Sağlık Haberleri, Çocuk Bebek Sağlığı, Genel Sağlık, Cinsel Sağlık, Diş, Göz Sağlığı, Kadın ve Erkek Sağlığı, Estetik, Sağlık Bilgileri, Sağlıklı Yaşam Haberleri.
Pazar, Kasım 25, 2007
Buyuk gogusler bel agrisina neden oluyor
Dr.Terzi, son yıllarda hızla artan ve hemen herkesin bir dönem yaşadığı bel ağrısına günlük yaşamda dikkat etmediğimiz birçok etkenin neden olduğunu söyledi. Dr. Turgut Terzi, “Özellikle kadınların büyük göğüslü olması bel ağrısına neden oluyor. Bunun nedeni büyük göğüsleri taşımakta zorlanan kadınlar omuzları öne eğerek yürümesi bel ağrısı sorununa neden oluyor. Bu da ciddi sağlık problemlerine yol açıyor' dedi.
Büyük göğüslü kadınların kendilerini psikolojik olarak iyi hissetmediklerini belirten Dr. Terzi, şöyle devam etti:
“Genç kızlar göğüsleri ilk çıkmaya başladığında utanıyor. Göğüsleri belli olmasın diye bol tişörtler giyerek, omuzlarını öne eğerek kambur yürüyorlar. Bu da ileride bel ve sırt ağrısına neden olabiliyor. Büyük göğüslü kadınların çoğunluğu ise omuzlarını öne eğerek yürüyerek kamburu çıkıyor ve bel ağrısı problemi yaşıyor. Biz de fizik tedavi için gelen bu tür hastaları estetik cerrahlarına yönlendiriyoruz.Hastalar göğüs küçültme ameliyatlarına girdikten sonra bel ağrısının sona erdiğini söylüyorlar.'
Kaynak: habervitrini.com
Anne sutu IQ seviyesini artiriyor
Kaynak: habervitrini.com
Cilde en cok zarar veren etkenler
1-Güneşlenme, solaryum: Güneş ışınında ve solaryumda var olan ultraviyole ışınları cilt hücrelerimizde genetik yapının temel taşları olan DNA moleküllerini olumsuz etkiler. DNA moleküllerinde kalıcı hasarlar oluşturarak ciltteki kırışıklıklara, ciltte iyi huylu bazen de kötü huylu (kanser) oluşumlara sebep olabilir.
Ultraviyole ışınlarına maruz kalma süresi ne kadar uzarsa gelişmiş olan hasarlar daha da yoğun olabilir. Çiftçilerde ya da açık havada çalışan kişilerde cilt yaşlanması çok daha belirgindir.
2-Parfüm ve parfümlü kozmetiklerin güneşle teması: Bazı parfüm ve parfümlü kozmetiklerin içlerinde bulunan kimyasal maddeler cilt üzerinde alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Kimi zaman reaksiyonun başlaması için güneş ışınına maruz kalmış olmak da gerekir. Dolayısıyla bu kozmetik ürünler açık alanlarda uygulandığı zaman (yüz ve boyun V bölgesi) güneş temasıyla birlikte alerjik reaksiyona sebep olabilir. Alerjik durum mevcut ise güneşten korunmak veya kullanılan kozmetik ve kozmetik benzeri içerikleri olan diğer ürünlerin kullanılmamasını öneriyoruz.
3-Kuru ve rüzgârlı klimalı hava: Bazı kişilerin doğal olarak ciltleri kurudur. Dolayısıyla kuru iklimde bulundukları zaman cilt kuruluğu daha belirgin hale gelir. Kuru ve rüzgârlı hava, ciltlerdeki bazı egzama türlerinin oluşmasına kolaylık sağlar. Kuru ciltli kişilere özellikle soğuk ve rüzgârlı havalarda mutlaka koruyucu olarak nemlendirici krem kullanmalarını tavsiye ediyoruz.
4-Pudra, fondöten ve allık kullanımı: Pudra, fondöten ve allık kullanımının ciltte sivilce oluşumunda doğrudan etkisi vardır. Özellikle terleme ile birlikte sivilce oluşumuna meyilli ciltlerde kapatıcı özelliği olan ürünlerin minimum miktarda kullanılması gerekir.
5- Yoğun dokulu kozmetikler: Yağlı yapısı olan kozmetikler yine aynı mekanizmayla sivilce oluşumuna sebebiyet verebilir.
6-Kireçli, aşırı sıcak veya soğuk su: Cildimizin üst tabakasının işlevi vücudumuzdan su kaybını önlemektir. Aşırı sıcak ya da soğuk suda bu tabaka hasar görebilir. Bu hasar sonucunda da egzama gibi bazı cilt hastalıkları oluşabilir veya artabilir. Bunu önlemek için aşırı sıcak ya da aşırı soğuk sudan kaçınmak gerekir.
7-Sigara ve alkol: Sigarada bulunan nikotin yüzünden deride bulunan kılcal damarların çapı azalır ve cildin beslenmesi olumsuz etkilenir. Ayrıca kan dolaşımındaki oksijen oranı azalır ve cilt hücreleri yeterli beslenemeyerek metabolizması uygun bir şekilde gelişemez. Sigara kullananlarda cilt yaşlanması ve ciltteki kırışıklıklar daha erken yaşlarda başlar. Alkol tüketiminde ise, özellikle yüz bölgesinde kılcal damarlardaki genişleme sonucunda ciltte kızarıklık oluşur ve bazı cilt hastalıklarının (gül hastalığı vb.) artışına sebep olur.
8-Dengesiz, sağlıksız beslenme: Sağlıksız beslenme sonucunda cilt yaşlanması, tırnaklarda kırılmalar ve saç dökülmesi oluşur. Yoğun diyette saç dökülmesine ve tırnaklarda kırılmalara sebebiyet verebilir.
9-Uyku bozukluğu: Sağlıklı ve düzenli uyku cildin daha pürüzsüz, parlak olmasına etki eder. Uyku sırasında çevre faktörlerinden (güneş, rüzgâr vb.) uzak olan cilt, kendini yenilemek için daha iyi bir ortama kavuşur. Cildin yıpranmaması için günlük en az 6 saat uyku tavsiye edilir.
10-Stres: Bazı cilt hastalıkları (yağlı egzama) ciddi bir şekilde kişinin ruhsal ve psikolojik durumundan etkilenerek hastalığın artışına sebep olabilir. Bazı cilt hastalıkları da (uçuk ve zona gibi) stresli ortamda alevlenerek başlayabilir. Ayrıca stres cildin oksijen almasını azaltarak cilt metabolizmasını olumsuz etkiler.
Kaynak: habervitrini.com
Guzelliginiz icin yararli yiyecekler
Sofranızdaki yiyeceklerden güzelleşmek için de yararlanabilirsiniz. Pürüzsüz bir cilt, parlayan saçlar, kırılmayan tırnaklar için neler yapmanız gerektiğine bir göz atın.
KESKİN GÖZLER İÇİN
A vitamini ve E vitamininin, özellikle de hücrelerin yaşlanma sürecinden sorumlu serbest radikallere karşı olan etkileri göz önüne alındığında, beslenmede eksik olmaları düşünülemez. A ve E vitaminleri, cildin uzun süre taze ve genç kalmasını sağlamanın yanı sıra, görme ve göz sağlığı için de değerlidirler. Bugüne kadar özellikle E vitamininin görme fonksiyonu üzerine etkisi bilinmezken, son araştırmalar katarakt hastalığı üzerinde iyileştirici özelliğinin olduğunu göstermektedir. Yumurta, süt, tahıl ürünleri, balık, yağlar ve sebzeler... Cildin, saçların, tırnakların sağlığı ve estetik görünümü için ideal olan beslenme; kalsiyum, magnezyum, demir, B vitaminleri, esansiyel yağ asitleri ve aminoasitler içermelidir. A ve E vitaminleri de cildi korumak için gereklidir. Kırılgan tırnaklar, yıpranmış ve soluk saçlar, genellikle kalori ve protein açısından yetersiz, sıkı bir diyet yapılmasından ya da eksik beslenmeden kaynaklanır.
DİŞLER İÇİN
Temiz ve parlayan dişler, güzel bir gülümseme için yemek esnasında şekersiz beslenmek dışında, bol miktarda florlu (çay, sardalya, ayçiçek yağı, tahıl ürünleri, yumurta, süt), kalsiyumlu, fosforlu ve selenyumlu besinler tüketmenizde yarar var.
C VİTAMİNİ KAYNAKLARI
Güzelliğinizin ihtiyacı olan C vitaminini beslenmenizde turunçgillere yer vererek elde edebilirsiniz. Ayrıca günde 1-2 porsiyon biber (kırmızı biber C vitamini açısından çok daha zengindir), taze ıspanak, lahana, brokoli, marul, hindiba, roka, patates, kivi, çilek ve papaya gibi tropikal meyveler de, gerçek birer C vitamini kaynağıdır. Çinko, özellikle ayçiçeği ve kabak çekirdeklerinde bulunur. İstiridye, kuzu eti, peynir, sardalya, istakoz, ciğer, kepek, buğday ve soğan da son derece önemli birer çinko kaynağıdır.
Kaynak: habervitrini.com
Dogal yontemler ile saglikli yasam
İşte size Vukovic’den birkaç öneri...
Baş ağrısına bitkisel son
Başınız ağrıdığında hemen ağrı kesici ya da aspirin içmenize gerek yok. Bir bardak zencefil, papatya ve ıhlamur çayı kasları ve sinirleri gevşettir. Ağrıya sebep olan kimyasal maddelerin az salgılanmasını sağlar. Çayın tarifi şöyle: 1 tatlı kaşığı kıyılmış zencefil kökü, 1 tatlı kaşığı kuru papatya, 1 tatlı kaşığı ıhlamur karışımından yapacağınız çayı isterseniz bir kaşık balla tatlandırarak sıcak içebilirsiniz.
Rahatlayın...
Baş ağrısını hafifletmek için dayanabileceğiniz kadar sıcak suyu bir leğene koyun ve ayaklarınızı 15 dakika içinde tutun. Bu sırada buzlu suda bekletilmiş bir havlu ya da bezi başınızın ağrıyan kısmına koyun. Bu, ayak damarlarınızın sıcaktan genişlemesini ve kanın ayaklarınıza gitmesini sağlarken, soğuk bez de beyin damarlarınızın büzüşmesine ve daha az kanın gitmesine sebep loru. Ve ağrınızı hafifletir, sizi rahatlatır.
Bitkiler depresyona karşı!
Çok streslisiniz, hatta depresyonda da olabilirsiniz. Bir bardak bitki çayı sizi rahatlatacaktır. Papatya ve kedi nanesi çayı yapabilirsiniz. Bir tatlı kaşığı kuru papatya ile bir tatlı kaşığı kuru kedi nanesini bir bardak suda demlendirdikten sonra süzüp içebilirsiniz.
Lavanta kokladım biraz gevşedimRahatlamak için lavanta koklayın. Lavanta yağını bir mendile damlatın. Ara ara koklayın.
Uykusuz musunuz?
İyi bir uyku için çarkıfelek ve kuru papatya çayı yapabilirsiniz.
Bağırsak sorunları için İshal:
İshal için muz ve keçiboynuzu yiyin. İsterseniz muzu yoğurda katıp keçiboynuzu tozu serperek de yiyebilirsiniz. Kabızlık: Sabah kalkar kalkmaz bir bardak ılık suya yarım limon suyu karıştırıp için.
Hazımsızlık ve gaz sancıları
Zencefil, rezene tohumu ve kuru naneden yapacağınız çay birebirdir.
Ballı yoğurtlu yüz kesesi
Bir tatlı kaşığı öğütülmüş badem
2 tatlı kaşığı ince öğütülmüş yulaf
1 çorba kaşığı az yağlı yoğurt
1 tatlı kaşığı az yağlı yoğurt
1 tatlı kaşığı bal
1 damla lavanta esansiyel yağı
Malzemeleri karıştırın, cildinizi ılık su ile nemlendirdikten sonra karışımı nemli cilde uygulayın. Yüzünüzü ılık su ile durulayın, ardından tonik ve nemlendirici sürün.
Sivilce tedavisi
Sivilceleri sıkmayın. Onun yerine günde birkaç defa dönüşümlü olarak sıcak ve soğuk el bezleriyle kompres yapın. Bir dakika sıcak kompresin ardından bir dakika soğuk kompres yapın. Böylece kan dolaşımı hızlanarak cilt iyileşir. Son olarak yumuşak bir dokunuşla çay ağacı esansiyel yağı uygulayın.
Evinizi çiçeklerle güzelleştirin ve havasını temizleyin
Evde neden çiçek yetiştiririz? Sadece güzel görüntüleri için değil, evin havasını tazelemeleri için de. Mesela aloe vera (sarı sabır), devetabanı, kurdele çiçeği, kauçuk, duvar sarmaşığı, barış çiçeği ve schefflera gibi ev bitkileri evdeki havayı temizliyorlar.
Karıncaları öldürmeyin, kovun!
Lavanta, nane, karıncaları evinizden uzak tutacaktır. Kapı önlerine veya cam önlerine bu bitkilerden ektiğiniz saksıları koyabilirsiniz.
Hamamböceğine hoşçakal
Hamamböcekleri okaliptüs ya da biberiye yağlarının kokusunu sevmezler. Birkaç damla yağı pamuk parçalarına damlatın ve hamam böceği gördüğünüz yerlere koyun. Etkisi devam etsin diye pamuğu birkaç günde bir tazeleyin.
