun kalitesinden emin olmanız da bir sonraki aşamadır. Sonrasında ameliyat öncesi ve sonrası size yapılan önerilere uymanız da mükemmel sonuca ulaşmanızı sağlayacaktır. Mükemmel sonuca, ne istediğini bilen uyumlu bir hasta ve ne yapacağını bilen bilimsel ve etik kurallara saygılı bir hekimle ulaşılır.
Maliyet Neye Göre Belirleniyor?
Estetik operasyonlarda fiyatı, olacağınız ameliyatın türü, kullanılacak malzemenin kalitesi, hastane ve hekim masrafları toplam olarak belirler.
Doktor seçimini yaparken nelere dikkat etmeliyim?
Estetik operasyonlar Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ihtisası almış, sağlık bakanlığından onaylı diploması ve çalışma izni olan hekimler tarafından yapılmalıdır. Tercih ettiğiniz hekimin yaptıracağınız operasyon hakkındaki yaklaşımı, kullanacağı teknik ve malzeme kalitesi, tecrübe birikimi ve hasta sonuçlarıda sizin karar vermenizdeki etkenlerden olmalıdır.
Kaynak: Doktor: Op. Dr. Yakup Avşar (Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı )
Perşembe, Kasım 13, 2008
Nemfomani Nedir?
Nemfomani nedir?
Yunanca nymphe (kız) ve mania (delilik) sözcüklerinin birleşiminden meydana gelen Nemfomani, kadınlarda görülen aşırı güçlü olması anlamında kullanılan bir sözcük değildir. Ancak kişinin arzusu ve gücü cinsel isteğin şiddet derecesini belirleyebilir. Cinsel değişiklik isteği de yine kişinin arzusuna ve gücüne bağlıdır.
Magnus Hirschfeld bile 40 yıl önce nemfomaniyi cinsel birleşmeden hemen ya da çok kısa bir süre sonra tekrar uyanan cinsel istek olarak açıklamıştı. Günümüzde ise her normal kadının kısa sürede de olsa bir kaç kez orgazma ulaşabileceği artık bilinmektedir. Bu kadınlara nemfoman denilemez. Cinsel bilim araştırıcılarının çoğu bugün gerçek ve sözde nemfomani arasında bir ayrım yapmaktadırlar.
Nemfomaniye ne sebep olur?
Nemfomaniye yol açan organik nedenlerden biri hormon bozukluğu olabilir. Prof. H. J. Stemmler ve Kiel'e göre, kanser nedeniyle hormon (Androgen) tedavisi gören kadınlarda cinsel istek, kadını rahatsız edecek denli artabilir. Nemfomani belirtisi taşıyan kadınlarda sinirlerin duyarlılığı aşırı oranda arttığından cinsel içgüdüyü etkilemektedir. Büyük beyinin cinsel ilişkiyi kontrol eden, eş seçimini ayarlayan ve doyumu sağlayan sinirleri bozulmaktadır. Nemfoman isteklerinin ve eşinin esiri olmaktadır.
Gerçek nemfomanide sinir sisteminin organik bozuklukları (sinir ve bezler arasındaki bağlantılarda aksaklıklar gibi) yer alırken, sözde nemfomaninin nedenleri ruhsaldır. Bu türde söz konusu olan yanlış tutumdur. Bu kişiler kendi cinsellikleri, çevreleri ve cinsleriyle uzlaşmazlık içindedirler. Psişik nemfomaniye yol açan nedenler kişisel olmakla birlikte, bazı temel tipler gösterilebilir
Messalina kompleksi
Nemfomani, kadında cinsel taşkınlık demektir. Nemfoman kadın ile aşırı duygulu ya da cinsel yönü güçlü olan kadını ayırmak gerekir. Nemfoman, çoğu kez sosyal baskılar ve yasaları hiçe sayar. Onun için, tek bir amaç vardır, o da; bir erkekle yatmaktır. Kendi kişiliğiyle aynı düzeyde olmasa bile her sınıftan erkeğe evet der. Eski Roma İmparatorluğunda, Clausius un karısı Messalina nın her gece çeşitli erkeklerle yattığını, bunun için de kılık değiştirerek halkın arasına karıştığını tarih yazmaktadır. Bu nedenden, Messalina kompleksi diye de bilinen nemfomani, elbette eşine ya da sevdiği erkeğine duygulu ve istekli olan kadın anlamına gelmez.
