Salı, Mart 11, 2008

Zayiflama Bandi

Diet Patch Zayıflama Bandı

Devrim yaratan bu yeni Diet Patch zayıflama bandı ile, her bant atışınızla birlikte kilolarınızıda yokedeceksiniz. Güvenli, doğal ve kullanmasi kolay olan bu zayıflama bandı, kilo vermenize yardımcı olur. Zayıflama bandı ayrıca açlık hissini azaltırken enerjiyi arttırır ve şaşırtıcı kilo kaybı için metobolizmayı hızlandırır.

Diet Patch zayıflama bandı 24 saat boyunca siz uyurken dahi çalışır. Kilolarınızı bu zayıflama bandı ile cok kısa zamanda atabilirsiniz.

Diet Patch Zayıflama Bandı Kullanım Şekli

• Uygulama, tek bant şeklindedir.

• Her bant, 3 gün kullanılmalıdır. Üç gün sonunda yeni banda geçilmelidir.

• Uygulanacak yer olarak, sırtın üst kısmı (kürek kemiği) tavsiye edilir.

• Bandı uyguladığınız bölge, kuru ve temiz olmalıdır.

• Daha iyi yapışması için; Cildiniz losyon, krem ya da yağlardan arınmış olduğundan emin olunuz.
• Diet Patch’in etkisini artırmak için günde ilave en az 6-8 bardak su içilmelidir.

• Diet Patch kullanımı ile birlikte, düşük kalorili diyet yapılması önerilir.

• Kullanımın ilk 3 gününde iştahınızın kontrolünden memnun kalmazsanız, 3 ya da 6 gün için
kullanımı 2 banta çıkararak, daha sonra normal dozda yani tek bantla devam ediniz.

• Bandın olduğu bölgeye yoğun su teması olmadan duş alabilirsiniz.


Diet Patch Zayıflama Bandı Hızlı Sonuçlar :
  • İştahınızı azaltır
  • Metobolizmanızı harekete geçirir
  • Hormon üretiminde dengeyi sağlar ( kilo verme için çok gereklidir )
  • Aktif toksinleri yok eder
  • Potasyumla suyun tutulmasına karşı savaş verir
  • Genel enerjiyi arttırır

Zekamizi Artiran Yiyecekler

Beslenme uzmanları, bilimsel araştırmaları inceleyip zeka gelişimine en çok katkı sağlayan gıdaları belirledi. İşte beynin çalışmasını artıran besinler...

Çilek: İçeriğindeki fisetin maddesi hafıza kaybının etkilerini azaltıp, bunamayı geciktiriyor.

Bitter çikolata: Magnezyum ve antioksidan içeriğiyle beyne oksijen taşıyarak daha aktif çalışmasını sağlıyor.

Tahıl: Önemli bir B vitamini kaynağı olan tahıllar, kan şekerini dengeliyor.

Patates: Kan şekerini dengeli olarak yükseltiyor bu sayede zeka daha verimli çalışıyor

Yoğurt: İçinde bulunan tirozin isimli madde hafızayı güçlendirip, beyni uyarıyor.

Üzüm suyu: Dopamin salgılanmasını arttırarak problem çözme yeteneğini geliştiriyor.

Fasulye: Lif ve protein bir arada özellikle çocuklarda zekayı açıyor.
Kırmızı ve turuncu renkli sebzeler: Özellikle domates, havuç ve kırmızı biberde bulunan antioksidan beynin daha uzun süre sağlıklı kalmasını sağlıyor.

Somon: Omega-3 yağları hem beyni koruyor hem hafızayı güçlendiriyor.

Hergün düzenli olarak kahvaltı yapan kişilerin diğerlerine oranla daha başarılı ve verimli oldukları biliniyor. Yoğun bir güne başlarken; peynir, süt, yumurta gibi protein içeren besinlerden oluşan bir kahvaltı, şekerli çay ve simitten oluşan bir kahvaltıya kıyasla daha iyi sonuç almayı sağlıyor.

"Odaklanma" için ceviz, fındık, fıstık gibi sinirleri kuvvetlendiren yiyeceklerin yenmesini öneriliyor.