Sinek kovar kaseler
Birkaç kasenin içine taze limon ve portakal kabuğu rendesi ve kuru karanfil taneleri doldurun. Evin uygun köşelerine koyun.
Zor kirler için cam temizleyicisi
250 ml beyaz sirke, dörtte bir tatlı kaşığı doğal sıvı bulaşık sabunu ile 250 ml ılık suyu bir sprey şişesinde karıştırıp çalkalayın. Sert yüzeylere püskürterek iz bırakmayan, temiz bir havluyla silin.
Doğal öksürük şurubu
Anason, meyan kökü ve (arzu edilirse) yabani kara kiraz ağacı kabuğunu, ağzı kapalı bir kaptaki suyun içinde 15 dakika süreyle kaynatın. Ateşten alıp kekik ilave edin. Ağzını kapayıp oda sıcaklığına gelene kadar soğumaya bırakın. Süzün ve bal ilave edin. Buzdolabında ağzı kapalı bir kavanozda üç ay muhafaza edebilirsiniz. Öksürüğü yumuşatmak için ihtiyaç duydukça bir tatlı kaşığı alın.
Ülsere meyan kökü
Ülser hastaları sanıldığının aksine baharat yiyebilirler. Hatta ülser vakalarında kırmızıbiber iltihaplanmayı hafifletir, kanama varsa durdurur. Meyan kökü ülsere iyi geliyor. Hatta mideyi koruyan mukus sıvısının daha fazla salgılanmasını sağlar. Çiğnenebilen (DGL) meyan kökü tabletlerinden alabilirsiniz. 3 ay süreyle kullandığınızda faydasını göreceksiniz.
Sivilce ve lekelere son
2 çorba kaşığı bal
1 tatlı kaşığı kozmetik kil
2 damla lavanta yağı
Malzemeleri birleştirip ince bir macun haline getirin. (Gerekirse daha çok kil ilave edin.) Temiz ve nemli cilde sürün. 15 dakika sonra ılık suyla yıkayın. Cildinizdeki kahverengi lekeleri limon suyuyla ovun ve bunu sık sık yapın. Bir süre sonra lekelerin rengi açılacaktır.
Migren için zencefilİlk migren belirtilerinde bir tatlı kaşığının üçte biri kadar toz zencefili, bir bardak suyla karıştırarak için. Zencefil, ağrı kesici ve ateş düşürücü etkisiyle migren krizinin önüne geçecektir.
Bitkisel kese
200 gr yulaf
75 gr badem
2 çorba kaşığı kuru lavanta
1 çorba kaşığı kuru nane
1 çorba kaşığı kuru karakafes yaprağı
60 gr kozmetik kil
Yulaf, badem ve kuru bitkileri ayrı ayrı robotta öğütün, sonra karıştırın. Kullanırken bir tatlı kaşığı karışıma yeterince ılık su ilave ederek macun kıvamına getirin. Yüzünüze bu karışımla masaj yapın, ılık suyla durulayın...
Vazo çiçeklerini şekerli suya koyarsanız daha uzun ömürlü olurlar.
Kaynak: habervitrini.com
Saclariniz icin onlemler
Prof. Dr. Hamdi Memişoğlu saçlar döküldükten sonra uygulanan saç ektirme gibi birkaç bin YTL'ye yapılan tedavilerin zahmetli ve pahalı olduğunu, son yıllarda çıkan kozmetik ürünler ve ilaçlarla saçların korunabileceğini söyledi. Memişoğlu, söz konusu ürünlerin çoğu kişide dökülmeye karşı olumlu sonuçlar verdiğini anlattı. Memişoğlu, "Özellikle ailesinde kellik bulunanlar, dökülmeyi ilk hissettiklerinde tedavi ürünlerini kullanmaya başlamalı. Ancak, bu ürünler bir arkadaş ya da yakının tavsiyesiyle eczaneden alınmak yerine bir dermatolog tavsiyesiyle kullanılmalı" dedi.
ÜÇÜNÜ BİRLİKTE KULLANIN
Memişoğlu, söz konusu ürünlerin sürülenler, şampuanlar ve ilaçlar olarak üç grupta toplandığını, bunların birlikte kullanıldığında daha etkili olduklarını belirtti. İlk gruptakilerin saç derisine masajla sürülerek, saç tellerinin ve köklerinin beslenmesini sağlayan ve ampul şeklinde satılan ürünler olduğunu kaydeden Memişoğlu, yılda iki kez 1 ay süreyle kullanılan bu ürünlerin saçların güçsüzleşerek dökülmesini engellediğini kaydetti.
SAÇLARI GÜÇLENDİRİYOR
İlaçların ise tablet şeklinde olduğunu ve besleyici özellikli ve hormonal olarak iki türü bulunduğunu söyleyen Memişoğlu, şöyle devam etti: "Besleyici özelliktekilerin içeriğinde yeşil çay ekstresi, üzüm çekirdeği, buğday özü gibi bitkisel ürünler bulunuyor. Bunlar, saçların güçlenmesini ve dayanıklı hale gelmesini sağlıyor. Hormonal içerikli olanlar ise dökülmeye neden olan hormonal değişimleri düzenliyor.”
Kaynak: habervitrini.com
Armut saglik deposu
Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Emin Dinççağ, armudun nezleyi geçirdiğini ve sinirleri rahatlattığını söyledi.
Nezle olanlara armut yemelerini tavsiye eden Dr. Dinççağ, armudun mideyi kuvvetlendirip hazmı kolaylaştırdığını ve çarpıntıyı önlediğini hatırlatarak, "Armudun içinde A, B1, B2, B3, B6 ve C vitaminleri bulunur. Bu meyve yemeklerden önce yenmelidir. Armut kandaki üre asidi ve üre tuzlarını dışarı attığından, böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur" dedi. Armudun nezleyi geçirdiğini, sinirleri yatıştırarak beyni çalıştırdığını ifade eden Dr. Dinççağ, "Kabızlığı önleyerek idrar söktürür. Böbreklerde kum ve taşlarının dökülmesine yardımcı olur. Tansiyonu düşürür ve kanı temizler. Hamilelerin kusmalarını önler. Mafsal kireçlenmesi, nikris ve romatizma tedavisinde faydalıdır. Su söktürücü ve doyurucu etkisinden dolayı rejimde ve diyetlerde acıkma hissini bastırır" diye konuştu.
Kaynak: habervitrini.com
Çarşamba, Kasım 21, 2007
Bel sagligi icin
• Düzenli olarak her gün egzersiz yapın. Sırt ve karın kaslarınızı çalıştırın. Bisiklet, yürüyüş, yüzme ve koşma gibi sporlar tavsiye edilen faaliyetlerdir. Bu spor etkinliklerine ek olarak sırt, karın, kalça ve uyluk kaslarını güçlendiren ve esneten egzersizler yaparak bel sorunları en aza indirilebilir. Düzenli egzersiz yapmak; kasların ve eklemlerin çevresindeki bağların esnekliğini sürdürür ve korur.
• Ağır nesneleri kaldırmayın. Ağır eşyaları iki eşit parçaya bölerek taşıyın. Ağır cisimleri çekmek yerine itmeyi tercih edin.
• Ayaktayken bacaklarınızı gergin tutmayın. Yatarken bacaklarınızın gergin olduğu pozisyonları tercih etmeyin.
• Sağlıklı duruşu bulun. Uzun süre ayakta durmanız gerekiyorsa, omurganızın dik olmasına dikkat edin. Bir dizinizi hafifçe bükün ve pozisyonunuzu sıkça değiştirin. Otururken; çok yüksek veya alçak iskemle veya koltuklarda oturmayın. İskemlenin kol destekleri, kollarınızın yere paralel durmasını sağlamalı. Omurganız dik, beliniz destekli olsun.
• Baş seviyesinin üzerinden yerlere uzanarak iş yapmayın. Yüksekteki yerler için bir tabure veya sağlam bir merdiven kullanın.
Kaynak: ekolay.net/saglik/
Istah kesmek icin yontemler
Duyguları da kontrol ediyor
Beynin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmeye yol açan kimyasal maddeler salgıladığını belirten uzmanlar,
"Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol ediyor. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi bu. Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna sebep olabiliyor. Örneğin, yemek sonrasında canınız, tatlı vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun sebebi kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme isteğinizdir. Eğer bunu aklınızdan çıkarmazsanız, tokken yediğiniz yemek miktarını en aza indirmiş olursunuz" ifadelerini kullanıyor.
Sık ve az öğün
Gün içinde sık ve az öğünler yemenin, iştahın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu olduğunu kaydeden uzmanlar, şöyle devam ediyor:
"Belki yine arada bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü, sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli tokluk hissi sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmenin, daha az miktarlarla yetinmeyi sağladığını bildiriyor. Sürekli aynı yemeği yeme, özellikle tadı hoşa gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmasının iptal olmasına yol açıyor. Ve bu sebeple de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz" tavsiyesinde bulunuyor."
Su tok tutar
Su içmenin, kişinin kendisini tok hissetmesi açısından önemli olduğunun da altını çizen uzmanlar, ayrıca vücut susuz kaldığında, çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderdiğini belirten uzmanlar, bol su içmenin, beden su istediği zamanlarda yemeğe yönelmeyi engelleyeceğini kaydediyor.
Uzmanlar, yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmanın, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geldiğini ifade ediyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusunun da tatmin olduğunu vurgulayan uzmanlar, "Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj" ifadesini kullanıyor.
Egzersiz yapın
Uzmanlar, egzersizler zorlaştıkça vücut ısısının arttığını ve daha fazla kalori yakmaya başlandığını, bu durumun da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahın bastırılmasına sebep olduğunu bildiriyor. Böyle bir durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmanın en mantıklısı olduğunu belirten uzmanlar, şöyle devam ediyor: "Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız."
Kaynak: ekolay.net/saglik/
Ev hanimlari icin diyet
Yapılan araştırmalarda gösteriyor ki ev kadınları çalışan kadınlara oranla daha kilolu.
Ev kadınlarının kilo almasında bilgisayar ve televizyon karşısında sürekli kurabiye, kek, asitli içecekler tüketmenin önemli bir rolü olduğunu belirtti...
Ev kadınlarının kilo problemlerini ortadan kaldırmaları için alabilecekleri önlemler :
- Salataları servis yaparken mutlaka kevgir kullanılmalı ki yağ servis tabağında kalsın.
- Etli yemeklere kesinlikle yağ ilave edilmemeli. Kendi yağıyla pişerse hem daha lezzetli olur hem de kalorisi azalır.
- Et suyunun jelini atıp kullanınız çünkü et suyunun jelinde yağ birikir.
- Yemeklerde tuz yerine damak tadına göre; nane, köri, karabiber, kimyon gibi baharatlar kullanmalı çünkü tuz vücutta fazla su birikimine sebep olur.
- Patates haşlanmış ya da fırında pişirilerek tüketilmedir. Eğer patatesi kızarmış seviyorsanız kendiniz yağsız patates cipsi hazırlayabilirsiniz. Patatesleri cips gibi ince ince kesip ısıtılmış, yağsız tost makinesinde pişirerek tüketebilirsiniz.
- Tavuğun derisi kullanılmamalıdır çünkü en fazla yağ bu bölümde bulunur.
- Etin görünen yağları ayıklanıp kullanılmalıdır.
- Yemek pişirirken yanmaz tava kullanınız.
- Yemekleri karıştırırken tahta kaşık tercih ediniz. Metal kaşık, sebzelerde C vitamini kaybına neden olur.
- Lokmaları 20-25 kere çiğneyiniz.
- Her gün yürüyüş ve egzersiz yapınız. Özellikle sabah açken yapılan bir saat tempolu yürüyüş, kilo almaktan koruyacağı gibi kilo vermeye de yardımcı olacaktır.
- Kabul günleri kilo almaya sebep oluyor. Böyle günlerde sebze ağırlıklı ve zeytinyağlı yiyecekler tercih edilmeli.
- Şekerli ve gazlı içecekler yerine ayran veya taze sıkılmış meyve sularını tüketmeye gayret ediniz. Vitamin ve mineral bakımından da oldukça zengin olan bu içecekler günlük vitamin ihtiyacınızı karşılamada katkıda bulunacaktır.
- Ağır hamur tatlıları yerine dondurma veya sütlü tatlıları tercih edilmelidir.
- Gün içerisinde televizyon karşısında yemek yemeyiniz. Televizyon karşısındayken hem ne kadar yediğinizi anlamazsınız hem de normalden daha hızlı tüketirsiniz.
Kaynak: gazetevatan.com
Sarimsak ve soganin faydalari
Kaynak: gazetevatan.com
Uzun sure oturmak zararli
Kaynak: gazetevatan.com
Kanserden koruyan diyet
SEBZE
Günde 5 porsiyon (400 gr.) sebze ve en az bir porsiyon meyve yemek tüm kanserlere yakalanma olasılığını düşürüyor.
İŞLENMİŞ ET
Salam, sosis, sucuk gibi işlenmiş etleri alışkanlıklarınızdan bir an önce bırakın. Az ya da çok yemek fark etmiyor.
KIRMIZI ET
Haftada 500 gramdan fazla kırmızı et tüketmeyin. Kırmızı ete rengini veren heam adlı kimyasal madde bağırsak kanserine neden olabiliyor. Kırmızı et, ayrıca akciğer kanserine de yol açabiliyor. Tavuk etiyle kanser arasında bir bağlantı bulunmadı.