Her ne kadar, tarihteki bu tür ünleriyle roman ve filmlere konu olan Kleopatralar, Messalinalar bu davranışın örneklerini simgeliyorlarsa da, toplum içerisinde nemfomanların oranı düşüktür. Normal kadının yapısı, erkeğine bağlanmayı gerektirir. Erkeğini seven kadın, onun yanında mutluluk, onun yanında güven duyar. Erkeğine bağlılığın verdiği, bağımlılık psikolojisi, kadınların ruhsal yapılarına uygundur. Sevdiği erkeğine, kadının yapamayacağı özveri yok gibidir.
Nemfoman kadının kural tanımayan cinsel dürtüleri, onu öylesine etkiler ki, bu nedenden, zor durumlara düşer. Bir istek krizi tutkusuyla, ne yaptığını bilmeyen, mani nöbeti içerisindeki insanlar gibi, tanımadığı erkeğin önünü keserek, onu kendisiyle yatmaya zorlayan nemfomanlar görülmüştür.
Nemfomani, bir ruh bozukluğundan olabileceği gibi, kalıtım, organik beyin hastalıkları, iç salgı bezleri düzensizlikleri gibi nedenlere bağlı da ortaya çıkabilir. Bu durumu, bir bulgu olarak değerlendirmek gerekir. Bir mani nöbeti içerisinde, kendini, karşısına çıkan erkeğe teslim eden kadın, nemfoman değildir.
Cinsel isteklerde, vulva hastalıkları da önemli yer tutar. Örneğin vulvanın kaşıntılı hastalıklarında, kadın sürekli uyarım içindedir. Bacaklarının hareketi, oturuş biçimi, onu hemen duygulandırır. Bu bölgesel odaklaşmış duyarlılık tedavi edilince, kadın normale döner. Bir vulva egzemasında, kadının her yerde ve durumda cinsel birleşmeye yeltenmesi adli tıpta görülmüştür.
Yaş dönümü yıllarında, gerek hormonal dengesizliklerin yarattığı ruhsal bozukluklar ve bunalımlar, gerek yerel tahrişlerden, isteklerin fazlalaşması, kadınları anormal davranışlara sürükleyebilir. Gene bu tip kadınların, servetlerini genç erklere yedirdikleri görülür. Bu tür davranışlar, nemfomani sayılmasa bile, cinsel yaşamın normal ölçüleri aşılmış demektir.
Nemfomaninin belirtileri
- Sürekli olarak seks ve cinsel düşünce üzerine yoğunlaşan düşünceler.
- Dürtü etkisiyle yapılan mastürbasyon
- Rastgele cinsel ilişkilerde bulunmak
- Kontrol yeteneğini kaybetme
- Tekrarlanan başarısız ilişkiler vb.
Nemfomaninin zararları
Nemfomani, kişinin tüm sosyal hayatını ve ilişkilerini etkileyen bir hastalıktır. Kişi sürekli seks ve cinsel birleşme üzerine yoğunlaştığı için, tek bir amacı vardır; bir erkekle sevişmek. Bu yüzden çevresiyle olan dostlukları ve doğal olarak aşk hayatı da zarar görür. Kişi kendini sıklıkla tekrarlayan başarısız ilişkilerin içinde bulur.