Uzmanlar yaratıcılığın geliştirilmesi için zencefil yenmesini öneriyor. Kimyonun da içerdiği uçucu yağların bütün sinir sistemini uyardığını söyleyen diyetisyenler "Aniden bir fikre, bir buluşa ihtiyacı olan kimyon çayı içmelidir. Çay, bir fincana iki tatlı kaşığı dolusu kimyon eklenerek yapılabilir" önerisinde bulunuyor.

Lahana: tiroit bezlerinin aktivitesini yavaşlattığı için daha stressiz öğrenmeyi sağlar.

Yağsız kırmızı et: Tam bir demir deposu, özellikle sağlıklı alyuvarlar için vazgeçilmez... Beyin gelişimi için büyük yarar sağlıyor. Kaynak hurriyet

Pazar, Mart 02, 2008

Kilo Aldirici

Muscletech Weight Gainer Mass-Tech Kilo Aldırıcı

Açıklama:
Muscletech firmasının , ağır spor yapanlar , kas kütlesi kazanmak, kilo almak isteyen sporcular için tasarladığı eşsiz bir kilo aldırıcı üründür.

Detaylı Bilgi:
Mass-Tech, MuscleTech bilimsel araştırmacıları tarafından geliştirilmiş ileri bir kilo aldırıcı, kas yapıcı formüldür. Mass Tech, kaslarınızı besleyerek destekleyen ve hızlı bir şekilde kilo artışı sağlamanız için bilimsel olarak formüle edilmiş bir kilo aldırıcı üründür.

Yapılan klinik bir çalışmada, yaklaşık 1 porsiyon mass-tech'in test sujelerinde %68 e kadar protein sentezi oranını arttırdığı görülmüştür. Yüksek protein sentezi kaslarınızın gelişimini arttırır.

Vitaminler (%50 RDA):
A, B1, B2, B3, B5, B6, B12, C, E, Biotin, Folik Asit

Mineraller (%50 RDA):
Kalsiyum, Fosfor, Magnezyum, Potasyum, Sodyum

Diğer Bileşenler:

  • Kreatin Monohidrat,
  • L-Glutamine, Glutamine Peptidleri,
  • L-Leucine,
  • L-Isoleucine,
  • L-Valine,
  • Alpha Lipoic Acid,
  • Taurine,
  • Maltodekstrin,
  • Whey Protein,
  • Selüloz sakızı,
  • Inulin,
  • Yulaf fiberleri,
  • Kalsiyum kazeinat,
  • Kakao tozu,
  • Doğal ve yapay aromalar.

Amino Asit

Aminoasitler proteinleri oluşturan temel yapı taşlarıdır. Aminoasitlerin kovalent bağlarla uç uca eklenmesiyle oluşturdukları kısa polimer zincirler "peptid", uzun polimer zincirler ise "polipeptid" veya "protein" olarak adlandırılırlar. Hücre içerisinde ribozomlar, mRNA moleküllerini kalıp olarak kullanarak aminositleri uç uca ekleyerek proteinleri sentezlerler. Bu işleme translasyon (çeviri) denir.

Apolar Aminoasitler
Apolar aminoasitler, yan zincirlerinde hidrofobik özellik gösteren radikal grup bulundururlar.

Glisin Alanin, Valin, Lösin, İzolösin, Fenilalanin, Triptofan, Metiyonin, Prolin. Prolin bir iminoasittir, yani amino grubu değil imino grup taşır. Bunu kağıt kromatografisinde farklı renge boyandığından da anlayabiliriz. Her zaman proteinlerin merkezinde gömülü olan aminoasit izolösin'dir.