EGZERSİZ
Günde en az 30 dakika spor yapmaya bakın. Vücudunuz forma girdiğinde 60 dakikaya çıkarın. Egzersiz, her kanseri önleyebiliyor.
ALKOL
Günde 2 bardak şarap ya da alkol tüketmeyin. Kadınlar için bu oran günde 1 kadeh şarap. Aşırı alkol ağız, gırtlak, bağırsak kanserine ve meme kanserine neden olabiliyor.
TUZ
Mide kanserinin en büyük nedenlerinden biri tuzlu yiyecekler. Günde 6 gram (bir çay kaşığı) tuz ya da 2.4 gram sodyumdan fazlası zararlı.
OBEZİTE
Vücüt kitle endeksiniz 18,4 ve 24,9 arasında ise tehlike yok. Vakıf Başkanı Sir Michael Marmot: Ne kadar obez olursanız, kansere yakalanma riskiniz o kadar artıyor. 21 yaşından sonra kilo almayın.
UZUN BOY
Uzun boylu insanların kansere yakalanma riski biraz daha fazla. Uzun boyun bağırsak ve menopoz sonrası göğüs kanseriyle bağlantısı olduğu biliniyor.
Kaynak: gazetevatan.com
Zayiflatan bes yiyecek
Greyfurt: Hiç greyfurt diyetini denediniz mi? Uzun araştırmalar sonucunda greyfurt kilo savaşçısı olarak ün kazandı. Son zamanlarda Kaliforniya Scripps Kliniği'ndeki bilim adamları greyfurdun etkileri üzerinde yaptıkları çalışmalarında yemekten önce yenilen yarım greyfurtun, kilo vermeye yardımcı olduğunu buldu. Buna göre greyfurt kapsülleri, greyfurt suları içmek ve greyfurt yemek kilo vermede çok etkili. Bu 3 şık arasında en iyi etkiyi gerçek greyfurt sağlıyor. Bunlara ek olarak greyfurt içerisinde kanserle savaşan liminoids ve lycopene içerir. Kırmızı greyfurt da insan vücudundaki kolesterol oranını düşürmeye yardımcı olur. Bir greyfurdun yarısı sadece 39 kaloridir.
Sardalya: Sardalya bu zamana kadar ki en sağlıklı besindir ve kilo vermek için çok iyi bir ortaktır. Her şeyden önce Sardalya protein yüklü bir besindir ve kan şekerini dengeleme özelliğine sahiptir. Tam ve yenilenmiş bir metabolizmaya sahip olmanızı sağlar. İkinci büyük deposu omega 3 tür. Sadece kardiyovaküler bölgeyi güçlendirmekle kalmaz moral ve motivasyonunuzu yükseltmenizi sağlar. (İyi hissetiğiniz için abur cuburdan uzak durmaya başlarsınız.) Sardalya besin zincirinde türüne az rastlanacak derece zarar verici özelliği en az olan bir besindir.
Balkabağı: En iyi kilo verdirebilecek besinler arasındadır. Uzun süre konserve halinde saklanılmış balkabağında yüksek olanda lif vardır ve buna karşılık 40 kalori kadar düşük bir kalori oranına sahiptir. Uzun araştırmalar sonucunda elde edilen bilgilere göre, lifler insan sağlığı için çok önemlidir ve kilo düzenlenmesinde de büyük yararları bulunur. Balkabağı dünyada yetiştirilmesi en kolay sebzelerdendir. Tatlandırıcılarla tatlandırıp, bir tutam tarçın, badem ve hindistan cevizi ekleyerek kan sekerinizi düşürebilirsiniz.
Sığır eti: Et çok iyi bir diyet besinidir çünkü içinde antibiyotik, steroid ve hormon içermez. Eğer etten kendimizi sakınırsak kötü sonuçlarla karşılaşabiliriz. Yüksek protein diyetleri çeşitli sebeplerden dolayı kilo kaybına neden olur. İçerdiği protein metabolizmayı uyarır, daha uzun süre tok hissettirir ve iştahınızı azaltır. Ayrıca, sığır eti yüksek miktarda omega 3 içerir bu da size sağlıklı bir hayat kazandırır.
Yeşil çay: Besin değeri taşımayan bitki kilo vermenizi hızlandırır ve incelmemizde bize çok yardımcı olur. Yüksek oranda antioksidan içerir, kalp sağlığımızı destekler, sindirime yardımcı olarak kan şekerini ve vücut sıcaklığını ayarlar. Metabolizmayı hızlandırı, yağ oksidasyonunu artırır. Bu şekilde kilo vermemizde bize yardımcı olur. Bazı araştırmalara göre günde 5 fincan yeşil çay kilo vermek için sihirli bir dokunuş, rahatlamak için iyi bir yoldur.
Kaynak: gazetevatan.com
Kadinlara ozel
"Doğru ve zamanında uygulanan diyet, sadece zayıflatmakla kalmıyor, aynı zamanda kadınların daha kolay orgazm olmasını da sağlıyor." Bu cümle, ABD'li cinsellik uzmanı Marena Lindberg 'The Orgasmus Diet' adlı kitabından... 'Orgazm diyeti' yapan kadınların cinsel doyuma daha kolay ulaştığını açıklayan Lindberg, kitabında, kadınların daha kolay orgazm olmasını sağlayacak diyet formülünü de verdi ve ekledi: "Diyet süresince cinsel isteksizliğe yol açabilecek beyaz şeker, kahve, tütün ve soya ürünlerinden kaçınılmalı."
İŞTE Marena Lindberg 'orgazm diyeti': Normal vücut yapısına sahip olan kadınlar, günde bir kapsül balık yağı yutmalı. İkinci hafta iki, üçüncü hafta üç kapsül alınmalı. Artırıma 6 kapsüle ulaşıncaya kadar devam edilmeli. Vücut yapısı büyük olan kadınlar, kapsül miktarını 11'e kadar çıkarabilir. Ayrıca günde 15 gram siyah çikolata tüketilmeli. Çikolata, mutluluk hormonu serotonin salgılanmasını sağlıyor. Genel sağlık için multivitamin, magnezyum, demir, çinko gibi kapsüller de (günde 1 adet) alınmalı.
Sırf kadınları kapsamayan bir diyet daha var
Diyete üç günlük bir örnek
1. Gün
Kahvaltı: Üzerine organik müsli konmuş yoğurt ve meyve
Öğle yemeği: Çok tahıllı ekmeğin üzerine konmuş jambon ve gravyer peyniri. Yanında mayonez veya hardal, taze biber ve havuç
Akşam yemeği: Fırında tavuk, yanında brokoli ve zeytin yağı, limon soslu salata
2. Gün
Kahvaltı: Hindi salamlı omlet, yanında domates, soğan ve biber
Öğle yemeği: Sebze yemeği ve meyve
Akşam yemeği: Çin usulü pişmiş karışık sebze. (Kırmızı biber, brokoli, soğan, mantar yerfıstığında çevrilmiş) ve ince et parçaları ile, yanında ufak bir porsiyon pilav
3. Gün
Kahvaltı: 2 dilim jambon, 1-2 yumurta, 1 dilim kızarmış ekmek
Öğle yemeği: Ekmeksiz peynirli burger, sossuz büyük salata
Akşam yemeği: İnce pide ekmek içi yoğurt soslu tavuk, domates, salatalık zeytin ve beyaz peynirli salata (zeytinyağlı)
Kaynak: gazetevatan.com
Tursu ve kizartmaya dikkat
Kanserin vücuttaki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmaları ile ortaya çıktığını, erken tanı ve tedavi yapılmazsa ölümle sonuçlandığını belirten Dr. Kadir Çetinkara, hastalıkta erken teşhisin hayat kurtarıcı nitelikte olduğunu vurguladı. Dr. Çetinkara, “Kanser, vücudun her hangi bir yerinde şişme sertlik, iyileşmeyen ya da iyileşmesi geciken yaralar, ben ve siğillerde büyüme ve renk değişiklikleri yapar. Yutma güçlüğü, rahim, makat ve vücudun değişik yerlerinde anormal kanamalar da düşündürücüdür. Uzun süre öksürük, ses kısıklığı, idrar ve dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, nedensiz ateş ve zayıflama da kanser belirtisini düşündürebilir” dedi.
SÜT ÜRÜNLERİ TÜKETİN
Dr. Çetinkara, kanserden korunmanın yollarını ise şöyle sıraladı: “Aşırı güneşten kaçınmalı, sigara ve alkollü içecekler tüketilmemeli, aşırı dozda röntgen ışınına maruz kalınmamalı, posalı yiyecekler C, A, E vitaminli zengin sebze ve meyveler, süt ve süt ürünleri bol miktarda tüketilmeli. Salamura, turşu, kömür ateşinde veya yağda kızartılmış yiyeceklerden kaçınılmalı, Kolestrol açısından fakir yiyecekler tüketilmeli.”
Kaynak: bugun.com.tr
Sofra ve renkler
Tek başına hiçbir sebze ve meyve, beslenme çeşitliliği sağlayamayacağı gibi dengeli beslenmeyi de gerçekleştirmiyor. Beslenme uzmanlarının yaptıkları araştırma sonuçlarına göre sebze ve meyvelerin özellikle renk gruplarına göre bilinçli olarak tüketilmesi sebze ve meyvelerin etkilerini daha da güçlendiriyor. Meyve ve sebzelerin renklerinin çok önemli işlevleri de var.
Domates: Likopen deposu olan domates vücudu ve cildi gençleştirmeye yardımcı oluyor.
Çilek: Sindirim sistemini rahatlatıcı ve kanı temizleyici özelliğe sahip.
Pancar: Kansızlığa karşı etkili olup, mide ve bağırsakları kuvvetlendirici etkisi bulunuyor. Ayrıca sinirlerin yatışmasına da iyi geliyor.
Üzüm: Çok önemli bir antioksidan olan üzüm içerdiği diyet lifleri sayesinde organizmayı toksinlerden arındırmaya yardımcı oluyor.
Kaynak: bugun.com.tr
Hamilelik ve Uyku
Araştırmaya göre; hamilelikte alınan kiloları vermenin en iyi yolu daha fazla uyumaktan geçiyor. 2 bine yakın anne ile gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre; bebekleri 6 aylık olana kadar günde 5 saatten az uyuyan anneler, daha çok uyuyan annelere oranla ilk bir yılda 3 kat daha yavaş kilo veriyor.
Kaynak: bugun.com.tr
Pazartesi, Kasım 19, 2007
Disler nasil fircalanmali ?
Diş fırçalamaktaki amaç, dişlerin üzerine yapışmış ve gözle görülemeyen birikintileri temizleyerek, sağlıklı bir ağza sahip olmak. Bunun içinse düzenli temizlikten kaçınmamak gerekiyor.
Diş Hekimi Abdurrahman Özkömürcü, dişlerin günde iki defa fırçalanması gerektiğini, diş ipinin ise iki günde bir uygulanması gerektiğini söyledi.
Özkömürcü, doğru diş fırçalamanın yöntemini şöyle sıraladı:
Orta sertlikte bir fırça üzerine fırçayı ıslatmadan, bezelye büyüklüğünde macun sıkıldıktan sonra üst çenede arkadan başlayarak fırçanın yarısı diş etinde yarısı dişte olmak kaydıyla çok nazik bir basınç uygulayarak fırçalamaya başlanır.
Fırçayı oynatmadan küçük dairesel titreşim hareketleri yapılır. 20 kez titreşim yapıldıktan sonra üst çenede aşağı doğru, alt çenede yukarı doğru süpürme hareketi yapılır. Daha sonra fırçayı bir boy ilerleterek işlem tekrarlanır. Dişlerin bütün yüzeyleri üzerinde aynı işlem tekrarlanarak fırçalama bitirilir.
Bakteri plağının fırçalama ile ara yüzeylerden temizlenmesi mümkün olmamaktadır. Bunu için diş ipi kullanılır. İki elde tutulan diş ipi işaret ve baş parmağıyla yönlendirilerek iki diş arasına yerleştirilir. İp, bir yandaki dişe yaslanarak aşağı doğru hareket ettirilir. Sonra aynı aralıkta öndeki dişe yaslanıp ipi aşağı doğru hareket ettirerek bütün dişlerin ara yüzleri temizlenir.
Fırçalama işlemi sabah kahvaltıdan sonra ve akşam yatmadan önce iki kez; diş ipi ise iki günde bir uygulanır.
Püf Noktalar
Diş fırçalarken fırça fazla bastırılmamalı.
Sağlıklı dişetlerinde sert fırça, kanayan dişetlerinde ise yumuşak fırça kullanılmalı.
Fırçalama sırasında kan dolaşımına yardımcı olması için diş etine de masaj yapılmalı.
Diş macunu çok kullanılmamalı.
Fazla macun kullanımı diş etlerini eritiyor.
Kaynak: saglik.milliyet.com.tr
Dis eti kanamasi
Tacettinoğlu, diş eti kanamasının ciddi ağız ve diş sağlığı sorunlarına yol açmaması için kanamaya neden olan etkenlerin ortadan kaldırılması gerektiğini kaydetti.