Bunun dışında nemfomanın cinsel yolla bulaşan hastalıkları kapması riski de oldukça yüksektir. Sürekli ve düzensiz cinsel aktiviteler yaşadığı ve sürekli partner değiştirdiği için, kişinin sağlığı da tehlikeye girer.
kaynak: ekolay.net
Çarşamba, Kasım 05, 2008
Cinsel Saglik ve Kadinlar
- Vajinal bölgenizde, sadece regl dönemi sırasında gelişen bir kaşıntınız mı var? Yanıtınız evet 'evet' ise o zaman sizin sorununuz alerji olabilir. aklınızda bulunsun, kokulu pedler vajinanın duyarlı cildinde kaşıntıya sebep olabiliyor. Köpüklü banyo yapmak ve bu bölgeyi kokulu sabunla yıkamak da alerjiyi tetikleyebiliyor. siz iyisi mi kokulu ürünler kullanmayı bırakın. Belirtiler ortadan kalkarsa, suçluyu bulmuşsunuz demektir. Doktorunuz aksini öenermedikçe, vajinanın içini yıkamaya yönelik üretilen hijyen ürünlerini de kullanmayın. Çünkü bunlar vajinayı bakterilere karşı koruyan ''laktobasil asit'' ortamının zarar görmesine yol açabiliyor.
- Yapılan çalışmalar, haftada 4 ile 6 kez tavuk yiyen kadınların sistite daha eğilimli olduğunu gösteriyor. Bu soruna tavukta bulunma ihtimali olan E koli bakterisinin neden olabileceği düşünülüyor. Teksas Üniversitesi Southwestern Medical Center'de yapılan bir araştırma; diyet içeceklerdeki maddelerin, mesanede tahrişe yol açabileceğini ve idrar tutamama sıkıntısını artırabileceğini ortaya koyuyor. New York Long Island Jewish Medical Center'de yapılan çalışmada ise günde 2 dilimden fazla beyaz ekmek tüketmenin, içeriğindeki rafine karbonhidratın kan şekeri seviyesini yükseltmesi nedeniyle mantara daha uygun bir zemin hazırladığını ifade ediyorlar.
- Uzmanlar stres altındaki kadınların regl dönemlerini, sakin mizaca sahip olan ve stressiz bir yaşam süren kadınlardan 2 kat daha ağrılı geçirdiklerine dikkat çekiyor. Bunun muhtemel sebebi ise stres yüzünden yükselen prostaglandin (çeşitli dokularda bulunan ve yağ asitlerinin türevi olan yağ kökenli bir madde) üretiminin, ağrılı krampları tetiklemesi. Bu artış özellikle regl döneminin ilk yansında görülüyor. Dolayısıyla, siz de hiç olmazsa regl döneminde stresten uzak olmaya çalışın.
- Vajinal bölgedeki her kaşıntının mantar enfeksiyonundan kaynaklandığını zannedip, gelişigüzel ilaç alarak kendi kendinizi tedavi etmeye kalkmayın. Çünkü, aslında sorununuzun nedeni başka bir hastalık, örneğin, bakteriyel vajinit olabilir. Mantar enfeksiyonu peynir kesiği kıvamlı bir özellik sergilerken, bakteriyel vajinit akıntısı ise daha akıcı oluyor. Doktorunuz bakteriyel vajinit tanısı koyarsa, antibiyotik tedavisi uygulayacaktır.
- Uzmanlar, hiçbir yakınmanız olmasa bile Pap Smear testini düzenli olarak yaptırmanız gerektiği uyarısında bulunuyor. Çünkü bu test İle jinekolojik kanserler arasında 2. sırada yer alan rahim ağzı kanseri erken dönemde yakalanabiliyor. Hatta rahim ağzında kanser başlangıcı olabilecek herhangi bir hücresel değişiklik bile pap smear testi ile belirlenebiliyor. Bu nedenle aktif cinsel hayata başlayan her kadının, 20 yaşından itibaren yılda bir kez pap smear testi yaptırması çok önemli. Risk faktörü taşıyanlarda ise testin 6 ayda bir tekrarlanması gerekiyor.
- Her yıl düzenli olarak doktor kontrolünden geçin. Çünkü, genltal bölgeye kolaylıkla yerleşebilen ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biri kabul edilen klamidya bakterisi enfeksiyonu günümüzde çeşitli testlerle ortaya çıkarılabiliyor ve başarılı bir şekilde tedavi edilebiliyor. Eğer tedavi edilmezse, bir yandan fallop tüplerinde tıkanma sonucu kısırlığa yol açabiliyor, öte yandan genltal siğil virüsü olan HPVnin enfeksiyonunu kolaylaştırarak rahim ağzı kanseri riskini artırabiliyor.