Polar yüksüz aminoasitler
Polar yüksüz aminoasitler, nötral pH'da yüksüzdürler. Serin Treonin, Asparagin Sistein Glutamin Prolin

Polar asidik aminoasitler
Polar asidik aminoasitler, fizyolojik pH'da negatif yüklüdürler ve asidik özellik gösterirler. Aspartik asit Glutamik asit

Polar bazik aminoasitler
Polar bazik aminoasitler, yan zincirlerinde proton alıcı moleküller taşırlar. Lizin Arginin Histidin

Besin maddesi olarak aminoasitler
Proteinlerin yapısını oluşturan 20 amino asit arasında 10 tanesi temel amino asitler olarak adlandırılır. Bu amino asitler insan vücudu tarafından ihtiyacı karşılayacak düzeyde sentezlenemedikleri için dışarıdan beslenme yoluyla alımları zorunludur. Sistein, tirozin, histidin ve arginin çocuklar için yarı zaruri aminoasitler olarak kabul edilmektedirler çünkü bunların sentezlenmesini yürüten metabolik reaksiyonlar çocuklarda tam olarak gelişmemiştir.

Kaynak: Wikipedia

Sis Gozlere Son

Şiş gözler herkesin başına gelebilecek, ancak kadınların nefret ettiği bir durumdur. Hiç hoş olmayan görüntülerle karşılaşmak istemiyorsanız bir gece önceden birkaç basit önlem alabilirsiniz...

Beslenme: Alkollü içeceklerden ve tuzlu gıdalardan uzak durun. Uyku: En az yedi saat deliksiz uyuyun.

Bakım: Yatmadan önce göz çevrenize nemlendirici krem sürmeyin. Bunun yerine jel kullanın. Jelli kremler, göz çevresini rahatlatır ve sıkılaştırır. Hatta, daha iyi bir sonuç elde etmek istiyorsanız göz jelinizi buzdolabında iyice soğuttuktan sonra kullanın. Bu her zamankinden daha ferah bir his yaratır.

Tüm bunlara rağmen sabah şiş gözlerle uyandıysanız, üzülmeyin. Kısa zamanda eski hale gelebilmeniz için de tavsiyelerimiz var size:


  • Çiğ patatesi yuvarlak dilimler halinde kesin. Gözlerinizin üzerine birer tane yerleştirip 10-20 dakika kadar tutun.
  • Sorununuz kronikleştiyse, yani ne yaparsanız yapın şiş gözlerle uyanmaktan kurtulamıyorsanız kardiyovasküler egzersizler yapmalısınız. Yürüyüş, koşu, aerobik ve bisiklet bunların başlıcaları. Bu hareketler, vücutta ödeme yol açan tuz ve toksinlerin atılmasını sağlar; sadece göz altlarınızdaki değil, tüm vücudunuzdaki şişliklerin giderilmesine yardımcı olur.
  • Şişliklerin inmesini beklemek için fazla zamanınız yoksa, bir parça buzu göz çevrenizde hafif hafif gezdirin.

habervitrini.com

Hergun Tartilmalimiyiz?

Çoğumuzun adeta kabusu olan tartıları kendinize dost haline getirmek elinizde... Tartıdan uzak durmak, sorununuzu yok saymak, kilonuzla ve kendinizle olan sorununuzu çözmez.

İlk 2 hafta hızlı kilo verilir
Diyet programına, daha doğrusu sağlıklı beslenme programına başladıktan sonra her gün tartının üstüne çıkmak, bir an önce sonuç almanızı ya da bunun hızlanmasını sağlamaz. Sağlıklı beslenme programına başladıktan 1 hafta sonra sonuç alınır. İlk 2 hafta, vücut yeni bir şeyle karşılaştığı için biraz daha hızlı kilo verilir. Üçüncü hafta ve sonrasında biraz daha azalarak gider. Yalnız bahsettiğiz düşük kalorili bir rejim değil. Daha çok vücut kas kütlenizi ve vücut suyunuzu verirsiniz, bu kalıcı bir kilo verimi değildir. Bazen kiloyu uzun sürede vermek kişide mutsuzluk, motivasyon bozukluğu yaratabilmekte ve çoğunlukla da bu moral bozukluğu daha çok yemeyi sağlamaktadır. Oysa kendinize bunu yaşatmanın hiç anlamı yok.