Ağız bakımının sağlıklı yapılmaması, gebelik dönemindeki hormonal değişiklikler, bazı damar hastalıkları ya da kalıtımsal nedenlerin diş eti kanamasına yol açtığını ifade eden Tacettinoğlu, özellikle Kurban Bayramı ve hemen sonrasında etin sık tüketildiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:
"Etin sık tüketilmesi de kanamaya yol açan etkenleri artırabilir. Kanama, kontrol altına alınmazsa iltihabi bir reaksiyona yol açarak, dişi tutan kemik dokusunu eritebilir. Böylece hiç çürük olmadığı halde dişte oynamalar başlayabilir. Kaybolan dokunun telafisi mümkün olmadığı için de sağlam diş kayıpları meydana gelebilir."
Diş eti kanamasının ağız kokusunu da beraberinde getireceğini belirten Tacettinoğlu, şöyle devam etti:
"Diş eti kanaması ihmal edilmemesi gereken bir hastalıktır. Bu hastalığın önlenmesi için kanamaya neden olan etkenlerin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bu etkenler diş taşı veya dokular olabilir. İltihabi reaksiyon oluşmuşsa iltihap, ilaç tedavisi ile kurutulmalıdır. Bunların yanı sıra fırçalama ihmal edilmemelidir. Tuzlu ılık su ile gargara yapmak da faydalıdır. Ağır durumlarda ise kanamaya yol açan etkenlerin ortadan kaldırılması için diş hekimine başvurmak gerekir."
Diş eti kanaması durumunda, kanamayı daha da artıracağı endişesiyle genelde fırçalamanın durdurulduğuna dikkati çeken Tacettinoğlu, kanama olsa dahi fırçalanmanın sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Kaynak: saglik.milliyet.com.tr
Dis fircalama ve macun
İnsan vücudunda en fazla mikrobun bulunduğu organlardan birinin ağız olduğunu belirten Selim, ağız bakımının yapılmaması durumunda vücuttaki mikrop dengesinin bozulduğunu, diğer organların zarar gördüğünü, kana karışan mikropların kalp, böbrek ve beyni olumsuz yönde etkilediğini bildirdi. Selim, "Sosyal ve kültürel en büyük alışkanlıklarımızdan biri diş fırçalama olmalıdır" dedi.
Dr. Nazmi Selim, günde üç kez yerine her yemekten sonra dişlerin fırçalanması gerektiğine dikkat çekti.
Kaynak: saglik.milliyet.com.tr
Grip hafife alinmamali
Ani olarak başlayan yüksek ateşle seyreden, aşırı halsizlik, kas ve baş ağrısı ile kendini gösteren grip, vücudun bağışıklık siteminin zayıflaması nedeniyle zatürreeye çevirebiliyor.
Gribin özellikle çocuk, yaşlı ve diyabet, astım, kalp ve kanser hastaları için riskli olabileceği yönünden uyaran uzmanlar, risk grubundaki kişiler için hastalığın ölümcül olabileceğine dikkat çekiyor.
Gribe neden olan influenza virüsünü antibiyotiklerin etkilemediğine dikkat çeken uzmanlar, antibiyotik kullanımının hastalığın süresini kısaltmayacağının da altını çiziyor.
Yapılan araştırmalar sonucunda grip aşısının yüzde 89 etkili olduğunu belirten uzmanlara göre aşı olduktan sonra dahi gribe yakalanan bir hasta, hastalığı aşı olmamış bir hastadan çok daha hafif geçiriyor. Bu nedenle hastaneye yatış riski de önlenmiş oluyor. Grip aşısının yan etkisinin bulunmadığını vurgulayan uzmanlar, yaşanabilecek yan etkinin en fazla aşı yapılan yerde hafif kızarıklık ya da ağrı ile hafif ateş ve halsizlik şeklinde ortaya çıktığını belirtiyor.
Grip aşısı yalnız Ekim ve Kasım ayında değil Aralık, Ocak hatta Şubat aylarında da olunduğu taktirde koruma sağlıyor. Ancak her yıl dolaşan grip virüsü şuşları değiştiğinden aşıların içeriğinin de değiştiğini söylen uzmanlar, bu nedenle her yıl aşılanmak gerektiğini ifade ediyor.
Uzmanlar, aşıların içeriğinde salgın yapma olasılığı en yüksek olan virüsler bulunduğunu bildiriyor.
Kaynak: saglik.milliyet.com.tr
Caya sut eklemeyin
Sağlıklı 16 kadına sıcak su, süt eklenmiş çay, sütsüz çay içirildi ve damara etkileri ultrasonla gözlendi.
Doktorlardan Mario Lorenz, "suya oranla çayın kan akışını artırarak damarların rahatlama veya genişleme kapasitesini önemli oranda artırdığını ancak süt eklenmiş çayın bu biyolojik etkiyi engellediğini" söyledi.
Araştırmaya göre bunun nedeni sütteki kazein proteininin çayla karışması durumunda çayda bulunan kateçin maddesinin yoğunluğunun azalması.
Kardiyolog Verena Stangl da bu sonuçların, çaya süt ekleme alışkanlığının olduğu İngiltere'de, çayın kalp hastalıkları üzerindeki olumlu etkilerinin neden az olduğunu gösterebileceğini belirtti.
Kaynak: saglik.milliyet.com.tr
Tok karnina spor yapmak
Egzersiz yaparken vücudun iştah kesen bir hormon salgıladığı ve bu nedenle spor yapan kişinin fiziksel aktivite sonucu hem kalori yaktığı hem de iştahı azaldığı için bir sonraki öğünde daha az kalori aldığı belirlendi.
Araştırma için 12 kişiye kahvaltıda aynı yiyecekler verildi. Deneklerden 6'sı egzersiz yaptı. Bir saat sonra spor yapanlar, yapmayanlardan daha çok yedi, ama kalori bazında yapılan hesaplamada yiyecekle aldıkları kalorinin egzersizle yaktıklarından az olduğu görüldü.
Kaynak: saglik.milliyet.com.tr
Ideal Uyku
Araştırmada, düzenli olarak 7 saat uyumanın sağlık açısından en faydalısı olduğu, bu düzeni değiştirmeninse hastalıklara yol açabileceği ortaya çıktı.
7 saat yerine 5 saat uyuyanlarda ölümcül kalp-damar hastalıkları riskinin iki katına çıktığı, herhangi bir nedenden ölüm ihtimalininse 1.7 kat fazla olduğu belirlendi.
Yetersiz uykunun kilo alma, yüksek tansiyon ve ikinci tip diyabet gibi birçok soruna yol açabileceği belirtildi. 7 saat yerine 8 saat veya daha fazla uyumanın da ölüm riskini iki kat artırdığı tespit edildi. Araştırmacılardan Profesör Francesco Cappuccio, uykunun fizyolojik olarak yenilenme sağladığını belirtti.
Kaynak: saglik.milliyet.com.tr
Pazar, Kasım 18, 2007
Bacak bakimi
Bunlara dikkat edin
- Bacaklarınızdaki tüyleri aldıktan sonra sıcak tuştan, güneşlenmekten ve deeodorantlardan uzak durmalısınız.
- Bacaklarınızdaki tüylerden kurtulmanın bir çok yolu var. Eğer ağdayı tercih ediyorsanız, ağdanın çok sıcak olmamasına dikkat etmelisiniz.
- Kullanmadan önce avucunuzun içi ile ağdanın sıcaklığını kontrol edin.
- Kısa tüyler için ağda kullanmayın. Ağdayı tüyleriniz uzadıktan sonra yaparsanız, daha pürüzsüz bir cildiniz olur. Yoksa cildinizde bazı morlukların oluşmasına sebep olabilirsiniz.
Bunları mutlaka yapın
- Bacaklarınızı yıkayın, bir havlu ile kurutun ve nemlendirici sürün. Ardından pudra dökün. Bir süre bekledikten sonra ağda yapmanız gereken yerleri sarışın bile olsanız rahatlıkla görebilirsiniz.
- Ağdayı kaynatmamalısınız. Ilık olmalı. Soğuk olarak uygulanabilenleri tercih etmelisiniz.
- Ağda yaparken yanınızda buz bulundurmanızda fayda var. Herhangi bir kızarıklık ya da morluğa karşı, üzerine hemen buz sürmeniz yararlı olur.
- Ağda bittikten sonra kan dolaşımını sağlamak için bacağınızı soğuk suyla yıkamalısınız.
- Son olarak bacağınıza bir nemlendirici sürmeyi ihmal etmemelisiniz.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Alti adimda cilt guzelligi
Cildi Temizlemek
Hafif kremsi sıvı temizleyici ile yüzünüzü temizleyin. El sabunları sadece cildi kurutmaz aynı zamanda da hijyenik değildir. El sabunları ile elinizdeki kirler yüzünüze bulaşır. Sıvı temizleyicinizi bir parça pamuğun üzerine koyun ve ardından cildinize uygulayın. Ellerinizin yeteri kadar temiz olmadığını göreceksiniz. Yüzünüzü ılık suyla yıkadığınızdan emin olun çünkü sıcak su cildinize ve kılcal damarlarınıza zararlı olabilir.
Cildi Toniklemek
Eskiden tonik bulmak gerçekten zordu. Fakat artık marketlerde cildi dengelemek için hafif ve formülleştirilmiş çok sayıda tonik bulmak mümkün. Schorr, tamamen duruladıktan sonra yüzünüze ve ensenize hafif bir tonik kullanmanızı tavsiye ediyor. Bu, temizleyiciden arta kalan kalıntıları temizliyor ve cildin PH dengesinin düzenliyor. Böylelikle cilt, yüzeyinde ve altında bulunan yağları saklamaz. Yağlı ve karışık ciltler için daha sert tonikleri kullanabilirsiniz. Yağlı ciltler için fındık gibi bileşenleri olan tonikleri araştırın. Yağlı ciltleri kuruttukları doğrudur.
Pul Pul Ölü Deriyi Dökmek
Cildi pul pul dökmenin amacı, çirkin bir görüntüye sebep olan ölü deri oluşumunu temizlemek. Ayrıca, cilt yüzeyinizin pürüzsüz görünmesini istiyorsanız, tedavi ürününüz daha hızlı bir şekilde emilmemeli. Schorr, çok sert deri dökücüler kullanmamanızı söylüyor. Çok iyi olan aşındırıcıları araştırın. Yer fıstığı kabuğu veya kayısı çekirdeği içeren ovmalar cilde zarar verebilir çünkü kenarları yamuktur ve mikroskobik yırtıklara sebep olabilirler. Yüzünüze asla banyo lifi veya sert bezler kullanmayın. Yüzünüz yer değildir, bu yüzden asla yüzünüzü yer gibi ovalamayın. Pul pul deriyi dökme işlemi sağlıklı yeni bir cilde sahip olma işlemiyle sonuçlanacaktır.
Buhar Banyosu Yapmak
Derinlemesine temizlik rituelinin bir parçası olarak, haftada bir defa 5 ile 10 dakika boyunca yüzünüze buhar banyosu yapın. Bir kaba avuç dolusu papatya koyun ve kaynatın.Buhar sizi yakmayacak kadar soğuduğu zaman başınızın üzerine çadır gibi havluyu koyun ve yüzünüze buharı tutun. Fakat cezp edici olsa da, buhar banyosundan sora yüzünüzdeki lekeleri sıkmayın.
Cildinizi Canlandırmak
Yüz Bakımı maskeleri, cildi canlandırmak ve sıkılaştırmak için kullanılır. Yağlı ciltler için içerisinde çamur bulunan maskeler çok iyidir. Hidratlanmış koloit maskeler ve krem maskeler, kuru ve hassas cilt tipine sahip kişiler tarafından kullanılır. Karışık cilt tipine sahip bir kişiyseniz alnınızın, burnunuzun, çenenizin ve yanaklarınızın merkezi olan T bölgenizin üzerine çamur maskesi uygulayın. Evde gerçek bir spa tecrübesi için, gül suyunun içerisine iki parça pamuğu batırın ve maske kururken göz kapaklarınızın üzerine uygulayın. Schorr, maskeye karşı herhangi bir alerjik reaksiyonunuz olup olmadığından emin olmak için 'yama testi' yapmanızı tavsiye ediyor.
Nemlendirme
Düzenli olarak cildinizi nemlendirme, cildinizin genç ve sağlıklı görüntüsünü sürdürmesi için çok önemlidir. Günlük nemlendiricilerin kullanılmasının diğer önemli nedeni ise; nemlendiricinin, cildi güneşin zararlı ışınlarından korumasıdır. Nemlendiriciler, en iyi sonucu almak için her sabah ve her akşam kullanılmalıdır (Hatta yağlı ciltlerin bile nemlendiriciyle bir bakıma ihtiyacı vardır. Cilt sıkıldığında yağ çıkarmayan ve gözenekleri tıkamayan bir nemlendirici seçtiğinizden emin olun.). Anti-aging veya anti-kırışıklık kremleri gibi cildi iyileştiren tedavileri uygulamak için en uygun zaman gecedir. Gün boyunca, en azından 15 SPF içeren nemlendirici kullandığınızdan emin olun.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Goz cevresi icin bakim
Göz çevresi için bakım ürünleri
Yüzümüze sürdüğümüz kremler ya da maskeler göz çevresindeki ince deri için uygun değildir. Göz çevresini nemlendirirken de temizlerken de fazla yağlı olmayan, tahriş etmeyen ve anti allerjik özel ürünler kullanmamız gerekir. Çok yağlı ve aşırı besleyici kremler bu nazik deriye tozların yapışmasına neden olup yağ butonlarına yol açarlar. Ama uygun kremler, göz çevresini nemlendirir ve elastikiyetini korumasına yardım eder. Gözaltı kremlerini kullanmaya ne kadar erken başlanırsa, o kadar iyidir. Kırışıklarınız, göz altı morluklarınız varsa AHA'lı ve K vitaminli ya da bileşiminde östrojen bulunan kremleri kullanabilirsiniz. Göz kremlerini sürerken çok dikkatli olun. Kremi, parmak uçlarınızla yumuşak hareketler yaparak uygulayın. Göz makyajını temizlerken de aynı şekilde özen gösterin. Zorunlu olmadıkça suda erimeyen makyaj malzemeleri kullanmayın. Çünkü bunları ancak yağ bazlı ürünlerle çıkarabilirsiniz. Yağlı temizleyiciler ise göz çevresine zarar verir.