- Uzmanlara göre; günde 8 kez İdrara çıkmak normal. Eğer daha sık idrara çıkıyorsanız, muhtemelen çok fazla SM tüketiyorsunuz demektir. Yine de, çok ani olarak tuvalete çıkma ihtiyacı hissediyorsanız ya da tuvalete erişemeden İdrar kaçınyorsanız, bu, fazla çalışan bir mesaneden muzdarlp olduğunuz anlamına gelebilir. Tıpta aşırı Uzmanlar stres altındaki kadınların regl dönemlerini, sakin mizaca sahip olan ve stressiz bir yaşam süren kadınlardan 2 kat daha ağrılı geçirdiklerine dikkat çekiyor. Bunun muhtemel sebebi ise stres yüzünden yükselen prostaglandin (çeşitli dokularda bulunan ve yağ asitlerinin türevi olan yağ kökenli bir madde) üretiminin, ağrılı krampları tetiklemesi. Bu artış özellikle regl döneminin ilk yansında görülüyor. Dolayısıyla, siz de hiç olmazsa regl döneminde stresten uzak olmaya çalışın. aktif mesane adı verilen bu durum ilaçla tedavi edilebiliyor.
- Bazı kadınlar farklı idrar kanalına sahipler. "Nasıl" diyorsanız, hemen söyleyelim: Mesela idrar kanalı vajinaya yakın olabiliyor. Bunun sonucunda da bakterilerin içeri girmesi kolaylaşıyor. Böyle bir anatomiye sahipseniz, kişisel hijyeninize daha çok dikkat etmelisiniz. Örneğin tuvalet ihtiyacını karşıladıktan sonra arkaya doğru temizlememeniz ve ellerinizi her tuvalet sonrası yıkamanız gibi.
- Doktorlar ince ve küçük sele kullanan kadın bisikletçilerin üriner bölge enfeksiyonlarına daha yatkın ve seksüel duyarlılıklarının da normalden daha az olduğunu belirtiyorlar. Çünkü, küçük bisiklet seleleri, perine kanalındaki sinirlere anormal bir baskı yaparak genital organları etkiliyor. İyisi mi siz büyük bir sele kullanın ve vücudunuzu ileri doğru uzatmaktan de kaçının.
- Uzmanlar her kadının vulva bölgesini 3 ayda bir kendi kendilerine muayene etmeleri gerektiğini belirtiyorlar. Çünkü bu sayede pek çok hastalık, erken dönemde, yani henüz tedavi edilebilir aşamadayken saptanabiliyor. Siz de vulvanızı düzenli olarak muayene edin ve bu bölgede siğil, kitle, şişlik ya da koyu lekeler fark ederseniz, hemen doktorunuzu arayın.
- Mantar ile diğer bakterilerin nemli ve sıcak ortamlarda daha kolay üremeleri nedeniyle genital bölgenizin kuru kalması, sağlığınız açısından çok önemli. Reyonlarda sergilenen seksi iç çamaşırlar hemen hepimizin gözlerini kamaştırsalar da, siz yine de sağlığınızı korumak İçin naylon yerine pamuklu olanlarını tercih edin. Çamaşırınızın dar olmamasına da özen gösterin. Tabi aynı kural pantolonunuz ve çorabınız İçin de geçerli.
- Ağda ve jilet, genital tüylerin yok edilmesinde oldukça etkili yöntemler. Ancak her ikisi de kıl köklerinde enfeksiyon gelişmesini kolaylaştırıyor ve genital bölgenin daha kolay tahriş olmasına neden oluyor. Genital bölgedeki tüyleri kısaltmak için makas kullanmanız, özellikle genital bölgeniz enfeksiyona ve tahrişe duyarlı ise sizin için daha iyi bir seçenek olabilir.