Adette vücut su tutar
Sağlıklı tartı alınması birçok olayı etkiler. Sağlıklı bir tartım; haftada 1 kez, aynı tartıda, sabah kalkınca aç karnına ve tuvalete çıktıktan sonra (dışkılama sonrası), giysisiz yapılır. Ama bizler bunu her ortamda gerçekleştiremiyoruz. En azından kişiyi genelde hep aynı saatlerde tartığımız için çok sorun olmuyor. Unutulmaması gereken bir nokta da biz kadınların aylık periyotlarda yaşadığı adet dönemi öncesi vücudumuz su tutmaya başlar ki; bu da tartıda 0.5-2 kg gibi fark ettirebiliyor. Adet döneminin 4. gününden itibaren yavaş yavaş su tutumu çözülmeye başlar. Biz buna yalancı kilo diyoruz. Mevsime göre, hormonlarınızın durumuna göre su tutumu değişebilmektedir. Bunun dışında kabızlık durumunuz, kullandığınız bir ilacın vücudunuzda su tutmaya yol açması, tuzlu besinleri fazla tüketmeniz yüzünden veya bol su içmediğiniz için de vücudunuz su tutabilir.

Kendinize işkence etmeyin
Bütün bunları düşününce tuvalete gidip tartılmak, sonra su içip tartılmak, bir yemeden önce ve yedikten sonra tartılmak çok anlam ifade etmez. Yarım kilo su içer ve tartıya çıkarsanız tabii ki sizi yarım kilo fazla tartar. Kendinize bu işkenceyi yapmamanızı tavsiye ederim. Sonrasında ciddi depresyonlar yaşayabilirsiniz.
habervitrini.com

Erkek Kisirliginin 3 Nedeni

Sigara, alkol ve aşırı şişmanlık gibi sosyal nedenlerin erkek kısırlığında belirleyici rol oynadığı belirlendi.Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Semih Özkan, yılda yaklaşık 90 bin kadar çiftin kısırlık sorunuyla karşı karşıya kaldığını belirterek, “Türkiye’de her yıl 600 bin civarında evlilik olmakta yılda yaklaşık 90 bin kadar çift ise kısırlık sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır" dedi.

Doç. Dr. Semih Özkan kısırlığa yol açan faktörleri şöyle sıraladı: “Sigara, alkol, steroid, antidepresan, bazı abtibiyotikler, kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, ayrıca yüksek kolesterol, spermin zar yapısını bozduğu için döllenme yeteneğini azaltır ve kısırlaştırır.

Kısırlık sorunu ile karşı karşıya olan erkeklere kesinlikle, sıcak su banyoları ya da saunaları tavsiye etmeyiz. Ayrıca dar iç çamaşırları da aşırı sıcak oluşturduğu için testis damarlarının genişlemesi sonucu sperm kalitesini azaltır."
habervitrini.com

Kizamik Tarih Olacak

Sağlık Bakanlığı, uzun yıllardır minikleri yatağa düşüren ve tedavisi mümkün olmayan kalıcı hastalıklara yol açan kızamık virüsünün 2010 yılına kadar yok edilmesini hedefliyor.

Ülkedeki aşılama çalışmalarına ilişkin "Genişletilmiş Bağışıklama Programı" (GBP) çerçevesinde bir dizi yeni düzenleme yapan Bakanlık, yeni hedefler de belirledi.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bu konuda bir "daimi genelge" yayımlayarak, GBP çalışmalarında özel sektör dahil tüm sağlık kurum ve kuruluşlarınca bu genelgenin temel başvuru kaynağı olarak kabul edilmesini istedi.

Buna göre Bakanlık, GBP kapsamında boğmaca, difteri, tetanos, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, tüberküloz, poliomyelit ve Hepatit-B ile Hemofilus influenza tip b’ye (menenjit) bağlı hastalıkların yanı sıra bu hastalıklardan kaynaklanan bebek ve çocuk ölümleriyle kalıcı sakatlıkların engellenmesini hedefliyor.

Temel amacı, ülkede doğan her bebeğin aşı takvimine uygun olarak bu hastalıklara karşı bağışıklanması olan program, aşısız veya eksik aşılı bebek ve çocukların tespit edildiği anda aşılanmasını ve bunun ülke genelindeki her yerde eksiksiz uygulanmasını da amaçlıyor.