Yorgun ve şiş gözler
Sabah kalktığınızda gözleriniz şiş mi oluyor? Eğer uykusuz kaldıysanız ya da sabah çok geç kalktıysanız bu durum normaldir. Özellikle gece alkol aldıysanız gözlerinizin şişmesine hiç şaşmamak gerekiyor. Fazla kahve içiyorsanız, saatlerce televizyon seyrediyorsanız ya da bütün gün bilgisayar başında oturuyorsanız, yataktan şişmiş gözlerle kalkmak için elinizden geleni yaptığınızı söyleyebilirim! Yine de göz çevresinde bir parça buz gezdirerek rahatlayabilirsiniz. Özellikle yorgunluk ve uykusuzluğa bağlı oluşan şişkinlikler doğal kompreslere çok iyi cevap verirler. Örneğin, çiğ veya kaynamış maydanoz suyu, ıhlamur, zambak, yeşil veya siyah çaylarla yapılan kompresler göz çevresindeki yorgunluk belirtilerini sakinleştirirler. Eğer sorununuz kronik bir hale geldiyse ve ne yaparsanız yapın şiş gözlerle uyanmaktan kurtulamıyorsanız, kalp-damar sisteminde veya böbreklerde bir sorun var mı diye araştırmak gerekir. Bu durumda bir doktora görünün ancak hafif sporların size yardımcı olacağını da bilin. Yürüme, koşma, bisiklet ve aerobik vücutta ödeme yol açan tuz ve toksinlerin atılmasını sağlarlar. Şişen gözleri makyajla kamufle etmek için ten renginizle uyumlu bir kapatıcı kullanabilirsiniz. Kapatıcıyı elmacık kemiklerinize kadar geniş bir bölgeye ince bir kat halinde sürün. Biraz koyu renkli bir far kullanın sonra da sadece üst kirpiklerinizi rimelleyin.
Gözaltı torbaları...
Gözaltı torbaları ayrı bir sorundur. Bunlar bazen yağ torbalarından, bazen de göz altındaki kasın yıllarca kullanılmasında dolayı oluşur. Yorgunluk, uykusuzluk, gerginlik, düzensiz yaşam, alkol ve beslenme sorunları göz altı torbalarını arttırabilir. Bazı insanlarda bu torbalanma adet dönemlerinde belirginleşir. Göz altındaki torbalar kimi zaman böbrek, kalp, tiroid bozuklukları veya büyüme hormonu eksikliğinin belirtisi olabilir. Göz altındaki torbalar yağdan oluşuyorsa, lipoliz tedavisi veya operasyonla düzeltilmeleri mümkündür. Hafif yağ torbalanmaları var ise çevresine dolgu yapılarak görünüm düzeltilebilir.Özellikle orta yaş sonrasında göz altında oluşan bu torbalar, genellikle göz altındaki kasların yıpranmasıyla ilgilidir. Botox enjeksiyonu bu durumda çok etkilidir. Kasları rahatlatarak şişkinliği giderir.
Göz altındaki mor halkalar
Bu sorunun nedeni, göz altındaki derinin incelmesiyle görünmeye başlayan kılcal damarlardır. Görünümü düzeltebilecek en etkili kozmetik önlem ise 'lazer peeling'dir. İkinci sırada, duruma göre kullanılabilecek dolgular gelir. Göz altı bir dolgu maddesi ile hafifçe yükseltilerek mor gölgeler giderilir. Gözaltı morluklarına karşı, papatya veya lavanta çayları ile kompres yapmak size az da olsa yardımcı olur. Çiğ patates dilimleri de göz altındaki morlukları giderir.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Evde guzellik onerileri
Selülitle başınız dertteyse, selülitli bölgeye limon ya da greyfurt yağıyla masaj yapın veya yaptırın. Ancak ondan daha ilginç bir önerimiz daha var size. Piyasadaki selülit kremlerinin hepsinin içeriğinde kafein olduğunu biliyor muydunuz? Duş yaptığınız sırada, bir fincan ılık, kafeinli granül kahveyle selülitli bölgeye sıkı bir masaj yapın. Farkı hemen farkedeceksiniz.
Akneler için
Evde biraz sütle mayaladığınız doğal yoğurdu aknelerinizin üzerine sürün. Birkaç dakika bekledikten sonra bir parça pamukla silin. Ertesi gün akneden eser kalmadığını göreceksiniz.
Toniğinizi kendiniz yapın
Kendi toniğinizi kendiniz yapın. Bir çay bardağı içme suyunun içine iki damla mentol ya da lavanta esansı damlattıktan sonra buzdolabında soğutun. Bir parça pamukla yüzünüze uygulayın. Gözle görülür bir canlanma hissedeceksiniz.
Saçlarınız için muz
Kuru saçları nemlendirmek ve canlandırmak için olgun bir muzu iyice ezin. Bir ay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınıza friksiyon yaparak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın. Sonuca inanamayacaksınız. Saçı yağlı olanlara da bir tavsiyemiz var; aloe vera içeren bir parça saç jölesiyle aynı miktarda şampuanı karıştırın. Karışıma bir çorba kaşığı limon suyu katıp saçınıza uygulayın. En az iki haftada bir bu maskeyi yapın; saçınızın yağ oranı normale dönecek.
Cildiniz ve tırnaklarınız için
İçebildiğiniz kadar su için. Cilt bakımı ve sağlıklı saç ve tırnaklar için su içmek şart. Günde en az sekiz bardak su vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlıyor. Su aynı zamanda diyet listelerinin de vazgeçilmez ögesi.
Sağlıklı ve güzel dişler için
Sağlıklı ve güzel dişlere sahip olabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken tek şey, bir miktar sodayla hidrojen-peroksidi karıştırıp haftada bir kez bu karışımla dişlerinizi fırçalamak. Diş ve dişetlerindeki bakteri ve plaklara yaşam şansı tanımayacaksınız böylece.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Elma sirkesi ve guzellik
Kepeği önler, arındırır
Saç bakımı ve saçınızdaki kepekler için saçlarınızı yıkadıktan sonra son durulama suyuna yani 1 litre suya 1 çay bardağı elma sirkesi koyun ve saçlarınızı bu su ile durulayın. Bu işlemi bir süre her saçınızı yıkadığınızda uygulayın. Saçlarınız kepekten arınacak ve parlaklaşacaktır.
Sivilce gidericidir
1 çay bardağı elma sirkesine yarım çay bardağı su ekleyin ve bir parça pamuğu bu karışıma batırıp sivilce üzerine bir süre kompres yapın. Faydası olduğunu göreceksiniz.
Cilt lekeleri için yararlıdır
Bir kaba yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi koyup kaynatın. Daha sonra bu su ile yüzünüze buhar banyosu yapın. Ayrıca yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü 3-4 günde bir silebilirsiniz. Cilt lekeleri için oldukça faydalı.
Formunuzu korumaya yardım eder
Bir bardak suyun içine 1-2 tatlı kaşığı elma sirkesi koyun. İçine 1 tatlı kaşığı bal ekleyip sabahları düzenli olarak aç karnına için. Fazla kilolarınıza faydası olduğunu göreceksiniz.
Varisleri giderir ve rahatlatır
Yumuşak bir havluyu elma sirkesinin içine batırıp sıkın ve havluyu bacaklarınızın varısli olan bölgesine sarın. Bacaklarınızı yüksek bir yere kaldırarak yaklaşık 45 dakika kadar dinlendirin. Bu işlemi mümkünse sabah akşam tekrarlayın.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Goz rengi
- Göz kapaklarına daha koyu renk sürdürün.
- Alın kemiğinizde hafif renkler kullanın.
- Rahat ve parlak bir görünüm için kirpiklerinize ve alın kemiğinize bir ton renk kullanın.
- Krem tonlarını tutumlu kullanın, renkler canlı olmalı.
- Göz parlaklığı çok yeni bir yönelim. Göz kapaklarınıza sade bir parlaklık veriyor fakat bunu denemeyin, bilginiz yoksa bunu başaramayabilirsiniz, yağlı ve uygunsuz görünebilir.
- Daha yoğun bir renk için pudralı göz kalemlerini uygulayın.
- Beyaz, pembe ve sarı göz kalemleri açık ve biraz daha parlak bir göz rengi verecektir. Mavi, etkisi az olan kırmızı ve siyah, size boğucu bir hava verebilir.
- Göz kaleminizi daha kolay sürmek için bazen üreticiler kremli kalemler üretirler ve kalemler göze çakılıp kalmazlar. Göz kalemlerinizi sürmek için göz kapaklarına sürülen mavi veya yeşil boyanın ve pudranın uyumu ile kullanabilirsiniz.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Goz makyaji
İlk adım göz kapakları..
Göz kapaklarınıza far ile hafif ve aydınlık bir gölge vererek işe başlayın. Gölge yaparken dikkat edilecek şey doğru renk seçimi... Göz kapağınızın tamamına bir sünger yardımıyla biraz belirgin ve karışık bir göz farı da uygulayabilirsiniz. Pırıltılı bir göz farı ile bakışlarınızı daha parlak hale getirebilirsiniz. Dumanlı bir bakış elde etmek istemedikçe koyu renkli far kullanmayın. Şimdi göz çukurlarınıza uyguladığınız farın biraz daha koyusunu sürün. Bu bakışlarınızı daha keskinleştirecek ve vurgulayacak. Göz kapağınızın en derin bölgesinden başlayın, gözünüzün doğal yapısına uygun bir şekilde sürün. Ana göz hatlarınızın üzerinde bir sünger yardımıyla düzeltme yapabilirsiniz. Göz kapağınızdaki farın dikkat çekmesi için, kaşınızın hemen altındaki göz kapağına kadar olan kısımı da uyguladığınız fardan daha açık bir renk sürün. Kaş kemiğine doğruyapacağınız makyajda inci parlaklığı, altın, kirli beyaz, gümüş veya beyaz bir krem kullanın.
Eyeliner kullanımı
Gözlerinize likit eyeliner uygulamanız da güzelliğinizi artırır. Renk seçiminde gri, kahverengi, siyah veya ışıltılı diğer koyu renkleri tercih edebilirsiniz. İnce bir şekilde alt ve üst kiprik kısımlarına uygulayın. Bu bakışlarınıza doğal bir keskinlik kazandıracaktır. Eyeliner kuruduktan sonra bir eyeliner kalemi ile çok hafif bir gölge verin ve yayılmasını sağlayın. Göz kapağının iç kısmına da bu kalemle renk verebilirsiniz. Göz kapağınızın üzerindeki göz alıcı koyu eyeliner ile açık göz kalemi, gözaltı halkalarını ve gölgelerin görünmemesini sağlayacak.
Biraz ışıltı ekleyin
Şimdi en önemli bölüme hazırlanın. Göz kapağınızın dibinden başlayarak kirpiklerinizin dip bölgesine nötr ve inci parkalığında ışıltı ekleyebilirsiniz. Alt ve üst kirpiklerinize saydam bir maskara uygulayabilirsiniz. Eğer rock modundaysanız swarovski kristallerini gözünüzün yanına koyabilirsiniz. Göz makyajında doğru eyeliner, far, maskara kullandığınızdan emin olun ve göz makyajınızı bozulma risklerinden koruyun.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Kas alirken dikkat edilmesi gerekenler
Kaş alırken dikkat edilmesi gerekenler
Kaş başlangıcı burun deliği ile aynı doğrultuda olmalı ve uzunluğu gözün dış köşesine kadar uzanmalı.. Kaşınızı yukarı doğru çok incelttiğinizde gözleriniz çok küçük görünür. Kaşlarınızın ortasını çok fazla almanız ise, size şaşırmış, baykuşa benzer bir ifade verebilir.
Tek tek alın..
Eğer kaşlarınızı şekillendirme konusunda şüpheleriniz varsa, yapamayacağınızı düşünüyorsanız kaşlarınızı almayın. Bu konuda kendinize güvenseniz bile, alınan kaşın geç çıktığını aklınızda bulundurarak birer birer alın.
Kaş alırken acı duymamak için
Kaşlarınızı fazla acıtmadan ve tahriş etmeden almanın yolları var. Kaş almaya başlamadan önce, sıcak bir duş alın. Bunu yapamıyorsanız yüzünüzü sıcak suyla yıkayın ya da bir süre kaşlarınızın üzerinde sıcak suyla yıkanmış ufak bir sıcak havlu bekletin.
Buz kullanmayın
Ne yaparsanız yapın ama bölgeyi buzla uyuşturmayın.. Buz gözenekleri kapatır ve kılları çekmenizi zorlaştırır, daha çok ağrıya neden olur. Cımbızla kaş almayı bitirdiğinizde, elinizi yüzünüzü iyice yıkayın. Bir pamuk ve enfeksiyonu, kanamayı önleyici temizleyicilerle de silebilirsiniz.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Manikur ve puf noktalari
- Manikürün tekrarlama süresi 15 günde bir olarak belirtiliyor ancak isteğe bağlı haftada bir de yaptırabilirsiniz.