- Dış genital bölgede ağrı mı duyuyorsunuz? Kadınların yüzde 15'inde görülen ve vulva ağrısı olarak adlandırılan bu sorun, eskiden doktorlar tarafından çaresiz olarak nitelenir, hatta "psikolojik" olarak adlandırılıp, ciddiye alınmazdı. Günümüzde ise kronik ağrılar arasında kabul edilen vulva ağnsı ilaçlar ve akupunkturla tedavi edilebiliyor.
- Kadınların yüzde 18'inde 'geriye dönük rahim' olarak adlandırılan bir rahim tipi görülüyor. Bu sorun regl döneminin ağrılı geçmesine yol açtığı gibi, rahmin ya da vajinanın geriye sarkması riskini de artırıyor. Normal bir rahmin bağları gevşediğinde, rektum rahme destek verebiliyor. Fakat geriye dönük rahimde böyle bir şans yok. Bu yüzden cinsel ilişki sırasında yan tarafınıza yatar pozisyon almak, sizin için daha rahatlatıcı olabilir.
- Topuklarınız üzerinde yükselme egzersizleri, pelvik taban kaslarınıza elastikiyet kazandırıyor. Böylelikle orgazma ulaşmanız da kolaylaşıyor. 'Ayak bileğini germe ' hareketi olarak adlandırılan bu egzersizi yapmak için topuklarınızı zemin üstünde düz basmanız ve ayak parmaklarınızı yukarı germeniz yeterli. Uzmanlar elastik bir pelvis tabanı için bu egzersizi günde 8-10 kez tekrarlamanızı öneriyor.
kaynak: saglik.milliyet.com.tr
Bel Agrisindan Nasil Kurtulunur?
- Uzun süre aynı pozisyonda durmak (örneğin, bilgisayar başında ya da televizyon karşısında saatlerce hareketsiz oturmak), günlük hayatta bel mekaniğine uygun olmayan yanlış hareketler (örneğin, dizlerinizi bükmeden eğilip, yerden çok ağır bir eşyayı kaldırmak) ve kötü duruş (yoksa hem kambur oturup hem belinizin ve sırtınızın ağrımayacağını mı düşünüyorsunuz?) bel ağrısını yaratan ve düzeltilmesi gereken önemli etkenlerden.
- Bel ağrılarının tedavisinde eskiden olduğu gibi yerde ya da tahta üstünde yatmak gibi yöntemler terk edileli çok oldu. Bunları denemeyin bile! Siz en iyisi uzmanların önerdiği gibi, sert ve ortopedik yatakları tercih edin.
- Şişman olmak sadece estetik bir sorun değil. Vücudumuzun tüm işleyişini bozan ve hastalıklara davetiye çıkaran aşırı kilolar, çektiğimiz bel ağrılarının da sorumlusu. Vücudumuzun ağırlığını taşıyan omurgamızda bulunan ve hem esnekliği sağlayan hem de bir tür destek yastığı olarak görev yapan diskler, kilo nedeniyle aşırı baskıya maruz kalıyorlar. Bu şekilde deforme olan diskler, normal şeklini kaybederek fıtıklaşabiliyor ve sinirlere baskı yaparak, o çok acı veren ağrıları oluşturuyor. Bu nedenle fazla kilolarla aramıza mesafe koyup, onlara tahammül edilemeyen misafir muamelesi yapmak size de doğru gelmiyor mu?
- Her gün yapılacak birkaç basit egzersizin, bel fıtığı gelişmesini engellediği, en azından geciktirdiği uzmanlarca söyleniyor. İşte onlar... Yalnız dikkat etmeniz gereken nokta, bel ağrınızın şiddetli olduğu günlerde bu egzersizlere ara vermek ve ağrınız geçtikten sonra tekrar başlamak. Haftada 3-4 kez en az yarım saat, hızlı tempoda yürüyün. "Yürümekten daha fazlasını yapabilirim" diyorsanız, bel fıtığından koruyan diğer en iyi spor çeşitleri yüzme, bisiklet ve tenis olarak gösteriliyor. Yere sırtüstü yatıp, dizlerinizi toplayın. Çenenizi göğsünüze değdirmeden, elleriniz kulaklarınızın yanında olacak şekilde, belinizi yerden kaldırmadan, karşı duvarı görene kadar kalkıp, tekrar yatın. Bu hareketi yavaş yavaş artırarak 10'luk setler halinde 5 set yapabilecek hale gelin. Yere yan olarak yatın. Bacağınızı yukarıya doğru iki kademede kaldırabileceğiniz kadar kaldırıp, daha sonra diğer bacağınıza dokunacak kadar indirin. Aynı egzersizi diğer tarafınıza yatarak uygulayın. Bu hareketi 10'luk setler halinde 3 set yapabilecek hale gelin.