GBP’NİN HEDEFLERİ
Sağlık Bakanlığının GBP ile belirlediği hedefler şunlar:
  • Her bir antijen için etkinliği korunmuş aşıyla ülke genelinde yüzde 95 aşılama oranına ulaşıp bunun devamlılığını sağlamak.
  • 12-23 aylık bebeklerin yüzde 90’ını tam aşılı hale getirmek.
  • 5 yaş altı (0-59 aylık) aşısız ya da eksik aşılı çocukları tespit edip aşılamak.
  • Okul çağı çocuklarının rapel (tekrar) aşılarını tamamlamak.
  • Tespit edilen tüm gebelere uygun tetanos difteri aşısı dozunu uygulamak.
  • Ülkenin poliomyelitten (çocuk felci) arındırılması durumunu sürdürmek.
  • Doğumla ilintili anne ve bebek tetanosunu elimine etmek.
  • 2010 yılına kadar yerli kızamık virüsünü elimine etmek.
  • Kızamıkçık ve Konjenital Rubella Sendromu’nu kontrol altına almak.
  • Difteri, Boğmaca, Hepatit-B, Tüberküloz, Kabakulak ve Hemofilus influenza tip b’ye bağlı hastalıkları kontrol altına almak.
  • Aşı güvenliğini sürdürmek.
  • Kayıt bildirim sistemini güçlendirmek.
  • Toplumun katılımını sağlamak.

AŞI TAKVİMİ
Çocukluk Dönemi Aşılama Takvimi, okul öncesi ve sonrasına yönelik olmak üzere iki şekilde hazırlandı.

Buna göre okul öncesi aşılama takviminde şu aşılar bulunuyor:

  • Doğumda (İlk 72 saat içinde) Hepatit B (1. doz)
  • 1. ayın bitiminde (4 haftalık) Hepatit-B (2. doz)
  • 2. ayın bitiminde (8 haftalık) DaBT-OPA-Hib (Difteri, aselüler boğmaca, tetanos, inaktif polio, hemofilus influenza tip b olmak üzere 5’li karma aşı) (1.doz), BCG -4. ayın bitiminde (16 haftalık) 5’li aşı 2. doz -6. ayın bitiminde (24 haftalık) 5’li aşı 3. doz, OPA (Oral Polio Aşısı), Hepatit-B (3. doz)
  • 12. ayın bitiminde (52 haftalık) KKK (Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak)
  • 18-24 aylık 5’li aşı rapel (pekiştirme), OPA Okul çağında yapılacak aşılar ise şöyle:
  • İlköğretim 1. sınıfta OPA, KKK, Td (Erişkin tipi Difteri-Tetanoz)
  • İlköğretim 8. sınıfta Td

AŞILAMA İÇİN HER FIRSAT DEĞERLENDİRİLECEK
Doğurganlık çağındaki 15-49 yaş arasındaki kadınlarla gebelerin tetanosa karşı aşılanmasını da öngören Sağlık Bakanlığının yeni düzenlemesine göre aşılamada şu kurallar gözetilecek:

  • Sağlık kurumuna herhangi bir nedenle başvuran bebek, çocuk ve gebeler başta olmak üzere tüm bireylerin aşılanma durumu kontrol edilerek, aşılanması gerekenler ve eksik aşılılar tespit edilip bunların aşılanması için her fırsat değerlendirilecek.
  • Sağlık kurumlarında "Aşı Günü" olmayacak, her gün aşı yapılacak.
  • Aşı uygulamalarından önce enjektör, aşı ve sulandırıcıların etiket ve son kullanma tarihleri kontrol edilerek, etiketi olmayanlar ya da son kullanma tarihi geçenler kullanılmayacak.
  • Kullanım süresi dolmak üzere olan aşılar öncelikle tüketilecek.
  • Birden fazla aşı aynı anda yapılabilecek. BCG, OPA, DaBT-OPA-Hib, KKK ve Hepatit-B aşıları aynı gün vücudun farklı bölgelerine uygulanabilecek. Vücudun aynı bölgesine uygulanacak aşı yerleri arasında en az 2 santimetrelik mesafe bulunacak.
  • 5’li karma aşı dışındakiler aynı enjektörde karıştırılamayacak.
  • İki doz arasında olması gereken sürelere mutlaka uyulacak. Buna uyulmadığı takdirde uygulama uygun sürede tekrarlanacak.
  • Oral polio aşısı ishali olan çocuğa da uygulanabilecek. Bu aşı yapıldıktan sonra çocuk rahatlıkla beslenebilecek.
  • Genel ilke olarak gebelikte canlı aşılar yapılmayacak. Ancak risk-yarar durumu (Kuduz aşısı gibi) göz önüne alınarak buna karar verilebilecek.
  • Anne karnındaki bebeğe zararına ilişkin kesin bir kanıt bulunmasa da kızamıkçık veya KKK aşılarını alanlara 4 hafta süreyle gebelikten korunmaları önerilecek.