- El bakımına başlamadan önce tırnaklarınızı aseton içermeyen bir oje temizleyici ile iyice temizleyin. Tırnaklarınızı yumuşak bir törpü ile tek bir yöne doğru törpüleyin. İleri geri törpülemek tırnaklarınızın zayıflamasına ve katmanlara ayrılmasına neden olur. Tırnak etlerinizi yumuşatarak doğru bir tırnak itici kullanarak geriye doğru itin.
- İtme işleminden sonra sabun ve su ile iyice temizleyerek manikürünüze devam edebilirsiniz.
- Tırnaklardaki asıl uzama tırnak etinin altında yer alan matriks bölgesinde olur. Bu bölgedeki canlı hücrelerin ölü hücreleri itmesiyle tırnak plağı meydana gelir. Bu nedenle manükürde tırnak eti bakımı önemli.. Tırnak etlerini sulu manikür işlemiyle kestirmek, sağlıklı uzmanın gerçekleştiği bu bölgeyi tüm zararlı etkenlere açık hale getirerek tırnağın deformasyonuna neden olabilir. Aletler sterilize olmamışsa mikro ve hepatit gibi hastalıklara maruz kalabilir.
- Tırnak etlerinizin kuruluğu kenarlarının soyulmasına ve sağlıklı uzamaya neden olur. Tırnaklarınızın daha sağlıklı olması için nemlendirici kullanabilirsiniz. Bu sağlıklı ve çabuk uzama sağlar.
- Koyu renkli ojelerin içerisindeki renk verici madde tırnak ile kimyasal reaksiyona girerek tırnaklarınızın zararmasına neden olur. Tırnaklarınızın sararmaması için oje sürmeden önce mutlaka astar kat uygulayın.
- Ojeniz tırnağınıza zarar veriyor olabilir. Bu konuda üretilen tırnak güçlendiricilerden kullanabilirsiniz.
- Ojenizi her zaman 2 kat sürün. Ojenin yeterince akışkan olması inceliğine bağlıdır. Ojenin ilk katını ince bir kat olarak uygulayın. İlk kattaki pürüz ikinci katta yok olur.
- Manikürünüzün uzun ömürlü olması ve ilk günkü parlaklığını koruması için ojenizin üzerine mutlaka bir kat cila uygulayın.
- Tırnaklarınız, tırnak etleriniz ve elleriniz için sık sık el kremi uygulamayı ihmal etmeyin. Özellikle güneşli yaz günlerinde daha hassasiyet gösterin.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Sis gozler
- Gözü besleyen kanalların yavaş akması sonucu gözlerde şişlik oluşabilir. Sürülecek bir solüsyon ile ilgili kanalların daha iyi akışı sağlanabilir. Derin nefes alma, masaj ve egzersiz de size yardımcı olur. 10 kez derin nefes alın, 10 kez gözlerinizi altından ve üstünden kukla oynatır gibi çekin. 10 dakika içinde en iyi kremden daha etkili olduğunu göreceksiniz.
- Eğer düz bir zeminde veya yüz aşağı yatarak uyuduysanız, sıvı gözlerinizde birikmiş olabilir. Şekerleme yaparken başınızın dik olmasına dikkat edin.
- Her yemekte tuzluk kullanıyor musunuz? O halde bu da gözlerinizin şişmesine neden olabilir. Tuzu ve diğer sodyum içeren yiyecekleri azaltın. Sushinizi yerken soya sosuna batırmak da aşırı sodyum almanıza neden olabilir.
- Aşırı su içmek de diğer önemli bir nedendir. Aşırı alınan su sistem tarafından dışarı atılmaya çalışılır. Bu nedenle ne kadar su içtiğinizi akılda tutmaya çalışın.
- Gözlerdeki şişlik kızarmış gözlerle ilişkilendirilebilir. Her iki sorunda yanmayı önleyici salatalalık veya papatya gibi malzemelerle giderilebilir. Göz kapaklarınızın üzerine papatya çayı veya kahve poşeti de koyabilirsiniz. 4 dakikada şiş gözler ve kızarıklık sorununuz giderilecektir.
- Şiş gözler yaşınızla da ilişkili olabilir, bu nedenle profesyonel tedavi uygulanması gerekebilir. Şişlik yağla ilgiliyse cerrahi müdahale gerekebilir. Bu tip şikayetleriniz varsa doktorunuzla konuşmalısınız.
- Son olarak da, gözaltı şişlikleri için hemoroid kremi kullanmanın faydalı olup olmayacağı merak ediliyor. Bu tür kremleri tercih ediyorsanız dikkatli olmalısınız. Denemek istiyorsanız, alerjik reaksiyonlar ile göz çevresinin çok hassas bir cilde sahip olduğunu gözönünde bulundurmalısınız. Özellikle düğün günü kesinlikle kullanmayın, gözaltı şişliğinizi tercih eder duruma düşebilirsiniz.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Dudaklari dolgun gostermek icin
Dudak kalemi genellikle dudakları belirginleştirmek ve rujun solmasını önlemek için kullanılır. Üst dudaklar için kıvrımlı kısımdan başlayın ve köşelere doğru dudak kalemini uygulayın. Alt dudaklar için, köşelerden başlayın ve iç kısımlara doğru tek bir çizgi görünümü verecek şekilde dudak kaelmini uygulayın.
Belirginleştirin ve doldurun
Dudak kalemi rujun daha canlı görünmesini sağlamak için de kullanılır. Rujun rengine uygun bir dudak kalemi ile dudak çizgisinin üzerine dudak kalemini uygulayın ve hafif dokunuşlarla dudağın iç kısmına sürün. Sıra ruja geldiğinde, bir ruj fırçası ile ortadan başlayarak kenarlara doğru rujunuzu uygulayın.
Parlaklık verin
Dudak parlatıcısı ile maksimum ışıltı.. Dayanılmaz ve etkili bir görünüme kavuşmak için en hızlı yol. Renkli ve şeffaf. Tek başına veya istediğiniz ruj ile birilikte. Dudaklarınızın daha parlak ve dolgun görünmensi için ilk olarak rujunuzu uygulayın, dudağınızı büzün ve dudaklarınızın ortasına parlatıcı uygulayın.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Kalca bicimlendirmek icin egzersizler
Bacak kaldırma
Yüzükoyun yere uzanın. Rahat hareket etmek için yere bir havlu serin. Kollarınız yerde çapraz olacak şekilde başınızı kollannızın üstüne yaslayın. Bacaklarınızı gergin tütün ve bir bacağınızı yerden 5-10 cm. kadar yukarı kaldırın. Bu sırada diğer bacağınız gergin bir şekilde parmak ucuyla yeri göstersin. Hareket sırasında nefes alın ve karnınızı içe doğru çekin.
Sırt uzatma
Sırtüstü yere uzanın. Çeneniz dik bir şekilde, başınızı yerden kaldırın. Sol bacağınızı uzatıp, sağ bacağınızı dizden kırın ve iki elinizle kavrayın. Rahatça nefes alın ve verirken sol popo kasınızı sıkın. Bu sırada karnınız bir sünger gibi kasılacak. Hareketi en az 10 kez tekrarladıktan sonra aynı egzersizi diğer bacakla gerçekleştirin.
Derinlemesine rahatlama
Bu hareket, kısalmış kaslarla, kas kramplarına karşı alınan bir önlem niteliği taşıyor. Sırtüstü yere uzanın. Bacaklarınızı vücudunuzla 90 derecelik bir açı oluşturacak şekilde kaldırın. Ellerinizle bacaklarınızı dizlerinizin altından kavrayın ve mümkün olduğu kadar göğsünüze doğru yaklaştırmaya çalışın. Nefes alın ve içinizden 20'ye kadar sayıp nefesinizi verin.
Omurları açma
Yere uzanın ve ayaklarınızı omuz genişliğinde açın. Daha sonra dizden bacaklarınızı kırın ve belinizin düzlüğünü oruyarak nefes alın. Bu sırada omurlarınızın alt kısmını yerden yavaşça kaldırın. Hareketi yaparken karnınızın bir sünger gibi kasıldığını ve poponuzun sıkılaştığını hissedeceksiniz.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Kusursuz bacaklar icin oneriler
Peeling
Epilasyonda önce bir vücut lifiyle bacaklarınıza peeling yapmak ölü hücreleri temizler. Böylece epilasyondan sonra bacaklarınız hem pürüzsüz hem de göz kamaştırıcı bir görünüme kavuşur.
Epilasyon
Bacaklara ağda yapmak, tıraş etmek gibi çoktan modası geçmiş yöntemleir bir kenara bırakın. Epilasyon bacaklarınızın daha uzun süre pürüzsüz kalmasını sağlamakla kalmıyor, onların rahatına ve sağlığına da dikkat çekiyor.
Bronzlaştırma
Bacaklarınızı daha çekici hale getirmek için bronzlaştırıcı pigmentlere sahip bronzlaştırıcı kullanabilirsiniz.
Masaj
Bacaklarınızı nemlendirici ya da herhangi bir kremi sürerken, ayak bileklerinizden yukarıya doğru daireler çizerek masaj yapın. Bu basit işlem bacaklarınızdaki kan akışını hızlandıracaktır.
Dans
Salsa gibi hareketli dansların dersini almaya başlayın. Müziğin ritmine kaptırırken yorucu bir egzersizi de başarıyla yapmış olacaksınız. Birkaç ay sonra bacaklarınızdaki tüm fazlalıklar kaybolacak..
Kaynak: ivillage.mynet.com
Gogus antermanlari
Ağırlık omuzlardan yukarıya ve aşağıya gelene kadar yavaş yavaş alçaltarak 90 derece dirseklerinizi bükün. Başlangıç pozisyonundaki hale gelene kadar “arching”(gerilme) hareketi ile dam buları yukarıya itin.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Selulit ve cesitleri
Selülit ve yağ arasındaki fark nedir? Herkesin vücudunda pürüzsüz bir yağ tabakası olmasına rağmen, yağ tabakası, kişilerin kilo miktarına, yaşam tarzına ve genetiklerine bağlıdır. Bu yağ tabakası vücut için bir izolatördür ve organları, kasları, sinirleri biçimlendirir. Başka bir deyişle, selülit şişkindir ve olabildiğince dolgu maddesi sağlamaz. Sadece vücudun belli bölgelerinde oluşur: uyruklarda, kaba etlerde, karın ve göğüslerde. Selilütler, erkeklerde olduğunda, boyun ve karın bölgesinde belirirler.
Selülit, vücut ağırlığının gerekli bir etkeni değildir. Selülit kilolu olduğunuz anlamına gelmemektedir.Diyet ve yaşam tarzınız selülitin oluşumunu etkilemesine rağmen, selülitin büyük bir kısmı toksinlerden oluşur ve vücutta oluşan yağlar kadınların ebat, kilo ve vücut yapısını etkileyebilir.
Selülitlerin Farklı Çeşitleri
Sert ya da katı olan selülitler, dansçı ve koşucular gibi aktive olan kadınlarda sürekli oluşur. Sert selülitlerdan kurtulmak zordur çünkü vücuttan kolayca atılamaz. Aynı zamanda, vücutta görülmesi güçtür çünkü kasa doğrudan doğruya bağlanır.
Yumuşak selülit, sert selülit kadar toplanmaz ve çok daha rahat görülür. Büyük bölgelerde oluşur çünkü kasa oldukça sıkı bağlanamaz; bu yüzden daha gevşektir ve vücuttan sarkar. Sonucu ise güçsüz bir kas tonudur. Daha kolay fark edilmesine rağmen, vücuttan atılması daha kolaydır.
Selülit kontrolü için baş parmağınız ve diğer parmağınız ( ya da iki elinizin içindeki büyük kısmı) arasındaki tabakanın bir kısmını kıstırın ya da tabakaya bastırın. Normal yağ oldukça pürüzsüz görünür fakat selülit ise girintili çıkıntılı bir biçimde ortaya çıkacaktır----- portakal kabuğu görünümlü gibi…
Aynı zamanda, selülit tabakası daha duyarlıdır ve dokunulduğunda soğukluk hissi verebilir. Derinizin geri kalan kısımlarından daha beyaz görünebilir.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Gobekten kurtulmanin dokuz yolu
Fasulye, nohut, mercimek gibi gıdalar ile kiraz, çilek, vişne gibi küçük meyveler önerilen yiyecekler. Kuru fasulye, böğürtlen, kuru kayısı, kış meyvelerinin taze sıkılmış suları da kilo vermede en etkili yiyecekler olarak sıralanıyor. Bu yiyecekler, sizin tok hissetmenizi sağlar, kilo vermenize yardımcı olur. Bunlardan günde 25 ila 35 gr kadar tüketmeniz gerekir. Eğer yüksek lifli gıdalarla besleniyorsanız, gün içinde doğru dağıtarak oranı ayarlayabilirsiniz. Çok fazla tüketmek şişkinliğe ve rahatsızlığa neden olabilir. Hiç yememek ise doğru değildir. Çok acıktığınız için, belinizi kalınlaştıran çok yağlı, karbonhidrat ya da proteinli yiyeceklere yüklenirsiniz.
İçecekler..