- Emniyet kemeri sadece hayat kurtarmıyor, her an maruz kalabileceğimiz ani frenler boyun bölgesinde hafiften ağrıya, tarvmatik etkilere neden olabiliyor. Bu sebeple, arabada emniyet kemerini ihmal etmeyin. Arabadan önce her iki ayağınız yere, sonra araba kapısından destek alarak ayağa kalkmalısınız.
- Sigara içenlerde, bel bölgesine giden damarlarda tıkanıklıklar oluştuğundan disklerde harabiyet daha hızlı oluyor. Sigarayı bırakmak için iyi bir neden daha!
- Belimizi ağrıtan nedenlerden biri de kas spazmlarıdır. Genellikle beli destekleyen kasların veya bağların aşırı gerilmesi, ağırkaldırmak, atlamak, düşmek ve spor aktivitesi bel tutulmasına neden olabilir.Bu etkenlerin yanı sıra mevsimsel ısı değişimleri, rüzgar ve hava akımı da kas spazmını artıracağından ısı değişimlerine dikkat etmek gerekir.
- Uzmanlar bel ağrısından kurtulmak için yatarken bacaklarınızı gergin tutmanızı öneriyor ve sırt üstü yatarken baldırlarınızn altına altına koyulacak küçük bir yastığın sizi rahat ettireceğini söylüyorlar.
- Bel ağrısını artıran ve kronikleştiren önemli nedenler arasında gerilim ve stres de bulunuyor.Ekonomik, psikolojik ve sosyal sorunların bel ağrısını artırdığı bilimsel bir gerçek olduğuna göre, bunlarla başa çıkabilmek için, ya çözüm yolları bulmaya ya da gevşeme egzersizleri yapmaya ihtiyacınız oalcak.
- Araştırmalara göre baz içeren gıdalar, omurga ve eklemlerde biriken ve ağrıya neden olan fazla asitleri önlüyor. Ayrıca kemikler için gerekli olan kalsiyumu sağlıyorlar. Dolayısıyla beslenme alışkanlıklarında asit-baz dengesine dikkat etmek gerekiyor. Yağlı ve fazla protein içeren bir beslenme yerine, tahıl ürünleri, sebze, meyve ve balık gibi baz içeren gıdalar tercih edilirse, bu seçim ağrılara karşı faydalı olur.
Kaynak: saglik.milliyet.com.tr
Cumartesi, Kasım 01, 2008
Cinsel Istek Arttirici Igne
Suan ilk Amerika'da denendikten sonra Ingiltere'nin baskenti Londra'da orgazm asisi uygulanmaya baslamis.
Asi uygulandiktan sonra hassas bolgeyi buyuterek kadinlarin yaklasik 120 gun suresince orgazm ve cinsel istegini arttiriyor. Bu asinin uygulanma bedeli ise yaklasik 800 sterlin.
Asi uygulandigi hastalarda %87 basari vermis, ancak asi uygulanmadan once kucuk bir incelemeden gecmeniz gerekiyor bunun sebebi g noktasinin kontrolu, cunku orgazm asisi yanlizca g noktasi olan kadinlara uygulanabiliyor.
Asi G noktasi bulunduktan sonra ozel bir spekulum cihazi ve isik ile uygulaniyor. Asinin yapilan uygulamalarda herhangi bir yan etkisi olmadigi belirtilmis.
Orgazm asisinin Turkiye'de ne zaman uygulanmaya basliyacagi ise henuz belli degil.