AŞILANMAYA ENGEL OLUŞTURMAYAN DURUMLAR
Bakanlığın düzenlemesine göre, şu durumlarda bile aşı ertelenmeyecek, aşılama takviminin uygulanmasına devam edilecek:

  • Alerji veya astım. (aşıya karşı olmaması kaydıyla)
  • 38.5 derecenin altında seyreden solunum yolu enfeksiyonu veya ishal gibi hafif hastalıklar.
  • Ailede aşıyı takiben yan etki görülme, konvülsiyon, felç veya epilepsi bulunma öyküsü.
  • Antibiyotik tedavisi görme.
  • Anne sütü alma.
  • Kronik kalp, akciğer, böbrek veya karaciğer hastalıkları gibi kronik hastalıklar.
  • Serebral palsi, down sendromu gibi kalıcı nörolojik durumlar.
  • Prematürite (aşılama ertelenmemelidir)
  • Ameliyat öncesi ve sonrası.
  • Malnütrisyon.
  • Yenidoğan sarılığı öyküsü.
  • Topikal (cilt üzerine krem/merhem), aerosol (solunum yoluyla) şeklinde veya lokalize (intraartiküler, intrabursal veya tendon içi) steroid kullanımı ya da ağız yoluyla düşük doz steroid kullanımı.
  • Konvülsiyon öyküsü (Aşılama sonrasında ateş görülebileceğinden, febril konvülsiyon öyküsü olan çocuklarda ateş çıkması beklenen dönemde ateş düşürücü verilebilecek. Çocuk antikonvülzan tedavi alıyorsa tedavisine aksatılmadan devam edilecek)
  • Aşı öncesi genel durumu iyi, sağlıklı çocukların ateşinin ölçülmesine ve fizik muayene yapılmasına gerek duyulmayacak. Aşı öncesi çocuğun hasta olup olmadığının sorulması yeterli olacak.

Aşılar sağlık kurumlarında özel olarak düzenlenen, el yıkama ünitesi olan odalarda yapılacak.

2010’DA KIZAMIK VİRÜSÜ OLMAYACAK
Sağlık Bakanlığı yetkililerinden edinilen bilgiye göre, aşılamada özellikle son 3 yılda önemli gelişmeler meydana gelirken, geçen yılki aşılama oranı yüzde 94 olarak gerçekleşti.

18.3 milyon çocuğun kızamığa karşı ek doz aşılamasının tamamlanmasıyla

2001’de 31 bin olan vaka sayısı 2006’da 34’e, geçen yıl ise 3’e indirildi.

Bakanlık, 2010 yılına kadar yerli kızamık virüsünü yok ederek bu hastalığı ülke gündeminden çıkarmayı hedefliyor.

Bu arada, 2006’da kızamıkçık, kabakulak ve Hemofilus İnfluenza tip b’nin (Hib) (menenjit aşısı) eklendiği Genişletilmiş Bağışıklama Programı’nda bu yılın başından itibaren difteri, hücresiz boğmaca, tetanos, çocuk felci ve Hib aşıları 5’li aşı olarak bir arada uygulanmaya başladı.

Bu aşılar özel hastane ve muayenehaneler dahil tüm sağlık kuruluşlarında ücretsiz uygulanıyor.

Öte yandan, kızamığın yanı sıra aşıyla önlenebilir diğer hastalıklarda da önemli düşüşler kaydedildiği, son 3 yıldır yeni difteri vakası görülmediği de bildirildi.

habervitrini.com