Buzlu soğuk su en iyi içecek.. Kalorisizdir, midenizde doygunluk hissine neden olur ve daha az yersiniz. Kan basıncınızın ve adet öncesi dönemi rahat atlatmanızı da sağlar. Buzlu su içtiğinizde, vücudunuz ısınmak için ekstra kalori harcadığı da aklınızın bir kenarında bulunsun.. Zayıflamak için alkolden uzak durun.. Likör ve bira kandaki kortisol seviyesini yükseltir ve yağların göbek çevresinde toplanmasına neden olur. Özellikle içerken yanında yediğiniz cips benzeri yiyecekler kilo almanızın diğer nedenidir..
Vitaminler..
Kalsiyum kemiklerinizi koruyarak omurgada çatlaklara neden olan osteoporozu engeller. Bu sistem çöktüğünde göbek dışarı fırlar. Eğer 50 yaş civarında veya daha yaşlı bir kadınsanız günde 1500 mg kalsiyum alın. 50 yaş altındaki erkek ve kadınlara günde 1000 mg kalsiyum almaları öneriliyor. Göbek veya bel çevresinden zayıflamak için zayıflama ilaçları kullanmayın. Bu cezbedici ilaçlar egzersiz veya doğru beslenme desteği olmadan hiçbir işe yaramaz. Paranızı yürüyüş ayakkabısı almaya harcamanız daha yararlı olur.
Jimnastik aletleri..
Yere eğimli sabit egzersiz bandı 'Decline Bench' jimnastik aletleri içinde en iyisi.. Yer çekimi nedeniyle vücudunuzun üst kısmı altından daha ağırdır. Ayarlanabilir aletle birçok zor hareket yapılabiliyor. Egzersiz aletini minimum 30 derece yere eğimli olacak şekilde kurun. Aletin oturma yerine oturun ve ayaklarınızı ayağınızı tutması için yapılan yere koyun. Yavaşça aletin üzerine doğru uzanın ve ellerinizi başınızın altına koyarak yavaş yavaş doğrulmaya çalışın. Hareketleri sürekli tekrarlayın.
Spor..
Bel çevresi için en iyi sporlar Kickbox, raket oyunları, squash, krol (crawl) yüzme ve tek başınıza tenis olarak belirtiliyor. Bunun yanında herhangi bir aerobik egzersizi de göbek çevresindeki yağları eritir. Bunları belirli oranlarda, zamanla geliştirerek ve bel kaslarınızı kullanarak yapmanız en doğrusu.. Tüm bu sporlar bir saatte 475 kaloriden daha fazla yakmanızı sağlar. Bisiklet sürmek bel inceltme için en kötü spordur. Bu basenler içindir! Bu kaslar tüm vücutla bağlantılı değildir. Ancak kalori yakmak istiyorsanız bisiklet kullanırken en az 20 km hız ile giderseniz saatte 544 kalori yakarsınız. Eğer bu egzersizden hoşlandıysanız, sadece basenlerinizi sıkılaştırmak için hızlı gidebildiğiniz kadar bisiklete binin.
Ev aletleri..
En iyisi egzersiz topuyla hareket etmektir. Egzersiz topuyla vücudunuzun eğin, bükün.. Eğer sırt ağrısı sorunlarınız varsa egzersiz topundan uzak durun.
Alışkanlıklar..
En iyi alışkanlık dik yürümek ve oturmak.. Kendinizi koyvermiş gibi yürümeniz göbeğinizin öne çıkmasına neden olur. Zaman zaman göbeğinizi içinize çekip bırakmanızda belinizin incelmesine yardımcı olur. Sigara içmek veya pasif içicilik en kötü alışkanlıklardan biri.. Düzenli içicilerin bel çevresi, sürekli dumanı içlerine çektikleri ve üfledikleri için daha kalındır.
Göbek şişkinliğini azaltan öneriler..
Su için.. Karbonatlı içecekler ve diğer gazlı şekerli içecekler karnınızın balon gibi şişmesine neden olur. Cipsten vazgeçin. Fazla tuz ise, vücudunuzda fazla su toplanmasına neden olur. Özellikle adet dönemi öncesinde fazla tuzlu gıdalar tüketmeyin. Hazır ve konserve gıdalar da çok fazla sodyum içerir. Sakız çiğnemek fazla hava yutmanıza neden olduğu için fazla çiğnemeyin. Sindirim sorunu yaşıyorsanız bir veya iki fincan kahve lavaboya gitmenizi sağlayabilir.
Zayıflatan kıyafetler..
Vücut şekillendirici kıyafetler giyin. Bel çevresi için üretilen likralı kıyafetlerden edinin. Fazla kiloluysanız kıyafetler sıkabilir veya yağlar taşabilir. Üzerinize göre olanları tercih edin.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Sarkik kolari sikilastirma
Yeni annelerin kolları neden sıkı olur?
Bazı yeni annelerin kollarının etrafı oldukça sıkı görünür. Bebek doğduktan sonra anne bütün gün 3,5 - 4 kilo ağırlığındaki bebeğini kucaklar. Çocuk büyüdükçe annelerin taşıdığı ağırlıkta artar.. Bu da düzenli olarak ağırlık kaldırmayla eş düzeydedir ve annelerin kollarında kilolu olsalar bile sarkma görülmez..
Düzenli olarak ağırlık kaldırın
Diğer taraftan bazı kadınlar vücutlarına zarar vermekten korktukları için ağırlık kaldırmak istemez ancak düzenli olarak bu egzersizi yaptıklarında oldukça faydalı olduğunu göreceklerdir. Güvenli olarak ağırlık kaldırmanın yolu, hemen yüksek kilolarda ağırlık kaldırmak değildir. Her iki üç haftada bir bir kaç kilo ağırlık eklenerek egzersiz yapılmalı.. Eğer ilk seferde çok fazla ağırlık kaldırırsanız vücudunuzun tutulduğunu göreceksiniz. 5 kilodan 8 kiloya çıktığınızda, kaldırmak için çok ağır olduğunu göreceksiniz. İlk etapta ağırlığı 6-8 kez kaldırın. Üçüncü seferden sonra 12 kez kaldırma hareketleri yapabilirsiniz. Ya da her bir ağırlığa geçişte 2 veya 4 kez kaldırmayı deneyin. Kaldırdıkça ağırlığın giderek hafiflediği göreceksiniz. Kollarınız sıkılaştıktan sonra formunuzu korumaya yönelik ağırlık kaldırmaya devam edin... Eğer ağırlık eklerseniz istemediğiniz bir şekilde aşırı kaslı kollara sahip olabilirsiniz.
Düzenli egzersiz yapın
Egzersiz yaptıkça kollarınız sıkılaşmaya, kaslanmaya ve daha güçlü olmaya başlayacak.. Aşırı ağırlık kaldırma tutulmanız, çok hafif kaldırma da gelişme kaydedememenize neden olabilir. Her bir egzersiz de ağırlığı, gelişme kaydedebileceğiniz şekilde uygulamalısınız. Gergin kollara sahip olmanız haftalar değil aylar alabilir, sabırlı olmalısınız.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Cumartesi, Kasım 17, 2007
Cantanizi ayni omuzda tasimayin
Ortopedi servisine başvuran çok sayıda vatandaşın, eklemleri veya bellerinde ağrı gibi şikayetlerde bulunduklarını anlatan Güçlü, bu tür ağrıların bir kısmının, sağ ve sol şeklinde dengede duran vücudun, sürekli aynı kısmının kullanılması nedeniyle oluşan denge kaybından kaynaklandığını belirtti.
Bir yükün hep sağ ya da sol elde taşınması durumunda, vücuttaki dengenin bozulabildiğini vurgulayan Güçlü, şunları kaydetti:
''Çanta gibi yüklerin omuzun hep aynı tarafında taşınması vücudun simetrisini bozuyor. Çok kullanılan taraftaki adaleler daha fazla gelişirken diğer taraf zayıf kaldığı için bir oransızlık oluşuyor. Bazen de sürekli kullanılan taraftaki eklemler daha fazla baskı altında kalırken, bu durum daha çok omurgada eğriliklere neden oluyor. Bu ve benzeri durumlar ise ağrı şikayetinden bel fıtığına kadar çeşitli rahatsızlıklara neden olabiliyor. Bu durum, kireçlemenin de nedenleri arasında bulunmaktadır. Simetri bozulunca vücuttaki estetik görünüm de bozuluyor.''
Kadınlarda çanta taşımanın erkeklere göre daha yaygın bir alışkanlık olduğuna dikkati çeken Güçlü, ''Kadınlara, çantalarını her iki omuzda da değiştirerek taşımaları öneriyoruz. Çünkü yük, sağ ve sol eşit bir şekilde taşındığında vücut dengeli şekilde gelişecek, dengeli ve simetrik görünüm bozulmayacaktır'' diye konuştu.
Güçlü, elde pazar çantaları gibi yükler taşınırken de vücuttaki aynı dengenin korunmasına, yükün 2 elde paylaştırılarak taşınmasına özen gösterilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynak: stargazete.com
Kadinlar ve dis eti hastaligi
Plusdent Ağız ve Diş Sağlığı'ndan Diş Hekimi Mehmet Z. Kazandı "Genç kadınlar, diş eti rahatsızlığının genelde yaşları ilerleyince ortaya çıkacağını düşünürler. Ancak son yapılan araştırmalarda genç kadınların da diş eti rahatsızlığına yakalanma ihtimalleri olduğunu gösteriyor” dedi. Diş sağlığını etkileyebildiklerinden dolayı kulllanılan ilaçların, sigaranın, alkolün, hormonal dengeyi bozabilecek özellikte olan ilaçların ve özellikle kullanılıyorsa doğum kontrol haplarının diş hekimine bildirilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Kazandı “Kadınların doğum kontrol hapı kullanmaya başlamadan diş ve diş eti kontrollerini yaptırmalarını tavsiye ediyoruz”dedi.
DOĞUM KONTROL HAPLARI
Yurt dışında diş eti rahatsızlığı ile ilgili 20 ve 35 yaşları arası diş eti rahatsızlığı bulunan bir çok kadın üzerinde yapılan araştırma sonucunda doğum kontrol hapı kullanan kadınların diş etlerinin kullanmayanlara göre daha fazla kanadığı ortaya çıkmış. Diş Hekimi Mehmet Z. Kazandı yapılan bir diğer araştırmanın hormonlar üzerinde değişikliklere sebep olan menopoz döneminde oluşabilecek diş eti rahatsızlığıyla ilgili olduğunu belirtti. Bu araştırmanın ağız boşluklarındaki kemik kaybı ve diş eti çevresindeki bakteri seviyeleri arasındaki bağlantıyı anlamak için menopoz sonrası kadınlar üstünde yapıldığını ve araştırmada diş eti hastalığına yol açan bakteri bulunan kadınların ağızlarında diğerlerine göre daha fazla kemik kaybı olduğunu belirtti.
MENOPOZ DÖNEMİ
Araştırmanın menopoz döneminde diş eti sağlığın önemini ortaya çıkardığı için önemli olduğunu vurgulayan Dr. Kazandı yapılan araştırmanın aynı zamanda kilo sorunu olan kadınlarda da ağızdaki bakterilere bağlı olarak kemik kaybının gözlemlendiğini ve bu kadınların aynı zamanda menopoz döneminde östrojen seviyelerini düşüren osteoporoza yakalanmaları da yüksek ihtimal olduğunun altını çizdi.
HİJYENE EKSTRA ÖNEM
Diş Hekimi Mehmet Z. Kazandı, dişlerinizin ve diş etlerinizin bakımının hayat boyu süren bir uğraş olduğunu ve kadınların hayatlarının hamilelik veya menopoz gibi değişik dönemlerinde ağız sağlıklarına ve hijyenine ekstra dikkat etmeleri gerektiğini ve bir dişhekiminin kontolünün gerekliliğini vurguladı.
Kaynak: bugun.com.tr
Gunde yarim saat yeterli
Spor yapmadığı halde, gündelik yaşamlarında hareketli olan kişilerin bile hastalıklara karşı daha dirençli olduğu biliniyor günümüzde. Formed Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'nden Uzman Dr Cavit Meclisi hastalarının tedavisinde, Tai Chi'den Pilates'e pekçok disiplinden faydalanıyor. Sağlık için hareketli yaşamın önemine dikkat çeken Meclisi, spor ve sağlık hakkında merak edilenleri anlattı.
Sporun, sağlık üzerindeki etkileri nelerdir?
Düzenli spor yapmak, kalp ve damar hastalıkları, şişmanlık, diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve osteoporoz gibi hastalıkların oranını azaltıyor. Ayrıca, geçirilmiş kalp hastalıklarının tekrarlama riskini düşürüp, tüm hastalıklardan ölüm yaşını geciktiriyor. Kişinin kendi sağlını daha iyi düzeye getirme işlevinin dışında, toplumun genelinde hastalık oranını azaltma gibi bir etkiye sahip. Çünkü hastalıklar gibi sağlık da bulaşıcı. Sigara içen kişi nasıl çevresini sigaraya özendirirse spor yapan da aktif bir yaşam için yakınlarını özendirir. Ayrıca, kişinin mikrobik hastalıklara yakalanma ve bulaştırma riski azalıyor. Bu nedenle, bireyler aktif bir yaşam sürmeli, hatta sporun teşvik edilmesi bir devlet politikası haline gelmeli...
Egzersiz yapmak, stresle başa çıkmak için ne tür yararlar sağlar?
Spor, stresle başa çıkmanın en keyifli yollarından biridir. Kişi, sağlığı için iyi bir adım attığını düşünerek motive olup egzersize başlarsa, devamında zaten keyif alacaktır. Çünkü egzersiz sırasında vücutta endorfin salgılanır. Huzur ve mutluluk veren bu hormon, hafif depresyon hallerinde bile kişiyi rahatlatıp kendine güveninin artmasını sağlar. Ayrıca hergün spor yapmanın yorucu olacağı da düşünülmemeli, tam tersine düzenli egzersiz kişiye dinamizm verir. Çünkü güçlenen kaslar, daha uzun süre yorulmadan çalışabilmeye başlar. Uykunun düzene girmesi ve vücudun daha estetik bir görünüme kavuşması gibi etkiler de mutluluk veren, sağlıklı olmanın tadını çıkartmayı sağlayan faktörlerdendir.
Fizik tedavi uzmanı olarak nasıl bir spor programı önerirsiniz?
Sağlıklı olmak için spor salonunda egzersiz yapma zorunluluğu yok. Vakit darlığı, bir salona gidememek spor yapmamak için bahane değil. Haftada 5 gün, 30 dakikalık, orta şiddette bir aktivite sağlık için yeterli. Burada orta şiddette derken, aktivite sırasında nabız sayısının 100'ün üstüne çıkacağı, ama yanınızdaki ile konuşmanızı engellemeyecek hızda bir programdan bahsediyoruz. Bu 30 dakika, 10 dakikalık sizi biraz yoran ve günde 3 kez yapacağınız aktivitelerden de oluşabilir. Arabayı park ettikten sonra ya da otobüsten indikten sonra hızlı yürümek, asansör yerine merdiveni kullanmak gibi basit yaşam alışkanlıkları da sağlık için faydalı olacaktır. Bu şekilde gün boyunca aktif olan kişilerin de spor yapanlar kadar hastalıklardan kendilerini koruduğu ve uzun yaşadıkları araştırmalarla gösterilmiştir. Bunlara alternatif olarak, haftada 3 gün, nabız sayısını 120'nin üstüne çıkaran toplam 20 dakikalık aktiviteler ve haftada iki gün ağırlık çalışması tercih edilebilir.
Önerdiğiniz aktiviteler her yaş grubu için uygun mudur?
Bunlar Amerikan Kalp Birliği ve Amerikan Spor Hekimliği Koleji'nin, herhangi bir hastalığı olmayan, 65 yaşın altındaki kişiler için önerileridir. Eğer tansiyon veya kolesterol yüksekliği, şişmanlık ve sigara içimi gibi risk faktörleri mevcutsa tıbbi kontrolden geçmek gerekir. 65 yaşın üstündeki kişilerin, özellikle eklem ve denge sorunlarına yönelik egzersizler yapmaları daha sağlıklı olacaktır.
Tarif ettiğiniz egzersiz programı, kilo kontrolü sağlar mı?
Bahsettiğim önerilerin yerine getirilmesi, sağlık için yeterlidir ve egzersizi artırmak daha yararlı olmayacaktır. Kilo kontrolü için aktivite süresinin 60-90 dakika arasında olması gerekir. Nabız sayısını 100'ün üstüne çıkaran ve toplamda en az bir saati bulan çeşitli aktiviteler, kilo vermek için etkili olur.
Kaynak: bugun.com.tr
6 Adimda guzellik
20 dakika beklettikten sonra durulayın. Bir diğer öneri: 1 yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı karıştırın çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice yedirin. Saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın.
SALATALIKLA CANLANIN
Salatalık ile cildinizi canlandırmaya ne dersiniz? A, B ve C vitaminleri ile fosfor, potasyum, demir, magnezyum ve gençlik iksiri olarak tanımlanan selenyum deposu salatalık, her türlü cilt sorununa iyi geliyor. Susuzluğu giderici özelliği ile cildin nem oranını dengeliyor. Canlandırıcı ve yumuşatıcı etkisi nedeniyle kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez besinlerinden biri. Cildiniz için her gün 1 salatalık yiyin. Ayrıca salatalığın kabuğunu biraz kalın soyup yüzünüze sürün, cildinizde ani canlanma ve yumuşama etkisini hissedeceksiniz.
İYİ BİR UYKU ÇEKİN
Cildimiz kendini onararak yenilenmek ve beslenmek için organizmanın derin uyku halini, yani geceyi bekler. Cilt, gece yarısından sonra hormonlar tarafından daha iyi sulanır; kılcal kan dolaşımı da aynı şekilde bu dönemde canlanır. Cildin uygulanan ürünlerden en yoğun olarak yararlandığı saatler ise sabahın dördüdür. Gecenin cildimize sunduğu en büyük hizmet sakinleşmektir. Yani gün boyunca kendisini güneşe, rüzgara karşı savunurken, yaptığı strese bağlı ya da mimiklerle ilgili kırışmaların asıl nedeni olan adale kasılmaları gece boyunca sakinleştiğinde ortadan kalkar ve cilt rahatlar.
KIRIŞIKLIKLARA MEYVE
Bilim adamları, güneş ışınlarından meydana gelen cilt kırışıklıklarının yiyeceklerle de ilgisi olduğunu açıkladı. Araştırmacılar; sebze, baklagiller, zeytinyağı ve bazı meyvelerin, güneş ışınlarının olumsuz etkisine karşı cildi koruduğunu belirtiyor. Cildi güneş ışınlarının etkisinden koruyan diğer anti-kanserojen besinler ise balık, erik, elma ve çay. Öte yandan ciltte kırışıklıkların, et, sütlü besinler, şeker, tereyağı ve margarin tüketenlerde daha fazla meydana geldiği gözlendi.
BALLI DUDAKLAR
Bal, içeriğindeki vitamin mineral, antioksidan ve aminoasitlerle değerli bir besin maddesi olmasının yanı sıra, tedavi edici özelliklere sahip. İşte çatlayan dudaklar için tedavi edici bir dudak parlatıcısı: 1 fincan tatlı badem yağını ve yarım fincan balmumunu, mikrodalga fırında balmumu eriyene kadar tutun. 2 kaşık balı ilave edip karıştırın. Soğumaya bırakın. Karışımı kapaklı minik kaplara döküp kullanın.
KURU CİLDE GÜL
Yağlı cilt kadar kuru cilt de sorun yaratır. Özellikle soğuk aylarda kuru cilt yeteri kadar beslenmezse, çatlaklar ve tahrişlere açık hale gelir. Kuru bir cildiniz olduğundan yakınıyorsanız gülden yararlanabilirsiniz. Gül suyu ve gül yağı kozmetikte de oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Üç damla gül yağını, üç damla lavanta yağı ile karıştırarak cildinize sürün. Cildinizin bir anda gerginlikten kurtulduğunu hissedeceksiniz.
Kaynak: bugun.com.tr
Sifali bitkiler ve saglik
Yüzyıllardır kullanılan şifalı bitkilerin A’dan Z’ye kullanılmadığı alan yok gibi. Elbette sadece şifalı bitkilere ulaşabilmek yeterli değil. Her an elimizin altında olanların bile ne amaçla ve nasıl kullanılacağını bilmek, doğru ve etkili şekilde kullanabilmek çok önemli. İşte, kolayca erişilebilir ve kolayca kullanılabilir şifalı bitkiler ve iyi gelecekleri rahatsızlıklardan bazıları...
Morarmalar için maydanoz
Bir tarafınızı bir yere çarptığınızda, derinin hemen altındaki kılcal damarlar çatlar ve deri altına kan yayılarak o bölgenin mor bir görüntü almasına neden olur. Maydanozun, morarma ve çürük izlerini geçirmede geleneksel bir şöhreti vardır. Buz ise şişlikleri indirmek için kullanılır. Bu ikisini birleştirdiniz mi, buzluğunuzda bere ve çürüklerin ilacı hazır demektir.
Nefes kokusuna nane çayı
Naneye kendine özgü tadı ve kokuyu veren aromatik yağ, aslında nefes kokusuna neden olan mikropları öldüren güçlü bir antiseptiktir. İhtiyaç duyduğunuz her an, bir bardak nane çayı için.
Kepek için kekik
Kekik suyunu kepeğe çare olarak kullanabilirsiniz. Tepeleme dolu 4 çorba kaşığı kuru kekiği, alüminyum olmayan bir demlik kullanarak 2 bardak suda 10 dakika boyunca kaynatın. Süzgeçten geçirin ve soğutun. Elde ettiğiniz kekik suyunu, yeni şampuanlayıp duruladığınız saçınıza yavaşça dökerken, yumuşak hareketlerle iyice ovalayıp kafa derinize ulaşmasını sağlayın. Saçınızda bir tabaka bırakmayacağı için durulamanıza gerek yok.
İshal için tarçın
Eğer ishal şiddetliyse, vücudunuz susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya demektir. Tarçın, diyareyi kısa sürede kesen, doğal bir ilaçtır. Kurutulup toz haline getirilmiş tarçın kabuğundan bir çorba kaşığı dolusunu bir bardak sıcak suya karıştırın. 10-15 dakika demlenmeye bırakın. Tarçını bu şekilde sadece kısa süreli olarak kullanın.
Gaz için rezene
Karın ağrısına yol açan fazla gazlardan kurtulmak için, yarım çay kaşığı rezene tohumu çiğneyin. Rezene, vücutta biriken gazın çözülmesine yardımcı olan bir gaz sökücüdür. Ayrıca, kas spazmlarını gevşeterek sindirim rahatsızlıklarını gidermekte de yardımcı olur.
Baş ağrısına zencefil
Zencefil çayı, başınızda zonklayan damarları yatıştırır. Ayrıca, vücudun ağrı-algılayıcı kimyasallarının üretimini yavaşlatır ve dolaşımı kolaylaştırır. Çayı hazırlamak için, 1/3 çay kaşığı toz zencefili veya kıyılmış taze zencefili bir fincan sıcak suya karıştırın. Soğumaya bırakın, süzün ve ilk baş ağrısı belirtisinde için.
Yüksek tansiyona sarımsak
İşte, dünyanın belki de en popüler şifalı bitkisi. Tabi, bu şöhreti boşuna değil. Sağlığa sayısız faydasının yanı sıra, sarımsak kandaki kolesterolü ve yüksek tansiyonu düşürmek için de kullanılır. Bolca taze sarımsak yiyin veya günde bir ya da iki kez 320 miligram sarımsak özsuyu için.
Mide ekşimesine zencefil
Zencefil bir spazm önleyicidir. Mide kaslarını rahatlatarak, mide asidinin yukarı çıkmasını önler. Ama önceden uyaralım, mideniz hassassa tadını çok keskin bulabilirsiniz. Mide ekşimenizi önlemek için, yemeklerden 20 dakika önce bir bardak zencefil çayı için. Zencefili hem kök hem toz halinde kullanabilirsiniz.
Boğaz ağrısına kuşburnu
Bu bitki C Vitamini yüklüdür ve çay olarak içildiğinde hızla kana karışır. Alüminyum olmayan bir kaba iki çorba kaşığı kuşburnu koyun ve bir bardak su ekleyerek üzerini kapatın. 20-30 dakika kaynatın. Bir kahve filtresinden geçirip süzdürerek, taze sıkılmış limon suyu ekleyin ve balla tatlandırın.
Hafıza için biberiye
Hafif konsantrasyon problemleri ve unutkanlık için biberiye yağı koklayabilirsiniz. Bir mendile birkaç damla biberiye yağı damlatıp koklayın. Cebinizde veya çantanızda taşıyıp, ara sıra koklayın. Bu bitkinin hafızayı ve konsantrasyonu iyileştirici ve geliştirici özelliği yüzyıllar öncesinden biliniyor.
Üşütmeye zencefil
Zencefil çayının içindeki virüs öldürücü maddeler enfeksiyonu önler, ağrıyı ve ateşi düşürür, öksürüğü bastırır. Zencefil çayı yapmak için, 2.5 cm uzunluğundaki taze zencefil kökünü dilimleyin. Alüminyum olmayan kaba koyup iki bardak su ekleyin. Kabın ağzını sıkıca kapatıp 20 dakika kaynatın. İçine yarım limon suyu sıkıp, balla tatlandırın.
Yanıklara aynısafa ve eşekkulağı
Küçük yanıklar iyileşmeye başladıklarında, aynısafa çiçeği ve eşekkulağı ile yapılmış bir merhem deride daha az iz kalmasını sağlayacaktır. Her iki şifalı bitki de derinin onarılmasında geleneksel olarak kullanılır. Bunun, sadece küçük yanık ve haşlanmalar için bir tedavi olduğunu, kızarıklık, şişkinlik, sızıntı gibi belirtileri olan enfeksiyonlu yanıklarda kullanılmaması gerektiğini unutmayın.
Diş ağrısına karanfil
Eğer dişiniz ağrıyorsa, yapmanız gereken şey bir dişçiye görünmektir. Ama bu arada çektiğiniz rahatsızlığı en aza indirmek için, ağrıyan dişinizi bir damla karanfil yağı ile ovalayın.
Kulak ağrısına sarımsak
İyi bir bakteri savaşçısı olan sarımsak, aynı zamanda bağışıklık sistemine de yardımcı olur. Ağrıyan kulağınızı doğrudan 3 damla sarımsak yağı damlatın. Bunu günde üç veya dört kere, ağrı geçene kadar tekrarlayabilirsiniz. Ancak, kulak zarınız yırtıksa şifalı bitkilerle hazırlanmış hiçbir şey kullanmamalısınız.
Kaynak: bugun.com.tr